Kalenderiye

7,0/10  (1 Oy) · 
3 okunma  · 
1 beğeni  · 
353 gösterim
Neden yaşadıklarını anlamaya çalışan üç adam... İnsana dokunan maharetli bir anlatım ve kederli bir mizahla resmedilen kibirli, kibrinden pişman olan erkekler ve sadakatsiz hayalleriyle kadınlar... İtaat ve isyanı anlatan, zamanı arayan, Kalenderileri konuşturan bir Anadolu romanı. İpek kadar yumuşak ve ipek kadar güçlü...

"Şundan dirim böyle: Sinâğih vızıltısı arınınkinden incedir. Bebenih sesi anadan, avradıh sesi herifden. Bir farenih kemirişine bak, bir de inâğihkine. Bundan şuha varırım ki, gôğde iriyise hareket yavaşdır. Hareket yavaşısa zaman da yavaşdır."
"Ya Allah'ıh zamanı?"

Kalenderiye, üç ayrı dönemde geçiyor, her biri üçer günde yaşanan üç bölümden oluşuyor. İnsani zaafları, şaşırma ve irkilme hissiyatını, hakikati ararken ölümün kıyılarında dolaşan insanları, iyiliği ve utanmayı hatırlatıyor. Gürsel Korat, Zaman Yeli ve Güvercine Ağıt romanlarında olduğu gibi yine bir Kapadokya hikâyesi anlatıyor. Özgün deyiş, mecaz ve lehçeler kullanan Korat, memleket edebiyatının özgün sesli bir anlatıcısı olarak yazarlık yolculuğunu sürdürüyor.

Kalenderiye, Gürsel Korat'tan bugüne ve yarına seslenen bir roman.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2008
  • Sayfa Sayısı:
    231
  • ISBN:
    9789750505720
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Ümit güder 
18 Ara 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 7/10 puan

Kitapyorum
Bir yazar kendi kitabı anca bu kadar heba edebilir bence ,230 sayfalık kitabın 150. Sayfasından sonra yazarın o dönem Kapadokya'sına da kullanılan bir lehçe ile Osmanlıcayı da karıştırıp yazması ,güzelim kitabın son bölümünü anlaşılmaz ,zor okunur hale sokmuş ,insan ne sen böyle bir şey yapar anlamış değilim.
Üç Ada'm ( hristiyan bir tacir ,Kayseri'ye atanan bir osmanlı memuru ve bir kalenderiye dervişinin )iç içe geçmiş kendini hayatı sorgulaması aşkı yorumlaması da işte son bölümün yazılış biçimi bir çuval inciri heba etti .