Kelimeler Ve Kader

0,0/10  (0 Oy) · 
0 okunma  · 
0 beğeni  · 
441 gösterim
Esra Yalazan, kahramanlarının kaderini yazan, ama kendi kaderini tayin edemeyen yazarların hikâyelerinde dolaşırken, bu serüvene sadece kendi sesini, hayallerini, hatıralarını mı ekliyor? Yoksa hükümranı olmadığı kaderinin kelimelerini bulduğu için mi, bir edebî metni ustalıkla söküp kendi hayat örgüsü üzerinden yeniden dikiyor?
Peki edebiyatla zenginleşen hayatlar, anlatıcının kalemine kader biçerken biz okurlar nerede duruyoruz? Nasıl oluyor da seyircisi olduğumuz bir temsilin tam da ortasına düşüyoruz?
Birbirine dolanan bunca kader, hikâye mümkün mü sadeleşip derinleşsin? Ama nasıl öyle oluyor?
Ve biz, Âdem'e isimlerin öğretilmesinden beri kelimeler'in kader olduğunu bilmeden mi biliyoruz? İlk yaratılışın anlamını? Ruhun ve kalbin irtifaını?
Sahi biliyor muyuz?
Woolf, Borges, Fowles, Joyce, Zweig, Hesse, Marquez, Buzatti, Sandor Marai, Gide, Pasternak, Tanpınar, A. Şinasi Hisar, Sabahattin Ali, Refik Halit Karay, Tezer Özlü ve diğerleri… Esra Yalazan'ın, okura kendi aynasında seyrettirdiği, denemenin sınırlarını aşıp kimi zaman hikâyeye dönüşen yazıları, Kelimeler ve Kader'de buluştu. Bir yazardan, bir hikâyeden, bazen bir andan yola çıkarak susmayı, anlatmayı, bakmayı, derinleşmeyi, vazgeçmeyi, açılmayı sonra yine kapanmayı isteyen yazılar, kaderlerine doğru savruluyorlar.
"Kâinatta kaybolan kelimeler, talihin rüzgârıyla yer değiştiren nesneler, zihinlerde henüz açığa çıkmamış düşünce kırıntıları, yazının yetersiz kaldığı yerde tek başına kıvranan tarifsiz acılar... Kendilerini dinleyecek birilerini arıyor sanki. Ve bazen böyle harabelerin üst üste yığılmasıyla yenilenen şehirler gibi, çok katmanlı hikâyelerden, cevabı müphem sorulardan, hakikatin ruhundan beslenen incelikli bir romanda buluşuyorlar."
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2011
  • Sayfa Sayısı:
    288
  • ISBN:
    9786051146881
  • Yayınevi:
    Timaş Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 1 Alıntı

Kitapla ilgili 1 Haber

‘Yazar gerçekleri kurgulamaktan, okur da kurgulanmış karakteri gerçek sanmaktan, orada kendini görmekten hoşlanır.’
‘Yazar gerçekleri kurgulamaktan, okur da kurgulanmış karakteri gerçek sanmaktan, orada kendini görmekten hoşlanır.’ Kelimeler ve Kader’deki denemeleri okurken biz de yazarın okuma, görme, satırların içinde kaybolma serüvenine eşlik ediyoruz: Küçük hikâyeleri ile karşılaşıyoruz ve onun merakının, gündelik hayatındaki küçük ayrıntıların peşinden giderek, bir de onun gözüyle bakmaya çalışıyoruz bir zamanlar okuyup büyüsüne kapıldığımız kitaplara. Sayfalar ilerledikçe “edebiyat dersleri’’ne devam ettiğimizi düşündürüyor Esra Yalazan; okura romanda ve roman karakterlerinde yazarın izini sürmeyi öğretirken, bir yandan da etraftaki “gök parçası, dal demeti, kuş tüyü” nün tanıklığına çağırıyor bizi. Yazardan yazara, kitaptan kitaba geçerken bazen de O’nun günlüklerini okuduğumuz hissine kapılıyoruz. Kırk sekiz denemede, onlarca kitap ve yazar, kahramanları ile birlikte karşımıza çıkıyor. O kahramanlardan kimi doğrudan gözlerimizin içine bakıyor, kimiyse bizi hiç umursamıyor sanki… “Gerçek orada bütün haşmetiyle duruyor.