8,0/10  (2 Oy) · 
7 okunma  · 
1 beğeni  · 
666 gösterim
Mustafa Kemal Paşa, her zaman Türkiye'yi idare etmek Türklerin hakkı olduğu ve Almanların yardımcı olarak muamele görmeleri lazım geldiğini düşünüyordu.

Cavit bir Selanik dönmesiydi. Daha sonra Maliye Bakanlığı yaptı. Niyazi sçma şeyler yapmaktan başka bir şey bilmeyen ahmak bir arnavut, Talat ise zekadan mahrum küçük bir posta memuruydu.

Edirne'nin Enver Paşa tarafından kurtarılması üzerine Mustafa Kemal pek neşesizdi ve Enver Paşa'ya yapılan tezahüratı geniş boz paltosunun kalkık yakası içine gömdüğü yüzünün çatıklığı ile seyrediyordu.

Liman Von Sanders, vücut yapısı ve refleksleri ile bir Prusyalıyı andıran bu sarı saçlı ve mavi gözlü Türk zabiti Msutafa Kemal'i çidden seviyordu. Msutafa Kemal, Veliahd Vahdeddin ile konuştukça ve onunla bir çok noktalarda birleştiğini gördükçe kesveti dağılıyordu. İkisinin de Enver'le, Talat'a karşı gözü yüksekteydi.

Padişah namına hareket eden Mustafa Kemal, Erzurum'dan bütün kumandanlarına, asker terhisini durdurmalarını, köylerine gönderilmiş olan bütün sağ fertlerin geri çağrılmasını emrediyordu.

Mustafa Kemal, hal icabı, ele avuca sığmayan Çerke Ethem'i, Türk ordusuna vereceği mühim bir vazife ile istihdam edeceğini bildirerek gururunu okşayarak yola getirmek istiyordu.
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2001
  • Sayfa Sayısı:
    300
  • ISBN:
    9799758414351
  • Çeviri:
    Ahmet Çuhadır
  • Yayınevi:
    Kum Saati Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitabın ismi çok güzel, sık sık Bozkurt diye bahsediyor anlatırken. Oldukça sade, insani özelliklerle anlatılmış bir kitap. Birkaç yerde taraflı davransa da nihayetinde yabancı bir yazardır hoş gördüm :) İçerik ve anlatımı hoş, kolay okunabilen bir kitap. Yazar, Atatürk'ün ölümünden iki yıl sonra mezarını ziyarete gelmiş. Tabii kısa tutmak adına atladığı konular olmuş ama çok abartı şeyler değil. Genel itibariyle beğendim ^^

Kitaptan 22 Alıntı

’’Bir beyanat, Mustafa Kemal’in içinden taşan gururunun tezahürüdür; öyle bir gurur ki, henüz hür bulunan bir ülke parçasında ayakta duran Türkler arasında bir Türk oluşundan ileri geliyordu. Bu gururun diğer bir dayanağı da, arkasında altı asırlık bir tarih bulunan fatih ‘bir millete mensup bulunmanın güvenine sahip bir adam olması idi.’’

Kurt ve Pars, Jacques Benoist-MéchinKurt ve Pars, Jacques Benoist-Méchin

‘’Türklerin, Sevr Anlaşmasının imzalandığını işittikleri zaman neler hissettiklerini tasvir etmek güçtür. Bu gibi şartların nasıl kabul edildiğine şaşmamak, kızmamak ve infial duymamak kabil midir? Türkler işte bu üç unsurun birbirine karışmasından doğan dehşetli bir tesir altında çileden çıkmışlardı.’’

Kurt ve Pars, Jacques Benoist-MéchinKurt ve Pars, Jacques Benoist-Méchin

*’’Kendisini, büyük işler görmeye müştak bilen insanların azapları hiçbir şeye benzemez. Günlük hadiselerin akışı ile sürüklenmek ne sinir yoran bir şeydir. Beklemek, insan için ne ağır bir angaryadır.’’

Kurt ve Pars, Jacques Benoist-MéchinKurt ve Pars, Jacques Benoist-Méchin

‘’Gazi’nin gömüldüğü tepeye tırmanırken yer yer kanla lekeli bu fırtınalı maceranın aşamalarını yaşıyordum hayalimde:

Çatık kaşlı yüz, Anadolu ay ışığında boğuk bir feryatla kabarıyor. Önümde Gelibolu, Çanakkale, Erzurum, İzmir safha safha uyanıyor ve bu korkunç cengaver Bozkurt’un adım adım ganimetlerle, toplarla ve resmi işaretlerle yüklü bu mermerden ve tunçtan oluşan ağır abidiye doğru yürüdüğünü görüyorum.’’

Kurt ve Pars, Jacques Benoist-MéchinKurt ve Pars, Jacques Benoist-Méchin

‘’Perişan olmuş asmalar arasında tanınmayacak kadar perişan cesetler duruyordu. Irzlarına tecavüz edilmiş kadınlar, haç halinde ağaçlara çakılmıştı. Çocuklar ambar kapılarına diri diri çivilenmişlerdi. Yunanlılar, iki senedir Türkleri böyle işkencelerle vahşetlerle öldürmekten zevk almışlardı. Şimdi de Türkler intikam hırsı ile Yunanlıları tepeliyordu."

Kurt ve Pars, Jacques Benoist-MéchinKurt ve Pars, Jacques Benoist-Méchin

‘’Türk tarihçileri, dilin Turani köklerinden başlayarak Anadolu halkının, tarihin karanlık devirlerinden beri Orta Asya’da yaşayan Uygur, Tatar, Türkmen vs. gibi kavimlerin ırkından bulunduklarını meydana çıkardılar. Ve bu kavimlerin hepsinin de tarih öncesi çağlarda göçlerle her tarafa yayılmış olan bir kaynağın kolları olduğuna kanaat getirdiler.’’

Kurt ve Pars, Jacques Benoist-MéchinKurt ve Pars, Jacques Benoist-Méchin

‘’Bu manzaraya iyi bakınız! Bu akşam bir devrin sona erişine şahit oluyorsunuz. Bu, memleketimizdeki ecnebi vesayetinin çöküşüdür. Bu ateş, bir semboldür, vatanımızın hainlerden ve sömürücülerden nihayet, kurtulduğuna işarettir. Türkiye, bundan böyle hür ve temiz olarak yalnız Türklerindir.’’

Kurt ve Pars, Jacques Benoist-MéchinKurt ve Pars, Jacques Benoist-Méchin

’’Rusya Ermenistan’ı ile Türkiye Ermenistan’ı arasını ayıran doğu vilayetlerinde böyle bir karar tatbiki yalnız bir şey ifade edebilirdi:
Türklerin imhası. Bundan dolayı, bu mıntıkada bulunan birlikler, çok sinirli idiler ve silahtan tecritlerini reddediyorlardı.’’

Kurt ve Pars, Jacques Benoist-MéchinKurt ve Pars, Jacques Benoist-Méchin

*’’Mustafa Kemal, milletler arası bir karakterde ve gayelerini bir türlü anlayamadığı gizli bir teşkilatın öksesine düştüğünü anlayınca, kendisi gibi milliyetçi bir adamın burada ne işi olduğunu düşünmeye başladı.’’

Kurt ve Pars, Jacques Benoist-MéchinKurt ve Pars, Jacques Benoist-Méchin
3 /