Ruhsal Çözümleme ve Bilinçdışının Doğaçlaması

8,0/10  (1 Oy) · 
6 okunma  · 
1 beğeni  · 
417 gösterim
D. H. Lawrence'ın Türkçeye hiç çevrilmemiş olan iki kitabını bir arada yayınlıyoruz. Uyandırdıkları ilgi, Lawrence'ın kendisine tuttuğu ışığa oranla, bazen neredeyse ilginç gelen ve okunmasını çok keyifli kılan, bilinçdışı üzerine söylenmiş olduklarından daha azdır belki. Çünkü Lawrence ne yazarsa yazsın, öncelikle ve her zaman için kendisi hakkında yazar.
Lawrence, bu iki kitabında, duygu ve anlak arasındaki savaşım gibi, tüm geçmişi boyunca Batı ekinini karıştırmış olan, büyük bir sorunla yüzleşiyor.

"Ruhsal Çözümleme ve Bilinçdışı", Lawrence'ın bu konudaki ilk serüvenidir. Bunun devamı olan "Bilinçdışının Doğaçlaması", ilk kitabının anlaşılamaması üzerine duyduğu öfke ve gerilimle yazılmıştır; Kenneth Rexroth'un dediği gibi "Olağandışı bir kitap... ruhsal çözümleme tarihinin kesinlikle bir sınırtaşı"dır.
Yirminci yüzyılın başta gelen yazın adamlarından biri olarak Lawrence'a duyulan ilgi, artmaya devam etmektedir. Sinemaya aktarılan "Tilki", "Bakire ve Çingene" ve "Aşık Olan Kadınlar" başlıklı eserleri, yaygın kitleler arasında son derece tutulmuştur. D. H. Lawrence'ı tümüyle anlamak isteyen okuyucu, bu iki eseri okumamazlık etmemelidir.
(Tanıtım Yazısından)
  • Baskı Tarihi:
    2007
  • Sayfa Sayısı:
    308
  • ISBN:
    9789756249536
  • Çeviri:
    Erol Esençay
  • Yayınevi:
    İlya Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Pelin Tunç 
21 Eyl 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Yaşadığı çağın gerektirdiği sosyal kültürel durumu açısından ayna görevi oldu, tuhaf olan hala bu sistem günümüzde devam etmekte, ve kendince yorumunu hiç esirgemeden bu dünya düzenine çok güzelce giydirmesi güzel bir durum :) Üslubundaki hararet kendini kaptırışı özellikle kendisini eleştirenlere karşı öfkelenişinde kahkahalara boğuldum :) mesela:

'Eğer okuyucum bütün bunları boş ve abrakadabra olarak görüyorsa, iyi bir şey onun için. Onun kendi küçük gübre yığını üstündeki küçük böbürlenişleri için söyleyecek artık hiçbir şeyim yoktur yalnızca. '

Hatta eleştirenlere daha da ileri gidip şarkı bile yazmıştır :) mırıldanışları da olsaydı tam olurdu tabi :

'Bana inanmıyorsanız eğer, inanmayın. Size söyleyeceğiniz küçük bir şarkı bile vereceğim.
Bana doğru gelmiyorsa eğer
Ne kadar doğruysa bana ne ?'

Kitabın her kelimesini, cümlesini ayrı bir zevkle okudum. İnsan organizmasından başlayıp, evrenin gizemiyle kapaması konusunda ağırdan alması da verdiği bilgiyi yedire yedire hazmetmeme vesile oldu Başlangıcında verdiği bilgiler tekerrür etse de beyninize işlemesi konusunda çok iyi bir yöntem. Kesinlikle okumaktan çok zevk alacağınız bir kitap olduğunu düşünüyorum :)