Saklambaç

5,0/10  (1 Oy) · 
4 okunma  · 
0 beğeni  · 
401 gösterim
İki ayrı dönem, iki ayrı saklambaç, ikisi de oyun değil!

"Ahmet Amca onları mağaraya sakladı. Diğer sağ kalanlarla orada buluştular. Komşu köyün insanlarıyla. Gökten mermiler o zaman yağdı. Kimisi mağarada kalmayı tercih etti, kimisi yürümeyi, devam etmeyi. Hayatta kalanlar bir tren istasyonuna kadar gidebildi; istasyonsa başka yollar demekti. Uzun, çok uzun sürdü yolculuk. Nedense aklında en çok o sarı vaşak kaldı. Belki bu yüzden, sonraki hayatı o kedi benzeri vaşağın ona çizdiği yol oldu. Hem var, hem yok. Benim dedemdi o. Ne tuhaf değil mi, hayatını hiçbir kitap yazmadı."

"Gerçek yorar insanı. Yalandan beslenenleri ürkütmemek lazım! Yalan, bu dünyada gerçeğin kendisinden daha hükümlüdür," diyor Funda'nın dedesi Sami Bey. Her şey, istenilen "çerçevede" cevaplanmamış bir sınav sorusuyla başlıyor ve umulmadık bir anda beliren bir suç şüphesi, ortalığı bir günde birbirine katıyor. Funda, içinde yaşadığı tüm bu okul, aile ve kimlik cenderesinden bir çıkış yolu ararken, sessizce es geçilmeye çalışılmış bir geçmişin silik ayak izlerini takip ediyor. Bu yol, izlenme rekorları kıran bir televizyon programının AVM'den bozma stüdyosuyla kesiştiğindeyse, belleğin zamansız ve kuralsız oyunları başlıyor.

Unutturulmak istenmiş gerçekler, medya uyuşturucusunda çözünmeye bırakılmış acılar... Bazen tatsız bir oyun, bu saklambaç. Hele ki senden istenen, hafızanı susturmansa. Müge İplikçi, yeni romanında, resmi söylemlerin kalın perdesiyle ihlal edilen gerçeklerin izini sürerken, birbiriyle kavgalı iki dönemin arasına sıradışı bir bellek koridoru açıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2013
  • Sayfa Sayısı:
    200
  • ISBN:
    9786054603640
  • Yayınevi:
    On8 Kitap
  • Kitabın Türü:
Şule ALTAN 
15 Mar 2015, Kitabı okudu, 5/10 puan

Maalesef hiç beğenmedim.Kapağı , tasarımı çok güzel olmuş o konuda yayınevini tebrik ediyorum.Aynı zamanda bu kapağa yazık ettiklerini düşünüyorum.Bizim Türk yazarlar desteklenmeli , ilerlemeli ancak bu kitabı hiç mi hiç beğenmedim.Genelleme yapmıyorum tabi ki.Aynı yayınevinden çıkan bir başka kitap okumuştum geçen yıl "Defne'yi Beklerken".Öyle sarmıştı ki bir solukta okumuştum.Saklambaç da öyledir diye görür görmez aldım. Yazarın dilini beğenmedim.Bir yazarda en nefret ettiğim şey argo kelimelere çok yer vermesidir.Sayın Müge Hanım bunu bolca yapmıştı.Zannediyorum günümüz gençliğini yansıtmak istemişti.Ben onaylamıyorum ve hoşuma da gitmedi doğrusu.
Kitapta kız ve dedesi ile ilgili olaylar anlatılıyordu.
Aslında tema gerçeklikti.Bilemiyorum gençlik ödülü almış yazarımıza saygısızlık etmek istemem.Tek kitapla sonuca varmak da yakışmaz sonuçta 200 sayfalık bir kitap.Tekrar gözden geçireceğim.

Kitapla ilgili 1 Haber




Burası çok ıssız