Vergilius'un Ölümü

9,5/10  (2 Oy) · 
5 okunma  · 
3 beğeni  · 
867 gösterim
"Broch'un Vergilius'u, bugüne kadar romanın esnek ortamı bağlamında gerçekleştirilmiş en sıradışı ve en temel deneylerden biridir."
-Thomas Mann-

Broch, Joyce'tan bu yana Avrupa edebiyatının en büyük romancısıdır ve Vergilius'un Ölümü, Ulysses'ten günümüze kurgunun teknik olarak ne denli ilerlediğinin tek gerçek kanıtıdır.
-George Steiner-

"Vergilius'un Ölümü'nde Broch, tıpkı Proust, Joyce ve Musil gibi, şiirden bilgilendirme amacıyla yararlanmak ve felsefeyi sanat boyutuna yükseltmek tutkusundadır. Bilgiye ulaşmak için çaba harcayan sanatçı; eylemci; öğretici; artık hiçbir görev yüklenemeyen bir çağın başlıca temsilcisi; Vergilius'un arkasında Hermann Broch vardır."
-Walter Jens-
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2012
  • Sayfa Sayısı:
    504
  • ISBN:
    9786053752394
  • Orijinal Adı:
    Der Tod Des Vergil
  • Çeviri:
    Ahmet Cemal
  • Yayınevi:
    İthaki Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 2 Alıntı

Tanrı’dan yansıyan flüt ezgileri; bütün bunlar Vergilius için, yeryüzünü saran gök kubbe gibi, onu sonsuzluğa götürmek üzere kucaklamaya neredeyse hazır bir görüntüden daha ileri bir anlam taşımış mıydı? Doğuştan toprağın adamıydı, yeryüzü hayatının huzurunu seven biriydi; toprağa bağlı bir toplumda geçecek, sade ve güven dolu bir ömre uygun bir insan; kökleri gereği yerleşip kalmasına izin verilmiş, dahası yerleşmeye zorlanmış biri; aynı zamanda da, daha yüce bir kader gereği, yurdundan ne kopabilmiş ne de orada kalabilmiş biri; bu kader, onu ötelere, toplumun dışına sürüklemiş, kalabalıklar içersinde düşünülebilecek en çıplak, en kötü, en vahşi yalnızlığın içine atmıştı; onu kökeninin yalınlığından koparmış, uçsuz bucaksızlığa, gittikçe büyüyen bir çeşitliliğe doğru kovalamıştı; böylece büyüyen, sınırsızlığa açılan, sadece gerçek hayat ile arasındaki uzaklık olmuştu; evet, gerçekten de yalnızca bu uzaklıktı büyüyen: Vergilius, hep kendi tarlalarının sınırlarında gezinmiş, her zaman kendi hayatının sınırboylarında kalmıştı; huzur nedir bilmeyen bir insan; ölümden kaçarken ölümü arayan, eser vermek isterken eserden kaçan biri; bir âşık, ama yine de hep kovalanmaya yargılı, gerek iç gerekse dış dünyanın tutkuları arasında yolunu kaybetmiş, kendi hayatına sadece konuk olabilmiş biri.

Vergilius'un Ölümü, Hermann BrochVergilius'un Ölümü, Hermann Broch

“...Ver hele sağ elini sıkayım,
ver, atam, çekinme sen de kucaklaşmaktan,”
derken dolu dolu yaşlar ıslatıyordu yüzünü bir yandan.
Üç kez uğraştı dolasın kollarım onun boynuna,
üç kez boşa kavuştu eller, kayıp gitti hayal,
tıpkı düş uçuvermiş, esivermiş gibi yel.

Vergilius'un Ölümü, Hermann BrochVergilius'un Ölümü, Hermann Broch

Kitapla ilgili 1 Haber

Ahmet Cemal çevirisiyle bir başyapıt Broch "Vergilius'un Ölümü"
Ahmet Cemal çevirisiyle bir başyapıt Broch "Vergilius'un Ölümü" Yirminci Yüzyıl dünya edebiyatının en büyük yazarlarından Avusturyalı Hermann Broch'un (1Kasım 1886 Viyana - 30 Mayıs 1951 New Haven/ABD) başeseri sayılan "Vergilius'un Ölümü"( Der Tod des Vergil) Almanca'dan dilimize pek çok eser kazandıran Ahmet Cemal'in Türkçe çevirisiyle İthaki Yayınları'ndan çıktı.