Yazılar 2 1924-1934

10,0/10  (1 Oy) · 
7 okunma  · 
2 beğeni  · 
418 gösterim
Yazılar, Nazım Hikmet'in çok yönlü yazar kişiliğini farklı bir boyutta sunuyor: "Orhan Selim" imzalı Akşam yazılarında İstanbul'un, bugün bile diriliğini koruyan temel sorunlarını irdelerken kendi adıyla ve çeşitli takma adlarla ırkçılığın tarihçesinden çağının sanatına, kültürüne, dış politikasına ve kendi serüvenli yaşamına geniş bir yelpazeden dünyayı kuşatıyor... "Nazım Hikmet Külliyatı"nın düşün damarı...
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2002
  • Sayfa Sayısı:
    240
  • ISBN:
    9789750804021
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
ihtiyar 
25 Ağu 2015, Kitabı okudu, Beğendi, Puan vermedi

Nazım Hikmet'in gazete ve dergilerde 1924-1934 yıllarında yazdığı yazılardan oluşan bir kitaptır. Bazı yazılar yasaklı olduğu dönemde takma isimlerle yazılmıştır. Yazıları okurken ister istemez köşe yazarlarımız geldi aklıma ve Nazım Hikmet'in yazıları ile onların yazılarını kıyaslama yapma cüretini gösterdim. Bana sorarsanız arada çok fark var. Günümüzde Nazım'ı taklit edenler var gibime geldi. Kitaba dönersek yazmış adam, o günün güncel konularını eleştirel dille çok güzel işlemiş. Dolayısıyla belli bir döneme ışık tutuyor yazılar. Sevdim ben, tavsiye edilir. Nazım Hikmet'e ait bir şeyi tavsiye etmek kimin haddineyse.

Kitaptan 15 Alıntı

Bütün dünyada dehşetli bir iktisadi buhran var diyorlar. İngiltere'de Almanya'da, Fransa'da, Amerika'da işsizlerin adedi on milyonlarcaymış efendim. Ekmek bulup yiyemeyen, elbise bulup giyemeyen dehşetli çokmuş...
.....Demek oluyor ki iki gözüm, aç var o halde ekmek yok. Çıplak var o halde giyecek elbise yok. Demek oluyor ki vatandaşlar, buğday fıkdanı (yokluk), elbise kumaş noksanı var! O halde iktisadi buhranın önüne geçmek için daha fazla buğday, daha fazla kumaş çıkarsınlar, açları doyursunlar, çıplakları giydirsinler.
Fakat efendiler, meğerse iki gözüm, iş böyle değilmiş. Buğday her zamankinden çokmuş, kumaş elbise her zamankinden fazlaymış da, onun için açlar ve çıplaklar ortalığı bu kadar sarmış...

Yazılar 2, Nazım Hikmet Ran (Yeni Gün 1931)Yazılar 2, Nazım Hikmet Ran (Yeni Gün 1931)
ihtiyar 
03 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, Puan vermedi

Tasarruf haftası içindeyiz... Bilmem hangi vilayette tasarruf cemiyeti reisi, kahve yerine bir bardak su içerek "haftanın" resm-i küşadını(açılı töreni) yaptı...
(...) Fakat ille de "tasarruf propagandası" yapmak isteniyorsa, 500 kadar kenarları yaldızlı mektup yazılsın. Ve 500 kadar muhterem zata gönderilsin.
Bu işe benim de yardımım dokunsun diye, 500 kadar muhterem zata gönderilecek mektubun müsveddesini takdim ediyorum.:
"Efendim, tasarruf haftasındayız. Bu hafta zarfınd: şampanya ve her nevi pahalı müskirat(içkiler) miktarını, kumar zararını, otomobil benzinini, cins atların gıdasını, hiç olmazsa yarı yarıya, azaltmanız; han, apartman almak arzusunu yenmeniz; lutf ü ihsanınızda(iyilik ve bağış) biraz daha eli sıkı olmanız, müsterhamdır, efendim hazretleri..."

Yazılar 2, Nazım Hikmet RanYazılar 2, Nazım Hikmet Ran
ihtiyar 
03 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, Puan vermedi

Araplar Irak'ı zaptettikleri zaman mahalli maliye idaresine bir Musevi getirmişler. Ve bunu merkezi hükümete şu suretle bildirmişler:
"Aradık taradık, maliye idaresine bu Musevi'den başka kimseyi bulamadık... Eğer bu tayin tasvip olunmazsa onun yerine kimseyi getiremeyiz."
Halife Ömer buna şu suretler cevap vermiş:
"Ya Musevi ölürse?..."

Yazılar 2, Nazım Hikmet RanYazılar 2, Nazım Hikmet Ran
ihtiyar 
04 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, Puan vermedi

Bademle, hindistanceviziyle, şamfıstığıyla, sütle, şekerle yapılan "Keşkül-ü Fukara" tatlısı ne kadar bir fakirin keşkülüne benzerse, Halk Fıkrası'da işte o kadar halkın fıkrasıdır...

Yazılar 2, Nazım Hikmet RanYazılar 2, Nazım Hikmet Ran
ihtiyar 
04 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, Puan vermedi

Memleket değirmenini bütün memleketin havası döndürebilir... Bir tek muhitin havasıyla dönse dönse dönek birkaç münevver döner...

Yazılar 2, Nazım Hikmet RanYazılar 2, Nazım Hikmet Ran

Tasarruf haftası içindeyiz... Bilmem hangi vilayette tasarruf cemiyeti reisi, kahve yerine bir bardak su içerek "haftanın" resm-i küşadını yaptı...
Şimdi, hiç de tasarrufa riayet etmeksizin, nutuklar söyleniyor, makaleler yazılıyor.
Tasarruf haftası epeyi masraflı olacak galiba? . .

Yazılar 2, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 42 - ADAM YAYlNLARI)Yazılar 2, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 42 - ADAM YAYlNLARI)

Halk Fırkası ve kabinesi memleket işlerini idareden aciz kalınca "numara" yapmaya başladılar...

Yazılar 2, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 33 - ADAM YAYlNLARI)Yazılar 2, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 33 - ADAM YAYlNLARI)

Menfaat olmadan, hiç kimse parmağını bile kımıldatmıyor, bu fani alemde...

Yazılar 2, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 65 - ADAM YAYlNLARI)Yazılar 2, Nazım Hikmet Ran (Sayfa 65 - ADAM YAYlNLARI)
ihtiyar 
03 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, Puan vermedi

Fenere kanımın kaynamaya başlaması başka sebepten... Son yaptığım içtimai, felsefi, harsi(kültürel), kozmografi(gökbilimsel) tetkikat neticesinde, anladım ki, Fener, İstanbul, Kadıköy, filan semtlerinin mümessilidir... Galatasaray Beyoğlu, Şişli semtlerinde tarafta sahibidir... Fener'in kaptanı Sirkeci'de dükkan açmış... Galatasaray'ınki Beyoğlu'nda.
Ben, iki gözüm, spordan anlamam ama, şimdi neden, Fener'in taraftarı, Galatasaray'ın balosu, müsameresi çoktur bunu anladım işte.
Sporda olsa, halka dayanalım vatandaşlar!... Halka, kapılarımızı geniş açalım iki gözüm!

Yazılar 2, Nazım Hikmet RanYazılar 2, Nazım Hikmet Ran
ihtiyar 
03 Eyl 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, Puan vermedi

Doktorlar bana kızmasın! "Ya demek sen, doktorluğun büyük, muazzam, beşeri, merhametkar manevi cephesini küçültüyorsun? Öyleyse sen de bir hasta ol da görürsün! demesinler...
param olur da, vizitesine 10 papel verdim mi, her doktor beni, tabii mesleki vazife dolayasıyla tedavi eder gibi geliyor bana!..
Yok eğer, bermutat(adet olduğu üzre), param olmazsa, Cerrahpaşa falan gibi bir hastane kapısında beklemeye sabrım ve tahammülüm olsun yeter!.. Bize sıra gelirse, tabii gene mesleki vazife dolayısıyla, gene doktor beyler tedavi ederler beni...

Yazılar 2, Nazım Hikmet RanYazılar 2, Nazım Hikmet Ran
2 /