Yıldız Geçidi Yıldız Geçidi Üçlemesi 1

7,4/10  (5 Oy) · 
8 okunma  · 
4 beğeni  · 
423 gösterim
Yıldızlara yazılmış bir Aşk...
Antik Yunan'da başlayan bir Kan davası...
Tanrıların bile yok edemeyeceği bir Lanet...

Helen Hamilton on altı yaşına dek farklı biri olduğunu herkesten gizlemişti. Gözlerden ırak küçük Nantucket Adası'nda bunu başarmak kolay bir iş değildi ve gün geçtikçe de zorlaşıyordu. Geceleri, çölde umutsuzca dolaştığını gördüğü kâbuslardan susuzluktan yanarak uyandığında, çarşafları kum ve tozla kirlenmiş buluyor, üç yaşlı kadının kanlı gözyaşları döktüğü halüsinasyonlar ise hiçbir yerde peşini bırakmıyordu.

Yolları ilk kez Lucas Delos'la kesiştiğinde, ne kaderin tüm tarih boyunca ısrarla tekrar ettiği büyük bir trajedide başrolü oynayacaklarından haberi vardı ne de bazı mitlerin sadece efsaneden ibaret olmadıklarından. Bundan sonra ne yapması gerektiğini ve kendisini Lucas'la bir araya getiren kaderi yıkmaya çalışan yarı tanrısal güçlerle nasıl baş edeceğini çok iyi biliyordu. Çünkü o tanrıların soyundandı ve bu dünyada yalnız değildi.
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2013
  • Sayfa Sayısı:
    456
  • ISBN:
    9789752116276
  • Orijinal Adı:
    Starcrossed
  • Çeviri:
    Suzan Cenani Alioğlu
  • Yayınevi:
    Altın Kitaplar
  • Kitabın Türü:
elif bayram 
17 Eyl 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Mitolojiye bayılıyorum.Mitolojinin kendisini de seviyorum mitoloji ile ilgili konular barındıran kitaplarıda seviyorum bu kitapta mitolojı ıle harmanlanmış bır roman ancak tek eksiği mitolojının ana damarıyla cok fazla bır bağlantı kurulamamış olması cok kabaca karakterlerın uzerınden geçilmiş ve anlatımıda net değil ama hikaye güzel okunası bir kitap ....

Deniz Atakan 
26 Ağu 2015, Kitabı okudu, 6/10 puan

Eveet, yine bir fantastik seri ile karşı karşıyayız. Maalesef kitabın ana hatları fazlasıyla Twilight serisiyle benzerlik taşıyor. Kitabı okumak isteyenlere önceden bir uyarı yapmış olayım ;) Twilight'daki kocaman aile vampirlerden oluşurken burdaki aile yarı tanrılardan oluşmakta... En büyük fark burdaki kızımız Helen'ın sıradan bir insan olmayıp onun da yarı tanrılardan biri, yani "soy" olması... Ama bu durumdan haberi bile yok. Yıllarca bilinmezliğin içinde kendi gariplikleriyle insanlardan uzak durarak, dikkat çekmemeye çalışarak savrulup durmuş. Lucas ve kocaman ailesinin Helen'ın yaşadığı küçük adaya gelmesiyle işin rengi değişiyor tabii ki... Aile tıpkı Twilight'ta olduğu gibi başta ondan nefret ediyor. Tabii burda sebep bambaşka, farklı evlerden gelmeleri nedeniyle ister istemez birbirlerinden hoşlanmıyorlar ama bunu da aşmaya çalışıyorlar. Sonrasında aile fazlasıyla Helen'ı sarıp sarmalıyor.

Kitaba başta benzerlikler nedeniyle önyargılıydım ama vampirler mi yarı tanrılar mı derseniz seve seve 2.yi seçerim. Yunan mitolojisine olan ilgim de bunu destekledi tabii ki ;) Ama olayların ilerleyişi, her şeyin Truva Savaşı'na bağlanmış olması, Helena ve Paris derken hikayenin içinde kayboluyorsunuz. Açıkçası ben yarı tanrıları daha çok sevdim. Hikayeyi de daha yaratıcı buldum. Helen'ın sıradan bir yarı tanrı olmadığı ortada... Hepsinden daha güçlü olması soyunun tek bir yarı tanrıdan gelmediğinin en büyük göstergesi bence... Bu arada kitabın kapağını pek sevemedim, bir de ismini hiç yaratıcı bulmadım. Bu durum puanını da düşürdü tabii ki... Herkese iyi okumalar :)

fatma eren 
04 Oca 23:33, Kitabı okudu, Puan vermedi

Zaten güzel bir kitap olmasına rağmen esas kızımızın esas oğlumuzu gördüğünde verdiği alışılmamış tepki için okunur....