Haktan Özünver

Zaten yazılmış alıntıları, cümleleri, sözleri tekrar tekrar yazmayın. Önce yazılmış mı diye bakın, bin kere yazılmışsa tekrar niye yazıyorsunuz idraksizler. Çöpe çevirdiniz burayı da. Siz doğaya karışınca çekirdek çitleyip etrafa atanlarsınız, siz engelli otoparklarına park edenlersiniz, yayalara yol vermeyenlersiniz, biraz oksijen alınca aklına hemen mangal yapmak gelenler, mangalının çöpünü etrafa atanlarsınız. Vapurda sigara içenler, hiçbir levhayı üzerine alınmayanlar, ceza gelmedikçe suçtan, günahtan korkmayanlarsınız. Sizler izmaritinizi denize atanlar, yollara tükürenler, emniyet şeridi kullananlarsınız. Sizinle aynı dünyada yaşamaktan utanıyorum. İdrak yoksunları...
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bir kitabı okumadan önce buradaki alıntılara bakayım, koca kitap süresi zaman kaybı olmasın istiyorum. Bu site biraz da bu işe yarar. Ancak koca kitaptan 10 tane alıntıyı tekrar tekrar paylaşıyorsunuz. Bir mantığınız, biraz olsun beyniniz var mı? Daha önce defalarca yazılmış bir cümleyi neden tekrar yazıyorsunuz? Çöplüğe çeviriyorsunuz bulunduğunuz her yeri...
Bu sitede her kitap için aynı alıntılar yazılıp duruyor. Aynı alıntıyı neden tekrar yazıyorsunuz, zaman kaybı değil mi? Kopyalayıp yapıştırıyorsanız bunun mantığı ne, rt etmek varken? Namınız mı yürüsün, o zaman ne olacak? Kızlar-erkekler kapınıza sıra mı olacaklar? Bir şey söylerken, yazarken, daha önce aynısı hatta benzeri yazılmış mı, söylenmiş mi, bunu öğrenmeli ve eğer öyleyse sizden önce yapanın ismiyle alıntılamalı. Şu siteye bile kalitesizlik yaymak için var gücünüzle çalışıyorsunuz. Sizden bir kurtuluş yolu yok mu? Kitaplara sığınıyoruz orda da siz varsınız sayın boş beleşler. Defolun lütfen. Lağım çukurları sizin yeriniz. İnsanlığa yığın, kelle sayısı olmak dışında hiçbir faydanız olmaz. Bir de ürediğinizde es kaza çocuğunuz sizin gibi biri olmayabilir ama bu da belki on binde bir ihtimal...
Elimi beş yerinden dağladı beş parmağın, Bağrımda da yanmadık bir yer bırakmadan git... Bir yarın göçtüğünü,çöktüğünü bir dağın Görmemek istiyorsan ardına bakmadan git! Yavrusunun yoluna dalan bir dul bakışı Andırıyor ışıksız evinde pencereler. Biraz yeşermek için beklesin artık kışı Çağlayansız yamaçlar,suyu dinmiş dereler. Bir sarı yaprak gibi düştü gönlüm yoluna, Buğulu gözlerimden geçmediğin gün olmaz: Benim kadar titremez hiç bir yiğit oğluna, Hiç bir ana kızına bu kadar düşkün olmaz. Bin fersahtan duyarım kimle gülüştüğünü, Alnından öz kardeşim öpse ben irkilirim. Değil yalnız ardına kimlerin düştüğünü, Kimlerin rüyasına girdiğini bilirim. Gözlerimi gün gibi kamaştıran yüzünü Daha candan görürüm senden uzaklaşınca. Sararırsın dönüşte görünce öksüzünü: Bir gelinlik kız olur aşkım senin yaşınca. Elimi beş yerinden dağladı beş parmağın, Bağrımda da yanmadık bir yer bırakmadan git. Bir yarın göçtüğünü,çöktüğünü bir dağın Görmemek istiyorsan ardına bakmadan git! Faruk Nafiz Çamlıbel
sadece gerçekten nazik insanlar sevmeyi ve nefret etmeyi bilir...