Aristoteles'in en önemli öğrencilerinden biri olan Eudemos mutluluğu farklı bir açıdan ele alarak, "Tanrı ve mutluluk" fikrini ortaya atarak "Tanrı en mutlu varlıktır, öyleyse ona tabi olan da en mutlu insandır." dedi.
İlkçağ felsefecileri "İnsan nedir?" sorusunu arka plana atarak sadece tabiat üzerinden bir anlayış ve düşünce sistemi geliştirmeye çalışmışlar.
Sofistler, insanın üzerine eğilmeden ve insan hakkında sorular sorup o sorulara mantıklı cevaplar ve açıklamalar getirmeden tabiat üzerinde düşünmenin tamamen gereksiz ve vakit kaybı olduğunu söylemişlerdir.
Thales, "İnsan araştıran bir hayvandır" derken, Sokrates, "İnsan sorgulayan bir hayvandır" der. Aristo ise "İnsan düşünen bir hayvandır" der. Batılı filozoflar hayvan benzetmesi yaparak hayvan ve insan arasındaki çizginin fiziksel özellikler değil tamamen düşünce yapısı ve kavrayış ile alakalı olduğunu söyler.