Sen alınyazısı ufacık bulutum,
Bir elinde geceler bir elinde mum,
Meşenin ve çamın sustuğu saatte
İnersin duman gemilerle gökyüzü
Merdiveninden bir alevle kırmızı
Ve birden esersin kemikte ve ette.
Zaman durur dalda, sensin sonsuz bilen,
Küçük bahçen, tahta balkon ve fesleğen,
Ömür ve büyü, son masal kesilirsin.
Neden gözlerin nemli, ağladın mı ne!
Atlı bir şehzade sokakta, belinde
Hançeri, kitap yüzlü, ayın, gayın, sin
Bu soğuma avuçtaki, bu ince ter,
Bu kan çekilmesi, içteki eziklik
Biter bir gün, biter ya, insanca dostça
Üstüne titrenen, beslenen ne varsa
Kavrulur, susuz bitkiler gibi düşer.
Bir yağmur özlemi kıvranır toprakta
Ve kendi kendini tazeleyen yaşam
Er geç ışığa kavuşur nasıl olsa.
Gel gör ki bunca emek, bunca göz nuru
Yok olur gider. Sızlar baltanın yeri,
Sabırla sarılan yaralar ağaçta
Sevgimizin tam ortasına düşen ada:
Ona doğru açılırdı bütün yelkenler,
Bütün tekneler onun rıhtımına bağlı.
Ölümdü, yaşamaktı, mutluluktu, türlü
Sorun onun rüzgârlarında savrulurdu