Mecburi Vazgeçişler: Yeni Başlangıçların İlk Domino Taşı
9/10
·400 syf.··
2026 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 04:52
Mecburi vazgeçişler insanın hayatını kötüye mi sürükler yoksa yeni bir başlangıcın kapısını mı açar? Lucy Maud Montgomery'nin Yeşilin Kızı Anne-2 isimli kitabını okurken aklımda ilk beliren soru bu oldu çünkü olaylar en son Matthew Cuthbert'in vefatı ve Marilla Cuthbert'in göz rahatsızlığının ilerlemesi üzerine Anne'in çok istediği üniversiteye gitmekten vazgeçmesiyle başlamakta. Eser; Anne'in hayatındaki 16-18 yaş dönemini odağına almakta. Kitabı yaklaşık 10-15 gün önce okuyup bitirdim o yüzden bu incelememde bazı noktaları atlamış olabilirim. Eksiğim olursa affola, bunları belirtmeniz benim için eşsiz bir katkı olur. Bununla birlikte eserdeki bazı olaylara değineceğim için bu inceleme yazısı spoiler içermektedir. Olay kurgusu çok güzeldi. Herhangi bir mantık hatası gibi bir şeye rastlamadım yani olaylar doğal bir akış içerisinde verilmiş. Bununla beraber olaylar okuru doyurucu bir biçimde sunulmuştu; ne çok gereksiz uzun ne de çok üstünkörüydü. Romanı okurken birçok duyguyu, düşünceyi hissedip deneyimledim. Yani anlatılanların okur olarak bana ulaşması ve bunun sonucu anlatının bende karşılık bulması çok güzeldi. Hissettiğim, deneyimlediğim temalara kitaptan örnekler verecek olursam: 1) Marilla ve Anne'nin Davy ve Dora Keith'i açıkta bırakmayıp yanına alması kısmında merhamet gibi temiz bir hissi deneyimledim. 2) Anne'nin Avonlea okulunda öğretmen olması ve işini hakkını vererek, severek yapması; bana görev bilincinin önemini bir kez daha hatırlattı. 3) Anne ve arkadaşlarının Avonlea için bir geliştirme derneği kurması, dayanışma ve yardımlaşma temasını vurguladı. 4) Bayan Lavender'in eski aşkı ile yıllar sonra evlenmesi ise eserde en sevindiğim ve mutlu olduğum kısımlardan birisiydi. Bence serinin ilk kitabındaki gibi baskın bir vurucu kısım yok çünkü
1000Kitap
Yeşilin Kızı Anne 2L. M. Montgomery · Ephesus Yayınları · 20207,9bin okunma
Bir adım arkanda değil kanka gözünün içinde sen körsün
6/10
·432 syf.··
2026 95. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 00:07
Selam dostlar. Hikayemiz Laura ve Daniel adlı çiftimizin bir Avrupa gezine çıkması ile başlıyor. İlk başta olaylar ne kadar ilginç gelsede özellikle ilk 100 sayfa, ondan sonra seri heyecanını tamamen kayb etmeye başlıyor. Buda kitabın korku-gerilim türüne göre aşırı uzun olmasından kaynaklı. Misal olarak Freida McFadden'ın kitapları daha kısa oluyor neredeyse 200, 300 sayfa falan ama onu okurken aşırı eğleniyorum. Kitap beni içine çekiyor halbuki kısa. Şimdi öncelikle yazım dili aşarı berbat olduğu için kitap bana kuru bir sahrada susuz kalmışım gibi hissettirdi. Hikâyenin potensialı çok yüksek, zekice kurgulanmış buna bir sözüm yok ama yazım dili o kadar vasatdı ki, kitapda bana hiç bir şey geçmedi. Bütün 400 sayfa boyu yüzümde mimik bile oynamadı. Bunun bir sebebi de ters köşelerin tahmin edilebilir olması. En azından benim için öyleydi. Türü güya gerilim ama 1 sayfasında bile gerilmedim açıkcası. Karakterler de yazım dili gibi vasatdı. Kitap da tek iyi şey olaylar ve kurguydu geçekten. Benim açımdan diğer her şey vasat yani. Karakterler bir olaya aşırı yapay tepkiler veriyordu ve dialoglar da gerçek insanların konuşacağı türden olana benzemiyordu. Vee Allahım bütün kitap boyu Daniel'e gıcık oldum. Aynı anda hem zeki hemde salak olmayı başara bilen ilk ve tek karakter sanırsam. Artı yönleri ise yine dediğim gibi kurgu güzeldi ve sürükleyiciydi, bölümler çok kısa ve punto büyük buda demekdir ki, sizi rs'den çok güzel çıkartır. Burda tek eksiği uzun olması çünki ben son 100 sayfada biraz sıkıldım. Okumak isteyenlere keyifli okumalar dilerim >3
1000Kitap
Bir Adım ArkandaMark Edwards · Guardian Yayınları · 2025156 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
9/10
·162 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 00:00
Bu seriye başlamak için tamamlanması bekledim. Herkesin çok sürükleyici olduğunu hemen devamını okumak istediklerini duyunca beklemek istedim. Ve bütün yorumlara katılıyorum. Uzun zamandır gördüğüm neredeyse bütün türlerde en kısa kitap ve buna rağmen içinde her şey vardı çok dozundaydı ve bana bir kitabın güzel olmak için uzun yazılması ya da içinde çokça betimleme olması gerekmediğini tekrardan gösterdi. Kitap kesinlikle merak uyandırıcı, bir çırpıda bitti ama bunun sayfa sayısıyla alakası yok. Ayrıca katilin kadın olması çok hoşuma gitti. Büyük oranda katil erkek olur ama burada intikam ateşiyle yanan bir kadın var ve oldukça vahşi cinayetler işliyor. Bu fikre kesinlikle bayıldım. Devamını da heyecanla ve hemen bitireceğime eminim. Çok iyiydi.
1000Kitap
Mindf*ck 1: RiskS. T. Abby · Artemis Yayınları · 2026569 okunma
Tilkinin Gösterdiği Yol
8/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2026 112. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 22:12
Elbis Saren, insanların cadı olarak andığı tuhaf bir şifacı kadınla birlikte yaşamaktadır. Bir gün yine her zamanki gibi Oro Ana için malzeme toplamak üzere ormana girmişken karşısına tam da listesinde bulunan bir tilki çıkar ve oğlan da doğal olarak onun peşine düşer. Tabii tüyleri tıpkı altından iplikler gibi parıldayan bu tilkinin peşindeki tek kişi o değildir. Kısa sürede biri büyücü, diğeriyse avcı olan iki kişiyle karşı karşıya kalan El, oradan kaçmak yerine kendini bile şaşırtarak zavallı hayvanın yardımına koşmaya karar verir. Elbette ki sadece saf amaçlar gütmüyordur ama olsun. Şimdilik elimizdeki en iyi şey bu. Bir noktada Elbis, kapandan kurtarmayı başardığı tilkiyle beraber kaçmaya başlar. Arkasından gelen düşmanlara rağmen ona yol gösteren küçük tilkinin rehberliğini kabul eden Elbis, bir süre sonra kendini bildiği ormanın çok ötesinde bulur. O andan sonra geri dönmek artık bir seçenek olmaktan çıktığı için de mecburen tilkinin peşinden ilerlemeye devam eder. Ve sonunda karşısına, bir dağın içindeki sıradışı gölün üzerinde yükselen devasa bir yapı çıkar. Özel varlıkların gittiği bir okul: Nyxhaven Akademisi. İşin kötü tarafı, Elbis bir insan olmasına ve bunu yapamayacak olmasına karşın akademi sınırları içerisine girmeyi başarır fakat aynı zamanda çıkış yolu da ardından kapanır. Çünkü akademi öğrencilerinin oradan ayrılabilmesinin yegâne yolu, öğretim yılını başarıyla tamamlamaları hâlinde mümkündür. Belki diğerleri için bu oldukça basit bir görevdir fakat Elbis, bu süre zarfında hayatta kalabilmek için hem kendi türüne karşı büyük bir nefret besleyen bu doğaüstü canlıların arasında kimliğini gizlemelidir hem de 1. sınıfı bitirene kadar canlı kalmayı başarmalıdır. Hikâyenin genel şekilde konusu bu şekildeydi. Öncelikle söylemeliyim ki fantastik
1000Kitap
Kaos TanrısıD. S. Yon · İndigo Kitap · 202615 okunma
Puan vermedi·440 syf.··
2026 16. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 22:55
Ayfer Tunç'un ilk olarak Dünya Ağrısı kitabını okuyup beğenince diğer kitaplarını da merak ettim. Ardından Kapak Kızı, Yeşil Peri Gecesi ve Osman kitaplarını çok zorlanarak okudum. Annemin Uyurgezer Geceleri kitabı ile final yaptım. Ayfer Tunç okumalarını sonlandırıyorum. Dünya Ağrısı kitabını çok sevdim, onu ayrı tutuyorum. Ama diğerlerini çok zorlanarak bitirdim. Uzun zamandır kitap okurken bu kadar zorlanmadım. Buna rağmen bitirmek için gayret ettim. Sevmeme nedenlerime gelirsem: 1. Kitaplarda merak unsuru yoktu. 2. Çok fazla gereksiz ayrıntılar ve geçmişe dönüşler var. 3. Gereğinden fazla uzatılmış. 4. Hiçbir kahramanla özdeşim kuramadım ve kitaptaki hiçbir duygu bana geçmedi. 5. Fazla dramatik buldum. Bundan sonra ne yazarsa yazsın merak etmeyeceğim bir yazar. Seveni çok ama benim yazarım kesinlikle değil. O kadar çok sıkıldım ki bir süre kitap okumak istemiyorum.
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267,2bin okunma
Puan vermedi·%63 (153/240 syf.)·
Merhaba vegan değilim ve kitabı hayvan hakları hakkında bilgimi geliştirmek istediğim için aldım. incelememi kısmen ortalardayken yazacağım belki ikinci bir tane daha eklerim. Öncelikle kitabın ilk 90 sayfası veganlığı diğer insanlara anlatmak üzere iletişim tavsiyeleri veriyor burasının bana henüz çok bir katkısı olmadı ancak ikinci bölümde düşük gelirli topluluklarda vegan aktivizmi üzerine ilginç yazılar var. Özellikle eklenen Türkiye'de dezavantajlı gruplarda vegan aktivizmi kısmını çok başarılı buldum eksiksiz bir şekilde her noktaya değinmişler, işte altyapı eksikliği olsun, bizim kültürel olarak bu ideolojiye uzaklığımız olsun vb. Daha ileri kısımlarda hoşuma gitmeyen iki nokta oldu öncelikle birincisi: ben köpeklerin (fırsatçı etçiller) ve kedilerin (ya da herhangi beslediğiniz et tüketen bir hayvanın) böyle bir etik duruşta bulundurulmasına gerek olduğunu düşünmüyorum. Köpekler için beslenme cinsten cinse tartışılır olsa bile kedilerde taurin aminoasidi yetersizliği körlüğe ve kardiyomiyopatiye sebep olabilir. Taurin dediğim aminoasit ise çok yüksek oranlı bir şekilde hayvansal besinlerden elde edilir. Kısacası herhangi bir kedinin hayvansal gıdadan arı bir diyetle beslenmemesi gerekiyor. İkinci muhalefet olacağım nokta ise sayfa 149da iki sunucunun arasındaki muhabbet üzerine. Öncelikle tartıştıkları konu 2014te Robinson adındaki bir adamın kedi tekmeleyerek kamuoyunda infiale sebep olması üzerinedir. Sunucu 1, sunucu 2'ye şu ifadeyi kuruyor "sen et yediğine göre başka hayvanların ölümünde doğrudan rol alıyorsun o zaman robinsondan neden daha beter olmayasın?" İnsanın kediye duyduğu empati ve yediği hayvana duyduğu empati doğduğu anda gelmedi, bin yıllar süren bir süreç sonucunda şekillendi ve genetiğine işledi. Kediler ve köpekler evcilleştikleri süre
Hayvan Haklarını SavunmakGary L. Francione · Yeni İnsan Yayınevi · 20244 okunma