Uzun bir yolculukta asıl önemli olan, âni ve istikrarsız parlamalar değil,
istikrarlı, düzenli ve devamlı gayretlerdir. Âni parlamalar sizi yorar ve işi
tamamlamanızı zorlaşır.
Çoğunlukla hayatın fırtınalı olduğu ve her şeyin bizim aleyhimizeymiş gibi
göründüğü anlar, bazı yanlış alışkanlıkları edindiğimiz anlardır. Ve asıl o anlarda,
düşünmeye acayip bir çaba harcamamız ve gerektiği gibi konuşmamız gerekir. O
anda her ne kadar tam tersi bir şekilde hissediyor olsak bile, ufacık bir çaba çok
büyük bir kuvvetle desteklenecek ve bu bizi daha önce hiç hissetmediğimiz bir
farkındalık anlayışına yükseltecektir. Kazandığımız en büyük gelişmelerimiz,
hayatımızın kolay ve tatminkâr olduğu anlarında olmamıştır. Çünkü böyle
dönemlerde güçlü olmak için öyle özel bir çabaya ihtiyaç duyulmaz. Ama, tam sınav
ve talihsizliklerin ortasındayken, batmakta olduğumuzu, yenik düştüğümüzü
düşündüğümüz o anda, yüce bir kuvvete bağlı olduğumuzun farkında olmamızdır
önemli olan.
Eğer yaşamımızı gerektiği gibi yaşarsak, hayatta, bizi sürekli bir şekilde
üzecek hiçbir şey olamaz. Bizi rahatsız edecek hiç bir şey meydana gelmez. O hâlde,
içinizde, o anki ihtiyacınızı karşılayacak şekilde kendini gösteren, sınırsız bir gücün
var olduğunu hep hatırlayın. Eğer çözümlemesi zor bir olayla karşı karşıya kaldıysak,
bir çocuk gibi sessiz kalabilir, geldiğinde ilhama açık bir hâlde bulunabiliriz. O zaman
nasıl davranacağımızı biliriz, hiç de telaş etmeye veya huzurumuzu kaçırmaya gerek
olmadığını da görürüz. Her zaman içten bir rehberlik işaretinin gelmesini beklemek,
sonra da dışarıdan gelen tepkiye göre davranmak her zaman daha akıllıca, bilgece
bir davranıştır.
"It is like a parasite that grows with the growth of the supporting
body, and, like a parasite, it can best be killed by violent separation
and crushing. "
"Alışkanlık, vücudun desteğinin artmasıyla daha da büyüyen bir parazit gibidir.
Aynen bir parazit gibi, ancak çok şiddetli şekilde bir koparılma ve ezilme ile yok
edilebilir."