Nerede olsam karşıma çıkıyor bir kanlı ova...
Sen misin yoksa hayalin mi vefasız Kosova?
Hani binlerce mefahirdi senin her adımın
Hani sinende yarıp geçtiği yol Yıldırım'ın?
Hani asker, hani kalbinde yatan Şah-ı Şehid?
Söyle Meşhed öpeyim secde edip toprağını;
Yokmudur Murad'ın sende iki üç damla kanı?
Bir cinayet ki: Cezalar ona nispetle küçük!
Ey, bu toprakta birer na'ş-ı perişan bırakıp,
Yükselen mevkib-i ervah! Sakın arza bakıp ;
Sanmayın: Şevk-ı şehadetle coşan bir kan var..
Bizde leşten daha hissiz, daha kokuşmuş can var!
Bakmayın, hem tükürün çehre-i murdarımıza!
Tükürün: Belki biraz duygu gelir ârımıza!
Tükürün cephe-i lakaydına Şark' ın , tükürün!
Kuşkulansın , görelim, gayreti halkın, tükürün!
Tükürün milleti alçakça vuran darbelere!
Tükürün onlara alkış dağıtan kahbelere!
Tükürün Ehl-i Salîb ' in o hayasız yüzüne...!
Vefasız yurt! Öz evladın için olsun, vefa yok mu?
Neden kalbin kararmış? Bin ocaktan bir ziya yok mu?
İlahi kimsesizlikten bunaldım, aşina yok mu?
Vatansız hanümansız bir garibim.. Mülteca yok mu?
Bütün yokluk mu her yer? Bari bir "Yok" der sada yok mu?
Çünkü biz bilmiyoruz dini. Evet bilseydik,
Çare yok, göstermezdik bu kadar sersemlik.
"Böyle gördük dedemizden!" diye izmihlali
Boylayan bir sürü milletlerin olsun hâli,