Şadiye Bayer

Şadiye Bayer
@1284fatmanurveannesi
Kızının sağlık serüveninde onunla dahada güćlenip rabbine bağlanan bir anne
Ev hanımı
İstanbul
27 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2024 15. kitabı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2024 15. kitabı
Dünya bir yarış yeridir. Dünyaya gelen her insan, ister istemez bu yarışa ağlayarak katılır ve kendi kulvarında koşmaya başlar. Onu bu yarışa sokan ulu kudret yarışı kazanmasını ister. Göğüs kafesine yerleştirdiği bir kronometre ile nefeslerini tık, tık, tık diye geriye doğru sayar ve ona sürenin gittikçe azaldığını duyurur. Yarışçıların kimi bir müddet sonra tıkanır, kimi uzun süre dolanır. Bu yarışın çıkış noktası belli, varış çizgisi bellidir. Başarının sırrı, bu iki noktayı hep göz önünde bulun- durmak ve yarıştığını unutmamaktadır. Spor yarışında da, ticarî yarışta da, hayır yarışında da kural budur. Nefsiyle yarışanlar bu kuralı iyi bilmek zorundadır. Ölümü varış çizgisi zannedenler aldanırlar. Kabir, bu uzun yolculuğun ilk konak yeridir. Orada, şayet rahat bırakırlarsa, yarışçılar nefeslerini biraz toparlayacak, sonra daha uzun ve daha çetin bir yolculuğa çıkacak. Mahşer denilen hesap yerine varanlar, tepeye dikilen güneşin altında, saatlerce değil, yıllarca ayakta bekleyecek. Hesap kitap bitse bile iş bitmeyecek. Sırat denilen o zor geçitten geçilecek. Geçemeyenler için korkunç bir çile başlayacak. Sevgili ölümün, o güzelim çehresiyle bir daha tebessüm etmesini bekleyenler boşuna bekleyecek. Çünkü orada felaketler birbirini izleyecek. İşte bu yolun ve yolcunun kısa hikâyesi. Çoğumuzun okumaya fırsat bulamadığı o büyük Kitâb ve onu bize getiren sevgili Rehberimiz olayı böyle özetliyor. Eğer kendimizi bir yolcu gibi görüyorsak, yürümemize engel olan fazlalıkları sırtımızda boşuna taşımamalı, adına fakir denilen âhiret postacılarıyla son menzile göndermeliyiz. Bizden önce bu yoldan geçen, bize hayatı, ölümü ve ölüm sonrasını anlatan Büyük Rehberimiz Efendi- miz, üzerinde yattığı hasır mübarek yüzünde izler bırakınca, "Efendim, bir yatak serelim; onun üzerinde
Adı Güzel Kendi Güzel Muhammed,(s.a.v.)Mehmet Yaşar Kandemir · Tahlil Yayınları · 201275 okunma
Sen ekmeği marketten alırsın ama cenazene mahalle bakkalı gelir.
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2024 14. kitabı
BU KADAR FAZLA VE bu kadar hızla yaşamanın insanın doğasına uymadığını düşünenlerdenim ben. Şöyle äheste bir hayat ve ağır ağır geçen ya da geçmesi gereken bir zamanda yaşamayı bu hızlı modern zamanda yaşamaya tercih ederdim. Bir şehirden bir şehre gitmek için günlerce yol gidebilirdim mesela. Birine haber ulaştırmak için mektup yazabilir, ulaşması için günlerce bekler ve sonra bir cevap için yine bir o kadar ya da belki daha fazla günü tüketebilirdim. Birini görmek için telefonu sarılıp da görüntülü arama yapmaya çalışmaz, meşakkatini çekip özlediğimi gider görür gelirdim ve gerekirse bunun için bir günümü de verirdim. İnternetsiz, telefonsuz, televizyonsuz, hatta elektriksiz yaşayabilirdim. Tek katlı bir köy evinde hayatımı geçirebilir, suyu tulumbadan hani şu eski içine önce su döküp de basıncı artırdığın ve onlarca kez hızlı hızlı kolu indirip kaldırdıklarından çekebilir, şimdiki gibi her istediğim anda ulaşabildiğim ve onlarca olan değil de zorla ve çok az bulabildiğim kitaplar okuyabilirdim. Bunları yapmaya bunca rahata alışmış benim gücüm yeter miydi ve bu rahatı terk etmeyi nefsim kabul eder miydi bilmem ama bir tercih hakkım olsa sanırım bunu tercih ederdim. Ya da en azından hayal kurmaya hakkım var değil mi? Arif Nihat Asya şöyle diyordu: "Bize bir nazar oldu, Cumamız pazar oldu Ne olduysa hep bize azar azar oldu.
Cenazene Mahalle Bakkalı GelirFatih Duman · Nesil Yayınları · 2020173 okunma