Herkes bir gün sarsılır, her güven bir noktada zedelenir ve her ilişki bir an gelir kırılıverir. Biz böyle anlara kırılma noktası deriz, bir cümle duyarsın ve o cümle seni kollarından tutup sarsar adeta. Işık kırılması gibi, içinden geçer ve dağıtır seni. Uyandırır seni birkaç kelime, kendine getirir, sallar ve bir tokat atar yüzüne. Gerçekler gözlerinin önüne birer fotoğraf gibi iner ama onlar inerken bir perde de kalkar gözlerinin önünden.
Herkesin umutları vardı ve umutsuzlukları, herkesin imkanları vardı ve imkansızlıkları. Hayat iki uçluydu her daim, kutlamaların konfetileri ve vedaların külleri arasında gidip geliyordu gerçeklik.
“Olmayan bir şeyin acısını çeker kimileri,” diye söze girdi Derya Hoca, “Var olandan daha çok üzebilir bazen hiç var olmayan bir şey... Boşluk da acı verir bazen.”