Son 10-15 yılda dünyada aynı anda iki şey arttı; anksiyete ve depresyon oranları ve bunun yanı sıra terapi, meditasyon, yoga, travma çalışmaları, anlam arayışı... Bu çelişki değil, aslında, bir anlamda aynı sürecin iki görünen yüzü. Modern insanın kimliği temelde üç şey üzerine kuruluydu diye düşünebiliriz: Mesleği, geleceğin öngörülebilirliği ve sosyal rolü. Şimdi ise, üçü de sallanıyor. Meslekler değişiyor. Ekonomi belirsiz. Toplumlar hızla dönüşüyor. Ve beyinlerimiz tüm bu değişimi ve belirsizliği bir tehdit olarak algılıyor. Doğal olarak kaygımız artıyor. Paralel olarak anlam arayışımız ve peşine takıldığımız içe dönüş trendleri de. Yani maneviyat patlaması bir tür "aydınlanma modası"ndan çok belki de psikolojik denge ihtiyacımızdan kaynaklanıyor.ı