Vonnegut’un, her zaman kulak arkası ettiğim bir başka öğüdünde söylediği gibi: “İşler yolunda gittiğinde bir durun ve yüksek sesle, ‘Daha ne olsun?’ demeyi unutmayın.”
Hayatımda senin kadar kimseyi sevmedim demek gerçekçi olur mu bilmiyorum. Zaten kıyaslayabileceğim kimseyi de hatırlayamıyorum. Ama senin kadar istikrarla kimseyi sevmediğime eminim, bir daha sevebileceğimi de sanmıyorum Osman.
Kalp, kırılıp yapışa yapışa Frankenstein gibi bir şey oluyor. İnsan desen değil, canavar desen değil. Ama evlat gibi bir şey yine de, ne yapabilirsin ki?