• 96 syf.
    ·2 günde·Beğendi·8/10
    Okuduğum kitap 'sadeleştirilmiş tam metin'dir. Hem özgün eser sadeleştirilmiş hem de sayfa altlarında bilinmeyen/kullanılmayan/argo/mecazi bazı kelimelere de açıklama eklenmiş. Bu sayede sözlük karıştırmadan ve konudan kopmadan metin anlaşılabiliyor.

    Hayattan Sayfalar, Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın (1864 - 1944) 1919 yılında yayımladığı bir romandır. Bu roman da diğer romanları gibi 'İstanbul' ve İstanbul'dan 'insan manzaraları'nı içerir. Bizi İstanbul'un bir semtinde yolculuğa çıkartıyor. Bunu yaparken de orada yaşayanları da peşimize takıyor. O anlatıyor, biz okuyoruz; geçmiş, insanlar, inanışlar ve kültür peşi sıra bize eşlik ederken, toplum içinde yaşanan sevinçler, hüzünler, farklılıklar; görünen veya görünmeyenleri de bir araya toplamış.

    İstanbul neresi denildiğinde, 'gerçek İstanbul' olarak tabir edilen semtlerden biri olan Edirnekapı ve oranın tasviriyle kitaba başlanır. Hem çevre hem de insan iç içe anlatılır. Örnekler vererek, olan ve olması gerekenleri bir anlatıcı yoluyla bize ulaştırır. Bir mahalle ve o mahallenin ahalisi konuşmaya başlar. Yeri geldiğinde mahalle ağzı kitabın içinde yer alarak, onu da olduğu gibi semtin içinde yürütür. Mahalle içindeki bir kavga ya da durum anlatılırken, argoya geniş açıdan bakılır.

    Ölüm olgusu işlenirken onun üzerinden dönemin zengin ve fakirlerine de bakılıyor. Hayattan Sayfalar içinde belli bir karakter yok. O mahalle var. O mahallenin eşrafı da var, fakiri de var, sokakları, mezarlığı, ölüm, cenaze hizmetleri de var. Mahalle ağzı ve mahalleden haberler eşliğinde bir hikaye anlatılıyor. 1900'lerin başları, İstanbul'un bir semtinden kesitler sunuyor.

    Uzun uzadıya ayrıntılı anlatmaya gerek yok. Sonda söylenmesi gerekenleri başta söyleyeyim: Hüseyin Rahmi Gürpınar'ı okuyalım. Derin analizler, kişilik tahlilleri, karakter derinliği olmayabilir. Ama o bize bu kitapta İstanbul'un bir semtinde yaşanan bir olayı anlatıyor. Güzel, okunabilir. Anlatırken de kendine has cümlelerle yani mahalle ağzı, atasözleri, deyimler; mahallenin yapısı hakkında bizlere de bilgi veriyor.

    Bu kitap ile 'hayatın bir sayfası bizler için açılıyor'. Benim gibi o tarihleri, yaşayışları, kültürü hakkında okumayı sevenlere hitap edebilir.

    Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın yaşamı ve edebiyatçı yönü hakkındaki bilgiye çeşitli kitaplardan ve internetten ulaşılabilir.

    Kitap hakkında bazı özel notlar:

    ++ Okuduğum baskı Bilge Kültür Sanat, sadeleştirilmiş metin, sadeleştiren Osman Sevim, 1. Basım Mayıs 2015 tarihlidir. Ayrıca elimde farklı baskıları da yer almaktadır. Bunu yazmamın sebebi ise bir durum tespiti yapmak. Sadeleştirilmiş metinleri okumak daha avantajlı oluyor ama özgün metni okumak isteyenlere de hitap eden yayınlar da mevcut. Örneğin, Papersense Yayınları tarafından çıkartılan "Hayattan Sahifeler, 1.Baskı Ekim 2015, Osmanlıcadan aktaran Nuri Sağlam. Bu kitap içinde H.R.Gürpınar hakkında bilgi verilmesi haricinde Osmanlıca baskından yeni Türkçeye (eski Türkçeden yeni Türkçeye) bir aktarım olduğu da belirtiliyor. Yayınevi bunu kitabın kapağına "Orijinal Metin" olarak işlemiş. Bendeki diğer bir baskı ise Atlas Kitabevi, 6. Basım 197?, sadeleştiren Mustafa Nihat Özon. Mustafa Nihat Özon'un 1965 - 1972 yılları arası H.R. Gürpınar'ın kitaplarını sadeleştirdiğini çeşitli internet kaynaklarından öğreniyoruz. Başka bir baskı ise 1947 tarihli. 1919 tarihli Osmanlıca baskıdan sonra yeni harflerle ilk baskısı 1940 tarihli olan kitabın 3. baskısı oluyor. Bendeki kitapta, Hilmi Kitabevi, 3. Basım 1947 tarihli. Şimdi bunları niye yazdım (Esas yazmamım sebebi burayı bir depo olarak gördüğüm için yazılı metinleri bu şekilde internette saklamış olmam ve ilerisi için kendime bilgi sağlamak. Okuyan olur ve faydası gören ya da yardımcı olan olursa ne ala!) . Bu yazdığım kitaplar içinde gözüme çarpan bazı yerlerde farklılıklar olması. Fark ettiklerimi aşağıya sıraladım ve özellikle "Amarke" için yazdım.

    ++ Amarke > Papersense 2015 (56. sayfa), Hilmi 1947 (44. sayfa), Atlas 197? (37. sayfa). Fakat Bilge Kültür 2015 baskısının 45.sayfasında ise "Amarke" > Amerika olmuş. Dipnot olarak da, (argo) zengin, paralı kimse denilmiş. Hulki Aktunç'un Büyük Argo Sözlüğü'nün 26. sayfasında Amerika için şu ifade yer almaktadır: İtalyan denizci Amerigo Vespuccinin adından İngilizce America. Zengin, paralı kimse diye açıklama var. Cümlenin yapısından "zengin, paralı kimse" anlaşılabilir ama bu "Amarke" ya dizgi hatası ile yanlış yazılmış olabilir ya da başka bir şey olabilir diye düşünüyorum ?

    ++ Papersense 2015 (53. sayfa) "…inle", Hilmi 1947 (42. sayfa) " … ınla", Atlas 197? (35. sayfa) " ağzınla", BilgeKültür 2015 (42. sayfa) " bohçanla". Bu sayfada bir dipnot yok. Hulki Aktunç'un yine Argo Sözlüğünün 51 sayfasına baktığımızda "bohça" kelimesi; kalça, kıç, but olarak geçiyor. Kitap içindeki cümle yapısına uygun. Peki, "… inle ya da ınla" diye geçen yerler acaba zamanında yazar tarafından mı sansür edilmiş (1919 -1940) yoksa zamanın örfi idaresi tarafından mı?

    ++ Papersense 2015 (86. sayfa) " … u yedi", Hilmi 1947 (72. sayfa) " … u yedi), Atlas 197? (60. sayfa) " boku yedi), BilgeKültür 2015 (74. sayfa) " …u yedi). Bu yerler de acaba zamanında yazar tarafından mı sansür edilmiş (1919 -1940) yoksa zamanın örfi idaresi tarafından mı?

    Okumamda fark ettiğim yerler bunlardı. Eski Türkçe metinden yeni Türkçeye tam, sansürsüz (sansür varsa o da dipnot olarak belirtilebilir) ve dipnotlu yeni bir çeviri arıyorum. İş Kültür, H.R. Gürpınar'ın külliyatını yayımlamaya başladı. Bu kitaba sıra ne zaman gelir bilemem ama umarım bu soruların da cevabı çözümlenir. İyi okumalar.

    Bu kitabı 22 /24 Aralık 2019 tarihleri arası okuyup, inceleme yazısı ise 1 Ocak 2020 tarihinde siteye eklenmiştir.
  • 148 syf.
    ·1 günde
    30 Aralık 2019 Pazartesi
    14:04

    Güngör Dilmen ismi daima edebiyat kitaplarında karşıma çıkan bir isimdi. Özellikle Canlı Maymun Lokantası kimin diye sorduklarında Güngör Dilmen diye cevap verirdik. Geç kalınmış bir okuma süreci olsa da bu son aylarda tam 8 tane Güngör Dilmen kitabını okudum. 20 Aralık - 20 Ocak arası devam edecek olan bir etkinlikle de birkaç arkadaşımızı daha katıp yazarı daha çok okutmaya çalıştım. Katılan herkese tekrar teşekkür ederim.
    #56846731 Elimde iki tane daha kitabı var (Midas Üçlemesi, Aşkımız Aksarayın En Büyük Yangını) sonra kalan kitaplarını temin edene kadar sona erecek okumalarım.

    Daha önce
    Toplu Oyunlar 5 #52107732
    Kurban
    #56241535
    Canlı Maymun Lokantası
    #56119884
    Oyunlarını inceledim bu kitabı incelemekten ziyade değineceğim arta kalan kısımlar kişisel rahatsızlıklarımı dile getirmekten ibaret olacak.

    Yerli tiyatro yazarlarımız sessiz sedasız bir hayat belirli bir azınlığın elinde dolaşan bir kadere mahkum ülkemizde bunun sebebi ise sanat ve edebiyata verdiğimiz önemin azlığı daha doğrusu yokluğundan kaynaklanıyor.

    Eğitim sisteminin içinde tiyatro metni okuma okutma diye bir şey yok maalesef, daha öykü ve romanı okuyamaz halde olan insanlarımız tiyatronun varlığını tamamen unutuyor. Halbuki bizim sanat edebiyata önem veren ve gerçek anlamda donanımlı bireyler yetiştiren Köy Enstitülerimiz vardı birkaç siyasinin aptallığı yüzünden ülkenin çalınan devrimi Köy Enstitülerimiz'den Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsünde eğitimi verilen bazı müzik aletleri şöyleydi:

    Mandolin
    Keman
    Bağlama
    Akordeon
    Piyano
    Metronom
    Amplifikatör
    ..

    Ve son yılında oynanan bazı tiyatro oyunları şöyledir;

    Anton Çehov: Teklif

    Moliére; Zoraki Tabip, Kibarlık Budalası

    Sophokles; Kral Oedipus

    Gogol; Müfettiş

    Shakespeare; Bir Yaz Gecesi

    Benim için Köy Enstitüleri; Hasan Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç kırmızı çizgidir bu ülke için yapılan en büyük "Aydınlanma Hareketi''nin mihenk taşlarıdır ve aynı zamanda bu ülkede en fazla ihanet edilen insanların başında gelirler.

    1940 yılında başlayan ve evrensel bir oluşum olan köy enstitüleri üzerine onlarca ülkeden araştırma heyetleri yollanmış ve mercek altına alınmıştır.

    Biz ise haince onları kapattık, kapattık da ne oldu? Vitrin edebiyatına tâbi bir nesil yetiştirdik, her sene eğitim sistemi değişen rezil bir vaziyete büründük. İçerikleri boş, etkinlikleri saçma müfredat programı ile bomboş, cahil nesiler yetiştirmeye başladık. Bazı bölgelerde Ortaokul öğrencileri okuma yazmayı dahi bilemez duruma gelmiş, öğretmenler baş edemeyeceği kadar sorumluluklar ve geçim mücadelesi ile baş başa bırakılmıştır.

    Katlanarak ilerleyen edebiyata ve sanata olan uzaklığımız yüzünden mutsuz, hayattan zevk alamayan sosyal medya bağımlısı, kişiliği oturmamış, sosyal ilişkilerde başarısız ve öz güveni düşük bireyler mezun ediyoruz.

    70 yıl önce okunan ve okutulan klasikler ve verilen dil eğitimi seviyesi ile günümüzde var olan durum arasında gerçekten büyük bir uçurum var. Biz hala Hasan Ali Yücel'in klasikler dizisini okuyor ve hâlâ en çok Köy Enstitüleri mezunlarının eserlerine güveniyoruz.

    Geçenlerde Devlet Tiyatrolari ile ilgili bir paylaşım yapmıştım, altına bir arkadaşımız (Denetimli Tiyatro: Devlet Tiyatrosu) cevabını yazmıştı, evet sanat ve edebiyat bu ülkede daima siyasi bir kuşatma altında belki de hep öyle kalacaktır ama ben Devlet Tiyatroları yönetmenlerinin bazılarının hayatlarını araştıran her şeye rağmen sanata tutunmak için ellerinden geleni yapan insanlara da şahit oldum. Devlet Tiyatroları maddi durumu iyi olmayan insanların bir oyun seyredebilmesi için en iyi seçenektir ben öğrencilik hayatımda Denizli Hasan Kasapoğlu Devet Tiyatrosunda tanıdım sahne sanatlarını, hayatımda ilk kez orada gittim tiyaroya. Sonra bir yıl kadar Ankara Kızılay'da yaşadım yürüme mesafesinde olan Ziraat, Akün ve Şinasi sahneleri ile haftada en az iki kez tiyatroya gidiyordum. Şimdi de Gaziantep ilinde yaşıyorum burada da Onat Kutlar Devlet Tiyatrosu var elimden geldiğince sezon oyunlarına gitmeye çalışıyorum. Ben bu sahnelerde sevdim tiyaroyu bu sahnelerde: Yeraltından Notlar, Kurban, Töre, Kontrabas, Rumuz Goncagül, Moby Dick, Ya Devlet Başa Ya Kuzgun Leşe, Hürrem Sultan, Felatun Bey ile Rakım Efendi, Tolstoy ve Anna, Satranç... Ve daha nice eserleri bu sahnelerde izledim. Devlet Tiyatroları oyuncuları az bir para ile hayatlarını devam ettirmekte sözde aydın olan topluluklarımızın her oyununun bileti 100 liraya yakın oluyor burjuva sınıfına seslenen bir aydın kesimini reddediyorum özel tiyatroları çok nadir tercih ediyorum bu ekonomik şartlarda benim verecek bu kadar param yok ki olsaydı da nadir gideceğimi düşünüyorum. Mevcut iktidarın yanlış ekonomi politikalari yüzünden aşırı pahalı yaşama direnmeye çalışan insanların bir sanat kaygısı taşıması için hamurunda her şeye rağmen sanat ve edebiyat mayasını taşıması gerekir bu durum bizim ülkemizde hiçbir zaman gerçekleşmeyecek sanatı takip eden ve temsil eden kesim daima orta ve üst sınıf olacak bir iki odalı eve ben maaşımın yüzde 35'ini kira parası olarak verirken, soğanın sarımsağın girmediği evleri binaları görüyorken aydın sanatını tercih etmemeye devam edeceğim, bütün masrafları kısıp minimalist bir hayat sürmeme rağmen kitaplarımın yarısını alamıyorken, kütüphane kütüphane dolaşıp, yüzlerce e kitap okuyorken ben halkçıyım, ben aydınım diye geçinen ama ücretinden de ödün vermeyen tüm halkçı yazar ve sanatçıların performanslarına gitmeyi reddediyorum. Her kötü koşula rağmen unutulan edebiyat ve sanata kavuşmaya çabalıyorum.

    Edebiyata ve sanata yönelim insan hayatında bir gereklilik olması gerekirken bizim ülkemizde bir hobi ya da bir boş zaman faaliyeti olarak vücut buluyor benim için bir gereklilik hem sahnede olsun hem yazılı metni okumak olsun hayatımda uzun zamandır olan ve olacak bir alandır tiyaro..

    Güngör Dilmen bu ülke tiyarosuna uzun yıllar hizmet etmiş değerli bir tiyatro yazarı İstanbul Üniversitesi Klasik Filoloji Bölümünü bitirdi, Tel Aviv ve Atina'ya tiyatro alanında araştırmalar yapmak için gitti. Yale ve Washington Üniversitelerinde tiyatro eğitimi gördükten sonra Türkiye'ye dönüp İstanbul Şehir Tiyatrosunda, İstanbul Radyosunda, Anadolu Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyaro bölümünde olmak üzere değişik ama sürekli tiyatro üzerinde görevler üstlendi. Genç dramatugları yetiştiren bir öğretmen oldu.

    Eserlerinde tarih ve mitolojiyi başarılı bir şekilde kullanarak günümüze uyarladı.
    Bu kitabında da iki oyunu yer alıyor. Deli Dumrul oyununu az çok biliriz Dede Korkut Hikayelerinden Azrail ile olan sürtüşmesinden sonra kendi canının yerine can bulmaya çalışan Deli Dumrul ne en yakındaki adamından ne de Anne Babasından dilediği canı alabilecektir.

    İkinci oyun Akad'ın Yayı;

    Oyundaki tanrıça adına tahsis edilen yay'ın insanın eline geçince evrensel bir güce dönüştüğünü ve İnsan aklının bu gücü hangi yönde kullanacağını sorgulayan bir oyun. Akad ise yayı kullanıp kötülük ve şiddet getirmek yerine sevgi ve barış getirsin diye kullanmadan sırtında taşımış kötü emellerine alet etmesin diye tanrıçasına geri vermekten vazgeçiyor, babasının ve çevresinin şiddete dayalı önerilerine kulak asmadan barışçıl bir yol haritası çiziyor. Onlar onu dışlayıp dağda Haydut arkadaşı Yatpan'ın yanına sürdüler o elindeki muazzam yay ile susuz kalmasınlar diye dağları delip su getirmeye çalıştı. Akad insanın kendi başına, tanrısız yalnızca kendi iradesiyle başa çıkması gereken bir çağın öncüsüdür. İnsanlığın başına gelen tüm felaketlerin iyi yerine kötüyü tercih eden bazı yöneticilerin elinden geldiğinin habercisidir Akad, elindeki bilimsel gelişmeleri evrensel güzellik için değil de kitle imha silahlarının geliştirilmesine, sınır güvenliği için yüksek savunma sistemleri yatırımına ayıran kutuplaşmış dünya düzenin habercisidir Akad...

    Babası Kadı Danyal onu yakıp yıkıp kahramanlık yapması için dolduruşa getirirken düşmanına yardım etmeyi seçen bir Akad'ı konuşuyoruz;

    "DANYAL : Anlayamıyorum seni. Hem kaç gündür yemek yediğini görmedim, oruç mu tutuyorsun? Sofu mu oldun?
    AKAD : Hitit ülkesinde kıtlık var.
    DANYAL : Sana ne Hitit ülkesindeki kıtlıktan?
    AKAD : Onların çektiği açlığı bir ölçü ben de duymak istiyorum.
    DANYAL : Zorun ne çocuk? Hititler bizim düşmanımızdır. Açlık kıtlık ülkelerini kasıp kavuruyorsa bizim sevinmemiz gerek. AKAD : Kimse benim düşmanım değil. Açlık denen sarı ejder bizim yurdumuzu da ziyaret edebilir komşularımızın mutsuzluğuna sevinmek nicedir? Yardım etmeliyiz onlara.


    Haydut Yatpan'ı yayın gücü olmadan dağdan indirio halkının önünde özür dilettğinde halk yayla birlikte Akad'ın elde edeceği başarıları, kazanacakları savaşları gözleri dönmüş ve kana susamış bir şekilde dile getirdikleri vakit Akad şöyle cevap verecektir;

    1. YURTTAŞ : Ele geçirdiğimiz fırsatı kullanmayalım mı?
    AKAD : Yarın onların eline geçebilir fırsat dediğiniz .
    I. YURTTAŞ : Gelecekten korkup oturalım mı?
    II. YURTTAŞ : Bu düzen böyle kurulmuş, sen mi değiştireceksin?
    ı. YURTTAŞ: Yay bizim elimizde şimdi
    savaş isteriz , savaş.
    YURTTAŞLAR : Savaş isteriz, savaş
    AKAD : Omuzumda taşıdığım bu yayın size verdiği garip sinsi güven gözünüzü döndürüyor. Ama hiç kimse Akad 'ı bir yıkıcı ordunun başında görmeyecek.
    YURTTAŞ : Sen korkuyorsan yayı bize teslim et .
    YURTTAŞLAR : .Yayı bize teslim et .
    AKAD : Onu kimseye veremem.
    1. YURTTAŞ : Sen kullanmazsan biz kullanırız .
    AKAD : Açılın.yayı vermem dedim.
    DANYAL (bir gayretle): Açılın , açılın diyor Akad
    YURTTAŞ : Zorla alırız biz de.
    AKAD (yayı doğrultur): Öz yurttaşlarıma çekmek zorunda bırakmayın beni?
    1. YURTTAŞ : Yürüyün üstüne, korkmayın, dediğini yapa-maz . Yayı kapalım elinden . Yürüyelim Boğazköy'e .
    YURTTAŞLAR : Mısır'a yürüyelim, yayı kapıp elinden.
    DANYAL : Durun, açılın, Akad dediğini yapar. (Akad yayı gerer yıldırım düşer, öndeki kişiler cansız yere serilir.

    Akad barışçıl tutumunu sürdürmede halkına zarar vermeyi göze alacak kadar kararlıdır.
    Çok akıcı ve bir o kadar düşündürücü metni okumanızı tavsiye ederim, tabi bu eser bu sitede sadece iki okunma oranına sahip ki kitabı siteye ben eklemiştim diğer birkaç kitabı gibi eserlerinden haberi olmayan bizlerin duyarsızlığına rağmen Güngör Dilmen hep var olacak ve eserlerinde evrenselliği çoktan yakalamış bir değerdir.
  • 170 syf.
    ·4 günde·Beğendi·9/10
    Vee 2019'da bitirdiğim bir başka kitap: İnsanın Anlam Arayışı / Viktor E. Frankl . Kitabın oldukça zengin bir içeriğe sahip olduğu hususunda zihninizde en ufak bir şüphe kırıntısı kalmamasını isterim. Kitap 3 bölümden oluşmaktadır. İlk bölümü yazarın, İkinci Dünya savaşı sırasında Nazi Ölümcül Toplama kamplarından biri olan Auschwitz'de (1940 yılında Polonya'da inşa edilen ve çoğunluğunu Yahudilerin oluşturduğu 4 milyondan fazla insanın imha edildiği ünlü Nazi toplama kampı.) geçirdiği tutsaklık yıllarını anlattığı otobiyografini içermektedir. Psikiyatrist Dr. Frankl'ın; insan onurunu ayaklar altına alan bir aşağılanma, gaddar SS gardiyanları, acımasız kapolar (özel ayrıcalıklara sahip tutsaklar), gaz odaları, krematoryumlar (ölü yakma odaları), katliamlar, açlık, hastalıklar, salgınlar, soğuk hava şartları ve çok ağır işlerde çalıştırılmak gibi sayısız zorluk ve acıyla geçen kamp günlerini okudukça ve bunların birer kurgu olmayıp gerçekten yaşanmış olduğu gerçeğini hatırladıkça, "vicdan kırıntısı da mı yok?" sorusunu sık sık kendinize soracaksınızdır. Peki Dr. Frankl bu kadar acı ile yoğrulmuş ve acı çekmek kavramının anlamından utandırıldığı günlerini neden bizlere anlatıyor? O hâlde kendisinden cevabı öğrenelim:
    "İstediğim tek şey somut bir örnek yoluyla okura, yaşamın, her durumda, hatta en acınası durumlarda bile potansiyel bir anlam taşıdığını anlatabilmekti." (Syf, 14)
    Evet Dr. Frankl'a göre acıya rağmen, hatta acıyı bir yaratıcılıkla işleyip insan yaşamına bir anlam katabilir. Tecrübeleri ile; acıya, işkenceye, açlığa ve daha bir çok onur kırıcı şeylere rağmen yine de insanın, onurunu koruyabileceğini savunur yazar. Bunu da şöyle bir alıntısıyla dile getirelim: "İnsan, onurunu bir toplama kampında bile koruyabilir. Dostoyevski bir keresinde şöyle demişti: 'Beni korkutan tek bir şey var: Acılarıma değmemek!' "
    Acıların, insanı değerli kıldığı düşüncesi bile bir anlam taşıyor insan yaşamına. Sevgi, bizi bekleyen insanlar, yarım kalmış işler, tamamlanmamış düşüncelerimiz, ailemiz, bize ihtiyaç duyan insan ve dünya.. bunun gibi birçok şeyi düşünerek nazi kampında intiharı düşünmeyen ve hayatta kalmaya çalışan insanların hayatlarındaki anlamlarıdır. Kitap boyunca yazar, insanı asıl intihara sürükleyen şeyin nazi kampı değil, hayatında bir anlamı, hedefi olmamasıdır diye düşündürüyor. Nietzsche'den bir alıntıyla bunu destekliyor da: "Yaşamak için bir nedeni olan kişi, hemen her nasıl'a katlanabilir." Bu söz üzerinde günümüz insanın da durup bir düşünmesi gerekmektedir. Bir nazi toplama kampında olmamamıza rağmen en ufak bir zorlukta, acı karşısında hemen yelkenleri suya indirip akıntıya teslim oluyoruz ve "ölmek istiyorum" cümlesini dilimizden düşürmeyerek şımarık bir organizmaya dönüşüyoruz. Unutmamak gerekir ki; insanı intihar eşiğine getiren acı değildir, amaçsızlıktır.

    İkinci bölümde Dr. Frankl kendi geliştirdiği "Logoterapi" yöntemi hakkında oldukça açık, anlaşılır bir üslupla teknik bilgi verip okuyucuyu sıkmamak adına örneklerle de açıklamıştır.

    Üçüncü bölümde ise zorluklarla, hastalıklarla veya fobilerle başaçıkabilmenin yollarından biri olan "Trajik bir iyimserlik" kavramından bahseder. Bunu da şöyle bir alıntıyla özetlemek isterim:"Yani trajedi karşısında ve olabilecek en iyi insan potansiyeli açısından iyimserlik, her zaman için,
    (1) acıyı bir insan başarısına dönüştürmeye
    (2) suçluluk hisseden kişinin, kendisini daha iyiye yönelik olarak değiştirme fırsatını kazanmasına ve
    (3) yaşamın geçiciliğinden, sorumlu bir tavır almaya yönelik girişim gücü kazanılmasına olanak vermektedir."

    Dr. Frankl'ın acı tecrübelerle dolu bu eserini, modern çağın büyüttüğü ve yeni aldığı son model telefonu bozulunca dünyalara küsen, sosyal medyada takipçisi azaldı diye depresyona giren, fenomenlik uğruna çocuklarını kullanıp olamayınca da yıkım yaşayan, derslerinde istediği başarıyı yakalayamadığı için çocuğuna psikolojik şiddet uygulayan,
    en küçük bir esinti karşısında yürüyemeyip olduğu yere çakılan bizlerin; bu kitabı okumasını tavsiye ediyorum.
    Keyifli Okumalar.

    Kübra Değirmenci
  • NOBEL EDEBİYAT ÖDÜLÜ ALAN YAZARLAR

    1901. Sully Prudhomme (Fransa)
    1902 . Theodor Mommsen (Almanya)
    1903. Bjørnstjerne Bjørnson (Norveç)
    1904. Frédéric Mistral (Fransa) ile José Echegaray y Eizaguirre (İspanya)
    1905. Henryk Sienkiewicz (Polonya)
    1906. Giosuè Carducci (İtalya)
    1907. Rudyard Kipling (İngiltere/Britanya)
    1908. Rudolf Christoph Eucken (Almanya)
    1909. Selma Lagerlöf (İsveç)
    1910. Paul Heyse (Almanya)
    1911. Count Maurice Maeterlinck (Belçika)
    1912. Gerhart Hauptmann (Almanya)
    1913. Rabindranath Tagore (Hindistan)
    1915. Romain Rolland (Fransa)
    1916. Verner von Heidenstam (İsveç)
    1917. Karl Adolph Gjellerup (Danimarka) ile Henrik Pontoppidan (Danimarka)
    1919. Carl Spitteler (İsviçre)
    1920. Knut Hamsun (Norveç)
    1921. Anatole France (Fransa)
    1922. Jacinto Benavente (İspanya)
    1923. William Butler Yeats (İrlanda)
    1924. Wladyslaw Reymont (Polonya)
    1925.  George Bernard Shaw (İrlanda)
    1926. Grazia Deledda (İtalya)
    1927. Henri Bergson (Fransa)
    1928. Sigrid Undset (Norveç)
    1929. Thomas Mann (Almanya)
    1930. Sinclair Lewis (ABD)
    1931. Erik Axel Karlfeldt (İsveç)
    1932. John Galsworthy (İngiltere/Britanya)
    1933. Ivan Alekseyevich Bunin (Rusya ya da SSCB )
    1934. Luigi Pirandello (İtalya)
    1936. Eugene O'Neill (ABD)
    1937. Roger Martin du Gard (Fransa)
    1938. Pearl S. Buck (ABD)
    1939. Frans Eemil Sillanpää (Finlandiya)
    1940-43. Ödül verilmedi...
    1944. Johannes Vilhelm Jensen (Danimarka)
    1945. Gabriela Mistral (Şili)
    1946. Hermann Hesse (İsviçre)
    1947. André Gide (Fransa)
    1948. T. S. Eliot (ABD) / (İngiltere/Britanya)
    1949. William Faulkner (ABD)
    1950. Bertrand Russell (İngiltere/Britanya)
    1951. Pär Lagerkvist (İsveç)
    1952. François Mauriac (Fransa)
    1953. Sir Winston Churchill (İngiltere/Britanya)
    1954. Ernest Hemingway (ABD)
    1955. Halldór Laxness (İzlanda)
    1956. Juan Ramón Jiménez (İspanya)
    1957. Albert Camus (Fransa)
    1958. Boris Pasternak (Rusya ya da SSCB )
    1959. Salvatore Quasimodo (İtalya)
    1960. Saint-John Perse (Fransa)
    1961. Ivo Andric (Yugoslavya)
    1962. John Steinbeck (ABD)
    1963. Giorgos Seferis (Yunanistan)
    1964. Jean-Paul Sartre (reddetti) (Fransa)
    1965. Mihail Şolohov (Rusya ya da SSCB )
    1966. Shmuel Yosef Agnon (İsrail) ile Nelly Sachs (Batı Almanya)
    1967. Miguel Ángel Asturias (Guatemala)
    1968. Yasunari Kawabata (Japonya)
    1969. Samuel Beckett (İrlanda)
    1970. Aleksandr Soljenitsin (Rusya ya da SSCB )
    1971. Pablo Neruda (Şili)
    1972. Heinrich Böll (Batı Almanya)
    1973. Patrick White (Avustralya)
    1974. Eyvind Johnson (İsveç) ile Harry Martinson (İsveç)
    1975. Eugenio Montale (İtalya)
    1976. Saul Bellow (Kanada / ABD)
    1977. Vicente Aleixandre (İspanya)
    1978. Isaac Bashevis Singer (ABD)
    1979. Odysseas Elytis (Yunanistan)
    1980. Czeslaw Milosz (Polonya / ABD)
    1981. Elias Canetti (İngiltere/Britanya)
    1982. Gabriel García Márquez (Kolombiya)
    1983. William Golding (İngiltere/Britanya)
    1984. Jaroslav Seifert (Çekoslovakya)
    1985. Claude Simon (Fransa)
    1986. Wole Soyinka (Nijerya)
    1987. Joseph Brodsky (Rusya / ABD)
    1988. Necip Mahfuz (Mısır)
    1989. Camilo José Cela (İspanya)
    1990. Octavio Paz (Meksika)
    1991. Nadine Gordimer (Güney Afrika)
    1992. Derek Walcott (Saint Lucia)
    1993. Toni Morrison (ABD)
    1994. Kenzaburo Oe (Japonya)
    1995. Seamus Heaney (İrlanda)
    1996. Wislawa Szymborska (Polonya)
    1997.Dario Fo (İtalya)
    1998. José Saramago (Portekiz)
    1999. Günter Grass (Almanya)
    2000. Gao Xingjian (Fransa)
    2001. Vidiadhar Surajprasad Naipaul (İngiltere/Britanya)
    2002. Imre Kertész (Macaristan)
    2003. John Maxwell Coetzee (Güney Afrika)
    2004. Elfriede Jelinek (Avusturya)
    2005. Harold Pinter (İngiltere/Britanya)
    2006. Orhan Pamuk (Türkiye)
    2007. Doris Lessing (İngiltere/Britanya)
    2008. Jean-Marie Gustave Le Clézio (Fransa)
    2009. Herta Müller (Almanya)
    2010. Mario Vargas Llosa (Peru)
    2011. Tomas Gösta Tranströmer (İsveç)
    2012 Mo Yan (Guan Moye) (Çin)
    2013. Alice Munro (Kanada)
    2014. Patrick Modiano (Fransa)
    2015. Svetlana Aleksiyeviç (Beyaz rusya)
    2016. Bob Dylan (Asıl adı: Robert Allen Zimmerman) (ABD)
    2017. Kazuo Ishiguro (Japon asıllı İngiltere vatandaşı)
    2018. Olga Tokarczuk(Polonya)
    2019. Peter Handke(Avusturya)

    • 1958 yılında Rusya-doğumlu Boris Pasternak bu ödüle layık görülmüş, ancak Sovyetler Birliği hükümetinin baskısı altında bu ödülü reddetmek zorunda kalmıştır.

    • 1964 yılında Jean-Paul Sartre, geçmişte tüm resmî ödülleri reddettiği gibi, bu ödülü de reddetmiştir.

    • Bugüne kadar on üç kadın Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmıştır ki, Nobel Barış Ödülü ile birlikte, diğer tüm Nobel dallarından daha fazladır.

    • Nobel Edebiyat Ödülü'nün verildiği tüm bu yıllar boyunca sadece dört defa, ödül iki kişiye verilmiştir (1904, 1917, 1966, 1974). Ayrıca yedi defa Nobel Edebiyat Ödülü verilmemiştir (1914, 1918, 1935, 1940-1943).
  • *Gılgamış Destanı
    *Ardavirafname-Ardaviraf
    *Kayıp Cennet-John Milton
    *HOMEROS
    İlyada Destanı
    Odysseia Destanı
    *HERODOTOS -Tarih
    *DANTE ALİGHİERİ
    Yeni Dünya
    İlahi Komedya
    *Dönüşümler-Ovidius
    *Aenas Destanı-Vergilius
    *Ütopya -Thomas More
    *Binbir Gece Masalları
    *WİLLİAM SHAKESPEARE
    Hamlet
    Macbeth
    Romeo ve Juliet
    Othello
    Bir Yaz Gecesi Rüyası
    On İkinci Gece
    Kral Lear
    Venedik Taciri
    Kış Masalı
    *FRANCİS BACON
    Denemeler
    Yeni Atlantis
    * Robinson Crusoe -Daniel Defoe
    *Gulliver'in Gezileri -Jonathan Swift
    *Clarissa-Samuel Richardson
    *Tom Jones - Henry Fielding
    *JANE AUSTEN
    Akıl ve Turku
    Aşk ve Gurur
    Mansfield Parkı
    İkna
    Emma
    *MARY Shelley
    Frankenstein
    Son İnsan
    *GururDünyası-William Makepeace Thackeray
    *CHARLES DİCKENS
    İki Şehrin Hikayesi
    Oliver Twist
    Kasvetli Ev
    Büyük Umutlar
    *Jane Eyre - Charlotte Bonte
    *Uğultulu Tepeler-Emily Bonte
    *GEORGE ELİOT (Mary Anne Evans)
    Kıyıdaki Değirmen
    Silas Marner
    Middlemarch
    *THOMAS HARDY
    Kaybolan Masumiyet (Tess ismiyle de çevirisi bulunuyor)
    Çılgın Kalabalıktan Uzak
    Adsız Sansız Bir Jude
    *HENRY JAMES
    Daisy Miller
    Bir Kadının Portresi
    Yürek Burgusu
    *Karanlığın Yüreği -Joseph Conrad
    *HERBERT GEORGE WELLS
    Zaman Makinesi
    Ay’da İlk İnsanlar
    *İyi Asker-Ford Madox Ford
    *Howards End-Edward Morgan Forster
    *VİRGİNİA WOOLF
    Deniz Feneri
    Mrs. Dalloway
    Kendine Ait Bir Oda
    *AGATHA CHRİSTİE
    Doğu Ekspresinde Cinayet
    On Küçük Zenci
    *ALDOUS HUXLEY
    Cesur Yeni Dünya
    Krom Sarısı
    Ses Sese Karşı
    * GEORGE ORWELL (Eric Arthur Blair)
    Hayvan Çiftliği
    Bin Dokuz Yüz Seksen Dört -1984
    *Sineklerin Tanrısı -William Golding
    *Otomatik Portakal - John Burgess Wilson- Anthony Burgess
    *Bir Son Duygusu- Julian Barnes
    *Kefaret-IAN MCEWAN
    *Denemeler –Montaigne
    *Le Cid- Pierre Corneille
    *Fablla- Jean de La Fontaine
    *MOLİERE
    Cimri
    Kibarlık Budalası
    Hastalık Hastası
    *İskender-Jean Racine
    *JEAN-JACGUES ROUSSEAU
    Toplum Sözleşmesi
    İtiraflar
    *Memoirs of a nun (Bir Rahibenin Anıları)-Denis Diderot
    *Devrimler Üzerne Denemeler-François-Rene de Chateaubrıand
    *LAMARTİNE
    Şairane Duyuşlar
    Graziella
    *STENDHAL – (Marie-Henri Beyle )
    Kırmızı ve Siyah
    Parma Manastırı
    **HONORE DE BALZAC
    Vadideki Zambak
    Goriot Baba
    Eugénie Grandet
    **ALEXANDRE DUMAS (baba DUMAS)
    Monte Kristo Kontu
    Üç Silahşörler
    *ALEXANDRE DUMAS (Oğul DUMAS)
    Kamelyalı Kadın
    **VİCTOR HUGO
    Notre Dame'ın Kamburu
    Sefiller
    İdam Mahkumunun Son Günü
    *Bir Zamane Çocuğunun İtirafları-Alfred de Musset
    *GUSTAVE FLAUBERT
    Madam Bovary
    Bilirbilmezler - Bouvard ile Peuchet
    *CHARLES BAUDELAİRE
    Kötülük (Elem) Çiçekleri
    Yapay Cennetler
    *CONCOURT KARDEŞLER
    Germinie Lacar-teux
    Charles Demailly
    *JULES VERNE
    80 Günde Devri Alem
    Dünya Merkezine Yolculuk
    Denizin Altında 20bin Fersah
    *EMİLE ZOLA
    Meyhane
    Germinal
    *ALPHONSE DAUDET
    Değirmenimden Mektuplar
    Pazartesi Hikayeleri
    *Hirodias-Stephane Mallarme
    *Zühal Şiirleri-Paul verlaine
    *GUY DE MAUPASSANT
    Ay Işığı
    Tombalak
    *ARTHUR RİMBAUD
    Cehennemde bir mevsim
    Tanrısal Esinler
    *ADRE GİDE
    Ayrı Yol
    Pastoral Senfoni
    Kalpazanlar
    **MARCEL PROUST
    *Kayıp Zamanın İzinde
    1) Swann'ların Tarafı
    2) Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde
    3) Guermantes Tarafı
    4) Sodom ve Gomorra
    5) Mahpus
    6) Albertine Kayıp
    7) Yakalanan Zaman
    *LOUİS ARAGON
    Paris Köylüsü
    Elsa’nın Gözleri
    *RENE DESCARTES
    Yöntem Üzerine Konuşma
    Felsefenin İlkeleri
    Ruhun Tutkuları
    *ALEKSANDR PUŞKİN
    Maça Kızı
    Yüzbaşının Kızı
    *NİKOLAY VASİLYEVİC GOGOL
    Ölü Canlar
    Palto
    Bir Delinin Hatıra Defteri
    *Zamanımızın Bir Kahramanı-Mihail Lermontov
    *İVAN TURGENYEV
    Rudin-İlk Aşk
    Babalar ve Oğullar
    *FYODOR MİHAYLOVİÇ DOSTOYEVSKİ
    İnsancıklar
    Ölüler Evinden Anılar
    Yeraltından Notlar
    Suç ve Ceza
    Budala
    Karamazov Kardeşler
    *LEV NİKOLAYEVİC TOLSTOY
    Savaş ve Barış
    İnsan Ne ile Yaşar
    İvan İlyiç'in Ölümü
    Anna Karenina
    Kreutzer Sonat
    Diriliş
    *ANTON ÇEHOV
    Martı
    Vişne Bahçesi
    *Oblomov-İvan Gonçarov
    *MAKSİM GORKİ
    Ana
    Artamonov Ailesi
    *İVAN ALEKSİYEVİÇ BUNİN
    Teneke kaplı İvan
    Mitya’nın Aşkı
    *ANDREY BELY
    Petersburg
    *BORİS PASTERNAK
    Doktor jivago
    İnsanlar ve Haller
    *MİCHAEL BULGAKOV
    Usta ile Margarita
    Kol Manşetinde Notlar
    *Sönüyor Al Kanları Günbatımının- Sergey Yesenin
    * Ve Durgun Akardı Don-Mihail Şolohov
    *İvan Denisoviç’in Bir Günü-Aleksandr Soljenitsin
    *JOHANN WOLFGANG VON GOETHE
    Wilhelm Meister'in Çıraklık Yılları
    Genç Werther'in Acıları
    Faust
    Gönül Yakınlıkları
    Pandora
    *SİCHİLLER
    Haydutlar
    Wilhelm Tell
    Don Carlos
    Mutluluk Şarkısı
    *Romantizm Okulu-Heinrich Heine
    *Danton’un Ölümü-Karl Georg Büchner
    *THOMAS MANN
    Buddenbrook Ailesi
    Venedik’te Ölüm
    Büyülü Dağ
    *Orpheus’a Soneler-Rilke
    *HERMANN BROCH
    Kader Ağıtları
    Vergilius'un Ölümü
    *HERMANN HESSE
    Siddhartha
    Bozkırkurdu
    Boncuk Oyunu
    *Niteliksiz Adam – Robert Musil
    *STEFAN ZWEİG
    Satranç
    Amok Koşucusu
    Bir Kadının Hayatından 24 Saat
    Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
    Geçmişe Yolculuk
    *FRANZ KAFKA
    Dönüşüm
    Dava
    Şato
    Milena’ya Mektuplar
    *ELİAS CANETTİ
    Marakeş'te Sesler
    Körleşme
    *Teneke Trampet-Günter Grass
    *EDGAR ALLAN POE
    Öyküler
    Kuyu ve sarkaç
    *Tom Amca'nın Kulübesi-Harriet Beecher Stowe
    *Moby Dick -Herman Melville
    *MARK TWAİN
    Tom Sawyer’in Maceraları
    Huckleberyry Finn’in Maceraları
    Mississippi’de Hayat
    JACK LONDON
    Martin Eden
    Beyaz Diş
    Demir Ökçe (Distopya-ütopya)
    *THOMAS STEARNS ELİOT
    Çorak ülke
    Boş Adamlar
    Edebiyat Üzerine Düşünceler
    *JOHN STEİNBECK
    Kenar Mahalle,Bitmeyen Kavga
    Fareler ve İnsanlar
    Gazap Üzümleri
    *SAUL BELLOW
    Boşlukta Sallanan Adam
    *DAN BROWN
    Da Vinci Şifresi
    Dijital Kale
    Melekler ve Şeytanlar
    *JORGE LUİS BORGES
    Kum Kitabı
    *MİLAN KUNDERA
    Varolamanın Dayanılmaz Hafifliği
    *ROBERT LOUİS STEVENSON
    Define Adası
    Dr jekyll ve bay Hyde
    Kara Ok
    *URSULA K. LE GUİN
    Mülksüzler
    Yerdeniz Üçlemesi
    Lavinia
    *JRR TOLKİEN
    Yüzüklerin Efendisi
    Silmarillion
    *JOSEPH CONRAD
    Nostromo
    Karanlığın Yüreği
    *HENRY FİELDİNG
    Tom Jones (İlk basımı 1749 - Dünyada yazılmış ilk romanlardan biri)
    Joseph Andrews
    *WİLKİE COLLİNS
    Beyazlı Kadın
    Aytaşı
    *MARCEL ALLAİN-PİERRE SOUVESTRE
    Fantoma 1 : Suç Dehası
    Fantoma 2: Boş Tabut
    *EDUARDO GALEANO
    Yaratılış /Ateş Anıları 1
    Yüzler ve Maskeler / Ateş Anıları: 2
    Rüzgarın Yüzyılı / Ateş Anıları: 3
    *GEORGES PEREC
    Kayboluş
    ŞEYLER
    w ya da bir çocukluk hatırası
    Yaşam Kullanma Kılavuzu
    *PAUL AUSTER
    New York Üçlemesi
    Ay Sarayı
    Şans Müziği
    *MARK TWAİN
    Tom Sawyer'ın Maceraları
    Huckleberry Finn ‘in Maceraları
    *JAMES JOYCE
    Ulysses
    *ITALO CALVİNO
    Bir kış gecesi eğer bir yolcu
    *ITALO SVEVO
    Senilita Yaşlılık i
    *PATRİCK SÜSKİND
    Güvercin
    Koku

    ****************************************
    *Don Kişot -Miguel de Cervantes
    *Zorba-Nikos Kazancakis
    *Tiffany’de Kahvaltı- Truman Capote
    *Uyanış - Kate Chopin
    *Şeker Portakalı -José Mauro de Vasconcelos
    *Çavdar Tarlasında Çocuklar -Jerome David Salinger
    *Pal Sokağı Çocukları -Ferenc Molnár
    *Genc Bir Köy Hekimi -Mihail Bulgakov
    *Küçük Prens -Antoine de Saint-Exupéry
    *Fahrenheit 451 -Ray Bradbury
    *Gora -Rabindranath Tagore
    *Rüzgâr Gibi Geçti -Margaret Mitchell
    *Kuzey ve Güney -Elizabeth Gaskell
    *Bülbülü Öldürmek -Harper Lee
    *Küçük Kadınlar -Louisa May Alcott
    *Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı -Robert M. Pirsig
    *İki Büyük Dünya Sistemi Hakkında Diyalog -Galileo Galilei
    *Muhteşem Gatsby -F. Scott Fitzgerald
    *Özgür İnsanlar -Halldor Laxness
    *İnsanlık Durumu -Andre Molraux
    *Sofi’nin Dünyası - Jestein Gaarde
    *Tatar Çölü -Dino buzzati
    *Oyunun kuralı-Leonardo Sciascia
    *Yetenekli Bay Ripley- Patricia Highsmith
    *Şemsiye -Will Self
    *Mezhaba Beş -Kurt Vonnegut
    *Devlet -Platon
    *Prens -Niccola Machiavelli
    *Martı Jonathan Livingston -Richard Bach
    *Küçük Kara Balık -Samed Behrengi
    *Yüreğinin Götürdüğü Yere Git-Susanna Tamaro
    *Nietzsche Ağladığında- Irvin D. Yalom
    *Böyle Buyurdu Zerdüşt -Friedrich Nietzsche
    *Nehirler Kızıl Akar - Jean Christophe Grange
    *Düşlerin Yorumu-Sigmund Freud
    *Sevgili- Marguerite Duran
    *Gülün Adı-Umberto Eco
    *Beydeba -Kelile ve Dimne
    *Yüzüklerin Efendisi- John Ronald Reuel Tolkien
    *Huzursuzluğun Kitabı -Fernando Pessoa
    *Otostopçunun Galaksi Rehberi (Edebiyat serisi) -Douglas Adams, Eoin Colfer
    *Dorian Gray'in Portresi -Oscar Wilde
    *Carmen -Prosper Merimee
    *Ekmekçi Kadın -Xavier de Montepin
    *Sol Ayağım - Christy Brown
    *Kızıl Ölümün Maskesi - Edgar Allan Poe
    *Gecenin Sonuna Yolculuk -Louis-Ferdinand Celine
    *Beyaz Zambaklar Ülkesi -Grigory Petrov
    *Michael Kohlhaas -Heinrich von Kleist
    *Operadaki Hayalet -Gaston Leroux
    *Guguk Kuşu -Ken Kesey
    *En Mavi Göz – Toni Morrison
    *Effi Briest – Theodor Fontane
    *Sherlock Holmes-Arthur Conan Doyle
    *Maldoror’un Şarkıları - Comte de Lautréamont
    *Hindistan’da Bir Geçit-Edward Morgan Forster
    *Candide ya da İyimserlik - Voltaire
    *Sırça Fanus - Sylvia Plath
    *Wittgenstein'ın Yeğeni: Bir Dostluk - Thomas Bernhard
    *Tehlikeli İlişkiler - Choderlos de Laclos
    *Kent ve Köpekler - Mario Vargas Llosa
    *Kör Baykuş - Sadık Hidayet
    *Atları da Vururlar - Horace Mccoy
    *Derviş ve Ölüm - Mehmet Selimoviç
    *Piyanist - Elfriede Jelinek
    *Schindler'in Listesi - Thomas Keneally
    *Gün Doğarken Bülbül Susar- Elsa Triolet

    *********************************

    *CENGİZ AYTMATOV
    Gün Olur Asra Bedel
    Selvi Boylum Al Yazmalım
    Cemile
    *OĞUZ ATAY
    Tutunamayanlar (1972)
    Tehlikeli Oyunlar (1973)
    Bir Bilim Adamının Romanı (1975)
    Korkuyu Beklerken (1975)
    Oyunlarla Yaşayanlar (1975)
    Günlük (1987)
    Eylem bilim (1998)
    *YUSUF ATILGAN
    Aylak Adam
    Anayurt Oteli
    *AHMET HAMDİ TANPINAR
    Saatleri Kurma Enstütüsü
    Mahur Beste
    Huzur
    *HALİD ZİYA UŞAKLIGİL
    Aşk-ı Memnu
    Mai ve Siyah
    *SABAHADDİN ALİ
    Kuyucaklı Yusuf
    Kürk Mantolu Madonna
    İçimizdeki Şeytan
    *LATİFE TEKİN
    Sevgili Arsız Ölüm
    Berci Kristin Çöp Masaları
    *ATİLLA İLHAN
    Kurtlar Sofrası
    Ben sana Mecburum
    *AZİZ NESİN
    Zübük
    Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz
    *PEYAMİ SAFA
    Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
    Fatih Harbiye
    *HALİDE EDİP ADIVAR
    Sinekli Bakkal
    *REŞAT NURİ GÜNTEKİN
    Çalıkuşu
    Yaprak Dökümü
    Dudaktan Kalbe
    Acımak
    *ORHAN KEMAL
    Bereketli Topraklar Üzerinde
    Gurbet Kuşları
    Hanımın Çiftliği
    *YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU
    Yaban
    Kiralık Konak
    *KEMAL TAHİR
    Devlet Ana
    Esir Şehrin İnsanları
    *YAŞAR KEMAL
    İnce Memed
    Yer Demir Gök Bakır
    Orta Direk
    Binboğalar Efsanesi
    *SAİT FAİK ABASIYANIK
    Medarı Maişet Motoru
    Alemdağ'da Var Bir Yılan

    **************************************

    *MEVLANA -Mesnevi
    *YUNUS EMRE-Divan
    *EVLİYA ÇELEBİ-Seyahatname
    *Dede Korkut Kitabı
    *Üç İstanbul - Mithat Cemal Kuntay
    *Eylül - Mehmet Rauf
    *Yılanların Öcü - Fakir Baykurt
    *Puslu Kıtalar Atlası -İhsan Oktay Anar
    *Şu Çılgın Türkler – Turgut Özakman
    *Kendi Gök Kubbemiz -Yahya Kemal Beyatlı
    *Ben Ol da Gör -Seyit Göktepe
    *47’liler, Füruzan
    *Gölgesizler, Hasan Ali Toptaş
    *Sultan Hamid Düşerken – Nahid Sırrı Örik
    *Ağır Roman, Metin Kaçan
    *İstanbul Hatırası – Ahmet Ümit
    *Mel’un – Selim İleri
    *Araba Sevdası Recaizade Mahmud Ekrem
    *Küçük Ağa-Tarık Buğra
    *Fikrimin İnce Gülü-Adalet Ağaoğlu
    *Safahat -Mehmet Akif Ersoy
    *Çile-Necip Fazıl Kısakürek
    *Memleketimden İnsan Manzaraları – Nazım Hikmet
    *Otuzbeş Yaş (Bütün Şiirleri)-Cahit Sıtkı Tarancı
    *Drina’da son gün-Faik Baysal
    *Gazoz Ağacı- Sabahattin Kudret Aksal
    *Gülistan -Sadi-i Şirazi
    *Kutadgu Bilig- Yusuf Has Hacib
    *Sergüzeşt- Samipaşazade Sezai
    *Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç-Hüseyin Rahmi Gürpınar
    *Ömer Seyfettin (Kaşağı-Falaka-Ferman-Külah-Perili Köşk-Yalnız Efe-Yüksek Ökçeler)
    *Kültürden İrfana - Cemil Meriç
    *Şah ve Sultan - İskender Pala
    *Yalnız Seni Arıyorum - Orhan Veli
    *Zeytindağı - Falih Rıfkı Atay
    *Sevda Sözleri - Cemal Süreya
    *Aganta Burına Burınata –( Halikarnas Balıkçısı- Cevat Şakir Kabaağaçlı

    *************************************
    NOBEL EDEBİYAT ÖDÜLÜ ALAN TÜM YAZARLAR VE YAZARLARIN ÖNEMLİ ESERLERİ :

    1901
    Sully Prudhomme (16 Mart 1839, Paris, Fransa – 6 Eylül 1907)
    1902
    Theodor Mommsen (30 Kasım 1817, Garding, Almanya – 1 Kasım 1903)
    1903
    Bjørnstjerne Bjørnson (8 Aralık 1832, Kvikne, Norveç – 26 Nisan 1910)
    1904
    Frédéric Mistral (8 Eylül 1830, Provence, Fransa – 25 Mart 1914)
    José Echegaray y Eizaguirre (19 Nisan 1832, Madrid, İspanya – 14 Eylül 1916)
    1905
    Henryk Sienkiewicz (5 Mayıs 1846, Polonya – 15 Kasım 1916) – Türkçeye çevrilen kitabı: “Ateş ve Kılıç”
    1906
    Giosuè Carducci (27 Temmuz 1835, Pietrasanta, İtalya – 16 Şubat 1907)
    1907
    Rudyard Kipling (30 Aralık 1865, Mumbai, Hindistan – 18 Ocak 1936) – “Dilek Evi”
    1908
    Rudolf Christoph Eucken (5 Ocak 1846, Almanya – 15 Eylül 1926) – Alman felsefeci. “Hayatın Anlamı’’
    1909
    Selma Lagerlöf (20 Kasım 1858, Mårbacka, İsveç – 16 Mart 1940) – İsveçli kadın yazar. Türkçeye çevrilen önemli eserleri: “Küçük Nils Holgersson’un Yaban Kazlarıyla Maceraları”, “Nils Holgersson’un Serüvenleri”
    1910
    Paul Heyse (15 Mart 1830, Berlin, Almanya – 2 Nisan 1914) – Türkçeye çevrilen kitabı: “Andrea Delfin”
    1911
    Count Maurice Maeterlinck (29 Ağustos 1862, Gent, Belçika – 6 Mayıs 1949,) – Türkçeye çevrilen kitabı: “Mavi Kuş”
    1912
    Gerhart Hauptmann (15 Kasım 1862, Polonya – 6 Haziran 1946) – “Atlantis”
    1913
    Rabindranath Tagore (7 Mayıs 1861, Kalküta, Hindistan – 7 Ağustos 1941) – “Gora”,
    1914
    Bu sene kimseye ödül verilmemiştir.
    1915
    Romain Rolland (29 Ocak 1866, Fransa – 30 Aralık 1944) – “Yaşama Sevgisi”
    1916
    Verner von Heidenstam (6 Temmuz 1859, Olshammar, İsveç – 20 Mayıs 1940)
    Henrik Pontoppidan (24 Temmuz 1857, Danimarka – 21 Ağustos 1943)
    1917
    Karl Adolph Gjellerup (2 Haziran 1857, Danimarka – 13 Ekim 1919)
    1918
    Bu sene kimseye ödül verilmemiştir.
    1919
    Carl Spitteler (24 Nisan 1845, İsviçre – 29 Aralık 1924)
    1920
    Knut Hamsun ( 4 Ağustos 1859, Lom, Norveç – 19 Şubat 1952) –: “Açlık”
    1921
    Anatole France (16 Nisan 1844, Paris, Fransa – 12 Ekim 1924) – Kırmızı Zambak”
    1922
    Jacinto Benavente (12 Ağustos 1866, Madrid, İspanya – 14 Temmuz 1954)
    1923
    William Butler Yeats (13 Haziran 1865, İrlanda – 28 Ocak 1939) – “Dibbuk”
    1924
    Wladyslaw Reymont (7 Mayıs 1867, Polonya – 5 Aralık 1925)
    1925
    George Bernard Shaw (26 Temmuz 1856, Dublin, İrlanda – 2 Kasım 1950) “Ölümsüzlüğün Sırrı”
    1926
    Grazia Deledda (28 Eylül 1871, İtalya – 15 Ağustos 1936)
    – İtalyan kadınyazar. “Sardinya Efsaneleri”
    1927
    Henri Bergson (18 Ekim 1859, Paris, Fransa 4 Ocak 1941) – “Madde ve Bellek”
    1928
    Sigrid Undset (20 Mayıs 1882, Danimarka – 10 Haziran 1949) – Norveçli kadın yazar. Türkçeye çevrilen kitabı: “Her Kadın Gibi”
    1929
    Thomas Mann (6 Haziran 1875, Lübeck – 12 Ağustos 1955) – Alman yazar. Türkçeye çevrilen önemli eserleri: “Venedik’te Ölüm”, “Buddenbrooklar / Bir Ailenin Çöküşü”, “Büyülü Dağ”, “Yusuf ve Kardeşleri”
    1930
    Sinclair Lewis (7 Şubat 1885, Minnesota, ABD – 10 Ocak 1951) – Türkçeye çevrilen kitabı: “Vahşi Aşk”
    1931
    Erik Axel Karlfeldt (20 Temmuz 1864, Karlbo, İsveç – 8 Nisan 1931,)
    1932
    John Galsworthy (14 Ağustos 1867, Kingston, Birleşik Krallık – 31 Ocak 1933)
    1933
    Ivan Alekseyevich Bunin (22 Ekim 1870, Voronej, Rusya – 8 Kasım 1953) – Türkçeye çevrilen kitabı: “Mitya’nın Aşkı”
    1934
    Luigi Pirandello (28 Haziran 1867, Agrigento, İtalya – 10 Aralık 1936) – “Gölge Adam
    1935
    Bu sene kimseye ödül verilmemiştir.
    1936
    Eugene O’Neill (16 Ekim 1888, Longacre Square – 27 Kasım 1953) – ABD’li oyun yazarı. Türkçeye çevrilen kitabı: “Allahın Ayısı”
    1937
    Roger Martin du Gard (23 Mart 1881, Fransa – 22 Ağustos 1958) – “Thibault’lar
    1938
    Pearl Sydenstricker Buck (26 Haziran 1892, Batı Virginia, ABD – 6 Mart 1973) – Nobel edebiyat ödülünü alan ilk Amerikalı kadın. “Sürgün
    1939
    Frans Eemil Sillanpää (16 Eylül 1888, Finlandiya – 3 Haziran 1964) – Türkçeye çevrilen kitabı: “Taşra Kızı”
    1940 –1941-1942- 1943
    Bu yıllar arasında kimseye ödül verilmemiştir.
    1944
    Johannes Vilhelm Jensen (20 Ocak 1873, Danimarka – 25 Kasım 1950,) – Türkçeye çevrilen kitabı: “Kralın Düşüşü”
    1945
    Gabriela Mistral (7 Nisan 1889, Vicuña, Şili – 10 Ocak 1957) – Asıl adı Lucila de María del Perpetuo Socorro Godoy Alcayaga. Kadın şair, eğitimci, diplomat. Türkçeye çevrilen önemli eserleri: “Gabriela Mistral Şiirlerinden Seçmeler”
    1946
    Hermann Hesse (2 Temmuz 1877, Calw, Almanya – 9 Ağustos 1962) – “Bozkırkurdu”, Siddhartha”,“Boncuk Oyunu”
    1947
    André Gide (22 Kasım 1869, Paris, Fransa – 19 Şubat 1951) – “Pastoral Senfoni”, “Kalpazanlar”, “Ayrı Yol
    1948
    Thomas Stearns Eliot (26 Eylül 1888, St. Louis, Missouri, ABD – 4 Ocak 1965) – ”, “İhtiyar Farenin Kediler Kılavuzu”
    1949
    William Faulkner (25 Eylül 1897, New Albany, Mississippi, ABD – 6 Temmuz 1962) – “Ses ve Öke”, “Köy’’
    1950
    Bertrand Russell (18 Mayıs 1872, Birleşik Krallık – 2 Şubat 1970) – “Eğitim Üzerine”, “İnsanlığın Yarını
    1951
    Pär Lagerkvist (23 Mayıs 1891, İsveç – 11 Temmuz 1974) – “Yeryüzü Sürgünü”
    1952
    François Mauriac (11 Ekim 1885, Bordeaux, Fransa -1 Eylül 1970) –”, “Yılan Düğümü”
    1953
    Winston Churchill (30 Kasım 1874, Birleşik Krallık – 24 Ocak 1965) – Politikacı.
    1954
    Ernest Hemingway (21 Temmuz 1899, Illinois, ABD – 2 Temmuz 1961) – Türkçeye çevrilen önemli eserleri: “Çanlar Kimin İçin Çalıyor”, “Yaşlı Adam ve Deniz”
    1955
    Halldór Laxness (23 Nisan 1902, Reykjavík, İzlanda – 8 Şubat 1998) – “Özgür İnsanlar”
    1956
    Juan Ramón Jiménez (24 Aralık 1881, Moguer, İspanya – 29 Mayıs 1958) –”, “Ruhsal Sone”
    1957
    Albert Camus (7 Kasım 1913, Fransız Cezayiri – 4 Ocak 1960) – “Yabancı”, “Veba”, “Düşüş, “Yaz”
    1958
    Boris Pasternak (10 Şubat 1890, Moskova, Rusya – 30 Mayıs 1960) – Boris Pasternak, Sovyetler Birliği Hükümeti’nin baskısı üzerine bu ödülü reddetmek zorunda kalmıştır. “İnsanlar ve Haller
    1959
    Salvatore Quasimodo (20 Ağustos 1901, İtalya – 14 Haziran 1968) Türkçeye çevrilen önemli kitapları: “Güngünüstüne”
    1960
    Saint-John Perse (31 Mayıs 1887, Guadeloupe – 20 Eylül 1975) – Fransız şair ve diplomat. Türkçeye çevrilen eserleri: “Sözcükler Denizi”
    1961
    Ivo Andric (9 Ekim 1892, Travnik, Bosna-Hersek – 13 Mart 1975) – Türkçeye çevrilen kitapları: “Drina Köprüsü”, “Travnik Günlüğü”
    1962
    John Steinbeck (27 Şubat 1902, Kaliforniya, ABD – 20 Aralık 1968) -“Fareler ve İnsanlar”, “Gazap Üzümleri
    1963
    Giorgos Seferis - (13 Mart 1900 – 20 Eylül 1971) – Urla doğumlu Yunan şair. Daha çok Yorgos Seferis olarak bilinir. “Üç Kırmızı Güvercin”
    1964
    Jean-Paul Sartre (Reddetti) (21 Haziran 1905, Paris, Fransa – 15 Nisan 1980) – Kendisine verilen diğer tüm resmi ödülleri reddettiği gibi Nobel Edebiyat Ödülünü de reddetmiştir. Türkçeye çevrilen önemli kitapları: “Bulantı”, “Varoluşçuluk”, “Varlık ve Hiçlik”, “Akıl Çağı
    1965
    Mihail Şolohov (24 Mayıs 1905, Vyoshenskaya, Rusya – 21 Şubat 1984) – “Durgun Don
    1966
    Shmuel Yosef Agnon (17 Temmuz 1888, Buchach, Ukrayna – 17 Şubat 1970) –
    “Tılsım”
    Nelly Sachs (10 Aralık 1891, Schöneberg, Almanya – 12 Mayıs 1970) – Alman asıllı İsveçli kadın yazar ve şair. “Akkor Bilmeceler
    1967
    Miguel Ángel Asturias (19 Ekim 1899, Guatemala – 9 Haziran 1974) – “Kasırga”
    1968
    Yasunari Kawabata (11 Haziran 1899, Osaka, Japonya – 16 Nisan 1972) –Karlar Ülkesi
    1969
    Samuel Beckett (13 Nisan 1906, Foxrock, İrlanda – 22 Aralık 1989) – Türkçeye çevrilen önemli eserleri: “Üçleme”, Üçleme 2″,Üçleme 3” Godot’ yu Beklerken
    1970
    Aleksandr Soljenitsin (11 Aralık 1918, Kislovodsk, Rusya – 3 Ağustos 2008) –”, “İvan Denisoviç’in Bir Günü’’
    1971
    Pablo Neruda (12 Temmuz 1904, Parral, Şili – 23 Eylül 1973) – “Sevdiğime Seslenir Gibi”
    1972
    Heinrich Böll – (21 Aralık 1917, Köln, Almanya – 16 Temmuz 1985) – “Fotoğrafta Kadın da Vardı”, “İlk Yılların Ekmeği”, “Katharina Blum’un Çiğnenen Onuru”, “Dokuz Buçukta Bilardo”, “
    1973
    Patrick White – (28 Mayıs 1912, Londra, Birleşik Krallık – 30 Eylül 1990) – “Çöl”
    1974
    Eyvind Johnson (29 Temmuz 1900, İsveç – 25 Ağustos 1976) – “Yaşamak Dediğin”
    Harry Martinson (6 Mayıs 1904, İsveç – 11 Şubat 1978)
    1975
    Eugenio Montale (12 Ekim 1896, Cenova, İtalya – 12 Eylül 1981) – Türkçeye çevrilen önemli eserleri: “Xenia”
    1976
    Saul Bellow (10 Haziran 1915, Lachine, Kanada – 5 Nisan 2005) – Türkçeye çevrilen önemli kitapları: ‘’ Boşlukta Sallanan Adam’’
    1977
    Vicente Aleixandre (26 Nisan 1898, Sevilla, İspanya – 14 Aralık 1984) – Türkçeye çevrilen önemli eserleri: “Kılıçtan Keskin Dudaklar”
    1978
    Isaac Bashevis Singer (21 Kasım 1902, Leoncin, Polonya – 24 Temmuz 1991) – Polonya kökenli Amerikalı yazar. “Toplu Öyküler”
    1979
    Odysseas Elytis (2 Kasım 1911, Kandiye, Yunanistan – 18 Mart 1996) – Türkçeye çevrilen önemli eserleri: “Övgüler Olsun Sana”
    1980
    Czeslaw Milosz (30 Haziran 1911, Litvanya – 14 Ağustos 2004) – Türkçeye çevrilen önemli eserleri: “Tutsak edilmiş Akıl”
    1981
    Elias Canetti (25 Temmuz 1905, Rusçuk, Bulgaristan – 14 Ağustos 1994) – Eserlerini Almanca yazmıştır. Türkçeye çevrilen önemli kitapları: “Körleşme’’, İnsanın Taşrası,
    1982
    Gabriel García Márquez (6 Mart 1927, Kolombiya – 17 Nisan 2014) – Türkçeye çevrilen önemli kitapları: “Yüzyıllık Yalnızlık”, “Kolera Günlerinde Aşk”,
    1983
    William Golding (19 Eylül 1911, Newquay, Birleşik Krallık – 19 Haziran 1993) – “Sineklerin Tanrısı”
    1984
    Jaroslav Seifert (23 Eylül 1901, Žižkov, Çek Cumhuriyeti – 10 Ocak 1986)
    1985
    Claude Simon (10 Ekim 1913 – 6 Temmuz 2005) – Fransız yazar. Türkçeye çevrilen önemli kitapları: “Tramvay”
    1986
    Wole Soyinka – 13 Temmuz 1934, Abeokuta, Nijerya doğumlu.
    1987
    Joseph Brodsky (24 Mayıs 1940, St. Petersburg, Rusya – 28 Ocak 1996) – Rus asıllı Amerikalı şair.
    1988
    Necip Mahfuz (11 Aralık 1911, Kahire, Mısır – 30 Ağustos 2006) “Ezilenler
    1989
    Camilo José Cela (11 Mayıs 1916, İspanya – 17 Ocak 2002)– Türkçeye çevrilen önemli eserleri: “Arı Kovanı
    1990
    Octavio Paz (31 Mart 1914, Meksika – 19 Nisan 1998) – “Öteki Ses
    1991
    Nadine Gordimer (20 Kasım 1923 – 13 Temmuz 2014) – Güney Afrikalı kadın yazar. “Başka Dünyalar"
    1992
    Derek Walcott - (23 Ocak 1930, Saint Lucia – 17 Mart 2017) – Saint Lucialı şair, yazar ve ressam.
    1993
    Toni Morrison – 18 Şubat 1931, Ohio doğumlu ABD’li kadın yazar. “En Mavi Göz”
    1994
    Kenzaburo Oe – 31 Ocak 1935, Japonya doğumlu yazar. “Kişisel Bir Sorun”
    1995
    Seamus Heaney – (13 Nisan 1939, Castledawson – 30 Ağustos 2013), İrlandalı yazar. Türkçeye çevrilen önemli eserleri: “Kuzey”
    1996
    Wislawa Szymborska (2 Temmuz 1923, Kórnik – 1 Şubat 2012) Polonyalı kadın yazar. Türkçeye çevrilen önemli eserleri: “Başlıksız Olabilir”.
    1997
    Dario Fo -(24 Mart 1926, Sangiano, İtalya – 13 Ekim 2016), İtalyan yazar. “Sıradan Bir Gün ve Diğer Oniki Komedi”
    1998
    José Saramago (16 Kasım 1922 – 18 Haziran 2010) – Portekizli yazar. “Görmek”, “Körlük
    1999
    Günter Grass – 16 Ekim 1927, Gdansk, Polonya doğumlu Alman yazar. Teneke Trampet
    2000
    Gao Xingjian – 4 Ocak 1940, Ganzhou, Çin doğumlu yazar, çevirmen, eleştirmen ve ressam. Türkçeye çevrilen önemli eserleri: “Ruh Dağı”, “Yalnız Bir Adamın Kitabı”
    2001
    Vidiadhar Surajprasad Naipaul – 17 Ağustos 1932, Trinidad doğumlu Britanyalı yazar. “Büyülü Tohumlar”
    2002
    Imre Kertész – 9 Kasım 1929, Budapeşte, Macaristan doğumlu. “Kadersizlik
    2003
    John Maxwell Coetzee – 9 Şubat 1940, Güney Afrika doğumlu yazar ve akademisyen. “Utanç
    2004
    Elfriede Jelinek – 20 Ekim 1946, Avusturya doğumlu, kadın feminist oyun yazarı ve romancı. “Piyanist
    2005
    Harold Pinter – 10 Ekim 1930, Londra doğumlu İngiliz oyun yazarı, senarist, şair, tiyatro yönetmeni ve aktör. “Ay Işığı”
    2006
    Orhan Pamuk – 7 Haziran 1952, İstanbul doğumlu. Nobel Edebiyat ödülünü alan ilk Türk yazar. Kitapları: “Kara Kitap”, “Kar”, “Cevdet Bey ve Oğulları”, “Yeni Hayat”, “Beyaz Kale”
    2007
    Doris Lessing – 22 Ekim 1919, Kirmanşah, İran doğumlu Britanyalı kadın yazar (İngiltere/Britanya). “Son Aydınlık Yaz”
    2008
    Jean-Marie Gustave Le Clézio – 13 Nisan 1940, Nice, Fransa doğumlu. “Çöl”
    2009
    Herta Müller – 17 Ağustos 1953, Romanya doğumlu Alman kadın yazar.“Keşke Bugün Kendimle Karşılaşmasaydım’’
    2010
    Mario Vargas Llosa – 28 Mart 1936, Peru doğumlu. “Yeşil Ev”
    2011
    Tomas Gösta Tranströmer – 15 Nisan 1931, Stockholm, İsveç doğumlu şair, psikolog ve çevirmendir. “Hüzün Gondolu”, “İzmir Saat Üç”
    2012
    MoYan (Guan Moye) – 17 Şubat 1955, Gaomi, Çin doğumlu. Gerçek adı Guan Moye’dir, ancak Çince “sakın konuşma!” anlamına gelen Mo Yan mahlasını kullanır. Sürekli sansürlenen ve eserleri korsan yollarla çoğaltılan Çinli yazarlar arasında en meşhurudur. “Kızıl Darı Tarlaları”
    2013
    Alice Munro – 10 Temmuz 1931, Kanada doğumlu kadın yazar. “Sevgili Hayat”
    2014
    Patrick Modiano – 30 Temmuz 1945, Boulogne-Billancourt, Fransa doğumlu. Türkçeye çevrilen önemli eserleri: “En Uzağından Unutuşun”
    2015
    Svetlana Aleksiyeviç – 31 Mayıs 1948, İvano-Frankivsk, Ukrayna doğumlu kadın yazar. Kızıl İnsanın Sonu”
    2016
    Bob Dylan – 24 Mayıs 1941, ABD doğumlu. Asıl adı: Robert Allen Zimmerman.
    2017
    Kazuo Ishiguro – 8 Kasım 1954, Japonya doğumlu İngiliz romancı. Türkçeye çevrilen önemli eserleri: “Beni Asla Bırakma”, “Günden Kalanlar”
    2018
    Olga Tokarczuk- 29 Ocak 1962 Polonya – ‘’Koşucular
    2019
    Peter Handke - 6 Aralık 1942- Avusturya - ‘’Hiçkimse Koyu'nda Bir Yıl’’


    ***************************************************************************
  • En mühimi, bu on yedi milyon, acaba eski yediğinden yılda bir lokma fazla yiyebiliyor mu?
    Üst tarafı lâf efendim, lâf.
  • ŞİİRSEL İFADE CANBAZI, STANİSLAW LEM
    12 Eylül 1921; Lwów, Polonya – 27 Mart 2006, Krakow

    “Lem’in çağdaşlarının pek azı, şiirsel ifade ve kelime oyunu kurmada onun yanına yaklaşabilirler.” Kurt Vonnegut
    https://lem.pl

    Stanislaw Lem, bilim kurgu türünün en tanınmış yazarlarından, Solaris’in yazarıdır. On iki yaşındayken babasının hediye ettiği daktiloyla yazmaya başladı. Bu dönemde otomobil tamirciliği ve kaynakçılık yaptı.

    Lem, İkinci Dünya savaşı döneminde Nazi kamplarında kaldı. 1946’da Krakow’a yerleşti ve tıp eğitimini tamamlayarak doktor oldu. Aynı yıllarda şiir yazmaya ve bilimsel yöntem üzerine kuramsal araştırmalara başladı.
    Lem bir yandan üniversitede dersler vermeye, diğer yandan kendisini üne kavuşturacak eserlerini kaleme almaya başladı. 1946’dan itibaren çeşitli dergilerde şiir ve kısa öyküleri yayımlanmaya başlandı. İlk romanı Czlowiek z Marsa (Marslı Adam) 1946 yılında Nowy Świat Przygód (Yeni Dünya Maceraları) dergisinde tefrika olarak yayımlandı.
    İlk bilimkurgu romanı olan Astronauci (Astronot) 1951’de yayımlandı. 1953’te tıp öğrencisi olan Barbara Lesniak’la evlendi. 1950’lerde bilim kurgu türüne yönelen Lem’in ilk kitabı ‘Kazanılan Zaman’ 1955’te yayımlandı. Bilimkurgu kitapları yazdığı ilk yıllarda modern bilimle hümanist ahlakı birleştirmeye çalıştı. Daha sonraları “Yıldız Günceleri-1957” gibi kitaplarıyla parodik metinler üretti.
    Edebiyatın yanı sıra bilim felsefesi, sibernetik, bilimsel spekülasyon ve edebiyat eleştirisi alanlarında da çalışmalar yaptı. Birçok üniversiteden fahri doktora unvanı aldı ve eserleri ulusal ve uluslararası ödüllere layık görüldü.
    Yazarın başyapıtı sayılan Solaris, Andrei Tarkovski tarafından 1972’de, Steven Soderbergh tarafından da 2002’de filme çekildi. ‘Solaris’te, iletişimin ne olduğunu sorgulayan Lem’in metinlerindeki ortak nokta “ironi” duygusu oldu.
    Ursula K. Le Guin ve Philip K. Dick’le birlikte bilim kurgu edebiyatının “ciddiye alınmasını sağlayan” yazarlar arasında sayılan Stanislaw Lem, felsefeye ve dilbilime esin kaynağı olarak görülen metinler üretti.
    Lem’in Lehçe yazdığı kitaplar 40’tan fazla dile çevrildi ve yaklaşık 27 milyon adet sattı. Stanislaw Lem”in bütün eserleri Türkçe olarak İletişim Yayınları tarafından yayımlanmaktadır.
    Stanislaw Lem, 84 yaşında 27 Mart 2006’da Krakow’da öldü.


    ESERLERİ

     Aden
     Dönüşüm Hastanesi
     Dünya’da Barış
     Fiyasko
     Gelecekbilim Kongresi
     İnsanın Bir Dakikası
     Kör Talih
     Küvette Bulunan Günce
     Ölümlü Makineler
     Solaris
     Soruşturma
     Yenilmez
     Yıldız Güncesi
     Yıldızlardan Dönüş
     Sahibinin Sesi



    KRONOLOJİ
    1921 Stanisław Lem, zengin bir KBB doktorunun ailesinde, Lviv'de (bugün Ukrayna) doğdu
    1932 Devlet Ortaokulunda eğitime başladı. Lviv'de K. Szajnochy
    1939 Lise diplomasını aldı
    1940-1941 Lviv Tıp Üniversitesi'ndeki çalışmalara başladı.
    1942'de Lviv'in Alman ordusu tarafından işgalinden sonra, hammadde geri kazanımıyla uğraşan bir Alman şirketinin garajlarında mekanik asistan ve kaynakçı olarak çalışmaya başladı.
    1944'te Rus ordusunun yeniden girmesinden sonra tıbbi çalışmalara devam etti.
    1946 Ülkesine geri gönderme eyleminin bir parçası olarak, bütün ailesiyle Krakow'a gitti.
    "Nowy Świat Przygód" bölümlerinde basılan Marslı Adam'ı yazdı.
    Jagiellonian Üniversitesi Tıp fakültesinde çalışmalarına başladı.
    1946-48 Şiir ve hikaye yayınladığı “Tygodnik Powszechny” ile işbirliği yaptı.
    1948, ilk romanını “Başkalaşım Hastanesi”nde yazmaya başladı.
    1951 ilk kitabı “Astronotlar”ı yayımladı.
    1953 Radyolog Barbara Leśniak ile evlilik
    1954 Babası öldü, “Samuel Lem”
    1957 Diyaloglar; “Yıldız Günlükleri”
    1961 Küvette bulunan günlüğü; Yıldızlardan dönüş; “Solaris”
    1964 Yenilmez; Summa Teknolojisi
    1965 Cyberiad
    1968 Oğlunun doğumu
    1970 Dışişleri Bakanı, Polonya kültürünü yurtdışında popülerleştirdiği için ödül aldı.
    1971 Mükemmel vakum
    1972, Polonya Bilimler Akademisi "Polonya 2000" Komisyonuna üye oldu.
    1973 Kültür ve Sanat Bakanı'nın Edebiyat ödülü, Amerika Bilim Kurgu Yazarları onursal üyeliği
    1976 Katar
    1976 Edebiyatta Birincilik Ödülü, “SFWA”
    1981, Wrocław Teknoloji Üniversitesi'nden onursal doktora aldı.
    1981'de Polonya'da sıkıyönetim yasası getirildi
    Batı Berlin'deki Wissenschaftskolleg'e yıllık burslu 1982 gezisi
    1983-88 Viyana'da konaklama
    1985 Avrupa Kültürü Alanında Avusturya Devlet Ödülü
    1987 Fiyasko; “Yeryüzünde Barış”
    1988 Polonya'ya dönüş
    1991 Avusturya Devlet Ödülü Franz Kafka edebiyat alanında
    1994, Polonya Sanat ve Bilim Akademisine üye olarak kabul edildi.
    1996 “Beyaz Kartal'ın emri”
    1997 Krakow şehrinin onursal vatandaşlığı
    1998 Onursal doktoralarla onurlandırıldı: Opole Üniversitesi, Lviv Devlet Tıp Üniversitesi, Jagiellonian Üniversitesi
    2000-2003 Pırıltı; Kenarda Dünya;
    2006 27 Mart'ta Stanisław Lem, Krakow'daki bir klinikte gözlerini hayata yumdu.

    ***

    DR.AA
    21.10.2019