“Görmüyorsun değil mi?”
“Neyi görmüyorum Zaina?”
“Sana nasıl baktığını.Sana nasıl baktığını görmediğini mi söylüyorsun gerçekten?”
“Nos bana doğru düzgün bakmıyor bile,baktığında da sana,Marlo’ya ya da ağaçlara nasıl bakıyorsa öyle bakıyor.”
“Nos sana bakmıyor değil,çoğunlukla sana bakmamak için uğraşıyor.Sürekli seni izlememek için çaba gösteriyor.Bunu anlayabilecek kadar iyi tanıyorum onu,inan bana.”
~
“Sana baktığındaysa,gözleri parlıyor.Hem de her seferinde.Ve şunu bilmelisin,onun gözleri birer çukur gibidir.Onunla konuşurken gözlerine baktığında içinde kendi yansımanı bile göremezsin.Çünkü bakışları bulduğu her şeyi yutar,ışığı bile.Bu yüzden çoğu zaman parlamaz.”