ˇAzref

"Güzel değil batmakla gaib olan bir mahbub. Çünkü zevale mahkûm, hakikî güzel olamaz.(Dünya fâni olduğu gibi, onda konup göçenler ve sergilenen güzellikler de fânidir. Hakikî güzel olanın zail olmaması gerekir. Güneş'in batmakla gaip olması gibi, sevilen bir şeyin de zeval bulması, ondaki güzelliğin hakikî olmadığını gösterir. Güneş'in aynalardaki parıltılarının akşam olunca yerini karanlığa bırakması gibi, bu sevilen şeyler de yerlerini “esefli bir hayal ve hasretli bir rüya”ya terk ederler.) Aşk-ı Ebedî için yaratılan ve âyine-i Sâmed olan kalp ile sevilmez ve sevilmemeli."(İşte şöyle nihayetsiz bir muhabbete layık olacak, nihayetsiz bir kemal sahibi olabilir.)
Reklam
Yaşanılan her şey Allah'a olan bağlılığın artmasına bir vesile aslında. Yeter ki biz insanoğlu bunun kıymetini bilelim. Fanii arzular ve sevgiler gelip geçici aslolan beşeri olan Aşk'da.. ˇ𝓐𝔃𝓻𝓮𝓯
“O her çiçekle, çiçekler de onunla ilgilenirdi.”
“İnsan çoğu şeyle mücadele edebilir, ama seveceği kişiye asla kendi karar veremez. Kalbin seçtiği kişiyi, istese de değiştiremez.”
Huzurun ve şifanın tohumuydu bu. Sadece birinin onu dikmesi gerekiyordu, hepsi bu.
Sayfa 347