İthal edilen mallar,pahalıdır, bir bağımlılığı ortaya koyar, beraberlerinde tehlike getirir, bıkkınlığa neden olurlar ve son tahlilde de, yerli üretimin kötü bir ikamesinden başka bir şey değildirler.
Nasil ki, en zengin ülke ithalata az gereksinim duyan veya hiç duymayan ülke ise en mutlu insan da kendi içsel zenginliği kendisi için yeterli olan ve varlığı sürdürmek için dış dünyadan çok az şey talep eden veya hiç etmeyen insan olmalıdır.
Fakat insanların büyük kısmı, boş zamanlarından ne elde eder ki? Canı müthiş sıkılan ve kendi kendisine yük olan, hiçbir işe yaramayan arkadaşlık sadece.
Boş zaman her kişinin var oluşunun çiçeği veya daha doğrusu meyvesi olmasından; kişinin kendi varlığına sahip olmasını sadece boş zaman sağladığından, onda, kendi içlerinde gerçek olan bir şeyler bulabilen insanları mutlu saymak gerekir.
İnsanlar birbirleriyle alışverişte bulunacak bir şey bulamadıkları için iskambil kartlarını değiş tokuş etmekte ve bir başkasının parasını elde etmeye çalışmaktadırlarlar.