"Kimilerinin acıması insanı aşağılar, Jane. Bu acımayı yüzüne çarpmak ister insan. Ama bencil, taş yürekli kişilerin acımasıdır bu. Acımayla küçük görmenin bileşimidir gerçekte, bu yüzden de insanın ağırına gider. Senin acıman böyle değil, Jane. Şimdi yüzünde okunan, gözlerinden taşan, avucumun içinde elini kuş gibi titreten duygu bambaşka. Senin acıman bir ananın acımasına benziyor sevgilim, ben de bunu alıp başıma koyuyorum."
Sanki sol kaburgamın altında bir yerde bir ip varmış da bu ip senin sol kaburgana sımsıkı bir kördüğümle bağlanmış. Öyle sanıyorum ki aramıza dağlar, denizler girerse bizi birbirimize bağlayan bu ip kopacak. O zaman da için için kanlarım akacakmış gibi bir kuruntuya kapılıyorum.
Ne mutluluk ne acı duy onun uğruna. Sana göre değil o. Sen kendine göre kişiler ara bul. Gönlünün, canının bütün gücüyle hissettiği bir aşkı böyle bir armağanı istemeyen, değerini bilmeyecek olan birine verme... Onurlu ol.