Bir Kitap Bin Hitap

Bir Kitap Bin Hitap
@1_kitapbinhitap
Okumak öğretir öğrenmek yüceltir.
Kıyamet günü Allah katında insanların en kötüsü , dünyadayken şerrin den korunmak için diğer insanların kendisinden uzaklaştığı kimsedir . Müslim , Birr , 73 )
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kısaca
FARABİ Türkistan'ın Farab şehrinde 871'de doğan Farabi , İslam felsefesini metot , termi noloji ve problemler açısından temellendiren ünlü Türk filozofudur . Farab'da iyi bir tahsil aldıktan sonra bir süre kadılık yapan Farabi , ilim talebiyle hayatı boyunca sürecek bir seyahate çıkmıştır . Seyahat esnasında önce Buhara , Semerkant , Merv ve Belh gibi önemli ilim ve kültür merkezlerini ziyaret ettiği , sonra Bağdat'a vardığı tahmin edilmektedir . İslam dünyasında ilk defa Kindi'nin başlattığı felsefi harekete ve onun şekillendirdiği Meşşaf akıma , kendi inanç ve kültürünün temelini oluşturan uluhiyyet , nübüvvet ve meâd akidesinin yanı sıra Eflatun ve Yeni Eflatunculuktan aldığı bazı unsurlari da katarak eklektik bir sistem kuran Farabi , " Muallim - i Sani " unvanıyla anılmıştır . Aristo'nun temel eserlerinin birçoğunu Arapçaya yeniden çevirmiş , bu eserlerin daha iyi anlaşılabilmesini sağlayan şerhler yazmıştır . Böylece hem İslam dünyasında antik felsefenin anlaşılmasını hem de Arapçanın bir felsefe dili haline gelmesini sağlayan Farabi , 950 yılında Şam'da vefat etmiştir .
Kıyamet günü Allah katında insanların en kötüsü , dünyadayken şerrin den korunmak için diğer insanların kendisinden uzaklaştığı kimsedir . ( Müslim , Birr , 73 )
ÜÇ KISKANÇ ADAM Üç kıskanç adam geniş bir çölde karşılaşır . Birbirlerine nereden geldiklerini sorarlar . Birisi , " İnsanların mutluluğunu kıskandığım , buna dayanamadığım için çöle düştüm der Ilginçtir ki diğerlerinin çöle düşme sebebi de aynıdır . Yürüyerek küçük bir gölün kıyısına gelirler . İçlerinden biri ayağının altında sert bir cisim olduğunu söyleyerek diğerlerini yardıma çağırır . Toprağı kazınca altın dolu bir küp bulurlar . Altını üçe bölmeye karar verirler . Ancak kıskançlıktan ne altınları bölüşebilir ne de küpün başından ayrılabilirler . Açlıktan ölecek hale gelirler . O sırada avlanmakta olan padişah onların durumunun kıskançlıktan kaynaklandığını öğrenince hangisinin daha kıskanç olduğunu sorar . Birincisi , " Ben , çünkü kimseye iyilik yapamıyorum . " der . Ikincisi , " Hayır ben ! Çünkü ben değil kendimin , bir başkasının bir başkasına iyilik yapmasını dahi kıskanıyorum . " der . Üçüncüsü de , " O da bir şey mi , ben bana iyilik yapılmasını bile kıskanırım . " der . Adamların bu ruh haline çok kızan padişah üçünü de cezalandırır .
Resûlullah ( s.a.s. ) şu yedi şeyi emretti : Hastayı ziyaret etmek , cenazeyi ( kabre kadar ) takip etmek , aksirana Allah'tan rahmet dilemek , zayıfa ve mazluma yardım etmek , selâmı yaymak ve yemin edenin yeminini tasdik etmek . ( Buhari , Istizán . 8 )