Yöneldi fi sebilillah gazâya
Tevekkül kıldı canıyla Hüdâ'ya
Ne can endişesi ne nan ümidi
İki cihanda bir canan ümidi
Zehi âşık zehi gâzi-i sâdık
Bu gâzidir olan dîdara lâyık.
Mademki bu âlemlerin yaratılmasından murad, Cenâb-ı Hakk'ın bilinmesidir ve bu bilinmekliği temsil makamı Hazret-i Muhammed'dir (sav), o halde O'nun hilkati elbette âlemlerin yaratılmasına bir sebep ve nüvedir. Bu mânevî yapı, bizi bu zaman ve mekân içerisinden daha öte ulvî bir aidiyet makamına sevk eder ve kişiyi ihsan mertebesine yükselten şuura ulaştırır.
Kulluk yolunda bilmesi gereken her şeyi Hz. Fahr-i Âlem'in rehberliğinde el-an ve her an ifa eden kullar Cenab-ı Hakk'ın esmâ, sıfat ve ef'aline hep âgâh olmuşlar, bu nurlu yoldan hiç sapmamışlardır. Lâzım olan ilmi tahsil etmişler ve talip olanlara öğretmişlerdir. Ücretsiz, külfetsiz, mihnetsiz, minnetsiz bu ilmi aktarmışlardır.