“Ah o peşpeşe gelen kasırgalar
Beyler, krallar, peygamberler ve tanrılar
Kılıçlarla biçilen Newroz çiçekleri
Ve nal sesleriyle susturulan çığlıklar
Araplar- Oğuzlar
Ve atlarını çiçekle yemleyen Moğollar
Her kasırgadan sonra, yeniden
Yeniden çizildi tufanlar içinde sınırlar
Ne oğlaklar oynaştı pınar başlarında
Ne de ses verdi sabah şenliği kuşlar.
Her kasırgadan bir havar kaldı geriye
Ve de dağlarda filizlenen isyanlar”