Kirine, kalabalığına ve karmaşasına hiç takılmadan, loş sokaklarında kaybolmak, anıt eserlerine dalıp gitmek ve halkın gündelik temposuna şahitlik etmek, bunları yaparken de siyasetin insan yaşamını nasıl şekillendirdiği hakkında uzun uzun düşünmek... Kahire, bu kıvamı tutturabilenlere inanılmaz hikâyeler fısıldayan bir şehir.
Soykırım ve katliamlar gerçekleştiğinde söyleniveren "Bir daha asla!" sözü, her şehitlik ziyaretimde bir kez daha anlamını yitiriyor benim için. Srebrenista'da da aynısı oldu. "Asla unutmayacağız!", "Unutursak kalbimiz kurusun!", "Bir daha asla buna izin vermeyeceğiz!"... Mezar taşları cevap veriyor adeta bu sloganlara: Ey diriler, boşuna yalan söylemeyin!
Bu mücadelenin sonu ne olursa olsun ( biri buruk bir barış anlaşmasıyla bitmiş, diğeri darağacına uzanmıştır), kaybeden onlar değil, düşmanları olmuştur.