İnsana anlam ve istikrar hissi veren değerlerin parçalandığı, her şeyin satılığa çıkarıldığı bir çağda ait olacak bir yer bulmak da zorlaşıyor. İşlerimize yapışıyor ve orayı kendimize bir sığınak kılıyoruz.
Tüketim toplumu yavaşlama kabiliyetimizi köreltiyor. Oysa daha az ihtiyaç duyan insanlar olabilsek, yepyeni bir özgürlük biçimiyle de tanışmış olacaktık.
Zaman duygusunu yeniden kazanmamız gerekiyor. Hayatı daha hızlı gitmek suretiyle anlamlı kılamıyoruz. "Hayat kısa" diyor kimi insanlar, "az zamanda çok iş yapmalı." Oysa hayat yeterince uzun. Yeter ki, zamanı bilgece kullanmayı bilelim.