Olmuyorsa belki de olmaması gerektiği içindir
Bir şeyi istemekle saplantı haline getirmek arasında ince bir çizgi vardır. İstemek, onun için uğraşmak, elinden geleni yapmaktır. Ama saplantı haline getirmek o olmadan hiçbir şeyin olmayacağını zannetmektir. Hayattaki hiçbir şeyin böyle bir gücü yoktur. Yaşamanı sağlayacak fiziksel ihtiyaçların hariç birçok şey olmadan da yaşayabilirsin. Ama sen vazgeçilmez gördüğün şey için hayatının diğer alanlarını gözden kaçırırsan, işte o zaman saplantı dediğimiz şey ortaya çıkar.
Hayat çok kısa ve manasız göründü gözüne. İnsanın bu kısacık hayatta, sevdiği insanlarla ve sevdiği şeylerle daha fazla vakit geçirmesi yerine, onu daha da mutsuz eden ve büyük acılar çektiren kavgaların içine atılması ne kadar saçmaydı.
Ömrün mevsimi birden değişebiliyordu. Yaşam, uzun ve sıcak yaz gecelerinden sonra birden bastıran karanlık ve soğuk bir kışa dönüşebiliyordu. Hayat, gizemli ve ucu bucağı görünmeyen bir denizdi. Yarın ne olacağını kestirmek imkânsızdı. Havada tek bir bulut dahi yokken bir saat sonra bir fırtınaya yakalanabilirdiniz. Hiçbir liman güvenli olmayabilirdi.
"Hayatın küçük bir parçasına bakıp tamamı hakkında karar vermekten kaçının. Karar verdiniz mi, akıl düşünmeyi, dolayısı ile gelişmeyi durdurur. Oysa gezi asla sona ermez. Bir yol biterken yenisi başlar. Bir kapı kapanırken, başkası açılır."