“Faziletli kişilerin mukayesesine ve alimlerin fikirlerinin sağlamlığına ne buyuruyorsunuz? İşte eşyanın hakikatlerine nispetle insanların ilmi , Tantan’ın keşfinin benzeridir. Bu, dünyanın sonuna kadar da böyle olacaktır. Çünkü insanların gözü hakikati görme hususunda arpacık soğanı değer ve oranındadır. “
Ertesi günü Ehrimen’in “Nifak “ adındaki cadısının meydana çıkacağı anlaşıldı. İşin garibi şu ki Nifak cadı , kıyamete kadar yaşamaya mahkummuş. Onu öldürmek mümkün değilmiş.
İşte bu bilgi yığınının altında bir gün vicdanımı tahlil ettiğim zaman, acayip bir karışımın içinde olduğumu fark ettim : Ben küfürle imandan , kabülle inkardan , onayla şüpheden meydana gelen karışık bir şey olmuştum . Kalben inkar ettiğimi akılla onaylar , akılla reddettiğimi kalben kabul ederdim. Kısacası şüphe denilen ejderha vücudumu sarmıştı.