“Herkesten, her şeyden uzak bir yerlere gitmek istiyorum. Zamanı unutabileceğimiz yerlere! Bu huzursuzluğun bizi takip edemeyeceği yerlere! İnsanın karanlığının ve sıkıntılarının olmadığı yerlere! Dünyaya itiraz etmemizin gerekmediği, hayatla mücadele ederek değil onunla birlikte akacağımız bir yer olmalı burası. Böyle bir yer var mı?”
“İçimdeki karanlık büyüyor. Geçmişin anıları yokluyor hafızamı, acı duyuyorum. Bir yalnızlık duvarıyla kuşatılmış olmam değil çektiğim acının tek sebebi. Yalnızlaştırılmanın ıstırabı bu.”
“Onu mutlaka görmek istiyorum. Bugün yine, ruhumu bulandıran bir şey var içimde. Ağzına kadar huzursuzlukla doldurulmuş bir fıçı gibi hissediyorum. Katlanamıyorum hiçbir şeye; insanlara, eşyalara, buzdolabının motorunun sesine, hiçbir şeye! Onu görmek beni teselli edecek tek şey.”