Kafamda bir tuhaflık

Kafamda bir tuhaflık
@1zezeee
Dijital not defteri Bu aralar kitap okumuyorum sadece duygu düşünce
Gece midir seni bana düşündüren? Yoksa ben miyim Seni düşünmek için geceyi bekleyen? Kim bilir Kaç kişi ayrı yataklarda birbirine sarılarak uyuyordur Oysa... O beni ben de onu bekliyordum... Ve bir gün daha konuşmadan bitiyordu. - Özdemir Asaf
1000Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İnsanların zamanını çalmayın; umut verip sonra kırmayın. Dönmeyecekseniz bekletmeyin, sözünüzde durun. Çünkü bekleyen her kalp biraz daha yıpranır, her boş umut biraz daha incitir. Gözünüz tok olsun; başkalarının hayatını kendi çıkarınız için sömürmeyin. Bir anlık heves için bir ömrü ziyan etmeyin. Siz yanınıza kalır sanırsınız ama unutmayın: kul unutur, Hak unutmaz. Bu işin bir de öteki tarafı var; vicdanın, hesabın, ahiretin. İnsanların gözyaşını hafife almayın, çünkü her damla bir gün önünüze konur. Bile bile yapmayın; bilerek kırmayın, bilerek kandırmayın. Hayat kısa, zaman kıymetli. Birinin yolunu tıkamak, birinin kalbini boş yere bekletmek, aslında kendi yolunuzu da karartmaktır. Ne kadar güçlü görünseniz de, ne kadar kendinizi haklı sansanız da, hakikat er geç ortaya çıkar. İnsanların güvenini boşa çıkarmak, en ağır yüklerden biridir. O yüzden dürüst olun, net olun, açık olun. Gidecekseniz gidin, kalacaksanız kalın. Ama kimsenin hayatını yarım bırakmayın. Çünkü unutmayın: kuldan kaçsanız da, Hak’tan kaca kaçamazsınız.
Duygu ve Düşünce
Kırık kalplerin geceleri sayılmaz; her biri aynı karanlığın farklı yankısıdır. Gözyaşları başa vurur, yorgunluğa dönüşür; insanın direnişi ise anlaşılmaz bir sırdır. Toprağı kurumuş bir yerde baharın umudu nasıl yeşerir? Belki de o bahar hiç uğramamıştır, bir daha geleceğine inandıracak bir iz bırakmamıştır. Yorgunluk ve bitkinlik insanlığın ortak yükü olur; umutsuzluk, sessizliğin en ağır perdesi gibi iner. Ve yine de, en derin suskunluklarda bile, ansızın filizlenecek bir baharın ihtimali gizlice taşınır. Çünkü insan, tükenmişliğin ortasında bile, bir gün yeniden doğacak ışığın ihtimalini içinde saklar. Ama bazıları için o ihtimal çoktan sönmüştür; baharın bir daha gelmeyeceğine dair inançları kırılmıştır. Onlar için umut, artık yalnızca başkalarının taşıdığı bir yük, kendilerininse bıraktığı bir hatıradır.
Duygu ve Düşünce
Görünmez Bir Hapishanede Yaşamak: Varlık İçinde Yokluk
​"Varlık içinde yokluk çekmek" tabiri, dışarıdan bakıldığında her şeye sahipmiş gibi görünüp, içeride kendi iradesinin kırıntısına dahi sahip olamamanın en acı tarifidir. Bazı insanlar, bu dünyanın nimetlerinden tatmak için değil, başkalarının çizdiği sınırların bekçiliğini yapmak için doğmuş gibidirler. ​Bu hayatta arzularınızın, ihtiyaçlarınızın, hatta en temel insani haklarınızın bile bir hükmü yoktur; her şey bir başkasının keyfine, o anki ruh haline veya lütfuna bağlıdır. Onlar izin verirse yemek yersiniz, onlar uygun görürse dışarı çıkarsınız, onlar onaylarsa nefes alırsınız. Aslında fiziken varsınızdır ama irade olarak sadece onlar istediği kadar görünürsünüz. Kendi hayatınızın başrolü değil, başkasının senaryosunda bir dekorsunuzdur. ​"Bir gün biri çıkacak ve bu düzeni değiştirecek" demeyi, o sahte ama rahatlatıcı umudu vermeyi çok isterdim. Ancak gerçek şu ki; bazen bu düzenin çarkları o kadar sert döner ki, değişeceğine dair boş hayaller kurmak sadece hayal kırıklığını büyütür. Bu döngünün kendiliğinden düzelmeyeceğini, bazılarının kaderinin hep bu sessiz mahkûmiyet olduğunu bilmek en büyük sancıdır. Ne yazık ki, her hikâye mutlu sonla bitmez ve bazı zincirler, etrafınızdaki varlığa rağmen sizi o derin yoklukta tutmaya devam eder.
Yeni bir başlangıç, bir şey sona ermeden mümkün olmaz.
Sayfa 32·Kitabı okuyor