Gecenin bir saati yola çıktım içimde küçük bir umut ve heyecan ile. Otobüse bindim, araç hareket etti, ışıklar söndü ve başladı; o meşhur uzun bilmemeye yazan yolculuğum. "Bu yolculuğa hazır mıydım, ben şu an ne yapıyordum?" gerçekten böyle daha niceleri kafamın içinde dolaşmaya başladı. Durduk yere gözlerimden boşalmaya başladı. Tabi ona da durduk yere denir miydi, onu da bilmiyorum Gözlerimden akanlar da haklıydı, sığamadılar...
Çabalıyordum bir şeyler için, evet gerçekten de istiyordum bir şeylerin olmasını ama yorulmaya başladığımı farketmiyor, kabullenmek istemiyordu sanki bir yanım. Evet hadi bu kez olacak, o gün bugünse, o nasip buysa... Böyle böyle diyerek beni kandırıyordu bir yanım. Ya da belki bu cümlelere gerçekten ihtiyacım vardı bazı şeyleri yapmam, denemem için. Nasipten ötesi yoktur ya hani, ona inanıyorum gerçekten. Ne kadar yorulsanzda yaptığın olmasada senin buna ihtiyacın var. Şu anki bu kocaman kızı oluşturman için. O yüzden kalk. Evet sızlan, yakın ama kalkmayı da unutma. Sayıyorum 5-4-3-2-1
Şimdi "BAŞLA", senin buna ihtiyacın var