Hayat sanki kendimi mecbur ettiğim ve kendimi ruhsal olarak bağlanmamak için özel bir çaba harcadığım işlerden ibaret. Birçoklarına göre hayat olağan akışı içinde geçip gidiyor. Ben neyin olağan neyin olağandışı veya olağanüstü olduğunu doğru dürüst tartamamanın acısını çekiyorum.
Umutları pohpohlayan bir şiir yazmak benden uzak olsundu, umutsuz bir şiir ise ancak habis ve yıkılmış bir insanın eseri olabilirdi. Benimki umudun nerede olduğunu düşündüren şiir olsun isterdim. Benim yapacağım ülkem ve insanların İle bağlantılı bir bekleyişi, beklenecek bir yer olduğunu işaret etmek.
Laik dediğimiz kültür ürünleri ne kadar din aleyhtarı hükümleri taşırsa taşısın, derindeki kuruluşu bakımından, Tevrat ve İncil'in örgüsüyle ilintilidir.
Bugün için bana açıklayıcı görülen husus, Cumhuriyet'in okullarında eğitim görmüş herkesin, İslami metinlere yaklaşırken ister istemez elverişsiz bir konumda bulunduklarıdir.
Çocuksu bir Batı hayranlığını hürriyeti sayılmalı 1960 darbesinin getirdiği hürriyet. Çocuksu çünkü Batı dünyasındaki üstünlükleri sadece dış yüzeyleri ile tanıyıp seven bir aldanışın yedeğinde; çocuksu çünkü kendi ülkesiyle ilgili gerçeği yok sayacak ölçüde optimist.