Waldo Sen Neden Burada Değilsin?

·
Okunma
·
Beğeni
·
19bin
Gösterim
Adı:
Waldo Sen Neden Burada Değilsin?
Baskı tarihi:
Eylül 2019
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054893034
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tiyo Yayınevi
Baskılar:
Waldo Sen Neden Burada Değilsin?
Waldo Sen Neden Burada Değilsin
Waldo Sen Neden Burada Değilsin
Waldo Sen Neden Burada Değilsin?
Tiyo’nun altıncı kitabı Waldo Sen Neden Burada Değilsin’in gözden geçirilmiş yeni baskısı yapıldı. Kitabının arka kapağında şunlar yazılı... "Kim olduğumuz sorusuna cevap ararken, aklımız hep, kim olacağımız sorusuyla karışıyor. Kim olacağımızı düşündüğümüzde ise kim olmak istediğimiz sorusu peşimizi koyuvermiyor. Gerçekte, kim olduğumuzu öğrenme süreci içinde bile kimliğimiz yeniden oluşuyor. Sanki Werner Heisenberg’in belirsizlik ilkesine tâbi olmuş gibiyiz. Nerede olduğumuzu öğrenmeye çalışırken nereye gittiğimizin bilgisi elimizden kaçıyor, eğer nereye gittiğimizi bilme gayretine kendimizi kaptırırsak nerede olduğumuzu unutma tehlikesine uğruyoruz. Ama bütün bu belirsizlik içinde karartılamayacak, önemi azaltılamayacak, vazgeçilemeyecek bir kalkış noktamız var: Bizler, hepimiz birer ürünüz. Hepimiz husule geldik, hepimiz oğullar ve kızlarız."
240 syf.
·3 günde·9/10 puan
Waldo Sen Neden Burada Değilsin?

Kendisini ''Ben nesli tükenmiş bir insanım'' diye niteleyen İsmet Özel'in, yalnızca ismi için dahi okunması gereken enfes kitabı...

"Bu kitabı, intihar eden birkaç arkadaşıma ve paranoyadan, şizofreniden mustarip birçok arkadaşıma ithaf ediyorum...''

sözleri ile başlıyor İsmet Özel ! Ve şöyle devam ediyor;

''Dünyaya gelmek, bir saldırıya uğramaktır. Doğan her bebek, havanın ciğerlerine olan saldırısının verdiği acıyla haykırır. Soğuk saldırır bize, sıcak saldırır. Açlığın, hastalığın, korkunun saldırılarını savuşturma yoluyla yaşarız, hayatta kalırız. Yaşıyor olmak savaşıyor olmaktan başka bir şey değildir. Bir gün son nefesimizi verdiğimizde bize yapılan ilk saldırıyı tamamen püskürtmüş oluruz.

Savaş bitmiştir.

Ana kucağı, bütün saldırılara karşı ilk barınak, ilk sığınaktır.''

Çıtayı çok yükselten bu girişin ardından İsmet Özel'in kendi kaleminden kendi hayatını/masalını okuma şansı buluyorsunuz.

''Benim masalım kısaca şöyle: " Bir varmış bir yokmuş. Bir şair İsmet Özel varmış. Iyi şiirler yazarmış. Nasıl olmuşsa bu İsmet bir gün komunist olmuş. Derken efendim, bir komünist olarak iyi şiirler yazmayı başarmış ve hatta yıldızı parlamış. Gel zaman git zaman, İsmet Özel'in duyguları, düşünceleri, inançları değişmiş (masalın her varyasyonunda bu değişmenin sebepleri muhtelif) ve Müslümanlığı bir hayat yolu olarak benimsemiş. Ama işe bakın ki adam iyi şiirler yazmaya devam etmiş. Eh, o erdiyse muradına, biz de çıkabiliriz kerevetine."

Nasıl başka masallarda devler, denizkızları, peri padişahı varsa benim masalımda da bazı isimler geçiyor: Şair, komünist, müslüman..."

Hayatını komünizm ve Müslümanlık gibi iki ayrı döneme ayırsak dahi hep iyi bir şair olarak karşımıza çıkmaktadır Özel. O da bu vasfının farkındadır.

Hep bir anlatma, anlaşılma telaşı var satırlarında. Derin düşünüyor ve kimi zaman kendi derinliğinde boğulurken buluyor kendini. Kelimelere tutunup kurtuluyor. Bazense kelimeler içinde kayboluyor. Nereye gideceğini bilemeyen bir adamın acizliği ile yine kaleme sarılıyor ve şöyle diyor:

''İnsan için önüne çıkan bütün yollar ''yürünebilir'' yollar ise o insan artık kaybolmuştur. Kaybilmak nereye gideceğini bilememek, yani her yere gidebilmektir...''

Ilerleyen sayfalarda kendi hayatına ilişkin birkaç anısını kaleme alıyor Özel . Önce din olgusuna ve dinden uzaklaşmasına- yakınlaşmasına, ardından siyasi arenaya atılmasına ve şiirlerine hep şiirlerine değiniyor...

''Çocukluğumda ve yetişme yıllarımın bana tanıttığı anlayışlar içinde Müslümanlık ağırlıklı bir yere sahip değildi. Annem ve babam Müslüman insanlardı o kadar. Çocuklarını dindar yetiştirme konusunda özel bir gayretleri olduğunu hatırlamıyorum.''

Çocukluk yıllarında din ile olan ilgisini yalnızca bu sözlerle ifade eden Özel, lise yıllarında dine tutunma çabasının neticesiz kalışını ise şu satırları ile okuruna aktarıyor:

" Evde Diyanet İşleri Başkanlığı'nin üç cilt halinde yayınladığı Kur'an-ı Kerim meali vardı. Büyük bir samimiyetle onu okumaya koyuldum. Okumaya başlamadan önce abdest alıyor, Kitab'ı göbeğimin üstünde tutmaya özen gösteriyordum. 1961 yılında, dini düşüncenin niteliklerini hakkında hiçbir temel bilgilenme sağlamamış, genel olarak düşüncenin hangi meseleler çevresinde döndüğü konusunda donanımı olmayan bir lise son sınıf talebesinin ''Bakalım bizim temel dini metnimizde neler var?'' merakıyla giristiği okumadan nasıl bir sonuç doğabilirdi? Olacak olan oldu: Sonuç büyük bir düş kırıklığıydı!''

''Beklentilerimin boşa çıkması din duygusundan ümidi kesmemi kaçınılmaz kıldı. Daha da ileri gittim: Din aleyhtarlığının insan için en uygun tutum olduğu sonucuna vardım.''

Sözlerinin ardından siyasete atılmasından ve o günün Türkiye'sinden, sosyalizmden uzunca bahseden sayfalarla karşılıyor bizi.

Düşünsel yapısının, şiirleri üzerine olan etkilerine de değinen Özel, yoğun gecen siyasi hayatının ardından önce kendini yalnızlığa ardından yeniden İslam'ın sularına bırakıyor kendini.

'' Müslüman olduktan sonra başka Müslümanlarla tanışıp, kaynaşmak için fazla aceleci davranmadım. Esasen mümkün de değildi. Benimle belli bir kültürel dili paylaştığına inandığım hiç-bir Müslüman tanımıyordum. Edebiyat dünyasında, ismen tanıyıp şiirine büyük değer verdiğim bir Sezai Karakoç vardı. Onunla tanışmanın yolunu arayıp buldum.''

Bu satırlardan sonra Ismet Özel sözü, kitabın adını aldığı o muazzam diyaloğa getiriyor.

Thoreau, ABD'nin Meksika'ya karşı yürüttüğü emperyalist savaş sırasında konan nüfus başına vergiyi, ''ödediği dolar bir adam öldürmek üzere, başka bir adam veya tüfek satın almaya yaramasın'' gerekçesiyle vermeyi reddedince bir gece hapiste yattı. Kendisinden ondört yaş büyük olan ve birçok özgürlükçü düşünceyi kendisiyle paylaşan Ralph Waldo Emerson, telaşla arkadaşını görmek üzere onun hücresine girdiğinde aralarında şöyle bir konuşmanın cereyan ettiği anlatılır:
- Henry, neden buradasın ?
- Waldo, sen neden burada değilsin?

Bugün, yukarıdaki her iki sorunun Türkiye'de muhatabı bulunup bulunmadığını anlamak durumundayız. Kim nerededir? Yerimizi biliyor muyuz? Burada size, dilim döndüğünce kendi masalımı anlatmaya çalıştım. Biliyorum sizin de kendinize mahsus bir masalınız var. Bütün masallar bir yana itildikten sonra geride ne kalıyor? Herkes bir diğerine ''Neden buradasın?'' sorusunu soracaksa, onun alacağı cevap bir başka soru, ''Sen neden burada değilsin?'' olacaksa hepimiz masallarımıza umutsuz bir dirençle sarılmışız demektir. Masallarımızı bir kenara itme niyetimiz yok gibi.

Kim olduğumuz sorusuna cevap ararken, aklımız hep, kim olacağımız sorusuyla karışıyor. Kim olacağımızı düşündüğümüzde ise kim olmak istediğimiz sorusu peşimizi koyuvermiyor. Gerçekte, kim olduğumuzu öğrenme süreci içinde bile kimliğimiz yeniden oluşuyor.


Ismet Özel'in hayatını, yaşayışını, neden şiirler yazdığını, neden farklı dönemlerde yazılmış şiirlerinde farklı bir dava taşıdığını merak eden okurlar için tavsiye edebileceğim bir kitaptır. Keyifli okumalar...
240 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Merhaba,
Kitap boyunca şimdi bu ''Waldo kim, ne alaka, nereden bağlayacak'' diye düşüneceksiniz...
İsmet Özel'in kendine has üslubuyla biraz masal gibi, biraz hicivli hayat hikayesi. Samimiyetle yazdığından şüphem yok, çünkü kendini eleştirirken ''ukalaydım, bilgiçlik taslardım'' tarzı cümleler kuruyor. Kendisine bile asi bir insan İsmet Özel. Tabii her kitapta bıkmadan aynı konulara göndermeler yapması beni biraz gerdi. Ama İsmet Özel'in de bu özelliği bizim için kadı kızındaki kusur gibi.
Olur diyor, geçiyoruz.

Sonunda ise kitap başlığıyla kitap içeriğini birleştirdiğinde; evet dedim.
Şair mantığı bizden, çok çok farklı.
Ama bence, şair olarak nesirden daha çok şey anlatıyor.
Keyifle okumanızı temenni ediyorum.
240 syf.
·12 günde·Beğendi·Puan vermedi
İsmet Özel'i şiirleriyle uzun zamandır tanıdığım ancak hayatından çok haberdar olmadığım bir isimdi. Ve fikir dünyasını çok merak ediyordum.
Kitap, İsmet Özel'in kendi 'masalını' anlattığı düz yazılarını içeriyor. Özel, benim için üç kelime çok önemlidir diye not düşmüş ; Komünistlik, Müslümanlık Ve Şairlik.. Önce komünist sonra Müslümanlığa ve şairliğe kendini adamış. Okuduğum her sayfa her paragraf bana ayrı kapıları açtığını hissettim.

Kitabın isminin hikayesine gelecek olursak:
"Henry adında bir adamın Amerika'da Meksika'ya karşı ayaklanmaya destek vermek istemesinden ötürü vergi vermemesiyle hapse düşmüş ve en az onun kadar özgürlük türküleri dillendiren arkadaşı Waldo Emerson ziyaretine gelir ve sorar:
-Henry neden buradasın ?
O da cevap verir:
-Waldo sen neden burada değilsin ?

Bu her iki sorunun bugünTürkiye'de muhatabı bulunup bulunmadığını anlamak durumundayız. Kim nerededir? Yerimizi biliyor muyuz? Burada size, dilim döndüğünce kendi masalımı anlatmaya çalıştım. Biliyorum sizin de kendinize mahsus bir masalınız var. Bütün masallar bir yana itildikten sonra geride ne kalıyor?" diyor İsmet Özel..

Herkes bir diğerine ''Neden buradasın?'' sorusunu soracaksa, onun alacağı cevap bir başka soru, ''Sen neden burada değilsin?'' olacaksa hepimiz masallarımıza umutsuz bir dirençle sarılmışız demektir. Masallarımızı bir kenara itme niyetimiz yok gibi.
Kitap İsmet Özel'in düşünce dünyasını merak edenler için tam ideal kitaptır. Ve herkesi bu kitapla İsmet Özel'i tanımaya davet ediyorum.
Keyifli okumalar dilerim..
240 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10 puan
Şiirleriyle büyük kitlelerde olduğu gibi benim üzerimde de oldukça büyük bir etki yaratan İsmet Özel’i yakından tanımak, düşünce dünyasını anlamak, geçirdiği değişim süreçlerini kendi ağzından duymak onun hakkındaki fikir ve yargılarımın belli ölçüde netlik kazanmasını sağladı.
Şiirlerini hayranlıkla okuduğum bu değerli insanın fikir dünyasını da tanımak o eşsiz dizeleri nasıl yazdığını öğrenmek istiyordum. Nitekim bu kitapta ihtiyacımı belli ölçüce karşıladı. Şairin kendisi gibi kitap ismindeki seçimi de hayranlık uyandırıyor. İsmin hikayesi ise şöyle;

Henry David Thoreau, ABD’nin Meksika’ya karşı yürüttüğü emperyalist savaş sırasında konan nüfus başına vergiyi, “ödediği dolar bir adam öldürmek üzere, başka bir adam veya tüfek satın almaya yaramasın“ gerekçesiyle vermeyi reddedince bir gece hapiste yattı. Kendisinden 14 yaş büyük olan ve bir çok özgürlükçü düşünceyi kendisi ile paylaşan Ralph Waldo Emerson, telaşla arkadaşını görmek üzere onun hücresine girdiğinde aralarında şöyle bir konuşmanın cereyan ettiğini anlatır:
- “Henry, neden buradasın?”
- “Waldo, sen neden burada değilsin?”

Yalnızca bu hikayeyi duymak bile kitabı okuma isteğimi artırmıştı. Bir yazarın kitabının isminde dahi böyle bir mana var ise içinde kim bilir neler vardır diye düşünmüştüm. Beklediğim ölçüde kitaptan verim aldım.
Yazarın yaşamı ve yazarlığı üzerine öğrenilmesi gereken, İsmet Özel’i bugünki konumuna getiren birçok noktaya değinilmiş kitapta. İkinci kısmında ise Türkiye’nin konumunu üzerine kendi düşüncelerini bizlerle paylaşmış yazarımız.

Ve kitabı şu cümleler ile sonlandırıyor;
“Buraya kadar yazdıklarımdan, bugüne kadar yaptılarımdan hiçbir pişmanlık duymuyorum. Ömrümün herhangi bir safhasında bir fırsat kaçırdığım fikrinde değilim. Geçmişin hiçbir ânına dönmek istemem. Bütün hatalarımdan ders aldım, bütün sevaplarımın mükafatını gördüm. Bir ayağım çukurda diye kalan günlerimi yan gelip yatarak geçirmen için bir sebep görmüyorum. Çocukluğumdan beri yaptığım gibi kendimi yükümlü saydığım etkinlikler doğrultusunda son nefesime kadar didinip çırpınacağım.”

Kitabı okumadan önce İsmet Özel’i konumlandırmam gereken noktada güçlükler yaşıyordum. Şiirlerine hayran okurken, radikal düşünceleri beni şaşırtıyordu. Eğer sizlerde benim gibi bu ikilemi yaşıyorsanız bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. Sizdeki İsmet Özel’i algısının netleşmesinde de oldukça faydalı olacaktır.

İsmet Özel
240 syf.
·30 günde·10/10 puan
Adı gibi kendisi çok Özel şairdir İsmet Özel.

“Dünyaya gelmek bir saldırıya uğramaktır” önsözüyle başlıyor kitap. Yaşıyor olmamız, savaşıyor olmamızdan başka bir şey değildir..
İsmet Özel’in kendisini, “şair komünist ve müslüman”
olarak nitelendiren otobiyografi kitabı.
Bence günümüzünde en büyük şair düşünürlerinden.
Onu tanımak, bilgi birikimini, fikir ve düşüncelerini merak ederseniz eğer bu kitabı okumalısınız.
240 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
Okuduğum kitaplar arasında ‘en güzel giriş’ kriterinde yıllardır 1.liğini koruyan bir kitap var.
Koku kitabı.Bu kriterde Koku’yu yerinden edecek bir kitap girişine henüz şahit olmadım ancak başka bir kriterde başlık açmama sebep olacak güzellikte bir şahitlik durumu başıma geçti ki;
(Yılların bana verdiği okur/düşünür hakkını kullanarak)
En güzel ithaf cümlesi/sözünde Waldo Sen Neden Burada Değilsin*kitabını bu kategoride yıldızıyla beraber konumlandırıyorum.


İsmet Özel..galiba kitabından önce kendisi hakkında düşüncelerimi alenen ifade etmem lazım gelecek ki,olumlamayı okuyan objektif tarafıma şahit olsun.

Sosyal yaşamımda kibirli bir küstahlık tanımında bulunabileceğim insanlara hiç tahammülüm yoktur.Sivri dilli(bunu dobralık olarak gören ahmaklar da var)insanları da sevimsiz bulurum.
İsmet Özel de okuyup doğru sentezlediysem eğer, bu iki özellik karakterinde mevcut ve diline vurmuş
Ancak garip şekilde bu kibirli ve küstah üslubu kültürel donanım ve birikimine vererek kendisini aklayıp haklı buluyorum.
(Burada tüm empatik yeteneklerimi kullandım)
Evett Özellerden bir İsmet.Niçin /neden özel.
Her birini,birer başkaldırı* olarak nitelediğim şiirleri ile içimdeki direnişçiyi beslediğimdendir belki..belki;şiiri sentezlemek yerine felsefik bir yaklaşımla idrakinin icap olduğunu düşündürmesindendir.
Tüm şiirlerini okudum.
ama bu şiir dehası kimdi?bilmiyordum.
Bilmediğim başka şey şiirlerindeki antidepresan etki niye vardı?
Bu şiirlerin çıktığı kaynak hangi aklın,hangi düşüncenin ürünüydü.
Şiirlerinde bir hayalet mi vardı,Yoksa hepsinin içinden bir İsmet mi geçmişti.
Bunları anlamlandırmak ve kısmide olsa el yordamı ile arayışımızı hızlandırmak için
Waldo sen neden burada değilsin*kitabını seçtik(bu yolda iki kişiyiz)
Bu eser soru işaretlerinin tümüne cevap oldu.

Şair,komünist,müslüman..
üç İsmet Özeli de tanımış oldum;kendi masalını kendisi anlatırken..
Yaşamak saldırıya uğramaktır diyor kitabın ilk sayfasında.
Maruz kaldıklarını,neden şiire ve siyasete bulaştığını,ilk ilhamın nerede,nasıl,kim vesilesi ile geldiğini,çabasını,inançlarını,İsmet özeli,İsmet Özel yapan deneyimleri,komünizmin tarihi,izmler ve gerçekleri,hayatla meselesini dünya ile meselesini anlatıyor kitap boyunca.
Yine şahit oldum ki:siyasetin kurtarıcılığına inanmıyorum

Kitabı okurken ne komünistliğinden rahatsız oldum ne İslamcı anlayışından.
Beni ilgilendiren nasıl evrilmiş,bu durumu nasıl dile getirmiş.
Düşünce ve fikriyatını nasıl savunmuş ve niçin sert bir lisana sahip.
(Bu adam neden bağırıyor?)

Kitap muhatabı olan Waldolar ve Henryler kim ve onlar nerede?

Henry miyim/Waldo mu?
Ve ben neredeyim?

düşünceyi işleme,sentezleme ve dahi olup biten herşey hususunda felsefe yapmanın ehemmiyeti üzerinde durup düşünülecek önemli bir nesir..
Düşünceyi ;özellikle farklı düşünceyi önemseyen okurlara tavsiyedir.
240 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Mücadelemiz dünyaya gelmekle başlıyor. “Yaşıyor olmak, savaşıyor olmaktan başka bir şey değildir”.İsmet Özel bu kitapta bize yaşamla olan kavgasını kendi masalı üzerinden anlatıyor.Benim masalımda 3 isim var diyor,”Şair,kominist,müslüman”.Bana göre masalın en değerli kahramanı şair İsmet Özeldir.

Bulunduğu ortamlardaki tavırlardan tedirgin olup,başka ortamlar arıyor.Her daim anlama çabası içinde olan Özel,farkına vardığına inandığı tüm gerçekleri başkalarına anlatmayı da bir vazife olarak görüyor.Bu çaba içerisine girmeyen ve bulduğu ilk dala tutunan insanlara serzenişte bulunuyor. ''İnsan için önüne çıkan bütün yollar ''yürünebilir'' yollar ise o insan artık kaybolmuştur. Kaybolmak nereye gideceğini bilememek, yani her yere gidebilmektir...''

Büyüklerin, kendisini yetiştirecek bilgi ve birikime sahip olmadıklarını ve kendilerine kayıtsız şartsız teslim olunabilecek yeterliliği gösteremediklerini düşünüyor.Onlar çocuklara sevgi ve merhametle yaklaşan insanlar,ama beni yönlendiremezler.“Büyüklerimi kendilerine zararımın dokunmamasına özen gösterdiğim,ama benim hakkında karar vermeye ehil olmayan varlıklar diye kabul ettim.Verilen değere karşı hizmet,fakat asla itaat etmemek.”

Müslüman bir ailesi var ama çocuklarını dindar biri olarak yetiştirmek adına ayrı bir çaba harcamıyorlar.O dönemi kendisi için müslümanlığın olumsuz değil fakat gündem dışı olduğu bir dönem olarak kabul ediyor.Kendi okumaları ve mevcut zamandaki din dersleri onu tatmin etmiyor. Din insanların sorgulamadan kabul ettikleri diğer şeyler gibi zihnin geliştirilebilir ve işlenebilir tarafına açık bir tehdit diye düşünüyor. Bu nedenle din aleyhtarı olmak, o dönem için en uygun ve tutarlı yaklaşım haline geliyor onun için.

Daha sonra siyasete atılmasından ve o günün Türkiye'sinden, sosyalizmden uzunca bahseden sayfalar karşılıyor bizi.O zamanki tercihlerinin sebebini şöyle açıklıyor,”Bana haklı görünen taraf,sözünü açık açık söyleyen ve çok daha önemlisi ne söylediğini bilen taraftı.Benim yetişme dönemimde ülküceler ve şeriatçiler kendi tezleri bakımından oldukça bulanık bir konumda idiler.Dünyada tuttuğu yeri anlamak ve nasıl bir yer tutulması gerektiğini bulmak isteyen bir gence çekici gelecek dilden mahrum idiler.”

Dünya görüşleriyle neticesinde karşısına çıkan düşüncelerin,o düşüncelerle buluşmanın ilerleyen safhalarında değer ve içeriğini kaybederek birer baskı unsuruna dönüştüğünü anlıyor.”Benim birinci derecede önemsedeğim herhangi bir dünya görüşünün bayrağının yükseltilmesi değil,kendime,birlikte yaşadığım insanlara ve mümkünse bütün insanlığa iyileştirme getirecek bilgilere varmak,bu bilgileri geçerli kılan düşünme yollarını açık tutumaktı.”Sözleriyle hayatı süresinceki dik duruş ve samimiyetini özetliyor.

Kendisini müslüman olarak tanımlamaya başladığı dönemin başlangıcında ise yine hayatını ve şiirini temellendirme arayışı söz konusu. Bu arayışın sonunda insani olan şeyin aslında ahlaki olanla irtibatlı olduğu sonucuna varıyor. Nihayetinde de kendi ifadesiyle, içinde öteden beri sahip olduğu ve onun kendi kendisini kandırmasını engelleyen ‘’deus otiosus’’ inancı, İslam itikadına ve Allah inancına dönüşüyor. Yine bir metaforla; ateşten uzak kalma ve Bahçe’ye girmeyi isteyen biri olma güvenine sahip oldum diyor, Elhamdülillah diye ekleyerek.( http://www.turkiyenotlari.com/...zerine-bir-inceleme/) paragraf bu incelemeden alıntıdır,bakabilirsiniz.

Şiirlerini; "Kötü şiirler,Sevgilime İftira,Kanla Kirlenmiş Evrak,Karlı Bir Gece Vakti Bir Dostu Uyandırmak,Propaganda,Tahrik,Çözülmüş Bir Sırrın Üzüntüsü,Esenlik Bildirsi,Amentü" sırasıyla okuduğumuz takdirde yaşadığı geçiş sürecine ilişkin işaretler bulabileceğimizi söylüyor.

Kitabın adını aldığı o etkileyici diyoloğa geliyoruz.
Thoreau, ABD'nin Meksika'ya karşı yürüttüğü emperyalist savaş sırasında konan nüfus başına vergiyi, ''ödediği dolar bir adam öldürmek üzere, başka bir adam veya tüfek satın almaya yaramasın'' gerekçesiyle vermeyi reddedince bir gece hapiste yattı. Kendisinden on dört yaş büyük olan ve birçok özgürlükçü düşünceyi kendisiyle paylaşan Ralph Waldo Emerson, telaşla arkadaşını görmek üzere onun hücresine girdiğinde aralarında şöyle bir konuşmanın cereyan ettiği anlatılır:
- Henry, neden buradasın ?
- Waldo, sen neden burada değilsin?

İsmet Özel’e göre yürüdüğü yolda kendisini daima hazır, aklı başında ve ayakta tutan iki özelliği var; kadirşinas bir itaatsizlik ve tevarüs edilmemiş asalet.Hayatı boyuncu bu iki özelliğinden taviz vermeyen İsmet Özel; samimiyeti her daim bulunduğu ortamı sorgulaması ve muhakeme etmesiyle bize örnek oluyor.
240 syf.
Hayatımda ilk defa duyduğum birçok olaydan söz etmesi hasebiyle biraz ağır diyecektim ki ne kadar hafif olduğumu farkettirdi bana bu kitap. İsmet Özel’in tıpkı şiirlerinde olduğu gibi o özgün dilini burada da görüyoruz.
240 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10 puan
Öncelikle bir itirafta bulunmak istiyorum.Okumakta ve anlamakta çok zorlandığım kitaplardan biri. İsmet Özel kelimelerle oynamayı çok seviyor. Hiç programımda yokken adı beni meraka ve okumaya sürükledi adeta. Yarı biografik bir eser.Kim olduğunu arama sürecinde, kim olacağı merakına akan muhteşem bir birikim.Şiirleri ile gönlümüzde taht kuran İsmet Özel'in etkileyici ama bir o kadar ağdalı dili sizi kendi özeli üzerinden kendinizle bir hesaplaşmaya götürecek.Her ne kadar onun hikayesini okuyor olsanızda yansıması siz olacaksınız.Evet zor du hem de çok zor.Ama güzeldi.
240 syf.
·11 günde·Puan vermedi
İsmet özelin kendi hayatını ya da kendi düşünce tarihini anlatmasıyla başlayan bu kitap yazarın eserlerinin önsözü niyetine okunabilir.
Kendinden başlayıp ülkesinin ve dünyanın siyasal konumunu değerlendiren,görüneni ve aslında olanı tüm çıplaklığıyla anlattığı bir yapıt
Dünyaya gelmek bir saldırıya uğramaktır.

Doğan bebek,havanın ciğerlerine olan saldırısının verdiği acıyla haykırır.Soğuk saldırır bize,sıcak saldırır. Açlığın,hastalığın, korkunun saldırılarını savuşturma yoluyla yaşarız,hayatta kalırız.Yaşıyor olmak,savaşıyor olmaktan başka bir şey değildir.
yalnızlıktan kurtuluşum bir bakıma modern bir insan olmaktan kurtuluşum sayılır. ben bu kurtuluş özlemimi 1964 yılında,
"dinsin dinsin benim çağdaş olmayan iğrenç yüzüm"
diyerek ifade etmeye çabalamıştım.
hiç bir insan bir diğerini eli, ayağı, beyni vardır diye "var" kabul etmez. bir insanı diğeri için var kılan, karşısındakinin kendisiyle kurduğu anlam bağıdır.
türkiye'de yaşayan bizler için gündelik hayatın temel belirleyicisi, tepeden alınan kararlar olduğu düşünülürse, ne gibi insanlar olduğumuzu bilmek için ne gibi siyasi kararların gölgesinde kaldığımızı bilmemiz gerek.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Waldo Sen Neden Burada Değilsin?
Baskı tarihi:
Eylül 2019
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054893034
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tiyo Yayınevi
Baskılar:
Waldo Sen Neden Burada Değilsin?
Waldo Sen Neden Burada Değilsin
Waldo Sen Neden Burada Değilsin
Waldo Sen Neden Burada Değilsin?
Tiyo’nun altıncı kitabı Waldo Sen Neden Burada Değilsin’in gözden geçirilmiş yeni baskısı yapıldı. Kitabının arka kapağında şunlar yazılı... "Kim olduğumuz sorusuna cevap ararken, aklımız hep, kim olacağımız sorusuyla karışıyor. Kim olacağımızı düşündüğümüzde ise kim olmak istediğimiz sorusu peşimizi koyuvermiyor. Gerçekte, kim olduğumuzu öğrenme süreci içinde bile kimliğimiz yeniden oluşuyor. Sanki Werner Heisenberg’in belirsizlik ilkesine tâbi olmuş gibiyiz. Nerede olduğumuzu öğrenmeye çalışırken nereye gittiğimizin bilgisi elimizden kaçıyor, eğer nereye gittiğimizi bilme gayretine kendimizi kaptırırsak nerede olduğumuzu unutma tehlikesine uğruyoruz. Ama bütün bu belirsizlik içinde karartılamayacak, önemi azaltılamayacak, vazgeçilemeyecek bir kalkış noktamız var: Bizler, hepimiz birer ürünüz. Hepimiz husule geldik, hepimiz oğullar ve kızlarız."

Kitabı okuyanlar 1.410 okur

  • Beyza turak
  • Muhteriz
  • Şiir Ceketli Adam
  • Mücahit Çiftçi
  • Nurdan T.
  • yığın
  • Hasan Gök
  • areka
  • ramazan
  • Sergen Aydın

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%11.1
13-17 Yaş
%2
18-24 Yaş
%31.3
25-34 Yaş
%27.3
35-44 Yaş
%19.2
45-54 Yaş
%7.1
55-64 Yaş
%1
65+ Yaş
%1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%48.5
Erkek
%51.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%37.6 (135)
9
%21.7 (78)
8
%15.6 (56)
7
%9.5 (34)
6
%1.9 (7)
5
%1.4 (5)
4
%0.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%0.8 (3)

Kitabın sıralamaları