Waldo Sen Neden Burada Değilsin?İsmet Özel

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.753
Gösterim
Adı:
Waldo Sen Neden Burada Değilsin?
Baskı tarihi:
Mart 2014
Sayfa sayısı:
240
ISBN:
9786054893034
Kitabın türü:
Yayınevi:
Tiyo Yayınevi
Waldo Sen Neden Burada Değilsin kitabı, devamı olan Henry Sen Neden Buradasın 1 ve Henry Sen Neden Buradasın 2 kitapları ile birarada neşroldu.

"Kim olduğumuz sorusuna cevap ararken, aklımız hep, kim olacağımız sorusuyla karışıyor. Kim olacağımızı düşündüğümüzde ise kim olmak istediğimiz sorusu peşimizi koyuvermiyor. Gerçekte, kim olduğumuzu öğrenme süreci içinde bile kimliğimiz yeniden oluşuyor.
Sanki Werner Heisenberg’in belirsizlik ilkesine tâbi olmuş gibiyiz. Nerede olduğumuzu öğrenmeye çalışırken nereye gittiğimizin bilgisi elimizden kaçıyor, eğer nereye gittiğimizi bilme gayretine kendimizi kaptırırsak nerede olduğumuzu unutma tehlikesine uğruyoruz. Ama bütün bu belirsizlik içinde karartılamayacak, önemi azaltılamayacak, vazgeçilemeyecek bir kalkış noktamız var:
Bizler, hepimiz birer ürünüz. Hepimiz husule geldik, hepimiz oğullar ve kızlarız."
"Benim masalımda üç önemli kelime var: Şair, komünist, Müslüman" (İ.Özel)

"Akif'in mektupları Safahat'ından, Necip Fazıl'ın O ve Ben'i Çile'sinden, Cemil Meriç'in Jurnal'i Kırk Ambar'ından, İsmet Özel'in Waldo'su Şiir Okuma Klavuzu'ndan daha çok kendilerini söyler ve anlatır kanımca." (Cündioğlu)

D. CÜNDİOĞLU' na ait yukarıdaki değerlendirmeyi okuduğumda Waldo'yu okumalıyım demiştim. İsmet ÖZEL'in şiirlerini okumuştum ama nesir olarak okuduğum ilk kitabıydı. İyi ki de bu kitabından başlamışım. İsmet Özel'in gözünden hem kendi düşünce dünyasında geçirdiği değişimler, arayışlar hemde Türkiye'nin en kritik dönemleri, ihtilaller, sağ-sol meseleleri ile ilgili kısa ama anlamlı bir panorama.
Her şeyden önemlisi İsmet ÖZEL için "şiir" ne demektir? sorusunun cevabı ilmek ilmek kitabın her sayfasına sinmiş.
Herkese iyi okumalar.
"Dünyaya gelmek bir saldırıya uğramaktır..."

Kitap bu cümleyle başlıyor. İsmet Özel'i anlamak için başvurulmasi gereken ilk kaynak kitaptır.
Neden çabalıyoruz-çabalamalıyız, neden tutunma ihtiyacı içindeyiz, neden ait olmak istiyoruz, masal nedir, neden önemlidir? Ve bunun gibi birçok şeyde kendi kafa karışıklıklarını anlatmaya çalıştığını fark ederiz İsmet Özel'in.

"İnsan için önüne çıkan bütün yollar "yürünebilir" yollar ise, o insan artık kaybolmuştur."

Hayatımızı kuşatan belaya gönderme yapar. O bizi çepeçevre kuşatan arada kalmışlığa... bütün masallar bir yana itildikten sonra geriye ne kalıyor? Herkes bir diğerine “neden buradasın?” sorusunu soracaksa, onun alacağı cevap bir başka soru, “sen neden burada değilsin?” olacaksa hepimiz masallarımıza umutsuz bir şekilde sarılmışız demektir. Masallarımızı bir kenara itme niyetimiz yok gibi. Bu eserle elbette sorularimiz cevaplanmiyor ama düşünmek için bir zemin hazırlıyor.

Birlikte yasamayi, bunun ne demek olduğunu hissettirir bu eser. Okunması gereken kaynak bir eser. Okurlara kolay gelsin...

Benzer kitaplar

Eseri incelemeden önce daha iyi anlamak için kimdir bu Waldo diyelim. :) Hikayenin özeti ise kısaca şöyle:
Abd'nin Meksika'ya karşı yürüttüğü emperyalist savaş sırasında konan nüfus başına vergiyi, "Bir adam öldürmeye veya tüfek satın almaya yaramasın" diyerek vermeyi reddeden,bunun üzerine 1 gecelik hapse düşen Henry David Thoreau'nun ziyaretine çok sevdiği dostu gelir.
Kendisinden 14 yaş büyük olan ve birçok özgürlükçü düşünceyi kendisiyle paylaşan Ralph Waldo Emerson, telaşla arkadaşını görmek üzere onun hücresine girdiğinde aralarında şöyle bir konuşma geçer:
- Henry, neden buradasın?
- Waldo, sen neden burada değilsin?.
Kitabın genel akışı ise İsmet Özel'in kendisine/ insanların makam-mevki elde etme yanlışlarına ve Türkiye'ye dair düşünceleri üzerine sıralanmış.
Günümüz Türkiye'sinde bir yerlerde menfaat elde etmek uğruna,argo tabirle " Yiğit bilinenlerin bile taklacı güvercinine" nasıl dönüştüğünü anlamak için İnsanı,bugünü ve çağı yorumlayabilmek için... Artık tanıdık seni Waldo ..Sayınız bol olsun Henry :)
Herkesin herkese sen busun şeklinde hitabı olan bir dünya da biraz kendi tarzında sorguya geçmiş yazar. Neden illa bir "şey" le yaftalanıyor insan ya da yaftalıyor. Bir yere, bir kalıba sığmak zorunda mıyız? Öncelikle insan olalım. İnsan rengarenktir.. Bir çok şey olabilir, düşünebilir, hissedebilir. Bir renkle boyamaya çalışmaktan vazgeçmeliyiz birbirimizi. İnsanın izmlerin dar kalıpları içine sıkıştırılmasına, sağcı solcu diye ayrılmasına da karşıyız İsmet Özel'le.
Siyaset terimlerine yabancı olmamdan dolayı okurken çok zorlanmama rağmen, bir bakış atmak güzel bir tecrübeydi. Bütün sınıflara, insan kategorilerine bakınca kendime uygun ve yakışanı tekrar gördüm. Ölüyoruz arkadaşlar; ne kadar yaşasak da..
Ne kadar ölüm bir son değildir desek ve inansak da: aslında sondur. "Siz şimdi ahiret hayatının gerçekliğine bütün varlığıyla inanan biri olarak benden şunu işitin: Ölüm bir sondur, insanın tazelenebilmesinin sonudur. Öldükten sonra ne günah, ne sevap işleyebilir, ne hatalarımızı telafi, ne de tövbe edebiliriz." Bu bakıma sondur.
"Bir muamma olarak doğdum ve bir bilmece olarak öleceğim." Yaşarken bizi neyin beklediğini bilemeyiz, öldükten sonra da keza, emin olamayız. İnsan tabiatına uygun yaşayabilmemiz dileğiyle..
İsmet Özel bu kitabında, şairlik macerasını ve ayrıca insan olabilmek ve insan kalabilmek adına yaşadıklarını anlatıyor.Bunu gerçekleştirmek için masalımızı yıkabilmemiz gerektiğini, hayatı ve kendimizi okuyabilme becerimizi heran geliştirme halinde olmamız gerektiğini vurguluyor.Daha sonra kendi masalını nasıl yıktığını, bir şair ve insan olarak kendini nasıl gerçekleştirdiğini anlatıyor.İnsanın kendini gerçekleştirme sürecinde yaşayacağı enfüsi va âfâkî tefekkürü, yani bireyselleşme ve sosyalleşme konusunda, üzerine düşünülecek bilgi ve deneyimlerini sunuyor.Bunu yaparken, ülkemizin siyasi tarihi hakkında bir çok bilgisini ve görüşünü de belirtiyor.Bazı bölümlerinde Cemil Meriç'in "Bu Ülke" adlı eserinin tadını hissettim bu eserde.
İsmet Özel, kitabına ismini veren aşağıda paylaşacağım hikaye üzerinden tüm okurlarına ve insanlığa, zulme ve haksızlığa karşı durmak üzere sesleniyor...
Thoreau, ABD'nin Meksika'ya karşı yürüttüğü emperyalist savaş sırasında konan nüfus başına vergiyi " ödediği dolar bir adam öldürmek üzere, başka bir adam veya tüfek satın almaya yaramasın" gerekçesiyle vermeyi reddedince bir gece hapis yattı.Kendisinden ondört yaş büyük olan ve bir çok özgürlükçü düşünceyi kendisiyle paylaşan Ralph Waldo Emerson telâşla arkadaşını görmek üzere onun hücresine girdiğinde aralarında şöyle bir konuşmanın cereyan ettiği anlatılır:
" -Henry, neden buradasın?"
"-Waldo, sen neden burada değilsin?"
" İnsan insanın kurdu değil , ümididir " ..
Başka söze gerek var mı sizce ?
.
Varsa , sizi Üstadla başbaşa bırakıyorum ..Ve Rabbim hayırlı ilimle ilminizi arttırsın diyorum .
Öncelikle kitap yazılıp yazılabilecek en güzel pasajlardan biriyle başlıyor. Burada "Bir gün son nefesimizi verdiğimizde bize yapılan ilk saldırıyı tamamen püskürtmüş oluruz. Savaş bitmiştir." diyen İsmet Özel'in son şiirinin "Savaş Bitti" olması tebessüm ettirdi. Bununla beraber Waldo Sen Neden Burada Değilsin, Özel'in şairlik hatta belki de âdemlik sürecini, yol ayrımlarını, nedenleriyle sunması bakımından kendini sevdirse de maalesef beklentimi tam olarak karşılayabilmiş değil. Belki de şiirlerinin tesiriyle ben beklentiyi yüksek tutmuş olabilirim, bilmiyorum. Bazı yerlerde gerçek manada sıkılmış olsam da "Yalnızlık"tan bahsettiği bölüm ile "okuduğuma değdi" dedirtti.
İsmet özel'in hayatının dönüm noktalarını anlattığı kitap. 97 li almam sebebiyle kominizmin-sosyalizmin Türkiye'de ki yapılanmasını anlattığı sayfalar bana biraz uzak kaldı ama şairliğini, inancına dönüşünü anlattığı kısımları hayranlıkla okudum. Şaşırtansa gençken Kuran-ı okuyup etkilenmemesi. Bir şairin edebiyata ilgisi olan birinin etkilenmemesi şaşırttı doğrusu -tabi bunda hiç edebi çeviri yapmayan meallerinde etkisi olabilir- ama şuna bir kez daha inandım Allah istediğini istediği zaman hidayete erdiriyor. İnşaAllah bizde hidayete erenlerden oluruz. İsmet özel sevenlerin okuması gereken onu tanımayama sevk eden bir kitap olmuş.
Kitap boyunca şimdi bu ''Waldo kim, ne alaka, nereden bağlayacak'' diye düşündüm ^^ İsmet Özel'in kendine has üslubuyla biraz masal gibi, biraz hicivli hayat hikayesi. Samimiyetle yazdığından şüphem yok, çünkü kendini eleştirirken ''ukalaydım, bilgiçlik taslardım'' tarzı cümleler kuruyor. Kendisine bile asi bir insan Özel. Tabii her kitapta bıkmadan aynı konulara göndermeler yapması beni geriyor. Ama İsmet Özel'in de bu özelliği bizim için kadı kızındaki kusur gibi. Olur diyor, geçiyoruz.

Sonunda ise kitap başlığıyla kitap içeriğini birleştirdiğinde; evet dedim. Şair mantığı bizden, çok çoook farklı. Ama bence, şair olarak nesirden daha çok şey anlatıyor. ^^
İsminin uyandırdığı merakla hikayesini öğrenmemin hemen ardından şiirlerinde yakaladığım duygunun ötesinde İsmet Özel'i anlamamı sağlayacağı düşüncesiyle başladım kitaba.

Kendi masalını anlatıyordu Özel «Şair-Komünist-Müslüman» diye bölümlere bölerek. Benle sohbet ediyor, karşılıklı kahvelerimizi yudumluyor tarzındaki üslubu kitabı daha sıcak bir hale getirse de arada sıkılmadım veya bazı yerleri (benim cahilliğimden büyük ihtimalle) karışık fazla yoğun cümlerle (şiirindeki gibi) sıkıştırılmış bilgi yükünü hissetmedim diyemem.

İsmet Özel kendi yol arayış serüveniyle bizlere de yolumuzu bulmada yardımcı oluyor. Şiirin kendisi için önemini daha çok küçük yaşlarda başlayan şiir tutkusunu ve seçimini, hayata bakış açısını bulabileceğiniz, yazarı tanıyabileceğiniz bir kitap.

Sevgili­me İftira (hayata iftira demektir bu), Kanla Kirlen­miş Evrak, Karlı Bir Gece Vakti, Propaganda, Tah­rik, Çözülmüş Bir Sırrın Üzüntüsü, Esenlik Bildiri­si, Amentü şiirlerini sırasıyla okuyaraktan da kendi geçiş aşamalarından izler bulabilceğimizi söylüyor.

Kitapta beni etkileyen can alıcı noktalardan biri; başında yer alan atasözüyle son sayfaları aynı noktalara temas ediyor olması. Sürekli değişiyoruz, benliğimiz her anda tekrardan başka surette vücut buluyor, (bu satırları yazarken) bu satırları okurken artık daha farklı biriyiz. Bu belirsizlik içinde asıl önemli olanı şu sözlerle ifade ediyor: "Bizler hepimiz birer ürünüz. Hepimiz husule geldik, hepimiz oğullar ve kızlarız."
İsmet Özel'in 21 yaşında "Partizan" şiirini neden yazdığını şimdi daha iyi anladım.Uzun derin düşün yolculuğu ve gençlik yıllarında (İsmet Özel) kendisiyle ve toplumuyla yaşadığı çatışmayı, kendini hiç bir yere konumlandıramayan veya aykırı bir gencin günlüklerini okur gibiyim.
''Thoreau, ABD'nin Meksika'ya karşı yürüttüğü emperyalist savaş sırasında konan nüfus başına vergiyi «ödediği dolar bir adam öldürmek üzere, başka bir adam veya tüfek satın almaya yaramasın» gerekçesiyle vermeyi reddedince bir gece hapiste yattı. Kendisinden ondört yaş büyük olan ve bir çok özgürlükçü düşünceyi kendisiyle paylaşan Ralph Waldo
Emerson, telâşla arkadaşını görmek üzere onun hücresine girdiğinde aralarında şöyle bir konuşmanın cereyan ettiği anlatılır:
«-Henry, neden buradasın ? »
«-Waldo, sen neden burada değilsin ?»''

Kitap adını bu konuşmadan alıyor. İsmet Özel'in şiirlerini nasıl yazdığını anlattığı otobiyografik roman. İçinde yakın tarihten oldukça ilginç olaylar da var. Bu olayların şiirleri üzerindeki etkilerinden bahsetmiş İsmet Özel.
Kitapta adını koyamadığım beni rahatsız eden bir şey var. Belki laiklikle ilgili söyledikleri belki de cumhuriyet okulları ile ilgili söyledikleri beni rahatsız etti. Ama o paragraftan sonra kitabı okuma şeklim değişti.
İnsanı insanın kurdu değil, ümidi olarak görenlerdenim. İnsan insanı ümit diye beller; ama insan ümidini insana bağlamaz. Allah'tan ümit ederiz.
Dünyaya gelmek bir saldırıya uğramaktır. Doğan bebek havanın ciğerlerine olan saldırısının verdiği acıyla haykırır. Soğuk saldırır bize, sıcak saldırır. Açlığın, hastalığın, korkunun saldırılarını savuşturma yoluyla yaşarız, hayatta kalırız. Yaşıyor olmak, savaşıyor olmaktan başka bir şey değildir. Bir gün son nefesimizi verdiğimizde bize yapılan ilk saldırıyı tamamen püskürtmüş oluruz. Savaş bitmiştir.
"Keşke" diye yazmıştım arkadaşlarımdan birine, "aramızdaki mesafe sadece kilometrelerle ölçülebilecek cinsten olsaydı."
İnsan için önüne çıkan bütün yollar "yürünebilir" yollar ise, o insan artık kaybolmuştur.
Ana kucağı, bütün saldırılara karşı ilk barınak , ilk sığınaktır. Sonra derece derece başka korunma bölgelerine uğrar insanoğlu.
Bana haklı görünen taraf, sözünü açık açık söyleyen ve çok daha önemlisi ne söylediğini bilen taraftı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Waldo Sen Neden Burada Değilsin?
Baskı tarihi:
Mart 2014
Sayfa sayısı:
240
ISBN:
9786054893034
Kitabın türü:
Yayınevi:
Tiyo Yayınevi
Waldo Sen Neden Burada Değilsin kitabı, devamı olan Henry Sen Neden Buradasın 1 ve Henry Sen Neden Buradasın 2 kitapları ile birarada neşroldu.

"Kim olduğumuz sorusuna cevap ararken, aklımız hep, kim olacağımız sorusuyla karışıyor. Kim olacağımızı düşündüğümüzde ise kim olmak istediğimiz sorusu peşimizi koyuvermiyor. Gerçekte, kim olduğumuzu öğrenme süreci içinde bile kimliğimiz yeniden oluşuyor.
Sanki Werner Heisenberg’in belirsizlik ilkesine tâbi olmuş gibiyiz. Nerede olduğumuzu öğrenmeye çalışırken nereye gittiğimizin bilgisi elimizden kaçıyor, eğer nereye gittiğimizi bilme gayretine kendimizi kaptırırsak nerede olduğumuzu unutma tehlikesine uğruyoruz. Ama bütün bu belirsizlik içinde karartılamayacak, önemi azaltılamayacak, vazgeçilemeyecek bir kalkış noktamız var:
Bizler, hepimiz birer ürünüz. Hepimiz husule geldik, hepimiz oğullar ve kızlarız."

Kitabı okuyanlar 214 okur

  • Kitap Odası
  • M. Beldek
  • kenan boybey
  • ali uzunlar
  • Mert
  • Şamil Taşcı
  • Zeynep
  • Zeyneb Gül
  • Nurgül Arıkan
  • Ayfer krkmz

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%11.1
14-17 Yaş
%2
18-24 Yaş
%31.3
25-34 Yaş
%27.3
35-44 Yaş
%19.2
45-54 Yaş
%7.1
55-64 Yaş
%1
65+ Yaş
%1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%48.5
Erkek
%51.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%35.6 (21)
9
%25.4 (15)
8
%23.7 (14)
7
%11.9 (7)
6
%3.4 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0