Waldo Sen Neden Burada Değilsin?

·
Okunma
·
Beğeni
·
6.885
Gösterim
Adı:
Waldo Sen Neden Burada Değilsin?
Baskı tarihi:
Mart 2014
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054893034
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tiyo Yayınevi
Baskılar:
Waldo Sen Neden Burada Değilsin?
Waldo Sen Neden Burada Değilsin
Waldo Sen Neden Burada Değilsin kitabı, devamı olan Henry Sen Neden Buradasın 1 ve Henry Sen Neden Buradasın 2 kitapları ile birarada neşroldu.

"Kim olduğumuz sorusuna cevap ararken, aklımız hep, kim olacağımız sorusuyla karışıyor. Kim olacağımızı düşündüğümüzde ise kim olmak istediğimiz sorusu peşimizi koyuvermiyor. Gerçekte, kim olduğumuzu öğrenme süreci içinde bile kimliğimiz yeniden oluşuyor.
Sanki Werner Heisenberg’in belirsizlik ilkesine tâbi olmuş gibiyiz. Nerede olduğumuzu öğrenmeye çalışırken nereye gittiğimizin bilgisi elimizden kaçıyor, eğer nereye gittiğimizi bilme gayretine kendimizi kaptırırsak nerede olduğumuzu unutma tehlikesine uğruyoruz. Ama bütün bu belirsizlik içinde karartılamayacak, önemi azaltılamayacak, vazgeçilemeyecek bir kalkış noktamız var:
Bizler, hepimiz birer ürünüz. Hepimiz husule geldik, hepimiz oğullar ve kızlarız."
240 syf.
·Beğendi·9/10
"Benim masalımda üç önemli kelime var: Şair, komünist, Müslüman" (İ.Özel)

"Akif'in mektupları Safahat'ından, Necip Fazıl'ın O ve Ben'i Çile'sinden, Cemil Meriç'in Jurnal'i Kırk Ambar'ından, İsmet Özel'in Waldo'su Şiir Okuma Klavuzu'ndan daha çok kendilerini söyler ve anlatır kanımca." (Cündioğlu)

D. CÜNDİOĞLU' na ait yukarıdaki değerlendirmeyi okuduğumda Waldo'yu okumalıyım demiştim. İsmet ÖZEL'in şiirlerini okumuştum ama nesir olarak okuduğum ilk kitabıydı. İyi ki de bu kitabından başlamışım. İsmet Özel'in gözünden hem kendi düşünce dünyasında geçirdiği değişimler, arayışlar hemde Türkiye'nin en kritik dönemleri, ihtilaller, sağ-sol meseleleri ile ilgili kısa ama anlamlı bir panorama.
Her şeyden önemlisi İsmet ÖZEL için "şiir" ne demektir? sorusunun cevabı ilmek ilmek kitabın her sayfasına sinmiş.
Herkese iyi okumalar.
240 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
"Dünyaya gelmek bir saldırıya uğramaktır..."

Kitap bu cümleyle başlıyor. İsmet Özel'i anlamak için başvurulmasi gereken ilk kaynak kitaptır.
Neden çabalıyoruz-çabalamalıyız, neden tutunma ihtiyacı içindeyiz, neden ait olmak istiyoruz, masal nedir, neden önemlidir? Ve bunun gibi birçok şeyde kendi kafa karışıklıklarını anlatmaya çalıştığını fark ederiz İsmet Özel'in.

"İnsan için önüne çıkan bütün yollar "yürünebilir" yollar ise, o insan artık kaybolmuştur."

Hayatımızı kuşatan belaya gönderme yapar. O bizi çepeçevre kuşatan arada kalmışlığa... bütün masallar bir yana itildikten sonra geriye ne kalıyor? Herkes bir diğerine “neden buradasın?” sorusunu soracaksa, onun alacağı cevap bir başka soru, “sen neden burada değilsin?” olacaksa hepimiz masallarımıza umutsuz bir şekilde sarılmışız demektir. Masallarımızı bir kenara itme niyetimiz yok gibi. Bu eserle elbette sorularimiz cevaplanmiyor ama düşünmek için bir zemin hazırlıyor.

Birlikte yasamayi, bunun ne demek olduğunu hissettirir bu eser. Okunması gereken kaynak bir eser. Okurlara kolay gelsin...
240 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Öncelikle bir itirafta bulunmak istiyorum.Okumakta ve anlamakta çok zorlandığım kitaplardan biri. İsmet Özel kelimelerle oynamayı çok seviyor. Hiç programımda yokken adı beni meraka ve okumaya sürükledi adeta. Yarı biografik bir eser.Kim olduğunu arama sürecinde, kim olacağı merakına akan muhteşem bir birikim.Şiirleri ile gönlümüzde taht kuran İsmet Özel'in etkileyici ama bir o kadar ağdalı dili sizi kendi özeli üzerinden kendinizle bir hesaplaşmaya götürecek.Her ne kadar onun hikayesini okuyor olsanızda yansıması siz olacaksınız.Evet zor du hem de çok zor.Ama güzeldi.
240 syf.
Kitabın isminin hikayesi malum. Henry david thoreau politik sebeple hapse girer. Arkadaşı waldo emerson ziyaretine gelir ve sorar:
-henry neden buradasın ?
O da cevap verir:
-waldo sen neden burada değilsin ?

Etkileyici bir söz ama bir yandan da arkadaşın ziyaretine gelmiş ona da mı politik ajitasyon ayıp yani. Her neyse.

Ismet ozel'in dönüşüm hikayesini bir de kendi ağzından dinleyeyim diye okudum. Kafamdaki bazı cevaplar onaylanmış oldu diyebilirim. Erbain incelemesinde 12 mart etkisine işaret etmiştim. Bunu söylerken kastettiğimkorku ya da sadece korku değildi. Bazı insanlar için bir görüş onu sahiplenenlerin tavrıyla çok ilişkilidir. Çevresine karşı çok duyarlıdır bu insanlar. Onlar için bir görüşün haklılığı büyük ölçüde onu savunanların davranışları oranında değer kazanır ya da yitirir. Ismet özel için de böyle düşünüyorum. Baskı döneminde sinen yitip giden kimi arkadaşları onun için bir bakıma savunduğu görüşün anlamsizligina delil teşkil etmiş sanki. Çevresindekilere duyduğu kin zamanla görüşün kendisine yönelmiş gibi. Bu çok bilindik bir his aslında. Bir düşünceyi kafasında icsellestirememis kimi insanlar için yuzeydeki gel gitler çok belirleyicidir. Kafasındaki idealizmin pratikte çok ters yansımalarına şahit olanlar için en ufak bir olay bile çok büyük tepkimelere yol açar. Özel in coşkulu ve de kibirli kişiliğinde gördüğüm bu. Ilk büyük baskı ve yilginlikta cocukluundaki dinsel öğelere sığınıyor. Kimi dostlarına duyduğu nefret onu bambaşka bir yola taşıyor. Karakterinde var olan aşırılıklar ve marazlarla birlikte.

Ismet the special çözümlemesi burada sona eriyor. Okuyandan aro.
240 syf.
Herkesin herkese sen busun şeklinde hitabı olan bir dünya da biraz kendi tarzında sorguya geçmiş yazar. Neden illa bir "şey" le yaftalanıyor insan ya da yaftalıyor. Bir yere, bir kalıba sığmak zorunda mıyız? Öncelikle insan olalım. İnsan rengarenktir.. Bir çok şey olabilir, düşünebilir, hissedebilir. Bir renkle boyamaya çalışmaktan vazgeçmeliyiz birbirimizi. İnsanın izmlerin dar kalıpları içine sıkıştırılmasına, sağcı solcu diye ayrılmasına da karşıyız İsmet Özel'le.
Siyaset terimlerine yabancı olmamdan dolayı okurken çok zorlanmama rağmen, bir bakış atmak güzel bir tecrübeydi. Bütün sınıflara, insan kategorilerine bakınca kendime uygun ve yakışanı tekrar gördüm. Ölüyoruz arkadaşlar; ne kadar yaşasak da..
Ne kadar ölüm bir son değildir desek ve inansak da: aslında sondur. "Siz şimdi ahiret hayatının gerçekliğine bütün varlığıyla inanan biri olarak benden şunu işitin: Ölüm bir sondur, insanın tazelenebilmesinin sonudur. Öldükten sonra ne günah, ne sevap işleyebilir, ne hatalarımızı telafi, ne de tövbe edebiliriz." Bu bakıma sondur.
"Bir muamma olarak doğdum ve bir bilmece olarak öleceğim." Yaşarken bizi neyin beklediğini bilemeyiz, öldükten sonra da keza, emin olamayız. İnsan tabiatına uygun yaşayabilmemiz dileğiyle..
240 syf.
·12 günde·8/10
"Dünyaya gelmek, bir saldırıya uğramaktır" cümlesiyle başlıyor bu güzel kitap.

Bence önce kitabın ismini anlamalıyız; nereden geliyor, nedir işin aslı diye. Kısaca açıklamak gerekirse:
Henry David Thoreau, ABD'nin, Meksika'ya karşı yürüttüğü savaş sırasında, 'ödediği dolar, bir adam öldürmek üzere tüfek satın almaya yaramasın' gerekçesiyle nüfus başına konan vergiyi vermediğinden bir gece hapiste yattı. Thoreau'nun özgürlükçü arkadaşı Ralph Waldo Emerson, arkadaşını görmek üzere Thoreau'nun hücresine girdiğinde aralarında aşağıdaki konuşmanın geçtiği anlatılır:
"- Henry, neden buradasın?
- Waldo, sen neden burada değilsin?"

İsmet Özel o karmakarışık kafasını, derin his ve birikimlerini yazıya dökmeye çalışıyor elinden geldiğince. Tabii böylesine dolu bir insanın kalemi de şaşırtmayacak ölçüde ağır ve zor anlaşılır gelebiliyor.

Kendini anlatıyor şair. Gençliğini, ara sıra çocukluğunu, ilerleyen yaşlarını... Yaşlanmanın neler kattığını, nelerden pişman olup olmadığını...

Başta şiirden bahsediyor; şiir nedir ne değildir diye. Sonra komünistlik zamanlarından, İslamiyet'i hayat yolu olarak benimsediği zamanlardan. Sonra da her konudan serpiştirmeye başlıyor. Kocaman, karışık bir dünya oluyor kitap bir anda.

Özellikle İsmet Özel'i anlamak isteyen, düşünce yapısını ve bu düşünce yapısının nasıl geliştiğini merak eden herkesin okuması gereken bir kitap.
240 syf.
·Beğendi·8/10
" İnsan insanın kurdu değil , ümididir " ..
Başka söze gerek var mı sizce ?
.
Varsa , sizi Üstadla başbaşa bırakıyorum ..Ve Rabbim hayırlı ilimle ilminizi arttırsın diyorum .
118 syf.
·13 günde·Beğendi·Puan vermedi
Şair-yazarın okuduğum bu kitabı 1995 tarihini taşıyor. Kitabın çıkış tarihi bu mu daha önceki bir tarih mi? Bilmiyorum. Kitabı okuduktan sonra kitaptan hiçbir alıntı paylaşmadım. Alıntı yapılacak özlü söz benzeri çok şey vardı, lakin kısa bir araştırma yaptım, yazar o gün yazdığı fikirlerin arkasında mı yoksa bugün bambaşka bir yerde mi? Bilemiyorum. Ona ilişkin görüşler farklı farklıydı. Fikirlerine eserlerine vakıf olmadığım için yazmak ve alıntılamak istemedim. Fakat sadece bu kitap özelinden yola çıkarak söyleyecek olursam, yazar bir antikapitalist-Müslüman. Anılarını, geçirdiği dönüşümleri, şiirlerinin oluşum süreçlerini vs. anlatıyor. Vurgulamam gerek, İsmet Özel'in yazınsal kabiliyeti, Bukowski'nin, çoğu şairin düzyazı konusundaki becerilerini olumsuzladığı yöndeki görüşlerini çürüten cinste. (Bukowski'nin tespiti Amerika için olsa gerek, dönemi de hesaba katmak gerek).
240 syf.
·1 günde
İsmet Özel masalını anlatmış.. Bize de bu masalda kendimizi aramak düştü. Kitabı bir oturuşta bitirmek mi, yoksa içindeki kavram ve bir zamanın Türkiye’sini anlamaya çalışmak mı bilmiyorum ama baya yordu beni. Ben ettim siz etmeyin :) Tüm kitap boyunca Waldo kim diye düşünmedim de değil. Okunulması gereken bir kitap
99 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
***spoiler***
Waldo'nun neden burada olmadığı sorusunun cevabını onu geçtim,Waldo'nun kim olduğunu bile son sayfada öğreniyorsunuz. Bu sebepten kitap boyunca "acaba kitap kapağı yanlış mı basıldı yoksa ben yanlış kitabı mı okuyorum" diye düşünmekten ve "kim ulan bu Waldo çıkacaksan çık artık" diye kendi kendime kızmaktan kaçınamadım. Meğersem üstat bombayı sona saklamış...
***spoiler bitti***
Kitabı okurken sık sık kendime "bu kitabı okumalı mıyım ya da şimdi mi okumalıyım" sorusunu yönelttim zira eserde İsmet Özel, önce şair sonra komünist bir miktar sosyalist ve en son da nasıl Müslüman olduğu 'masalını' bize kendi ağzıyla anlatmakta.
"Komünisttir,sosyalisttir,marksizmdir...." bu tür terimleri benim gibi sadece uzaktan görmüş iseniz,konuya dair pek bir fikriniz yok ise kitabın büyük bir kısmında okurken siz de sıkılabilirsiniz ama bu yaklaşımlara da bir yerden yaklaşabilmek istiyorsanız, birinin hayat öyküsü içinde harmanlanmış şekilde tecrübelerle aktarılıyor olması sizin için bu dünyaya bir kapı da açabilir.

Kitabın bazı bölümlerinde kendi şiirlerinden alıntılar yaparak o dizeleri tabiri caizse 'hangi kafayla' :) yazdığını bizlere açıklıyor yazarımız,hatta bazen sıralamalara da yer veriyor "şu sırayla okursanız fikirlerimin hangi aşamalardan geçerek bugüne ulaştığını daha iyi anlarsınız" diyerek bize yol gösteriyor.

Kendi diliyle anlatıyor olması kitabı akıcı kılmış ve cidden "sabreden derviş muradına erermiş" sözünü tecrübe etmenizi sağlayan son üç sayfayla sözlerini noktalamış Sayın İsmet Özel.
Son üç sayfa yazarın Müslüman oluşu ve Müslüman duruşu hakkında yazdıklarıyla artık, kaleminin pik yaptığı kısım olmuş ve gerçekten cümleleri insanda, etrafındakileri kolundan tutup 'bu sayfaları okuman lazım!' diyecek kadar heyecan uyandırıyor,en azından bende öyle oldu...
Son olarak Sayın İsmet Özel'e Hakk'ın yanında taraf olma cesaretini göstermenin önemini böyle öz ve vurucu bir şekilde anlattığı için teşekkür ediyor,sözlerimi okuyucuyu merakta bırakan o sorusuyla bitiriyorum:
"Waldo,sen neden burada değilsin?"
Selametle.
İnsanı insanın kurdu değil, ümidi olarak görenlerdenim. İnsan insanı ümit diye beller; ama insan ümidini insana bağlamaz. Allah'tan ümit ederiz.
Dünyaya gelmek bir saldırıya uğramaktır. Doğan bebek havanın ciğerlerine olan saldırısının verdiği acıyla haykırır. Soğuk saldırır bize, sıcak saldırır. Açlığın, hastalığın, korkunun saldırılarını savuşturma yoluyla yaşarız, hayatta kalırız. Yaşıyor olmak, savaşıyor olmaktan başka bir şey değildir. Bir gün son nefesimizi verdiğimizde bize yapılan ilk saldırıyı tamamen püskürtmüş oluruz. Savaş bitmiştir.
"Keşke" diye yazmıştım arkadaşlarımdan birine, "aramızdaki mesafe sadece kilometrelerle ölçülebilecek cinsten olsaydı."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Waldo Sen Neden Burada Değilsin?
Baskı tarihi:
Mart 2014
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054893034
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tiyo Yayınevi
Baskılar:
Waldo Sen Neden Burada Değilsin?
Waldo Sen Neden Burada Değilsin
Waldo Sen Neden Burada Değilsin kitabı, devamı olan Henry Sen Neden Buradasın 1 ve Henry Sen Neden Buradasın 2 kitapları ile birarada neşroldu.

"Kim olduğumuz sorusuna cevap ararken, aklımız hep, kim olacağımız sorusuyla karışıyor. Kim olacağımızı düşündüğümüzde ise kim olmak istediğimiz sorusu peşimizi koyuvermiyor. Gerçekte, kim olduğumuzu öğrenme süreci içinde bile kimliğimiz yeniden oluşuyor.
Sanki Werner Heisenberg’in belirsizlik ilkesine tâbi olmuş gibiyiz. Nerede olduğumuzu öğrenmeye çalışırken nereye gittiğimizin bilgisi elimizden kaçıyor, eğer nereye gittiğimizi bilme gayretine kendimizi kaptırırsak nerede olduğumuzu unutma tehlikesine uğruyoruz. Ama bütün bu belirsizlik içinde karartılamayacak, önemi azaltılamayacak, vazgeçilemeyecek bir kalkış noktamız var:
Bizler, hepimiz birer ürünüz. Hepimiz husule geldik, hepimiz oğullar ve kızlarız."

Kitabı okuyanlar 473 okur

  • Hifâ
  • Fatma
  • İSMAİL YETİŞEN
  • Mirpenç yücedag
  • Mehmet
  • Furkan Kuvel
  • Demet Atılgan
  • müsterşid
  • Vera⠀ོ
  • A. Cüneyt POLAT

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%11.1
14-17 Yaş
%2
18-24 Yaş
%31.3
25-34 Yaş
%27.3
35-44 Yaş
%19.2
45-54 Yaş
%7.1
55-64 Yaş
%1
65+ Yaş
%1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%48.5
Erkek
%51.5

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%41.1 (51)
9
%21.8 (27)
8
%19.4 (24)
7
%9.7 (12)
6
%2.4 (3)
5
%1.6 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0.8 (1)