Geri Bildirim
Adı:
Yeni Dünya
Baskı tarihi:
Ekim 2003
Sayfa sayısı:
136
ISBN:
9789750806612
Kitabın türü:
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
"Hala bir şey çıkmadı... Galiba bu yolu yapmayacaklar. Köylü de bana yardım etmiyor. Pek ölü mahluklar... Belki de pek akıllı mahluklar da, boşuna yere uğraşmak istemiyorlar. İçimde hiç şevk kalmadı. İnsana birkaç kelime ile cevap verseler yine neyse, fakat ne evet, ne hayır !.. Sanki bu istidaları ses vermez bir derin kuyuya atmışız.

Akşamları köyün yanı başındaki sırta çıkarak uzakta tozlara bulanıp uzanan yolu seyrediyorum. Bazan tozdan bembeyaz olmuş ve üstüne sepetler denkler sarılmış bir kamyon görünüyor, bir bataklıkta dizlerini kaldırıp indirerek yürüyen bir insan gibi ileri geri sallanarak, yıkılacak gibi olarak, ağır ağır ilerliyor. Bu o kadar üzücü bir manzara ki, tekniğin en son ifadelerinden biri olan bu makine ile dünyanın bu en iptidai yolunun mücadelesini görmemek için insan gözlerini kapıyor. Bazan koşup yolu avuçlarımla düzeltmek, orada hiç olmazsa beş on metrelik bir yeri bir 'yol' haline koyarak kendi hisseme düşen vazifeyi yapmış olmak istiyorum."
(Tanıtım Bülteninden)
Sevgili Sabahattin Ali;
bu kitabını 2.okuyuşum ve sonda olmayacak bilirsin, canım ne zaman sıkılsa ne zaman bazı kitaplar beni yorsa okumadan soğutsa seninle bir yolculuğa çıkar nefes alırım hani derler ya insan başkasının derdini dinleyince kendi derdini unutur bende seninle gezince unutuyorum her şeyi neden bilmiyorum seni seviyorum. Bu kitabında yine seninle gezdim...

Önce yeni atanan öğretmen ile köye doğru yola koyulduk aman ne yoldu be bir el attık öğretmenle içimizi dışımıza çıkaran yola... sonra meleği dinlemeye gittik ne hoş kız melek çapkınlık yapma be Sabahattin amca baksana Avni nasıl da kızıyor, evde karısı çocukları perişan kendi Meleğe takmış... hadi erkenden yola koyulalım daha gidip bozkır istasyonunda hasandan ayran alacaz garibim evdeki kardeşine ekmek götürebilmek için nasılda bağırıyor AYRAAAAAAN diye... Neyse ki bu acı dolu hikayeden çıkıp bir düğüne geldik Yakup ağa oğlunu evlendiriyormuş oturduk Sabahattin amca ile bir kenara bi kadın çıktı ortaya ismi YENİ DÜNYA imiş oynadı ama pek kimse ilgilenmedi kendisi ile Yakup ağa kızdı ve deli Emineyi istedi, yeni dünya çok kızmış söylenip durdu ertesi gün de baya atıştılar, şimdi de gelini almaya gidecekler ama (fazla spoi olmasın)... peki ya Hasan, gitmeyelim oraya desem de dinletemedim yine gittik Hasanın boğulduğu göle Emine'nin feryatlarını duyar gibi oldum içim sızladı Sabahattin amca bir kez daha okudu o satırları;

uzaklardan sesin aldım;
çevreni derede buldum;
nereye gittiğin bildim,
Hasanım ardından geldim.

sarı kâhküllü, dal boylum;
saz benizli, ayva tüylüm;
tatlı sözlü, melek huylum,
Hasanım ardından geldim.

köyden, obadan koğulan,
duru sularda boğulan,
toz köpük olan dağılan
hasanım ardından geldim.

sarp dağlara getirdiğim,
kavuşmadan yitirdiğim,
ak kefensiz yatırdığım
Hasanım ardından geldim.

emine'yi yaslı eden,
kerem olup aslı eden,
dağı taşı sesli eden
Hasanım ardından geldim.

https://1000kitap.com/hercaiokumalar hanımın bu yazısı da gerçekten güzel olmuş Hasanı bir de burdan okuyabilirsiniz: https://hercaiokumalar.wordpress.com/...e-seninle-ne-sensiz/

Kitabın kapağını kapattım ve sanki rüyadan uyanmış gibi hissettim bana Sabahattin Aliyi biraz da Yeşil Mürekkep kitabı sevdirdi. Keşke yaşasaydı ve daha çok yazsaydı:( bu satırları yazarken de kendi bestesi olan şu şarkıyı dinliyordum benden size gelsin ;)
https://www.youtube.com/...p;list=RD82rwvateT2s
Birbirinden güzel on üç öyküyü, sanki bugüne aitmiş hissiyle okudum.
Sabahattin Ali yazdığı kısa öykülerle okuyanlarda derin izler bırakmış yine.
Hayatın gerçeklerini, her zaman her şeyin güzel bitmediğini, yüce sevdalarla birbirine bağlananların çoğu zaman mutlu olamadığını, ölümün acı yüzünü ve daha nice konuları içime işleyerek okudum ve kitabı bir gün tekrar okuyacağım diyerek bıraktım elimden.
Her hikayeden tabi ki bahsedilemez, uzun bir süreç olur bu. Ancak benim en etkilendiğim öykü Hasan Boğuldu oldu.. Yörük kızı Emine ile bahçıvan Hasan'ın birbirlerine aşık olup, kavuşamayınca Gök Güvet sularında boğulmalarını anlatan öyküde, Hasan'a kavuşmayı bekleyen Emine'nin söylediği koşmaları da okuruz..
Kitabı bitirirken okuduğum bu öykü çok üzülmeme neden oldu. Çoğu dostumdan duymuş, Sabahattin Ali'nin en ünlü öykülerinden biri olduğunu okumuştum. Az bile söylemişler bu güzel öykü için.
Birbirini seven, birlikte olmadan yaşayamayan ancak aralarındaki engeli ve farkı bir türlü aşamayanların hikayesiydi Hasan Boğuldu..
Fark yaratan, ortaya böyle güzel eserler koyan Sabahattin Ali yine kendisine hayran bıraktı beni. Okuyunuz, siz de bu hisleri tadınız!

Benzer kitaplar

Sabahattin Ali'nin okuduğum üçüncü kitabı Yeni Dünya oldu. Bu kitap ayrı ayrı hikayelerden oluşuyor, farklı şehir ve farklı yaşantıların konu edildiği,anafikir olarak o dönemki insanların yaşamlarını, düşüncelerini kişilik yapılarını ele almış Sabahhattin Ali. Sade ve akıcı dili ile hemen okunabilecek nitelikte olmasının yanında her hikayenin kendine özgü mesajı biraz da kinayesi mevcut. Bu gidişle tüm Sabahattin Ali kitaplarını okuyacağım gibi :)
Herkese tavsiyemdir."
Sabahattin Ali'nin diline alışmamak mümkün değil,kendine has ve ayırt edici bir dili var.Bir tane okumadığım,bilmediğim üstünde Sabahattin Ali'nin isminin yazmadığı ona ait olan cümlesini okusam Sabahattin Ali'nin yazdığını anlarım.Özgün bir yazar.Romanları Kürk Mantolu Madonna,İçimizdeki şeytan ve Kuyucaklı yusuf'u okumuştum.Şimdi öykülerine başlamak istedim.Başlamadan önce bile beğeneceğimden adım kadar emindim.İnsanın yüreğine dokunuyor,ruhunuzun her zerresinde kendinizden bir şeyler bulabiliyorsunuz.Sabahattin Ali anamız,babamız,kardeşimiz,yuvamız,memleketimiz...

Yeni Dünya kitabı 13 öyküden oluşmakta ve hepsi birbirinden güzel olayları anlatmaktadır.Kitabı nasıl elime aldım ve bitti hiçbir şey anlamadım.Kitapta yer yer hüzünlendiğim ve tebessüm ettiğim yerler oldu.Manevi değerlerimizi,toplumsal konular ve sorunları dile getirmiş.Her öykü bize insan olduğumuz duygusunu hatırlatıyor.İşlediği konular toplumun her kesimine hitap edecek tarzda.Kitaptaki o samimiyeti ve sıcaklığı kat kat hissediyor insan.Öykülerin hepsi birbirinden güzeldi fakat benim en beğendiklerim Ayran,Isıtmak için ve Hasanboğuldu.İnsanın yüreğine dokunuyor yazdıkları.İnsanlara karşı yaptığımız çirkinlikleri,kötü muameleleri ve insanların psikolojilerini çok iyi işlemiş.Yazar çoğu konuya değiniyor;zaten okuduğunuz zaman kendinizi,çevrenizdeki insanları,komşuları, eşi dostu tanıyacağınız zaman dediğimi anlayacaksınız.

Hasanboğuldu efsanesini duymuşsunuzdur belki,kısaca bahsetmek istiyorum.Efsaneye göre, yöre aşiretinden bir kız ile ovalı bir delikanlı evlenmek ister. Fakat töreler uymaz.Kavuşamayan iki aşığın hikayesidir.Okurken çok hüzünlendim bu öyküyü.Fazla bahsetmek istemiyorum aslında kitabın tadı kaçmasın.Okuduğunuz zaman aynı hisler sokağında buluşacağımız kesin.
Bu kitapta çok yoğun duygular yaşadım.Sabahattin Ali zaten sevdiğim bir yazar.Önceden okuduğum kitaplarından, bir gram bile sıkılmamıştım.Öğrendiğim,çıkarımlarda bulunduğum çok şey oldu kitapta.Bilmediğim onca kelime öğrendim.Birkaçını sizinle paylaşmak istiyorum.

İstida: Dilekçe
Şose:Genellikle taş kırıkları üzerine kum dökülerek yapılan karayolu.
intişar:(ışık vb.) dağılma, çıkma, yayılma. (gazete, dergi vb.) çıkma, yayımlanma.
pösteki:Kullanılacak biçime getirilmiş koyun ya da keçi postu.
istihfaf:Hor görme
Tecessüs:kendini ilgilendirmeyen şeyleri, belli etmeden öğrenmeye çalışma.
Tashis etmek:özgülemek
Mağmum:üzgün,kederli
Zebun:Güçsüz,zayıf

Kitabı şiddetle tavsiye ediyorum.Sabahattin Ali okuyalım,okutalım.Değirmen ve Sırça Köşk var sırada onları da okuyacağım.
Keyifli okumalar dilerim.
Hala geçerliliğini koruyan olaylar, aramızda varlığını sürdüren kötüler, iyiler, düşkünler, zenginler, halden anlamazlar, vicdanına kurban olanlar... Kısa kısa ülkem.!Akıcı bir dil ile güzel kurgular...
Eser, on üç kısa öyküden oluşuyor ve 1936 ile 1942 yıllarından esinlenerek kaleme alınmış...

İçinde ki öyküler, bir dönemin insanlarının ruh dünyasını yansıtıyor. Özellikle dikkat çeken ise insanların duyarsızlığı...

Siyasetçilerin konu edildiği "Asfalt Yol" hala günümüzde de var olan çıkar ilişkisine atıfta bulunuyor...

"Ayran adlı öykü ise bir çocuğun emek parası kazanmak uğruna yaşadığı zorluğu anlatıyor. Bu öyküyü okurken duygulanmamak imkansız...

"Isıtmak İçin" adlı öykü ise bir taraftan duyarsızlığı diğer taraftan ise vicdan muhasebesini konu ediyor, her ne kadar geç kalınmış olsa da...

Kitabın ismi olan "Yeni Dünya" ise o dönemde düğün alaylarında dansöz niyeti ile oynatılan kadınların yaşadıkları kimsesizliği konu almış...

"Bir Konferans" adlı öykü ise köylü insanını saf dünyasını okurken sizi gülümsetecek cinsten...

"Hasanboğuldu" adlı öykü ise, aşkın insana neleri göze aldırdığının hüzünlü hikayesi...

Sıkılmadan okunacak güzel bir edebi eser...
Yine Sabahattin Ali muhtesemligi birbirinden sıcak öykülerin oluşan sıcacık hikayeler çok güzeldi. Mutlaka tavsiye ederim.kitaptalca çaresizlik, yoksulluk, sevinç herşey var mutlaka kendinizden birşeyler bulacaksini.
Yeni Dünya, Sabahattin Ali’nin 13 hikayeden oluşan bir öykü kitabı. 1936-1942 yılları arasında yazdığı öykülerde, dönemin insanlarının ruh hallerini, hayatın gerçeklerini ve toplumsal konuları işlemiş. Öykülerin hepsi birbirinden güzel ve okuyanda derin izler bıraktıracak kadar başarılı. Eski Türkiye’ye ışık tutuyor. Canım Sabahattin Ali... Keşke yaşasaydı da daha birçok eser kaleme alsaydı. Zira ne üslubuna ne hissettirdiği duygulara doyum olmuyor.
Her öykü gün farklı bir psikoloji ile okudum .Akıcı ve güzel anlatım olmuş ,sanki içinde yaşıyorum diğer kitaplarına da devam ediyorum insan her konuda kendinden de hayat buluyor .
Öncelikle kitap adını içinde bulunan Yeni Dünya isimli öyküden almaktadır. İçinde yine birbirinden güzel, akıcı, keyifli hikayeler mevcuttur. Benim favorim Hasanboğuldu adlı hikaye olabilir.

Herkese tavsiye ederim. Durup nefes almak için Sabahattin Ali. :)
Bir tek ümidim, ayakta duramayacak kadar yorgun oluşumdu.
Gece ilerledikçe canımın sıkıntısı daha çok artıyordu.
Sabahattin Ali
Sayfa 63 - YKY / Epub
Dünyada kendisi için hiçbir şeyi olmayan bir insanın bile başkalarına yardım edecek bir şeyi vardır... Hiç olmazsa bir tek sözü.
Akşamları köyün yanı başındaki sırta çıkarak uzakta tozlara bulanıp uzanan yolu seyrediyorum. Bazan tozdan bembeyaz olmuş ve üstüne sepetlerle denkler sarılmış bir kamyon görünüyor, bir bataklıkta dizlerini kaldırıp indirerek yürüyen bir insan gibi ileri geri sallanarak, yıkılacak gibi olarak, ağır ağır ilerliyor. Bu o kadar üzücü bir manzara ki, tekniğin en son ifadelerinden biri olan bu makine ile dünyanın bu en iptidai yolunun mücadelesini görmemek için insan gözlerini kapıyor.
Sen meramını anlatamamışsın herhalde, oğlum!' dedim. Meram anlamayana nasıl anlatırsın, beyim!' diye yüzüme baktı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yeni Dünya
Baskı tarihi:
Ekim 2003
Sayfa sayısı:
136
ISBN:
9789750806612
Kitabın türü:
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
"Hala bir şey çıkmadı... Galiba bu yolu yapmayacaklar. Köylü de bana yardım etmiyor. Pek ölü mahluklar... Belki de pek akıllı mahluklar da, boşuna yere uğraşmak istemiyorlar. İçimde hiç şevk kalmadı. İnsana birkaç kelime ile cevap verseler yine neyse, fakat ne evet, ne hayır !.. Sanki bu istidaları ses vermez bir derin kuyuya atmışız.

Akşamları köyün yanı başındaki sırta çıkarak uzakta tozlara bulanıp uzanan yolu seyrediyorum. Bazan tozdan bembeyaz olmuş ve üstüne sepetler denkler sarılmış bir kamyon görünüyor, bir bataklıkta dizlerini kaldırıp indirerek yürüyen bir insan gibi ileri geri sallanarak, yıkılacak gibi olarak, ağır ağır ilerliyor. Bu o kadar üzücü bir manzara ki, tekniğin en son ifadelerinden biri olan bu makine ile dünyanın bu en iptidai yolunun mücadelesini görmemek için insan gözlerini kapıyor. Bazan koşup yolu avuçlarımla düzeltmek, orada hiç olmazsa beş on metrelik bir yeri bir 'yol' haline koyarak kendi hisseme düşen vazifeyi yapmış olmak istiyorum."
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 948 okur

  • K
  • inci
  • Zehra
  • Nurseli Aslan
  • Nur
  • Akın Yiğit Bitlisli
  • ALİ NAFİZ YAZAR
  • Veli Altinkaya
  • ceylan
  • Bürçe

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.3
14-17 Yaş
%6.1
18-24 Yaş
%27.5
25-34 Yaş
%35.4
35-44 Yaş
%18.4
45-54 Yaş
%5.3
55-64 Yaş
%1.8
65+ Yaş
%1.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%58.6
Erkek
%41.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27 (88)
9
%22.7 (74)
8
%29.1 (95)
7
%13.8 (45)
6
%3.4 (11)
5
%2.1 (7)
4
%1.2 (4)
3
%0.3 (1)
2
%0
1
%0.3 (1)

Kitabın sıralamaları