Kürk Mantolu Madonna

8,9/10  (9.153 Oy) · 
24.808 okunma  · 
103.957 gösterim
Sabahattin Ali – Eserin ana fikri ile ilgili düşüncelerini bu sözlerle belirtmiştir:

”Dünya’nın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir!... Niçin bunu anlamaktan bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz?”

1998’ten bu yana YKY (Yapı Kredi Yayınları) tarafından basılan kitap müthiş bir satış başarısı yakalayan ve ilk basımı 1943 yılında Remzi Kitabevi’nden çıkan “Kürk Mantolu Madonna”, kitap olarak basılmadan önce 1941 yılında 48 bölüm halinde “Hakikat” gazetesinde “Büyük Hikaye” başlığı altında yayımlanmıştır.

Sabahattin Ali, Büyükdere’de ikinci kez askerliğini yaptığı dönemde sol bileğini sakatlamasına rağmen romanı yazmaya devam etmiştir.

Kitap 73 yıl sonra 2016 yılında İngilizceye çevrilerek “Modern Klasikler” serisi adı altında “Madonna In A Fur Coat” ismiyle Penguin yayınları tarafından yayımlanmıştır. Kitabın İngilizceye çevirisini “Maureen Freely” ve “Alexander Dave” gerçekleştirmiştir.

Hep başkalarının istediği gibi yaşayan Raif Efendi, memnuniyetsiz hayatının tek bir anıyla değiştiğine şahit olacaktır: Maria Puder isminde bir kadına âşık olduğunda... Babasının isteğiyle Berlin’e giden ve oradaki bir sanat galerisinde hayran kaldığı bir tabloyla karşılaşan Raif Efendi, tabloda resmedilen kadın portresinin Andrea Del Sarto tarafından resmedilmiş "Madonna delle Arpie" adlı tablodaki Meryem Ana (Madonna) tasvirine benzediğini düşünür. Raif Efendi, daha sonra takıntı derecesinde hayran olduğu tablodaki yüzün sahibiyle karşılaşacaktır.

Madonna ismi, Orta-Çağ İtalyancasında “ma donna” öbeğinden gelmektedir. “Ma donna”, kısaca “leydim” anlamına gelir ve Hz. Meryem’in sıfatlarından biridir.
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2016
  • Sayfa Sayısı:
    164
  • ISBN:
    9789753638029
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Oğuz Aktürk 
 21 May 2017 · Kitabı okudu · 12 günde · Beğendi · 8/10 puan

Her gün etrafınızda gördüğünüz insanları aslında ne kadar görüyorsunuz hiç sorguladınız mı?

Kendiniz için yıllar sonrasına zaman kapsülü niteliğinde bir mektup bıraktınız mı? Bilinmeyen bir kadın ya da bilinmeyen bir adam olabildiniz mi? Asıl değerin, bilinen ve alışılmış doluluklarda değil, bilinmeyen ve tarif edilemeyen boşluklarda olduğunu anlayabildiniz mi?

Sizin hiç Tyler Durden'iniz oldu mu?

Peki hiç mi kafes olup bir kuşu aramaya çıkmadınız?

Kürk Mantolu Madonna, boşlukların felsefesidir. Tablodaki kadının aşağıya doğru gizemli bakışından tümevarım yoluyla bütün romana yayılmış kocaman bir boşluktur. Bu öyle bir boşluk ki, çukur ve kapanmamış yer olarak tanımlanan bir boşluk. Peki Raif Bey TDK'ya cevap olarak ne diyor?
"Ben de, o zamana kadarki hayatımın boşluğunu, gayesizliğini sırf böyle bir insandan mahrum oluşumda bulmaya başlamıştım." 86. sayfa

Boşlukların farkındalığında olarak yaşamak gerçekten kolay mı zannediyorsunuz? Dolu dolu geçirdiğimiz hayatların niteliği konusunda kendinizi hiç sorguladınız mı?
Hayatı genel izleyici çemberi içinde yaşamak nasıl bir histir peki?

Raif Bey, koşuyor, hastalanıyor, çevirmenlik yapıyor, seviyor, deliriyor. O da benim, senin, onun gibi sadece bir insan. Bir ruhunun bulunduğunu geç de olsa fark etmiş bir insan. Peki biz vücutlarımızla yaptığımızı sandığımız bu eylemleri gerçekten de ruhumuzu ve yüreğimizi de ortaya koyarak gerçekleştirebiliyor muyuz? Gerçeğin mayasını gözümüzle değil, esas yüreğimizle görmek istiyor muyuz?

Kürk Mantolu Madonna, boşlukların ütopyasıdır. Boşlukların anlamını en güzel şekilde idrak edeceğiniz romanlardan birisidir. Raif Bey anlatıcı için, Maria Puder de Raif Bey için bir ütopyadır. Fakat aynı zamanda boşlukların distopyasıdır da diyebiliriz. Çünkü boşluklar bu ikilemde kaldıkları sürece anlamlı olan olgulardır zaten. O bilinmez boşluğun kapanıp kapanmayacağını bilmeden yaşamak, beynini ve ruhunu bitirmek harika bir distopya değil midir? Bu kalabalık hayatta, bu dolulukların kirlettiği hayatta, yüreğimizi ve ruhumuzu gereksiz şeylerle doldurmaya çabalayan yüzlerce olayın, nesnenin, insanın olduğu bu hayatta biraz da boşlukların olmasını arzulamak harika bir ütopya değil midir?

Kürk Mantolu Madonna, toplumların analizidir.
"Hayatta en güvendiğim insana karşı duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı; çünkü o benim için bütün insanlığın timsaliydi." diyor bize Raif Bey 149. sayfada. Gerçekten de bir kişiden bütün insanlara yayılan bir tümevarım mümkün müdür? Sınırların denendiği bir romandır Kürk Mantolu Madonna. Sınırlardan korkmamamızı öğretir, sevmenin sınırı mı olurmuş yani?

O aşağı bakış yok mu o aşağı bakış. Ah, Raif! Seni anlıyorum. Anlamaz mıyım hiç? Belki o kadın yukarıya ya da sana doğru baksaydı sen o kadınla hiç ilgilenmeyecektin. Ama o kadının aşağı doğru bakması yok mu... O aşağı ki neler olmuyor o yeryüzünde. Her gün bombalar atılıyor, çocuklar ve masumlar ölüyor o aşağıya bakılan yerde. Boşluklar her gün bombalarla, ölümlerle, yalanlarla dolduruluyor. Belki de bu ilk bakış sana bu kadar şeyi düşündürdü. Neden olmasın? Hayatla savaşı olan bir insanı tanımak istedin diye suçlu mu oldun yani?

O zaman Raif, sana diyorum... Boşluklarını bir insanla kapatmaya veya kapatmamaya çalışan sana diyorum ki, senin Maria'nı günümüzde Madonna ile karıştıranlar var Raif. Biliyorum, üzüleceksin bunları okuyabiliyorsan eğer fakat gerçek bu. Özür dilerim sana o hasta yatağında bunu söylediğim için. Biz de senin defterini okuduk işte fena mı? Hem sen de seni dinleyecek ve anlayacak birilerini aramıyor muydun? Bir kişiye de olsa içindekileri dökmek istiyordun... Artık içini dökebildiğin ve onları anlayan milyonlarca insan oldu. Biz bu kitap oldukça senin boşluklarını kapatmaya her zaman devam edeceğiz Raif.

Mahmut ÇAYIR 
 18 Eki 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Tabiki okudum. Çok beğendim. Madonna'nın sahneye çıkarken giydiği kürklerin hikayesini anlatıyor. Maradona hepimizin bildiği üzere çok ünlü bir futbolcu. Bir çoğuna göre... Aaa, Maradona nereden çıktı ayol? Aaa tabi evet evet onu da okudum. Çok beğendim. "Kürk Mantolu Maradona" yıda okudum. Oda çok ağlak bir eser. Maradona'nın sahaya çıkarken neden kürk giydiğini anlatıyor.

Esere dönecek olursak, yazarın da dediği gibi;

"Herkeşin Madonnasına kimse karışamaz."

Ben şu şekıl giyinirim Madonna şu şekıl giyinir. Özgürlüğü bidir. Benim yorunlamam bu kadar, hadi hayırlı işler !!!

Neyse kara mizahı bir kenara bırakırsak;

Raif Efendi ile Maria'nın hüzün yüklü aşk hikayesi. İnsanlar iyi oldukları zaman mı dünya üzerlerine gelir yoksa dünya gerçekten iyi insanların cehennemi midir? Çok başarılı bir dram. Ve tam olarak beni tatmin eden bir son. İçim sızlamıştı kitap bittiğinde.

Sabahattin Ali Rus olsaydı, eminim dünyanın en büyük 3 yazarından biri olurdu...

Kürk Mantolu Madonna benzeri kitaplar

Meral 
02 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 10/10 puan

Güzel bir hayat yaşarken, beklenmedik bir durum ortaya çıkar ve bütün mutluluk yok olur. Dıştan sakin görünen fakat içinde fırtınalar kopan, hayata küsmüş bir şekilde devam eden insandır Raif.. Yüreğimde Raif 'e karşı bir acı hissediyorum hala.. Mükemmel roman.

Hacı Seydaoğlu 
12 Eyl 2014 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Çok güzel bir roman deyip geçmek kitap ve Sabahattin Ali için büyük haksızlık olur. Kitabı okumadan önce popülerliğini biliyordum. O nedenle büyük beklenti içerisinde okudum. Genellikle büyük beklenti oluşunca insan istediğini bulamadığı için beğenemiyor. En azından ben böyleyim. Fakat bu kitapta böyle bir şey olmadı. Beklediğimin de üstünde çıktı. En beğendiğim yönü ise yazarın Türkçe'yi kullanma tarzı. Kişisel bir takıntım var. Anlatım bozukluklarına çok dikkat ederim bir şey okurken. Bu kitapta o kadar uzun, karışık ve devrik cümle kullanılmasına rağmen bir tane bile anlatım bozukluğuna denk gelmedim. Zaten kitabın bu muhteşemliğini anlayınca yarısından sonra anlatım bozukluklarını aramayı bıraktım. :)

Kitabın hikayesi de muazzamdı. Özellikle 1900'lü yıllarda Almanya'daki yaşamı ve Türkiye'deki yaşamı merak edenler için güzel olacaktır. Değişik bir roman işte. Bitirdikten sonra bir kaç gün hikayeyi düşünmeden edemiyor insan. Sanırım yerli edebiyatımızda bundan 5 tane daha kitap bulamayız.

1 puanı nereden kırdım bilmiyorum. Belki de ileride puanımı değiştirip 10 veririm. Fakat bence bir kitaba 10 vermek zor olmalı. Çünkü 10 verdiğiniz bir kitap sizin için her yönüyle kusursuz ve hayatınızı etkileyen bir kitap olmalı bence. Sanırım ciddi anlamda bir etki doğurmadığından dolayı 10 veremedim.

Son olarak kitabı bitirme durumum üzerine bir şey söylemek istiyorum. Sabah 11'de sınavım vardı. Antalya'dan İstanbul'a akşam 9 arabasıyla gidiyorduk İbrahim'le (@ibrahimkorhan). Sınava hiç çalışmamıştım. 20-30 sayfa okuyayım diye elime bir aldım, sabaha kadar bırakamadım. O kadar içine çektiki hikaye gerçekten bırakamadım. Sınavı bir şekilde geçtim o ayrı mesele tabi. :)

Velhasıl okuyun derim. Bu türde kitapları sevmiyorsanız bile okuyun.

Oguzhan Kocyiğit 
07 Ağu 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Yine bir kitap bitti... Bu sefer ne diyeceğimi, nerden bașlayacağımı bilemiyorum. Kitabi elime alıp, bașlama faslı o kadar kolaydı ki, nerden bilebilirdim bu ani terkedilmiș hissini yașamayı... Keșke daha uzun sahifelere sahip olsaydı kitap, keșke Raif efendi ile tanıșabilseydim, bunu șuan o kadar çok istiyor, o kadar çok istiyorum ki, Raif efendi ne muazzam bir adam. Gerçekten, olanları hazmedemiyorum. Boğazımdan yıkıntı ile geçiyor, bu süre zarfında olanlar. Drama ile yakından boğuluyorum. Sabahattin Ali'nin çok okunmasına șașmamalı...
Kitabın ve yazarın edebi noktasına gelecek olursak, muhteșem demem kafidir. Bazı eski Türkçe kelimeleri okumak ve anlamlarını așağı bölümde görmek, oldukça huzur verici... Okunmalı dediğim yazarlar arasına girdi bu usta yazar... Ama tabii dayanabilecek iseniz, demekte bir lüzum olmaz, sanırım...

Ümit 
20 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Hepimiz bir Raif efendi olmak istememiş miydik kitabı okurken?.. Sonra kendimiz engel olduk kendimize, zor geldi vazgeçmek kendimizden.Hiçbir getirisi olmayan ve; gönlümüzü değil sadece bedenlerimizi tatmin eden saçma şeyler peşinde koşmamış mıydık? Çünkü biz insandık, insanlıktık...

Ah Raif sabaha kadar seni düşündüm durdum. Kendimi Maria'nin yerine koyup bana olan aşkını hayal ettim.

Ah Raif gelsen tutsan elimden dolassak sokaklarda yağmur damla damla yağsa ıslatsa.

Ah Raif senin aşkını gözlerinden okusamda sana yine seni sevmiyorum hiç bir erkeği sevemiyorum desem ama gizli gizli senin aşkından yanıp tutuşsam.

Ah Raif yine al ruhumu okşa sarıp sarmala şevkat göster. Korkma düşünme seninle gelir miyim diye uzaklara.

Ah Raif bir deniz olsan aksan söndürsen kalbimdeki yangın yerini.
Bir yağmur olsan yağsan kurak iklimlerime.
Bir ağaç olsan döksen yapraklarını üzerime geceleri üşüdüğümde.
Bir masal olsan daldırsan beni en güzel uykulara.
Bir güneş olsan aydınlatsan karanlık dünyamı.

Acaba ne hisseder bir kadın böylesine derin böylesine büyük sevilince. Dünyanın en mutlu insanı mı olur yoksa korkar mı benim gibi bu aşkın büyüklüğünden.

Sahi günümüzde var mıdır böyle büyük aşklar. Olmadığı için mi bu aşk hikayesi bu kadar ünlenmiştir.

Okuyan her kızın Raif Efendi'nin büyük aşkını kıskandığı, Maria'nin yerinde olmak istediği, okuyan her erkeğinde biz Raif efendi gibi olamayız, bir kadını böylesine büyük sevemeyiz diye düşündüğü kitaptır.

Nurhan Işkın 
15 Eki 2015 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Raif Efendi...Ruhunu analiz ederek yaşadığı aşkla, kendini keşfedip diğer insanlarda görmediği sevgiyi ve tutkuyu Kürk Mantolu Madonna Maria Puder'le tanıştıktan sonra daha iyi anlamaya başlayacaktı. Bomboş hayatının, ruhunu besledikçe doyduğunu tecrübe edecek ve yaşamı boyunca bu doyumu sağlayan tutkuya sarılacaktı...
İnsanın dış görünüşünden ziyade iç dünyasının anlatıldığı muhteşem bir eser...
Okuyacak olanlar asla pişman olmayacak, aksine son sayfasından sonra keşke devam etseydi diyeceğiniz etkisinde uzun süre kalacağınız bir kitap...

Ferman Mamedov 
 19 Ara 2017 · Kitabı okudu · 14 günde · Beğendi

Okul yıllarımdan hatırlıyorum Türkiye tarihi ve edebiyatıyla 2000'li yıllarda tanışmaya başladık. Habersizdik, unutturulmuştu. Doğrusu hiç gösterilmemişti. Yunus Emre, Namık Kemal ve müfredatta olduğunu hatırlamıyorum ama her tarafta kitapları yaygın olan Nazım Hikmet Ran... M.C.Rumi de anladığım kadarıyla hiç bir otorite, ideoloji ve sansür engeli tanımamış bir şahsiyet ki kulağımıza haberi gelip çatmışdır. Ayrıca, benim tasavvuf merakıyla araştırma yolculuğumda karşıma <<Saçlarımdan tutup kor gözlerinle/Nemli gözlerime dalıver gitsin>> misralarıyla çıkan Necip Fazıl. Onun da kitapları yok :( Kısacası Türkiye edebiyatı ve tarihini hiç bilmiyorum. Ahhh..Türkiye'ye gitsem de bir kamyon dolusu kitap getirsem diyordum. Kader işte..şimdi Türkiye'deyim. İlk olarak, o tadı damağımda kalmış NFK şiirleriyle tanışmaya devam ettim. Şair ve şiir anlayışım yenilendi. Kolayca şiir beğenemez oldum artık. Yıllar sonra ta ki Sabahattin Ali ile tanışana kadar. Bu yıllar esnasında her kitapçıya gittiğimde arayışımı sürdürdüm. Nedendir bilemiyorum ama nihayet "işte bu!" diyerek seçtiğim şiir kitabı Sabahattin Ali'ninki oldu. Sitedeki popüleritesinden etkilenmiş olsaydım çoktan tanışmış olurdum. Nasıl açıklayabilirim ki?! Nasip meselesi mi desem?..

Şiirleriyle şair Sabahattin'le el sıkıştık, göz kırptık. "Kürk Mantolu Maddona"yla da yazar Sabahattin'le tanışma sürecimiz başladı. Tabii ki şiirden alınan zevkle nesrden alınan zevk kıyaslanmamalı. Fakat beklentimiz yüksek, inkar edemeyiz. Bu beklentimiz tam karşılanmadığı için yazarla el sıkıştık ama göz kırpamadık. Güzel insan, doğru yolda, arzu ettikleri güzel, kaliteyi daha da yukarılara çıkarabilecek potansiyele sahib bir yazar olduğu aşikardır. Bu esere ne tam roman diyemedim ne de (rus edebiyatına özgü tür/janr olan) povest (повествование). Povesti aşıyor romana yetmiyor. Biraz daha fazla karakter sayısı ve onların da kurguda yeri ve verilen mesajlarlara tepkileri veya bu yönde görüşleri olsaydı roman'ın tam hakkı verilmiş olurdu diye düşünüyorum. Ve en önemlisi betimleme konusu. Betimleme de bana göre eksiktir. Böyle duygu yoğunluğuyla yazılan eserlerde betimleme genellikle ön planda olmuyordur. Okur da pek istemez bunu ama istemeli. "Savaş ve Barış"ta Paris sokaklarındaydım, "Marslı"da Mars'ta oskijensiz kalmış boğuluyordum." Kürk Mantolu Madonna"da Almanya'ya yolculuk ettim ancak orayı hissedemedim, yaşayamadım. Kıyaslamaya kalkışmayalım lütfen, öylesine örnekler verdim işte. Yine dediğim gibi duygu yoğunluğu içinde bu pek önemli unsur olmayabiliyor. Oldukça akıcı ve sade diliyle roman rağbet görmüştür.

Raif'i konuşmaya ne gerek var diyorum; Sabahattin Ali girmiş adamın içine "zırvalamış". Bir de Maria Puder var. Olacak şey değil, yazarımız onun içine de girmiş. Kolay mı?! İnan ki bu çok zor iş. Eleştirmenler için ne "malzeme" olurdu ama. Hele bir de yahudi olduğu üzerinde dursaydılar. Belki bir anlamı yok, "başımıza ne geldiyse her şeyden bir anlam çıkaranlar yüzünden geldi" mesajını hatırlatsakta eleştirmendir sormadan edemez. Gerekirse duvarda aslı olan tablodan veya bir şapkadan anlam çıkarmayı dener. Ben eleştirmen değilim ya mubabbetin bu kısmından atlıyorum. İtiraf edeyim ki Maria beni bazen sinirldendirdi: "Ne tuhafsın, ne istiyorsun be kadın?!" dedim. "Erkeklere adam olun lan biraz!.." diye bağırmak istiyormuş. Bağıramayanın bağıran dili, çilekeşin fikir yansıması, kusulamayan iç'in kusağı olduğu için kalem sahibimize teşekkür. Edebiyatımız belki Raif'ler kazanabilir fakat sanmıyorum ki Maria Puder'ler kazanabilsin. O başkaydı...

Sabahattin Ali'nin eserleriyle ve şahsi hayatıyla daha yakından tanıştıktan sonra daha emin bir şekilde sözümün ağası olarak ilaveler yapmak isterim. Şimdi de yapabilirim ama emin olmak...

°°Vaveyla°° 
 22 Eki 2017 · Kitabı okudu · 4 günde

Kürk Mantolu Madonna... Ahh şu meşhur kitap, şu popüler, şu şu....? Anlatmaya kelimeler bulamadığım güzel roman. Neresinden anlatmaya çalışırsam çalışayım, Maria ve Raif'e bulaşmadan anlatamıyorum o yüzden onları bir kenara bırakıp önce teşekkürümüzü edelim =)
Kitabı bana hediye eden arkadaşım
E. e teşekkür ediyorum kitabın bende ki değerini kat kat arttırdığı için çünkü eğer hediye etmeseydi alıp okumak için muhtemelen daha çok beklerdim ve bana eşlik edip benimle okuyan
YNT arkadaşıma da teşekkür ediyorum.
(Dikkat düşük dozda spoiler bulunmaktadır :) )
Kitaba başlarken herkes gibi bende büyük bir beklenti içindeydim, kitaba alışma, olayı kavrama derken kitabı yarılayınca neler okudu gözlerim Yarabbim. Siz benim günler süren okumama bakmayın 3 saatlik bir zamanınızda alın ve hemen okuyun. Kitaba başlarken Raif Efendi'nin durgunluğuna, hayata küsmüşlüğüne bir anlam verememiştim oysa ki ahhh Raif Efendi neler çekmişsin ne büyük acıyla yanmış tutuşmuşsun. Kitap ilerledikçe son 30 sayfasında falan deyim yerindeyse böğrüme bir taş oturdu, içim bir boş boş kaldı. Daha sonra öğrendiğim olaylar karşısında ise dondum kaldım. Kitap bittiğimde "offf be ile ohhh be" arası bir söz düküldü dudaklarımdan gözlerim dolu dolu kapattım kitabı. Neyse çok uzattım sanırım kitap hakkında saatlerce konuşabilirim de =))
Şimdi soruyorum size evet, millet olarak erkeklerimiz biraz soğuktur, bazı duyguları hissetseler bile kadınlarımıza hissettiremezler. Okurken hepimiz dedik ahh karşımıza bir Raif Efendi çıksa (onun gibi saf ve temiz sevsin) diye peki hiç Maria gibi (son nefesinde bile aşkına kavuşma isteği ve aşk ile ölen) olmak isteyen oldu mu içinizden. Hiç kimse bu kadar vazgeçebilir mi kendinden?
Bu da benim naçizane yorumum... Okuduğunuz için teşekkürler....
Kitapla kalın, dostça kalın...

Aysel 
10 Eyl 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana dünyada başka bir hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin.

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin AliKürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali

Bir kitabı okurken geçen iki saatin, ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 86)Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 86)
Zeynep 
 12 Eyl 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Aşk
Benim beklediğim aşk başka! O bütün mantıkların dışında, tarifi imkansız ve mahiyeti bilinmeyen bir şey. Sevmek ve hoşlanmak başka; istemek bütün ruhuyla, bütün vücuduyla, her şeyiyle istemek başka... Aşk bence bu istemektir. Mukavemet edilmez bir istemek!.

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin AliKürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali
esraaltunerrr 
 24 Eyl 2014 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Varlık
Bu yaşıma kadar mevcudiyetinden bile haberim olmayan insanı vücudu birdenbire benim için nasıl bir ihtiyaç olabilirdi? Fakat hep böyle değil midir ? Birçok şeylere ihtiyacımızı ancak onları görüp tanıdıktan sonra keşfetmez miyiz?

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 86)Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 86)
Ferah 
06 Oca 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

“Ben böyleyim işte!” dedi. “Ben garip bir kadınım. Benimle ahbaplık etmek isterseniz birçok şeylere tahammüle mecbur kalacaksınız."

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin AliKürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali
Kutluay 
14 Eki 2014 · Kitabı okudu · 10/10 puan

"Bir ümidim yok. Bu sondu. Artık hiç bir şeyin değişmesine imkan yok, lüzum da yok."

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin AliKürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali
Hacı Seydaoğlu 
 12 Eyl 2014 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

İnsan
Dünyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir!.. Niçin bunu anlamakta bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz? Niçin ilk defa gördüğümüz bir peynirin evsafı hakkında söz söylemekten kaçtığımız halde ilk rast geldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatlığıyla öteye geçiveriyoruz?

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 38)Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 38)
Ferah 
 01 Oca 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

“Yılbaşının da sence hiçbir hususiyeti yok mudur?” diye sordum.
“Hayır” dedi, “senenin diğer günlerinden ne farkı var sanki? Tabiat onu herhangi bir şekilde ayırmış mı? Ömrümüzden bir sene geçtiğini göstermesi bile o kadar mühim değil; çünkü ömrümüzü senelere ayırmak da insanların uydurması… İnsan ömrü doğumdan ölüme uzanan tek bir yoldan ibarettir ve bunun üzerinde yapılan her türlü taksimat sunidir…”

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 110)Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 110)
Apollo 
 23 Haz 2017 · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Nasıl oluyor da bir insan diğer bir insanı bu kadar çok mesut edebiliyor?..

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 112)Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 112)
118 /

Kitapla ilgili 22 Haber

“Kürk Mantolu Madonna” için koku tasarımı
“Kürk Mantolu Madonna” için koku tasarımı Sabahattin Ali‘nin ünlü romanından uyarlanan “Kürk Mantolu Madonna” koku entegrasyonu yapılan ilk tiyatro oyunu olma özelliği taşıyor.
Kürk Mantolu Madonna’yı kimin oynayacağı belli oldu
Kürk Mantolu Madonna’yı kimin oynayacağı belli oldu Sabahattin Ali’nin ünlü romanı Kürk Mantolu Madonna’nın film yapımcısı Ay Yapım, başrol için Marion Cotillard’la görüşüldüğünü açıkladı.
Kürk Mantolu Madonna İran’da Sansürlendi!
Kürk Mantolu Madonna İran’da Sansürlendi! Türk edebiyatının unutulmaz yazarlarından Sabahattin Ali’nin kaleme aldığı Kürk Mantolu Madonna kitabı İran’da sansürlendi. Eserin Farsça çevirisindeki ‘öpme’ fiilleri kitaptan çıkartıldı.
Sabahattin Ali’yi Solcu Yapan Kitap ”Oil” - Petrol
Sabahattin Ali’yi Solcu Yapan Kitap ”Oil” - Petrol Sabahattin Ali’yi Solcu yapan, kendi deyimiyle; ‘İnsan, namuslu bir insan mutlaka solcu olmalı’ dedirten Kitap: "Oil - There Will Be Blood" Petrol - Kan Dökülecek...!
'Kürk Mantolu Madonna' film oluyor!
'Kürk Mantolu Madonna' film oluyor! Uzun süredir beklenen haber sonunda geldi. Sabahattin Ali'nin 'Kürk Mantolu Madonna' kitabı film oluyor!
Kürk Mantolu Madonna Tasarım Halinde Londra’da
Kürk Mantolu Madonna Tasarım Halinde Londra’da Türk edebiyatının önemli isimlerinden Sabahattin Ali’nin en çok okunan romanı Kürk Mantolu Madonna için yapılan bir tasarım 17-25 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek Londra Tasarım Festivali’nde sergilenecek.
Sayfalar Arasından Zihinlere Temas Etmeyi Başaran 14 Kadın Karakter
Sayfalar Arasından Zihinlere Temas Etmeyi Başaran 14 Kadın Karakter Edebiyat sahnesinin gizemli figürleri daima kadınlar olmuştur. Geçmişten günümüze ataerkil olan dünyanın hazineleri de, hep onların arasından çıkar. Zihne, yüreğe, fikre işleyen 14 müthiş kadın:
3 /