Kürk Mantolu Madonna

8,9/10  (7.991 Oy) · 
21.451 okunma  · 
82.303 gösterim
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum "Kürk Mantolu Madonna"yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum."

Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kollarıyla bizi sarar. Sorgulamadan peşlerinden gideriz ve hiç pişman olmayacağımızı biliriz. Yapıtlarında insanların görünmeyen yüzlerini ortaya çıkaran Sabahattin Ali, bu kitabında güçlü bir tutkunun resmini çiziyor. Düzenin sildiği kişiliklere, yaşamın uçuculuğuna ve aşkın olanaksızlığına (?) dair, yanıtlanması zor sorular soruyor.
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2016
  • Sayfa Sayısı:
    160
  • ISBN:
    9789753638029
  • Çeviri:
    Nahide Dikel
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Oğuz Aktürk 
21 May 23:22 · Kitabı okudu · 12 günde · Beğendi · 8/10 puan

Her gün etrafınızda gördüğünüz insanları aslında ne kadar görüyorsunuz hiç sorguladınız mı?

Kendiniz için yıllar sonrasına zaman kapsülü niteliğinde bir mektup bıraktınız mı? Bilinmeyen bir kadın ya da bilinmeyen bir adam olabildiniz mi? Asıl değerin, bilinen ve alışılmış doluluklarda değil, bilinmeyen ve tarif edilemeyen boşluklarda olduğunu anlayabildiniz mi?

Sizin hiç Tyler Durden'iniz oldu mu?

Peki hiç mi kafes olup bir kuşu aramaya çıkmadınız?

Kürk Mantolu Madonna, boşlukların felsefesidir. Tablodaki kadının aşağıya doğru gizemli bakışından tümevarım yoluyla bütün romana yayılmış kocaman bir boşluktur. Bu öyle bir boşluk ki, çukur ve kapanmamış yer olarak tanımlanan bir boşluk. Peki Raif Bey TDK'ya cevap olarak ne diyor?
"Ben de, o zamana kadarki hayatımın boşluğunu, gayesizliğini sırf böyle bir insandan mahrum oluşumda bulmaya başlamıştım." 86. sayfa

Boşlukların farkındalığında olarak yaşamak gerçekten kolay mı zannediyorsunuz? Dolu dolu geçirdiğimiz hayatların niteliği konusunda kendinizi hiç sorguladınız mı?
Hayatı genel izleyici çemberi içinde yaşamak nasıl bir histir peki?

Raif Bey, koşuyor, hastalanıyor, çevirmenlik yapıyor, seviyor, deliriyor. O da benim, senin, onun gibi sadece bir insan. Bir ruhunun bulunduğunu geç de olsa fark etmiş bir insan. Peki biz vücutlarımızla yaptığımızı sandığımız bu eylemleri gerçekten de ruhumuzu ve yüreğimizi de ortaya koyarak gerçekleştirebiliyor muyuz? Gerçeğin mayasını gözümüzle değil, esas yüreğimizle görmek istiyor muyuz?

Kürk Mantolu Madonna, boşlukların ütopyasıdır. Boşlukların anlamını en güzel şekilde idrak edeceğiniz romanlardan birisidir. Raif Bey anlatıcı için, Maria Puder de Raif Bey için bir ütopyadır. Fakat aynı zamanda boşlukların distopyasıdır da diyebiliriz. Çünkü boşluklar bu ikilemde kaldıkları sürece anlamlı olan olgulardır zaten. O bilinmez boşluğun kapanıp kapanmayacağını bilmeden yaşamak, beynini ve ruhunu bitirmek harika bir distopya değil midir? Bu kalabalık hayatta, bu dolulukların kirlettiği hayatta, yüreğimizi ve ruhumuzu gereksiz şeylerle doldurmaya çabalayan yüzlerce olayın, nesnenin, insanın olduğu bu hayatta biraz da boşlukların olmasını arzulamak harika bir ütopya değil midir?

Kürk Mantolu Madonna, toplumların analizidir.
"Hayatta en güvendiğim insana karşı duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı; çünkü o benim için bütün insanlığın timsaliydi." diyor bize Raif Bey 149. sayfada. Gerçekten de bir kişiden bütün insanlara yayılan bir tümevarım mümkün müdür? Sınırların denendiği bir romandır Kürk Mantolu Madonna. Sınırlardan korkmamamızı öğretir, sevmenin sınırı mı olurmuş yani?

O aşağı bakış yok mu o aşağı bakış. Ah, Raif! Seni anlıyorum. Anlamaz mıyım hiç? Belki o kadın yukarıya ya da sana doğru baksaydı sen o kadınla hiç ilgilenmeyecektin. Ama o kadının aşağı doğru bakması yok mu... O aşağı ki neler olmuyor o yeryüzünde. Her gün bombalar atılıyor, çocuklar ve masumlar ölüyor o aşağıya bakılan yerde. Boşluklar her gün bombalarla, ölümlerle, yalanlarla dolduruluyor. Belki de bu ilk bakış sana bu kadar şeyi düşündürdü. Neden olmasın? Hayatla savaşı olan bir insanı tanımak istedin diye suçlu mu oldun yani?

O zaman Raif, sana diyorum. Boşluklarını bir insanla kapatmaya veya kapatmamaya çalışan sana diyorum ki, senin Maria'nı günümüzde Madonna ile karıştıranlar var Raif. Biliyorum, üzüleceksin bunları okuyabiliyorsan eğer fakat gerçek bu. Özür dilerim sana o hasta yatağında bunu söylediğim için. Biz de senin defterini okuduk işte fena mı? Hem sen de seni dinleyecek ve anlayacak birilerini aramıyor muydun? Bir kişiye de olsa içindekileri dökmek istiyordun... Artık içini dökebildiğin ve onları anlayan milyonlarca insan oldu. Biz bu kitap oldukça senin boşluklarını kapatmaya her zaman devam edeceğiz Raif.

Meral 
02 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 10/10 puan

Güzel bir hayat yaşarken, beklenmedik bir durum ortaya çıkar ve bütün mutluluk yok olur. Dıştan sakin görünen fakat içinde fırtınalar kopan, hayata küsmüş bir şekilde devam eden insandır Raif.. Yüreğimde Raif 'e karşı bir acı hissediyorum hala.. Mükemmel roman.

Hacı Seydaoğlu 
12 Eyl 2014 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Çok güzel bir roman deyip geçmek kitap ve Sabahattin Ali için büyük haksızlık olur. Kitabı okumadan önce popülerliğini biliyordum. O nedenle büyük beklenti içerisinde okudum. Genellikle büyük beklenti oluşunca insan istediğini bulamadığı için beğenemiyor. En azından ben böyleyim. Fakat bu kitapta böyle bir şey olmadı. Beklediğimin de üstünde çıktı. En beğendiğim yönü ise yazarın Türkçe'yi kullanma tarzı. Kişisel bir takıntım var. Anlatım bozukluklarına çok dikkat ederim bir şey okurken. Bu kitapta o kadar uzun, karışık ve devrik cümle kullanılmasına rağmen bir tane bile anlatım bozukluğuna denk gelmedim. Zaten kitabın bu muhteşemliğini anlayınca yarısından sonra anlatım bozukluklarını aramayı bıraktım. :)

Kitabın hikayesi de muazzamdı. Özellikle 1900'lü yıllarda Almanya'daki yaşamı ve Türkiye'deki yaşamı merak edenler için güzel olacaktır. Değişik bir roman işte. Bitirdikten sonra bir kaç gün hikayeyi düşünmeden edemiyor insan. Sanırım yerli edebiyatımızda bundan 5 tane daha kitap bulamayız.

1 puanı nereden kırdım bilmiyorum. Belki de ileride puanımı değiştirip 10 veririm. Fakat bence bir kitaba 10 vermek zor olmalı. Çünkü 10 verdiğiniz bir kitap sizin için her yönüyle kusursuz ve hayatınızı etkileyen bir kitap olmalı bence. Sanırım ciddi anlamda bir etki doğurmadığından dolayı 10 veremedim.

Son olarak kitabı bitirme durumum üzerine bir şey söylemek istiyorum. Sabah 11'de sınavım vardı. Antalya'dan İstanbul'a akşam 9 arabasıyla gidiyorduk İbrahim'le (@ibrahimkorhan). Sınava hiç çalışmamıştım. 20-30 sayfa okuyayım diye elime bir aldım, sabaha kadar bırakamadım. O kadar içine çektiki hikaye gerçekten bırakamadım. Sınavı bir şekilde geçtim o ayrı mesele tabi. :)

Velhasıl okuyun derim. Bu türde kitapları sevmiyorsanız bile okuyun.

Ümit 
20 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Hepimiz bir Raif efendi olmak istememiş miydik kitabı okurken?.. Sonra kendimiz engel olduk kendimize, zor geldi vazgeçmek kendimizden.Hiçbir getirisi olmayan ve; gönlümüzü değil sadece bedenlerimizi tatmin eden saçma şeyler peşinde koşmamış mıydık? Çünkü biz insandık, insanlıktık...

Oguzhan Kocyiğit 
07 Ağu 18:30 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Yine bir kitap bitti... Bu sefer ne diyeceğimi, nerden bașlayacağımı bilemiyorum. Kitabi elime alıp, bașlama faslı o kadar kolaydı ki, nerden bilebilirdim bu ani terkedilmiș hissini yașamayı... Keșke daha uzun sahifelere sahip olsaydı kitap, keșke Raif efendi ile tanıșabilseydim, bunu șuan o kadar çok istiyor, o kadar çok istiyorum ki, Raif efendi ne muazzam bir adam. Gerçekten, olanları hazmedemiyorum. Boğazımdan yıkıntı ile geçiyor, bu süre zarfında olanlar. Drama ile yakından boğuluyorum. Sabahattin Ali'nin çok okunmasına șașmamalı...
Kitabın ve yazarın edebi noktasına gelecek olursak, muhteșem demem kafidir. Bazı eski Türkçe kelimeleri okumak ve anlamlarını așağı bölümde görmek, oldukça huzur verici... Okunmalı dediğim yazarlar arasına girdi bu usta yazar... Ama tabii dayanabilecek iseniz, demekte bir lüzum olmaz, sanırım...

Nurhan Işkın 
15 Eki 2015 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Raif Efendi...Ruhunu analiz ederek yaşadığı aşkla, kendini keşfedip diğer insanlarda görmediği sevgiyi ve tutkuyu Kürk Mantolu Madonna Maria Puder'le tanıştıktan sonra daha iyi anlamaya başlayacaktı. Bomboş hayatının, ruhunu besledikçe doyduğunu tecrübe edecek ve yaşamı boyunca bu doyumu sağlayan tutkuya sarılacaktı...
İnsanın dış görünüşünden ziyade iç dünyasının anlatıldığı muhteşem bir eser...
Okuyacak olanlar asla pişman olmayacak, aksine son sayfasından sonra keşke devam etseydi diyeceğiniz etkisinde uzun süre kalacağınız bir kitap...

Sanırım bu ülkede gelmiş geçmiş en popüler kitap ünvanına sahip olabilir. Öyle ki hakkında karikatürler, espriler yapıldı. Nereye gitsem,sosyal medyada hangi sayfaya girsem mutlaka karşıma çıktı. Bu kitapla birlikte kahve popülerliği de arttı. Çünkü herkes bu kitabı okuduğunu gözümüze sokmak için,bol bol kahveyle çekilmiş resimler attı,atıyor. Ama sonuna kadar bu ilgiyi hakediyor. Kitabı ilk üniversiteye başladığım yıl hocam hediye etmişti. Malesef ülkemizde cümleleri bu kadar sağlam pek yazar yok. Bunu söylemekten nefret ediyorum ama her kalemi eline alana yazar demek Sabahattin Ali gibi yazarlara saygısızlık. Kitap Almanya ve Türkiye arasında geçiyor. Gerçek aşkı,vefayı (Maria Puder in vefası, Raif Efendi de bu duygunun kırıntısı yok ) ve hüsranı en içten şekliyle anlatmış.

##Merve Aydın## 
 22 Eki 10:30 · Kitabı okudu · 4 günde

Kürk Mantolu Madonna... Ahh şu meşhur kitap, şu popüler, şu şu....? Anlatmaya kelimeler bulamadığım güzel roman. Neresinden anlatmaya çalışırsam çalışayım, Maria ve Raif'e bulaşmadan anlatamıyorum o yüzden onları bir kenara bırakıp önce teşekkürümüzü edelim =)
Kitabı bana hediye eden arkadaşım
elif e teşekkür ediyorum kitabın bende ki değerini kat kat arttırdığı için çünkü eğer hediye etmeseydi alıp okumak için muhtemelen daha çok beklerdim ve bana eşlik edip benimle okuyan
YNT arkadaşıma da teşekkür ediyorum.
(Dikkat düşük dozda spoiler bulunmaktadır :) )
Kitaba başlarken herkes gibi bende büyük bir beklenti içindeydim, kitaba alışma, olayı kavrama derken kitabı yarılayınca neler okudu gözlerim Yarabbim. Siz benim günler süren okumama bakmayın 3 saatlik bir zamanınızda alın ve hemen okuyun. Kitaba başlarken Raif Efendi'nin durgunluğuna, hayata küsmüşlüğüne bir anlam verememiştim oysa ki ahhh Raif Efendi neler çekmişsin ne büyük acıyla yanmış tutuşmuşsun. Kitap ilerledikçe son 30 sayfasında falan deyim yerindeyse böğrüme bir taş oturdu, içim bir boş boş kaldı. Daha sonra öğrendiğim olaylar karşısında ise dondum kaldım. Kitap bittiğimde "offf be ile ohhh be" arası bir söz düküldü dudaklarımdan gözlerim dolu dolu kapattım kitabı. Neyse çok uzattım sanırım kitap hakkında saatlerce konuşabilirim de =))
Şimdi soruyorum size evet, millet olarak erkeklerimiz biraz soğuktur, bazı duyguları hissetseler bile kadınlarımıza hissettiremezler. Okurken hepimiz dedik ahh karşımıza bir Raif Efendi çıksa (onun gibi saf ve temiz sevsin) diye peki hiç Maria gibi (son nefesinde bile aşkına kavuşma isteği ve aşk ile ölen) olmak isteyen oldu mu içinizden. Hiç kimse bu kadar vazgeçebilir mi kendinden?
Bu da benim naçizane yorumum... Okuduğunuz için teşekkürler....
Kitapla kalın, dostça kalın...

DUA 
 11 Tem 16:09 · Kitabı okudu

Ah Raif sabaha kadar seni düşündüm durdum. Kendimi marianin yerine koyup bana olan aşkını hayal ettim.

Ah Raif gelsen tutsan elimden dolassak sokaklarda yağmur damla damla yağsa ıslatsa.

Ah Raif senin aşkını gözlerinden okusamda sana yine seni sevmiyorum hiç bir erkeği sevemiyorum desem ama gizli gizli senin aşkından yanıp tutuşsam.

Ah Raif yine al ruhumu okşa sarıp sarmala şevkat göster. Korkma düşünme seninle gelirmiyim diye uzaklara.

Ah raif bir deniz olsan aksan söndürsen kalbimdeki yangin yerini. bir yagmur olsan yagsan kurak iklimlerime. bir agac olsan döksen yapraklarini uzerime geceleri usudugumde. bir masal olsan daldirsan beni en guzel uykulara. bir güneş olsan aydinlatsan karanlik dunyami.

Acaba ne hisseder bir kadın böylesine derin böylesine büyük sevilince. Dünyanın en mutlu insanimi olur yoksa korkarmi benim gibi bu aşkın büyüklüğünden.

Sahi günümüzde varmıdır böyle büyük aşklar. Olmadığı için mi bu aşk hikayesi bu kadar ünlenmiştir.

Okuyan her kızın raif Efendi'nin büyük aşkını kıskandığı, marianin yerinde olmak istediği, okuyan her erkeğinde Raif efendi gibi olamayız biz bir kadını böylesine büyük sevemeyiz diye düşündüğü kitaptır.

Sümeyye TETİK 
16 Eyl 16:03 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 8/10 puan

KÜRK MANTOLU MADONNA

Yine tavsiye üzerine okuduğum romanlardan biri idi… Şu an klavyeme bakıyor, kitabı yeni bitirmiş olmanın verdiği yoğun duygular içerisinde nasıl bir inceleme yapacağımı bilemiyorum… Sabahattin Ali’ye karşı önyargılarım çoktu yok oldu mu tamamıyla değil…

Raif Efendi… ve Maria… romanın kahramanlarına karşı bir hayranlığım yok hatta kızgınlığım var… Raif efendiye; yaşadığı belli olmayan varla yok arası yaşayan, sessiz kendi dünyasında kaybolmuş, yalnızlığın temsili olan adama hayrandım çünkü onda bir şey vardı ama bilemiyorum… tarif edilmez bir şey… bunu onun gözlerin de gördüm. Evet gözlerini nerden gördün diyeceksiniz gördüm işte… Onun iş arkadaşlarından biriydim, yolda önünden geçtiği çiçekçiydim, bakkalda alışveriş yapan küçük bir kızdım… ama hep onu izliyordum…
Anlattığı gençlik hikayesi sanki onun değil de yanında ki genç memurundu… çünkü bu hikaye Raif efendinin olamaz daha etkileyici, zorluklarla geçen, onu şimdiki haline getiren farklı bir gençlik beklerdim…
Ve Maria yani Kürk Mantolu Madonna… O tamamen bir hayal kırıklığıydı… Bu ikilinin karşılaşmalarını ve ayrılışlarını çok farklı, insanın yüreğini cızlatacak ‘vay be aşka bak’ dedirtecek başka, bambaşka beklerdim… Maria bende de tıpkı Raif efendi de olduğu gibi soru işaretleri bıraktı…
Kitabı üçe böldüm 1. Kısım akıcı ve gizemli ilerliyordu. 2. Kısım sıkıcı ve ‘böyle olmayabilirdi yazar daha iyisini çıkartabilirdi’ gibi söylentilerle geçti. 3. Kısım da ise sinirli, öfkeli olmanın yanı sıra merak, gizem ve yoğun duygular ile son buldu… Belki de kitaptan beklentimi çok yüksek tuttum ondan bana böyle geldi bilemiyorum… Kitabı okurken müzik dinlemem ama tesadüf eseri rastladığım müziği hiç kapatmadım ve çok uyumluydu… https://www.youtube.com/watch?v=hj1KSieUeKY mutlaka dinleyin sizde uyumu fark edeceksiniz…
Bu roman bende aşk ve yalnızlıktan öte ailenin önemini vurguladı ve çok yoğun duygularla hissettirdi… O yüzden ikisine de kızgınım… Raif’in babasının ölümünden çok Maria’dan ayrılmasına üzülmesi beni çileden çıkardı. Ne kadar kötü olsa da ailen uğruna bir şeyleri feda edersin bu geleceğin, eğitimin yahut sevdiğin olabilir…Raif’in babasına karşı sevgisinin olmadığını bundan soğuk davrandığını, ona iyi davranmadığından böyle öfkeli olduğunu söyleyip toplamaya çalışsa da Maria’sıyla, hayatının anlamıyla, ruhuyla karşılaşmasına vesile olmadı mı babası?
Yalnız yazarın hakkını vermek lazım çok yalın, doğal bir anlatım tarzı vardı… Raif ve Maria gezerken sanki bende onların yanından geçiyormuş gibi hissettim… Bazen bir yağmur damlası… bazen yere düşen bir yaprak… bazen okudukları bir kitap… bazen çalıştığı fabrika da bir işçi, hastane de bir hemşire oluveriyordum… Onlardan biri değil de onları uzaktan izleyen biri…
Yine fazla uzattım ama hislerimin sadece başını anlattım size… Bu kitabı okumayan kalmadı zaten… hemen hemen … Okumadan önceki hislerim yerini şimdikine bıraktı… Okuyun derim çok farklı bir lisan ve uslüple karşılaşacak ve akıcılığına hayran kalacaksınız…
Halbuki en çok okuduğum bir kitabın, en çok okuduğum bir satırı bile bana bazen başka şeyler söyleyebilir… Sabahattin Ali… Sizin de farklı tadlar alacağınız bir eser…

Aysel 
10 Eyl 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana dünyada başka bir hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin.

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin AliKürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali

Bir kitabı okurken geçen iki saatin, ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 86)Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 86)
Zeynep 
 12 Eyl 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Aşk
Benim beklediğim aşk başka! O bütün mantıkların dışında, tarifi imkansız ve mahiyeti bilinmeyen bir şey. Sevmek ve hoşlanmak başka; istemek bütün ruhuyla, bütün vücuduyla, her şeyiyle istemek başka... Aşk bence bu istemektir. Mukavemet edilmez bir istemek!.

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin AliKürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali
esraaltunerrr 
 24 Eyl 2014 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Varlık
Bu yaşıma kadar mevcudiyetinden bile haberim olmayan insanı vücudu birdenbire benim için nasıl bir ihtiyaç olabilirdi? Fakat hep böyle değil midir ? Birçok şeylere ihtiyacımızı ancak onları görüp tanıdıktan sonra keşfetmez miyiz?

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 86)Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 86)
Ferah 
06 Oca 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

“Ben böyleyim işte!” dedi. “Ben garip bir kadınım. Benimle ahbaplık etmek isterseniz birçok şeylere tahammüle mecbur kalacaksınız."

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin AliKürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali
Hacı Seydaoğlu 
 12 Eyl 2014 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

İnsan
Dünyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir!.. Niçin bunu anlamakta bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz? Niçin ilk defa gördüğümüz bir peynirin evsafı hakkında söz söylemekten kaçtığımız halde ilk rast geldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatlığıyla öteye geçiveriyoruz?

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 38)Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 38)
Kutluay 
14 Eki 2014 · Kitabı okudu · 10/10 puan

"Bir ümidim yok. Bu sondu. Artık hiç bir şeyin değişmesine imkan yok, lüzum da yok."

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin AliKürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali
Ferah 
 01 Oca 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

“Yılbaşının da sence hiçbir hususiyeti yok mudur?” diye sordum.
“Hayır” dedi, “senenin diğer günlerinden ne farkı var sanki? Tabiat onu herhangi bir şekilde ayırmış mı? Ömrümüzden bir sene geçtiğini göstermesi bile o kadar mühim değil; çünkü ömrümüzü senelere ayırmak da insanların uydurması… İnsan ömrü doğumdan ölüme uzanan tek bir yoldan ibarettir ve bunun üzerinde yapılan her türlü taksimat sunidir…”

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 110)Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 110)
Apollo 
 23 Haz 04:38 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Nasıl oluyor da bir insan diğer bir insanı bu kadar çok mesut edebiliyor?..

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 112)Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 112)
115 /

Kitapla ilgili 24 Haber

“Kürk Mantolu Madonna” için koku tasarımı
“Kürk Mantolu Madonna” için koku tasarımı Sabahattin Ali‘nin ünlü romanından uyarlanan “Kürk Mantolu Madonna” koku entegrasyonu yapılan ilk tiyatro oyunu olma özelliği taşıyor.
2017’nin En Çok Satan 10 Kitabı!
2017’nin En Çok Satan 10 Kitabı! 2017 yılında yerli ve yabancı en çok satan kitaplar, popüler kitap sitelerinin hazırladığı listelere göre hazırlandı.
Kürk Mantolu Madonna tiyatro oyunu oluyor
Kürk Mantolu Madonna tiyatro oyunu oluyor En son sinema uyarlaması ile gündeme gelen Sabahattin Ali'nin Kürk Mantolu Madonna eseri bu kez tiyatro sahnesinde karşımıza çıkmaya hazırlanıyor.
Kürk Mantolu Madonna’yı kimin oynayacağı belli oldu
Kürk Mantolu Madonna’yı kimin oynayacağı belli oldu Sabahattin Ali’nin ünlü romanı Kürk Mantolu Madonna’nın film yapımcısı Ay Yapım, başrol için Marion Cotillard’la görüşüldüğünü açıkladı.
Kürk Mantolu Madonna İran’da Sansürlendi!
Kürk Mantolu Madonna İran’da Sansürlendi! Türk edebiyatının unutulmaz yazarlarından Sabahattin Ali’nin kaleme aldığı Kürk Mantolu Madonna kitabı İran’da sansürlendi. Eserin Farsça çevirisindeki ‘öpme’ fiilleri kitaptan çıkartıldı.
Sabahattin Ali’yi Solcu Yapan Kitap ”Oil” - Petrol
Sabahattin Ali’yi Solcu Yapan Kitap ”Oil” - Petrol Sabahattin Ali’yi Solcu yapan, kendi deyimiyle; ‘İnsan, namuslu bir insan mutlaka solcu olmalı’ dedirten Kitap: "Oil - There Will Be Blood" Petrol - Kan Dökülecek...!
'Kürk Mantolu Madonna' film oluyor!
'Kürk Mantolu Madonna' film oluyor! Uzun süredir beklenen haber sonunda geldi. Sabahattin Ali'nin 'Kürk Mantolu Madonna' kitabı film oluyor!
3 /