Kürk Mantolu Madonna

8,9/10  (5.701 Oy) · 
14.565 okunma  · 
6.342 beğeni  · 
55.006 gösterim
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum "Kürk Mantolu Madonna"yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum."

Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kollarıyla bizi sarar. Sorgulamadan peşlerinden gideriz ve hiç pişman olmayacağımızı biliriz. Yapıtlarında insanların görünmeyen yüzlerini ortaya çıkaran Sabahattin Ali, bu kitabında güçlü bir tutkunun resmini çiziyor. Düzenin sildiği kişiliklere, yaşamın uçuculuğuna ve aşkın olanaksızlığına (?) dair, yanıtlanması zor sorular soruyor.
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2016
  • Sayfa Sayısı:
    160
  • ISBN:
    9789753638029
  • Çeviri:
    Nahide Dikel
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
Oğuz Aktürk 
21 May 23:22 · Kitabı okudu · 12 günde · Beğendi · 8/10 puan

Her gün etrafınızda gördüğünüz insanları aslında ne kadar görüyorsunuz hiç sorguladınız mı?

Kendiniz için yıllar sonrasına zaman kapsülü niteliğinde bir mektup bıraktınız mı? Bilinmeyen bir kadın ya da bilinmeyen bir adam olabildiniz mi? Asıl değerin, bilinen ve alışılmış doluluklarda değil, bilinmeyen ve tarif edilemeyen boşluklarda olduğunu anlayabildiniz mi?

Sizin hiç Tyler Durden'iniz oldu mu?

Peki hiç mi kafes olup bir kuşu aramaya çıkmadınız?

Kürk Mantolu Madonna, boşlukların felsefesidir. Tablodaki kadının aşağıya doğru gizemli bakışından tümevarım yoluyla bütün romana yayılmış kocaman bir boşluktur. Bu öyle bir boşluk ki, çukur ve kapanmamış yer olarak tanımlanan bir boşluk. Peki Raif Bey TDK'ya cevap olarak ne diyor?
"Ben de, o zamana kadarki hayatımın boşluğunu, gayesizliğini sırf böyle bir insandan mahrum oluşumda bulmaya başlamıştım." 86. sayfa

Boşlukların farkındalığında olarak yaşamak gerçekten kolay mı zannediyorsunuz? Dolu dolu geçirdiğimiz hayatların niteliği konusunda kendinizi hiç sorguladınız mı?
Hayatı genel izleyici çemberi içinde yaşamak nasıl bir histir peki?

Raif Bey, koşuyor, hastalanıyor, çevirmenlik yapıyor, seviyor, deliriyor. O da benim, senin, onun gibi sadece bir insan. Bir ruhunun bulunduğunu geç de olsa fark etmiş bir insan. Peki biz vücutlarımızla yaptığımızı sandığımız bu eylemleri gerçekten de ruhumuzu ve yüreğimizi de ortaya koyarak gerçekleştirebiliyor muyuz? Gerçeğin mayasını gözümüzle değil, esas yüreğimizle görmek istiyor muyuz?

Kürk Mantolu Madonna, boşlukların ütopyasıdır. Boşlukların anlamını en güzel şekilde idrak edeceğiniz romanlardan birisidir. Raif Bey anlatıcı için, Maria Puder de Raif Bey için bir ütopyadır. Fakat aynı zamanda boşlukların distopyasıdır da diyebiliriz. Çünkü boşluklar bu ikilemde kaldıkları sürece anlamlı olan olgulardır zaten. O bilinmez boşluğun kapanıp kapanmayacağını bilmeden yaşamak, beynini ve ruhunu bitirmek harika bir distopya değil midir? Bu kalabalık hayatta, bu dolulukların kirlettiği hayatta, yüreğimizi ve ruhumuzu gereksiz şeylerle doldurmaya çabalayan yüzlerce olayın, nesnenin, insanın olduğu bu hayatta biraz da boşlukların olmasını arzulamak harika bir ütopya değil midir?

Kürk Mantolu Madonna, toplumların analizidir.
"Hayatta en güvendiğim insana karşı duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı; çünkü o benim için bütün insanlığın timsaliydi." diyor bize Raif Bey 149. sayfada. Gerçekten de bir kişiden bütün insanlara yayılan bir tümevarım mümkün müdür? Sınırların denendiği bir romandır Kürk Mantolu Madonna. Sınırlardan korkmamamızı öğretir, sevmenin sınırı mı olurmuş yani?

O aşağı bakış yok mu o aşağı bakış. Ah, Raif! Seni anlıyorum. Anlamaz mıyım hiç? Belki o kadın yukarıya ya da sana doğru baksaydı sen o kadınla hiç ilgilenmeyecektin. Ama o kadının aşağı doğru bakması yok mu... O aşağı ki neler olmuyor o yeryüzünde. Her gün bombalar atılıyor, çocuklar ve masumlar ölüyor o aşağıya bakılan yerde. Boşluklar her gün bombalarla, ölümlerle, yalanlarla dolduruluyor. Belki de bu ilk bakış sana bu kadar şeyi düşündürdü. Neden olmasın? Hayatla savaşı olan bir insanı tanımak istedin diye suçlu mu oldun yani?

O zaman Raif, sana diyorum. Boşluklarını bir insanla kapatmaya veya kapatmamaya çalışan sana diyorum ki, senin Maria'nı günümüzde Madonna ile karıştıranlar var Raif. Biliyorum, üzüleceksin bunları okuyabiliyorsan eğer fakat gerçek bu. Özür dilerim sana o hasta yatağında bunu söylediğim için. Biz de senin defterini okuduk işte fena mı? Hem sen de seni dinleyecek ve anlayacak birilerini aramıyor muydun? Bir kişiye de olsa içindekileri dökmek istiyordun... Artık içini dökebildiğin ve onları anlayan milyonlarca insan oldu. Biz bu kitap oldukça senin boşluklarını kapatmaya her zaman devam edeceğiz Raif.

Meral 
02 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 10/10 puan

Güzel bir hayat yaşarken, beklenmedik bir durum ortaya çıkar ve bütün mutluluk yok olur. Dıştan sakin görünen fakat içinde fırtınalar kopan, hayata küsmüş bir şekilde devam eden insandır Raif.. Yüreğimde Raif 'e karşı bir acı hissediyorum hala.. Mükemmel roman.

Hacı Seydaoğlu 
12 Eyl 2014 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Çok güzel bir roman deyip geçmek kitap ve Sabahattin Ali için büyük haksızlık olur. Kitabı okumadan önce popülerliğini biliyordum. O nedenle büyük beklenti içerisinde okudum. Genellikle büyük beklenti oluşunca insan istediğini bulamadığı için beğenemiyor. En azından ben böyleyim. Fakat bu kitapta böyle bir şey olmadı. Beklediğimin de üstünde çıktı. En beğendiğim yönü ise yazarın Türkçe'yi kullanma tarzı. Kişisel bir takıntım var. Anlatım bozukluklarına çok dikkat ederim bir şey okurken. Bu kitapta o kadar uzun, karışık ve devrik cümle kullanılmasına rağmen bir tane bile anlatım bozukluğuna denk gelmedim. Zaten kitabın bu muhteşemliğini anlayınca yarısından sonra anlatım bozukluklarını aramayı bıraktım. :)

Kitabın hikayesi de muazzamdı. Özellikle 1900'lü yıllarda Almanya'daki yaşamı ve Türkiye'deki yaşamı merak edenler için güzel olacaktır. Değişik bir roman işte. Bitirdikten sonra bir kaç gün hikayeyi düşünmeden edemiyor insan. Sanırım yerli edebiyatımızda bundan 5 tane daha kitap bulamayız.

1 puanı nereden kırdım bilmiyorum. Belki de ileride puanımı değiştirip 10 veririm. Fakat bence bir kitaba 10 vermek zor olmalı. Çünkü 10 verdiğiniz bir kitap sizin için her yönüyle kusursuz ve hayatınızı etkileyen bir kitap olmalı bence. Sanırım ciddi anlamda bir etki doğurmadığından dolayı 10 veremedim.

Son olarak kitabı bitirme durumum üzerine bir şey söylemek istiyorum. Sabah 11'de sınavım vardı. Antalya'dan İstanbul'a akşam 9 arabasıyla gidiyorduk İbrahim'le (@ibrahimkorhan). Sınava hiç çalışmamıştım. 20-30 sayfa okuyayım diye elime bir aldım, sabaha kadar bırakamadım. O kadar içine çektiki hikaye gerçekten bırakamadım. Sınavı bir şekilde geçtim o ayrı mesele tabi. :)

Velhasıl okuyun derim. Bu türde kitapları sevmiyorsanız bile okuyun.

Ümit 
20 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Hepimiz bir Raif efendi olmak istememiş miydik kitabı okurken?.. Sonra kendimiz engel olduk kendimize, zor geldi vazgeçmek kendimizden.Hiçbir getirisi olmayan ve; gönlümüzü değil sadece bedenlerimizi tatmin eden saçma şeyler peşinde koşmamış mıydık? Çünkü biz insandık, insanlıktık...

Nurhan Işkın 
15 Eki 2015 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Raif Efendi...Ruhunu analiz ederek yaşadığı aşkla, kendini keşfedip diğer insanlarda görmediği sevgiyi ve tutkuyu Kürk Mantolu Madonna Maria Puder'le tanıştıktan sonra daha iyi anlamaya başlayacaktı. Bomboş hayatının, ruhunu besledikçe doyduğunu tecrübe edecek ve yaşamı boyunca bu doyumu sağlayan tutkuya sarılacaktı...
İnsanın dış görünüşünden ziyade iç dünyasının anlatıldığı muhteşem bir eser...
Okuyacak olanlar asla pişman olmayacak, aksine son sayfasından sonra keşke devam etseydi diyeceğiniz etkisinde uzun süre kalacağınız bir kitap...

Sanırım bu ülkede gelmiş geçmiş en popüler kitap ünvanına sahip olabilir. Öyle ki hakkında karikatürler, espriler yapıldı. Nereye gitsem,sosyal medyada hangi sayfaya girsem mutlaka karşıma çıktı. Bu kitapla birlikte kahve popülerliği de arttı. Çünkü herkes bu kitabı okuduğunu gözümüze sokmak için,bol bol kahveyle çekilmiş resimler attı,atıyor. Ama sonuna kadar bu ilgiyi hakediyor. Kitabı ilk üniversiteye başladığım yıl hocam hediye etmişti. Malesef ülkemizde cümleleri bu kadar sağlam pek yazar yok. Bunu söylemekten nefret ediyorum ama her kalemi eline alana yazar demek Sabahattin Ali gibi yazarlara saygısızlık. Kitap Almanya ve Türkiye arasında geçiyor. Gerçek aşkı,vefayı (Maria Puder in vefası, Raif Efendi de bu duygunun kırıntısı yok ) ve hüsranı en içten şekliyle anlatmış.

Popüler kitapların içinde gördüğüm için okudum iyi ki okumuşum Raif ve Maria gibi bir çok insan var dünyada kendi alemlerinde sessiz ve kimsesiz .. Kuyucaklı Yusuf'unu okumuştum harikaydı ama bu başka bir güzel eser okunmasını tavsiye ederim

aLoNe 
12 Ara 2016 · Kitabı okudu · 11 günde · Puan vermedi

Bazen insan hayatında ki mucizeleri fark etmez. Öyle ya kim nereden bilebilir ki bir saniye sonra ne olacağını. Belki mutluyken mutsuz olacaksın, belki de mutsuzken mutlu... Hayat böyledir ; mucizelerle dolu... Herşey bir tablo ile başlıyor. Hayatımız da böyledir işte sen çizersin, sen boyarsın ve asla değiştiremezsin o tabloda ki hayatı. Aslında fark etmeden herkes kendi hayatını çizer, boyar... Aldığı tabloya aşık oluyor daha sonra aldığı tabloyu evinin baş köşesine koyup huzurla izliyor. O tablo öyle değerliydi ki ona bir gün hep gerçeğile karşılaşmak istedi. Umut etti, hayal etti ve asla vazgeçmedi. Bu kitabı siz okumadan daha fazla açıklamak ne kadar doğru bilmiyorum. Bu kitap umudu, aşkı, hayalleri anlatıyor. Kimine göre tabloya aşık olmak ve o tablonun gerçeği ile karşılaşmak bir mucize bekliyor. Aslında ilk okumaya başladığımda bana da öyleydi ama dedim ya hayal etmekten, umut etmekten ne kaybederiz ki :))
Neyse daha fazla uzatmadan bir okur olarak, okur arkadaşlarıma tavsiyelerimi ve sevgilerimi sunuyorum :)) Huzurlu okumalar... :))))))

Umut 
07 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Buraya yorum girmemek için zor tuttum kendimi ancak bu eser hakkında içim dopdolu. Gelgelelim yapılacak her övgüyü diğer arkadaşlar zaten yapmıştır diye o meseleye çok girmiyorum.
Okurken Raif Efendi'yi yaşamak, anlamaya çalışmak bile ahlar, vahlar çektiriyor. Çok önemli bir kilometre taşı olan bu eserle kitapsever herkes hayatının bir bölümünde karşılaşıyor ve okuyor.
Memleketimde heykeli ve bir parkı bulunan Sebahattin Ali'nin diğer eserlerini tereddütsüz okumam için çok sağlam bir referans oldu bu kitap bana.

Kitabi çok begendim.Kitap cok etkiledi beni ve özellikle basroldeki Raif Bey. Raif bey'in sessizliği, sessizliğinin altında içinde büyük fırtınalar olduğu, Kürk Mantolu Madonna Maria Puder ile yasadığı aşkı çok güzel anlatılmış.
Keşke kitap hemen bitmeseydi dedim.
Kitabi herkesin okumasını tavsiye ederim.Gerçekten güzel,akıcı kitapdi.

Kitaptan 870 Alıntı

Bir kitabı okurken geçen iki saatin, ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 86)Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 86)
Aysel 
10 Eyl 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana dünyada başka bir hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin.

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin AliKürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali
Zeynep 
 12 Eyl 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Aşk
Benim beklediğim aşk başka! O bütün mantıkların dışında, tarifi imkansız ve mahiyeti bilinmeyen bir şey. Sevmek ve hoşlanmak başka; istemek bütün ruhuyla, bütün vücuduyla, her şeyiyle istemek başka... Aşk bence bu istemektir. Mukavemet edilmez bir istemek!.

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin AliKürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali
esraaltunerrr 
 24 Eyl 2014 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Varlık
Bu yaşıma kadar mevcudiyetinden bile haberim olmayan insanı vücudu birdenbire benim için nasıl bir ihtiyaç olabilirdi? Fakat hep böyle değil midir ? Birçok şeylere ihtiyacımızı ancak onları görüp tanıdıktan sonra keşfetmez miyiz?

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 86)Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 86)
Ferah 
06 Oca 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

“Ben böyleyim işte!” dedi. “Ben garip bir kadınım. Benimle ahbaplık etmek isterseniz birçok şeylere tahammüle mecbur kalacaksınız."

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin AliKürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali
Hacı Seydaoğlu 
 12 Eyl 2014 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

İnsan
Dünyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir!.. Niçin bunu anlamakta bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz? Niçin ilk defa gördüğümüz bir peynirin evsafı hakkında söz söylemekten kaçtığımız halde ilk rast geldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatlığıyla öteye geçiveriyoruz?

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 38)Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 38)
Ferah 
 01 Oca 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

“Yılbaşının da sence hiçbir hususiyeti yok mudur?” diye sordum.
“Hayır” dedi, “senenin diğer günlerinden ne farkı var sanki? Tabiat onu herhangi bir şekilde ayırmış mı? Ömrümüzden bir sene geçtiğini göstermesi bile o kadar mühim değil; çünkü ömrümüzü senelere ayırmak da insanların uydurması… İnsan ömrü doğumdan ölüme uzanan tek bir yoldan ibarettir ve bunun üzerinde yapılan her türlü taksimat sunidir…”

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 110)Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali (Sayfa 110)
Kutluay 
14 Eki 2014 · Kitabı okudu · 10/10 puan

"Bir ümidim yok. Bu sondu. Artık hiç bir şeyin değişmesine imkan yok, lüzum da yok."

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin AliKürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali
akın 
27 Eki 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

"... İnsanlara ne kadar muhtaç olursam, onlardan kaçmak ihtiyacım da o kadar artıyordu..."

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin AliKürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali
87 /

Kitapla ilgili 20 Haber

Türk Edebiyatının En İyi 100 Romanı Yeniden Belirlendi!
Türk Edebiyatının En İyi 100 Romanı Yeniden Belirlendi! Eleştirmenler, yazarlar, akademisyenler, edebiyat öğretmenleri ve yayıncıların oluşturduğu 100 kişilik jüri ekibiyle Hürriyet Pazar eki ‘Türk Edebiyatının Gelmiş Geçmiş En İyi 100 Romanı’nı yeniden belirledi.
Kürk Mantolu Madonna İran’da Sansürlendi!
Kürk Mantolu Madonna İran’da Sansürlendi! Türk edebiyatının unutulmaz yazarlarından Sabahattin Ali’nin kaleme aldığı Kürk Mantolu Madonna kitabı İran’da sansürlendi. Eserin Farsça çevirisindeki ‘öpme’ fiilleri kitaptan çıkartıldı.
Sabahattin Ali’yi Solcu Yapan Kitap ”Oil” - Petrol
Sabahattin Ali’yi Solcu Yapan Kitap ”Oil” - Petrol Sabahattin Ali’yi Solcu yapan, kendi deyimiyle; ‘İnsan, namuslu bir insan mutlaka solcu olmalı’ dedirten Kitap: "Oil - There Will Be Blood" Petrol - Kan Dökülecek...!
'Kürk Mantolu Madonna' film oluyor!
'Kürk Mantolu Madonna' film oluyor! Uzun süredir beklenen haber sonunda geldi. Sabahattin Ali'nin 'Kürk Mantolu Madonna' kitabı film oluyor!
Kürk Mantolu Madonna Tasarım Halinde Londra’da
Kürk Mantolu Madonna Tasarım Halinde Londra’da Türk edebiyatının önemli isimlerinden Sabahattin Ali’nin en çok okunan romanı Kürk Mantolu Madonna için yapılan bir tasarım 17-25 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek Londra Tasarım Festivali’nde sergilenecek.
Sayfalar Arasından Zihinlere Temas Etmeyi Başaran 14 Kadın Karakter
Sayfalar Arasından Zihinlere Temas Etmeyi Başaran 14 Kadın Karakter Edebiyat sahnesinin gizemli figürleri daima kadınlar olmuştur. Geçmişten günümüze ataerkil olan dünyanın hazineleri de, hep onların arasından çıkar. Zihne, yüreğe, fikre işleyen 14 müthiş kadın:
Sabahattin Ali’yi okutan, Kemal Tahir’i bekleten ne?
Sabahattin Ali’yi okutan, Kemal Tahir’i bekleten ne? Kürk Mantolu Madonna (1943) nicedir okurun kabulünde! Bu benim için şaşırtıcı gelmese de; ilkin orada İçimizdeki Şeytan’ı (1940), ardından da Kuyucaklı Yusuf’u (1937) görmek istiyordum. Nitekim İçimizdeki Şeytan şimdilerde okurun ilgi odağı oldu, sanırım Sabahattin Ali’nin “kült” romanı da bunu izleyecek.
2 /