Kastamonu Lahikası, Risale-i Nur Külliyatı içinde yer alan ve Bediüzzaman Said Nursî’nin Kastamonu’da bulunduğu dönemde talebeleriyle yaptığı mektuplaşmalardan oluşan önemli bir eserdir. Kitap, klasik anlamda olay örgüsü olan bir eser değil; daha çok iman, sabır, hizmet, ihlas ve manevi duruş üzerine yazılmış mektuplardan meydana gelir.
Eserde en çok dikkat çeken taraf, zor şartlar altında bile inancını koruma ve doğru bildiği yoldan ayrılmama fikridir. Bediüzzaman’ın talebelerine verdiği tavsiyeler, sadece o döneme ait değil; bugün de insanın hayatına uygulanabilecek öğütler taşır. Özellikle sabır, samimiyet ve kardeşlik konuları sık sık vurgulanır. Bu yönüyle kitap, okuyana hem düşünme hem de kendi iç dünyasını sorgulama fırsatı verir.
Dil olarak yer yer ağır ifadeler bulunabilir. Osmanlıca kelimeler ve dini kavramlar çok geçtiği için bazı bölümler ilk okumada zorlayıcı olabilir. Fakat dikkatli okunduğunda metnin ana duygusu rahatça anlaşılır. Kitabın mektup tarzında olması da samimi bir hava katıyor. Okurken sanki bir nasihat kitabı değil de, zor zamanlardan geçen insanlara yazılmış içten mektuplar okuyormuş hissi oluşuyor.
Bence Kastamonu Lahikası sabır, iman ve manevi mücadele konularına ilgi duyanlar için değerli bir eser. Hızlıca okunup geçilecek bir kitap değil; ara ara durup düşünerek okunması daha faydalı olur. Her okuyucunun aynı derecede kolay bağ kurabileceği bir eser olmayabilir, fakat Risale-i Nur’u tanımak isteyenler için önemli bir başlangıç noktası sayılabilir.
Genel olarak kitap, insanın imanını güçlendirmeyi, zor zamanlarda ümidini kaybetmemeyi ve samimi bir hayat yaşamayı öğütleyen derinlikli bir eserdir.