Fareler ve İnsanlar

8,6/10  (1.809 Oy) · 
6.357 okunma  · 
1.646 beğeni  · 
27.802 gösterim
Pulitzer ve Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan John Steinbeck’in çağımızın toplumsal ve insani meselelerini ustalıkla resmettiği eserleri modern dünya edebiyatının başyapıtları arasında yer alır. Steinbeck romanlarında yalın ve keskin bir gerçeklik sunarken yine de her seferinde çarpıcı bir öykü ile çıkar okurunun karşısına. Tarihin bir kesitindeki dramı insani ayrıntıları kaçırmadan sergilerken, “tozpembe olmayan gerçekçi bir umudun” türküsünü dillendirir. Bu nedenle eserleri edebi değerleri kadar güncelliklerini de hiç yitirmemiştir.

Fareler ve İnsanlar, birbirine zıt karakterdeki iki mevsimlik tarım işçisinin, zeki George Milton ve onun güçlü kuvvetli ama akli dengesi bozuk yoldaşı Lennie Small’un öyküsünü anlatır. Küçük bir toprak satın alıp insanca bir hayat yaşamanın hayalini kuran bu ikilinin öyküsünde dostluk ve dayanışma duygusu önemli bir yer tutar. Steinbeck insanın insanla ilişkisini anlatmakla kalmaz insanın doğayla ve toplumla kurduğu ilişkileri de konu eder bu destansı romanında. Kitabın ismine ilham veren Robert Burns şiirindeki gibi; “En iyi planları farelerin ve insanların / Sıkça ters gider…"
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2012
  • Sayfa Sayısı:
    128
  • ISBN:
    9789755705859
  • Orijinal Adı:
    Of Mice And Men
  • Çeviri:
    Ayşe Ece
  • Yayınevi:
    Sel Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Oğuz Aktürk 
08 May 23:20 · Kitabı okudu · 2 günde · 10/10 puan

İncelememin daha detaylı ve kitapla ilgili çizimler içeren hali için blog'uma bakmanızı öneririm : https://kitapciziyorum.blogspot.com.tr/...-john-steinbeck.html

Hepimiz hayalleri olan varlıklarız. Bazen gerçekleşmeyeceğini bildiğimiz halde yorulmadan hayaller kurmaya devam ederiz. Fakat zaten hayalin kelime anlamına baktığımızda da: "Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey." olarak bir açıklama görürüz. Biz canlı varlıklar, gerçekleşmesini özlediğimiz şeylerin hayalini kurarız.

1759 tarihinde doğmuş olan Robert Burns adlı İskoç şair "İnsanlarla fareler hiçbir zaman hayallerini gerçekleştiremezler." temasıyla "To a Mouse" adında bir şiir kaleme almış. Şimdi bu cümleden yola çıkarak ilk olarak 1937 tarihinde yayınlanan Fareler ve İnsanlar kitabına yaklaşık olarak 150 yıllık bir köprü kurmayı amaçladım.

Farelerin hayali peynirdir, insanların hayali ise paradır. Kadınların hayali ise -en azından Amerikalı olanların- Hollywood'da bulunup sahne alabilmektir. Bu hayal edilen şeyler ise her zaman bir hayal döngüsünde kalır aslında. Fare peyniri bulunca daha çok peynir ister, insan da parayı bulunca daha çok para ister. Hatta bu duruma Amerikalıların bulduğu bir kelime bile var... Amerikan rüyası adında. Bu kitap da aslında tam olarak gayet yerinde bir Amerikan rüyası eleştirisidir. Ne fareler peynire ulaşabiliyor, ne de insanlar arzuladıkları paraya ulaşabiliyor...

Kitapta fiziksel ve zihinsel özellikleriyle birbirine tam olarak zıt olan iki başrol kişi söz konusu. Bunlardan George adında olan mantığı, zekayı, zihinsel gücü, parayı, totaliterliği ve salt maddiyatı temsil ediyorken Lennie adında olan karakter ise duygusallığı, fiziksel gücü, sevgiyi, boyun eğmeyi ve salt maneviyatı temsil etmekte. Fiziksel olarak da George zayıf olan taraf, Lennie ise şişman olan taraf. Şimdi bu sıkıcı içerik detaylarıyla ulaşmaya çalıştığım bazı önemli noktalar var.

1763 yılında James Waat tarafından bulunan buharlı makinenin icadı Sanayi Devrimi'nin başlangıcı kabul edilir. Aslında bu devrim sayesinde bizden 200 yıl önce yaşayan insanların hayallerini şu an gerçekleşmiş olarak yaşıyoruz diyebilirim size. John Steinbeck'in de Fareler ve İnsanlar kitabıyla bize George ve Lennie karakterleri üzerinden bir metaforla tam da bu konuyla ilgili bir mesaj vermeye çalıştığını düşünüyorum. Sanayi Devrimi'nden önce Lennie'nin karakter özellikleri olan fiziksel güç dünyayı yöneten güçtü. Fakat Sanayi Devrimi'nin başlamasıyla birlikte artık fiziksel güç yerini George'un özelliği olan zekaya ve zihinsel güce bıraktı. Para her şeyin yerini aldı ve aşırı hızlı bir üretim süreci başladı. Kısaca zekanın fiziksel güçten daha etkili olduğu ve onun yerini hemen alması gerektiği geç de olsa anlaşılmış oldu. Aynı Fareler ve İnsanlar kitabının sonunda olan o olayın seslerini kitabın daha ilk sayfalarından duyabildiğimiz gibi.

Bu kitapla birlikte sorgulamasını yaptığım bir başka nokta ise; geniş ve büyük halk topluluklarının sayıca ve hacimce küçük ama etkili devlet sistemleriyle olan etkileşimleriydi. Yani, aslında aynı Lennie ve George gibi tamamen birbirine zıt iki karakterin arasında geçen o atışmalar ve George'un her daim Lennie üzerinde totaliter bir hakimiyet sahibi olmasından bahsediyorum. 1902 tarihinde doğmuş olan Steinbeck'in, Sanayi Devrimi'nin sonuçlarıyla beraber büyüdüğü bir çağda, güncel siyasi ve ekonomik olayları bu iki karakter üzerinden kısacık ve oldukça yalın bir dille yazdığı bu kitapla çok başarılı bir şekilde anlatabildiğini düşünüyorum.

Son olarak ise aklıma gelen bir başka şeyden daha bahsedeceğim. 1886 yılında Amerika'da yapılmış olan Özgürlük Heykeli'yle birlikte evrensel özgürlüğün temsili amaçlanmıştı. Hatta Özgürlük Heykeli'nin tacında bulunan 7 köşe, 7 kıtayı veya 7 okyanusu simgeleyen köşelerdir. Böylece evrensel özgürlük, hakların kısıtlanmaması gibi amaçlar hayal edilerek bu heykel inşa edilmiştir. İşte bu sebeple Özgürlük Heykeli'nin bulunduğu bir ülke olan Amerika'da kaleme alınan Fareler ve İnsanlar romanındaki karakterler de zencisinden kibirli beyazına, zeka olarak gerisinden fiziksel olarak ilerisine çeşit çeşit kişiyle doludur. Aynı dünyadaki bütün insanları temsil eder gibi sanki. Fakat Özgürlük Heykeli'nin amacının işlemediği bu çiftlikte insanlar bu heykeli bildiğiniz pompalı tüfeklerle ve Luger marka tabancalarıyla kovalıyorlardı!

Eğer buraya kadar okuduysan bil ki seviliyorsun, keyifli okumalar dilerim.

Elif Kimya S. 
 30 Oca 15:22 · Kitabı okudu · 2 günde · 8/10 puan

Kitabı henüz bitirdim ve bıraktığı etkiyle kaleme, kağıda sarıldım. Bazı kitaplar vardır tam yüreğinize dokunur ve etkisinden kurtulup, gözünüzden kopup bağımsızlığını ilan eden gözyaşlarınıza engel olamazsınız. Bunun gibi kurgu olduğunu unutturup, böyle hisler yaşatan kitapları seviyorum.

George ve Lennie hayatlarını idame ettirmek için, ırgatlık yapan iki zavallı, evsiz, gezgindir. Çok nadir görülen ve çıkarsız bir dostlukları vardır. George ufak tefek, zeki bir adam. Lennie ise koca cüsseli, hayvani ve orantısız bir güce sahip, zeka geriliği olan bir karakter. George sürekli olarak yeni işler bulur. Ama Lennie bir şekilde başlarını belaya sokup, işten atılmalarına sebep olur. Arada ondan kurtulmak istediğini söyleyip isyan eder George. Ama anında pişman olur, yumuşar. Tıpkı bir anne şefkatiyle üzerine titrer, arkasını kollar, sahiplenir Lennie ' yi. Fareler ve İnsanlar, birbirine tamamen zıt iki insanın tuhaf dostluğu.

Yahya Kemal Beyatlı ' nın bir sözü vardır ; " İnsan alemde hayal ettiği müddetçe yaşar. " Evet, bu söze kitapta fazlasıyla şahit oluyorsunuz. George ve Lennie ' nin hayata tutunmalarına sebep olan hayalleri vardır. Kendilerine ait, dışlanıp horlanmadan yaşayacakları bir ev ve arazi sahibi olmak. Tabi birkaç tavşan da olmalı. Çünkü Lennie ' nin tuhaf bir hastalığı, takıntısı vardır. Yumuşak şeylere dokunmayı, okşamayı çok sever. Ama gücünü kontrol edecek bir zekaya sahip olmadığı için, severken, okşarken öldürür fareleri ve diğer canlıları. İnsan en büyük zararı en çok sevdiklerine verir, sözü tam bu duruma uygun.

Çok ince bir kitap olmasına rağmen dolu dolu bir hikaye. Yoksulluk, ırkçılık, dostluk, vefa, hırs, masumiyet, saflık... gibi konulara değinmiş, zengin içerikli bir kitap. 1930' lu yılların Kaliforniyasında yaşanan insanlık ayıbı ırkçılığa özellikle yer verilmiş. Kitabın isminden de anlaşılacağı gibi yazar, işçileri farelere benzetiyor. Çünkü tıpkı onlar gibi bir hedefleri, amaçları olmadan, karın tokluğuna kan ter içinde çalışıyor, insan olduklarının bilincinde dahi değilmişcesine iğrenç yataklarda uyuyor, berbat yemekler yiyorlar. İşin kötü tarafı bunu kabul ediyor, değiştirmek için bir çaba sarfetmiyorlar. George ve Lennie onların aksine hayallere sahip. George her ne kadar bu hayallerin gerçekleşmeyeceğini bilsede sırf umudunu yitirmemek ve Lennie ' yi mutlu etmek için sürekli anlatıp durur. İnsanların emeklerinin karşılığını alamamasına yani işçi hakları sorununa da değinmiş John Steinbeck.

Ah zavallı Lennie koca cüsseli, çocuk akıllı, saf ve yüreği kocaman, masum adam. Senin gibi ne çok insanlar var bu hayatta. Sırf zeka geriliği yaşıyor diye toplumdan izole edilen, aşağılanan, hırpalanan... Belki de hikayenin içimize en çok dokunan, bizi bu kadar etkileyen sebebi bunun etrafımızda da varolduğunu bilmek. Bu kitabı okurken aklıma sürekli olarak Yeşil Yol kitabı geldi. Lennie ve John Coffy arasındaki benzerlik çok fazla. İki koca cüsseli ve çocuk akıllı, yüreği tertemiz, saf ve masum adam. Küçük hayalleri ve imkansızlıklar.

Uzun süredir okuduğum kitaplar içinde beni en çok etkileyen hikayelerden biri diyebilirim. Bu kitaba Ahmed Yasir Orman ' ın ortak kitap sayımızı artırma teklifi üzerine başladım ve bu sayede okumama sebep olduğu için kendisine teşekkürü borç bilirim. :) Kesinlikle tavsiye ederim....

Tuco Herrera 
02 May 21:21 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Birkaç gündür , bir şekilde süre gelen aksiliklerden ötürü girizgahını yapıp nihayetine erdiremediklerimden oldu bu kitap..daha önce Steinbeck okumuşluğum da vardı..ne hikmetse sahaflarda bir türlü denk getirip alamamıştım bu eserini.. methini çok duymuştum yalnız..her neyse sağolsun sahaf bir arkadaşım eline geçer geçmez ayırmış biz de kattık arşivimize.

----- Spoiler içermez rahat rahat OKU güzel kardeşim =) -----

İNCİR ÇEKİRDEĞİ VS KARPUZ!! (anlatıcam OKU sen n'apcan?!) =)

"Büyük Buhranın" başta Amerika olmak üzere tüm dünyada ailelerin ocağına incir ağacı ektiği , insanları çekirdek gibi çitleyip açlık ve sefaletten yokettiği dönemler..bu yetmezmiş gibi bir de ırkçılık ve hiçbir daim anlam veremediğim siyahlardan - beyazlardan ve akan kandan oluşan bir beşiktaş sendromu..siyahların bariz şekilde aşağılandığı , toplumdan soyutlandığı , KKK ' nin (klu klux klan) altyapıyı kurup süper ligte iyiden iyiye, bölge bölge terör estirip top koşturduğu sıralar.. bununla beraber halkın genelinde inanılmaz bir yoksulluk ve umutsuzlukta cabası..evet genele bakacak olursak romanın arka planında o zamanın Amerika' sında vaziyet bu şekilde..
gelelim kahramanlarımıza ..biri nokta biri ÜNLEM kıvamında takılan ,öncesinde kaderin bir şekilde hayatlarını kesiştirdiği , çalışmak için sürekli iş arayan bu sırada da çeşitli badireler atlatıp seyyah moduna geçmiş iki göçmen işçi..biri ufak tefek ve çok akıllı, takımın beyni.. diğeri ise bunun tam tersi ve kas gücü..hal böyle olunca başları da dertten kurtulmuyor bir türlü..
Yorum yaparken genelde olaylara girmek pek adetim değil.. sadece şunu söyleyeyim kelimenin tam anlamıyla "inanılmaz" bir arkadaşlık hikayesi okuyacaksınız..kitabın bitiminde "KURUYEMİŞ TEZGAHINDA FİYAT ETİKETİ LEBLEBİYLE =( KARIŞAN KAJUNUN BİRİM FİYATINI GÖRÜP , ANLIK BİR SEVİNÇLE " ŞUNDAN 2 KİLO GÖMEYİM BARİ" DİYEN KÖYLÜ KURNAZI MUHARREM AMCANIN , KASAYA GİDİP YANLIŞLIĞI KENDİSİNE BELİRTMELERİ ÜZERİNE YAŞADIĞI DERİN ÜZÜNTÜYÜ İLİKLERİNİZDE HİSSEDECEK", yaşanan "SON" olayın tesiri altında ise RANDOMİZE GİRİLİP PAVYONLARDA KAYDA ALINMIŞ , SONRASINDA TERSTEN KAYDEDİLEREK KOLAJLANMIŞ , YETMEMİŞ DJ AKMAN TARAFINDAN REMİXLENİP CİLALANMIŞ PARÇALARDAN OLUŞAN BİR SETLİSTİN ORTAMI GEVRETTİĞİ RUSYA'DA VUKU BULAN BİR KINA GECESİNE DENK GELMİŞÇESİNE ŞAŞIRACAKSINIZ...

roman için tanım :eğer bu 110 sayfalık incecik romanı bir İNCİR ÇEKİRDEĞİ olarak düşünecek olursak ,Steinbeck bu incir çekirdeğinin içine hayaller , umutlar , umutsuzluklar, toplumdan dışlanıp yalnız kalanlar, güçlünün hep haklı güçsüzünse sorgulanmaksızın haksız ilan edildiği durumları çok güzel bir şekilde zerk etmiş..daha dogrusu İNCİR ÇEKİRDEĞİNİ KARPUZLA DOLDURMUŞ..

Kimdir yahu bu dj akman diyenler için not :

https://www.youtube.com/watch?v=4ltYRLwGcxU

ZEHİRLENENLER İÇİN NOT : yoğurdu bol yiyin!! =)

Bayan Okur 
10 Kas 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 8/10 puan

Sade bir dil, akıcı bir anlatım, sıkmayan bir konu, akla gelmeyecek bir son, insanın içine batan sözler ve benimle birlikte geçirdiği üç efkar dolu gece sonunda böyle güzel bir tat bıraktı. Bu kitabı neden bilmiyorum ama seveceğimi düşünmemiştim belki de çok isteyerek okuduğum kitaplarda genelde hüsrana uğradığım için olabilir. Ama bu kitap hiç de öyle olmadı. Çok sevdim ve mutlulukla okudum. Bu kitabı bana hediye ettiği için de pandanın kitaplığı 'a çok teşekkür ederim.

Nazlı Demir 
 02 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Başından sonunu tahmin edebildiğim bir kitap oldu.
Herhalde inceliği nedeniyle kitabı hemen bitirdiğim için vermeye çalıştığı duygu atmosferine giremedim ve çoğu kişi gibi ağlayamadığımı belirmek istiyorum.
Lennie yumuşak şeylere dokunmayı seven, aklı geriden gelen, ama inanılmaz güçlü bir karakter. Bu yüzdende dokunduğu yumuşak şeyleri (fareler gibi) gücünün farkında olmadığı için öldürüyor. Kitabın tamamı Lennie'nin bu özelliği üzerine kurulmuş ve aralarda ırkçılığın ,yaşlanmanın, engelliliğin yalnızlığa ve öğrenilmiş çaresizliğe insanı nasıl sürüklediği anlatılmış.
Dönemine göre bir başyapıt fakat bu döneme göre zamanın kitaplarının derinliğine ayak uyduramayan bir yıldızın sönük izlerini görüyorum üzerinde. Tabiki bu benim yorumum.. Ama ne yazıkki hala ışıldayabilen bir suç ve ceza, bir sefiller değildi benim için.

Sergen Özen 
 22 Haz 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · 8/10 puan

Yaşam koşulları normalin altında, köy ve kırsalda yaşamını sürdüren sefil insanların günübirlik yaşamlarını hüzün aşılayarak dile getiren yazarlar varsa onlardan bir tanesi John Steinbeck'tir. Eserlerindeki "gerçeklik" göze çarpan unsurlardan biri olur. Steinbeck'in yaşamını zorlu koşullar altında geçirdiğini; gençlik yıllarında hamallık, çiftçilik türünden işlerle uğraşmış olduklarını öğreniyoruz. J.London da yazarlıktan evvel geçimini güvertelerde, çamaşırhanede çalışarak sağladığı söylenir ve doğrudur. "Bir kişinin durumunu ancak anlayan ve yaşayan dile getirebilir" sözünü tasdik eder bu iki yazar. Türk Edebiyatı'ndan ise Yaşar Kemâl ve Orhan Kemâl bu kanayan zümrenin sesi olmuşlardır.
Gel gelelim kitaba. Arkadaşlığın sadece gerekli durumlarda değil, karşılıksız, saf olarak olması gerektiğini gözler önüne seren bir Roman Fareler ve İnsanlar... Konular sadece belirli bir olay çerçevesinde oluştuğu için, okunması kolay demek mümkün.
Lennie'nin cümlelerinde söylemiş olduğu "ki" ek'inden biraz sıkılsam da "kaçık" birinin sıklıkla dile getirebileceği bir şey olsa gerek diye düşündüm. Karakterleri ve mekânı zihinde canlandırıp, onlara kendi hayal dünyamızla biçimler vermek, kitap okumanın bizlere sunduğu nimetlerden bir tanesidir. Ufak tefek George'yi, iri yarı Lennie'yi, Çiftlik sahibinin oğlu Curley'i, Zenci Krooks'u, yaşlı kurt Carlson'u zihinde canlandırmak keyif vericiydi gerçekten.
Okumanız dileğiyle...

Sadettin TANIK 
23 Nis 2015 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 10/10 puan

İnsanın gerektiği zaman değil, her zaman dostları için neler yapabileceğini anlatan bir baş yapıt. Muhteşem bir kurgu. Ayrıca hem akıcı hem de kolay çözülür olması takdire değer doğrusu. Mutlaka okumalısınız.

Bekir İstanbul 
 17 Eki 2015 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Lennie, zavallı koca oğlan Lennie. Basit hayalleri, büyük umutları olan aklı kıt, gücünün ayarı olmayan, George'a bağımlı Lennie, zavallı, iyi kalpli Lennie...

Okurken tarifsiz bir roman keyfi aldım. O çiftlikte, o acınası insanlarla yaşıyorsunuz adeta. Ama sonu böyle bitmemeliydi.

Kitabı alın son iki sayfasını yırtıp atın ve öyle okumaya başlayın. Sonra sonu sizin hayal ettiğiniz gibi bitsin...

Yusuf Ağca 
 01 Eki 2015 · Kitabı okudu · 2 günde · 10/10 puan

Kitabı okuduktan sonra yazarına sinirlenmekten başka bir şey yapamadım. Sonu böyle mi bitmeliydi? Mutlaka okumanızı tavsiye edeceğim bir kitap..

Fırat Çağlar MANTAŞ 
30 Kas 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · 9/10 puan

En fazla iki saatinizi alacak mükemmel bir kitap. Açıkçası sonunu böyle tahmin etmemiştim. Oldukça üzücü bir sondu. Lennie o kadar saf ve masum bir karakter ki, aklında tavşanları sevmekten başka bir şey yok gibi. George ise onu yalnız bırakmayan, kötülüklerden korumaya çalışan bir dost. Hayallerini gerçekleştirmek için çabalayan bu iki dostun bu hüzünlü hikayesini okumanızı tavsiye ederim.

Kitaptan 179 Alıntı

Ferah 
02 Mar 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

''Biz onlara benzemeyiz. Niye mi? Çünkü, çünkü yanımda sen varsın, beni kollarsın, senin için de ben varım. Niyesi bu işte...''

Fareler ve İnsanlar, John SteinbeckFareler ve İnsanlar, John Steinbeck
Vedat Geçit 
21 Eyl 2014 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Kitaplar bir halta yaramaz. İnsanın birine ihtiyacı vardır, birine yakın olmak ister." İnler gibi devam etti. "Kimsesi yoksa delirir insan. Kim olduğu hiç önemli değildir, yeter ki yanında biri olsun. İnanın bana, insan fazla yalnız kaldımı, hastalanır."

Fareler ve İnsanlar, John SteinbeckFareler ve İnsanlar, John Steinbeck
yasemin 
27 Kas 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

“İnsan olmak kolay değildir, hele ki ‘insanca’ yaşanabilecek bir toplum düzeni yoksa!”

Fareler ve İnsanlar, John SteinbeckFareler ve İnsanlar, John Steinbeck
Lavinia 
 08 May 14:59 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"İnsan yanında biri olmazsa delirir. Kim olduğu hiç önemli değildir, yeter ki yanında olsun." Ağlamaya başladı. "Sana bir şey diyeyim mi? İnsan çok uzun süre yalnız kaldı mı hastalanır, yalnızlıktan hastalanır."

Fareler ve İnsanlar, John Steinbeck (Sayfa 87 - Sel)Fareler ve İnsanlar, John Steinbeck (Sayfa 87 - Sel)
Kamran Brown 
10 Eyl 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

İnsanın yüreğinin iyi olması için akla ihtiyacı yoktur. Bana zaten bu ikisi birlikte pek olmuyor gibi geliyor. Gerçekten akıllı bir adama bakıyorsun, hiç de iyi biri olmadığını görüyorsun.

Fareler ve İnsanlar, John SteinbeckFareler ve İnsanlar, John Steinbeck
Hakan TEKİN 
27 Eki 2016 · Kitabı okudu · 7/10 puan

"İnsanların iyi olması için akıllı olması gerekmez. Hatta bazen tam tersi gibi geliyor bana. Akıllı adamların çoğu içten pazarlıklı okuyor."

Fareler ve İnsanlar, John Steinbeck (Sayfa 50)Fareler ve İnsanlar, John Steinbeck (Sayfa 50)
Oğuz Aktürk 
07 May 16:21 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

George imana gelmişti!
George coşkuyla, "Hey güzel Allahım!" dedi.

Fareler ve İnsanlar, John Steinbeck (Sayfa 70 - Remzi Kitabevi, 21. basım, Ekim 2007)Fareler ve İnsanlar, John Steinbeck (Sayfa 70 - Remzi Kitabevi, 21. basım, Ekim 2007)

İnsanlarla arasına belli bir mesafe koyardı ve onlardan da bu mesafeye saygı göstermelerini beklerdi

Fareler ve İnsanlar, John Steinbeck (Sayfa 81)Fareler ve İnsanlar, John Steinbeck (Sayfa 81)
Ali Yalçın 
22 Oca 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"O kadar çok anlattırdı ki, ben de belki bir gün gerçekleştiririz hayalimizi diye umut etmeye başladım."

Fareler ve İnsanlar, John Steinbeck (Sayfa 112)Fareler ve İnsanlar, John Steinbeck (Sayfa 112)
18 /

Kitapla ilgili 6 Haber

Fareler ve İnsanlar'ın Türkçe Serüveni..!
Fareler ve İnsanlar'ın Türkçe Serüveni..! John Steinbeck'in 1937'de yazdığı kült eseri Of Mice and Men, 1945 yılından itibaren birçok kere Türkçe'ye aktarılmıştır. Roman ilk defa 1945'te "Farelere ve İnsanlara Dair" adıyla Milli Eğitim Basımevi tarafından "Dünya Edebiyatı Serisi" dahilinde basılmıştır.
John Steinbeck'ten yazmaya dair altı tavsiye
John Steinbeck'ten yazmaya dair altı tavsiye John Steinbeck bir aktör ve yazar olan Robert Wallstene’e 1962 yılında bir mektup yazarak kendi yazarlık yöntemini özetleyen altı ipucu vermiş. Hem Nobel hem de Pulitzer ödüllü bir yazar Steinbeck, bu açıdan bakınca yazmak ve yazarlık hakkındaki düşünceleri ayrı bir önem kazanıyor şüphesiz. Genç yazarlara yol gösterici bir nitelik taşıyan bu altı tavsiyeye bir göz atalım öyleyse..
Kitap okumayı sevdirecek 9 kısa kitap önerisi
Kitap okumayı sevdirecek 9 kısa kitap önerisi Kitap okumaya yeni veya yeniden başlayanlar veya kararsız okurlar için çoğu Nobel ödüllü yazarlardan, akıcı, edebiyatın gücünü ortaya koyan ve az sayfalı kült kitaplar...