Dönüşüm

8,3/10  (3.101 Oy) · 
9.746 okunma  · 
3.072 beğeni  · 
37.937 gösterim
İlk kez 1915'te “Die Weissen Blaetter” adlı aylık dergide yayımlanan Dönüşüm, Kafka'nın en uzun ve en tanınmış öyküsüdür ve yayımlanmasının üzerinden nerdeyse bir asır geçmesine rağmen hâlâ tüm dünyada en çok okunan kitaplar arasındadır.

17 Ekim 1912'de Felice Bauer'e gönderdiği mektupta Kafka Amerika romanı üzerinde çalıştığını, ilerleyemediğini görünce sıkıldığını ve yataktan kalkamaz hale geldiğini, bu nedenle bir öykü yazarak ara vermek istediğini yazar. Dönüşüm işte böyle ortaya çıkar.

Kumaş pazarlamacısı olan Gregor Samsa'nın uykusundan kocaman bir böceğe dönüşerek uyanmasıyla başlayan Dönüşüm, giderek gerçeklikle kurmacanın sınırlarını zorlayan müthiş bir anlatıma dönüşür.
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2013
  • Sayfa Sayısı:
    74
  • ISBN:
    9789750719356
  • Orijinal Adı:
    Die Verwandlung
  • Çeviri:
    Gülperi Sert
  • Yayınevi:
    Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Sadettin TANIK 
 14 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Franz Kafka'nın; böcek metaforu üzerinden, ana akımından ayrılana karşı, toplumun duyduğu hoşgörüsüzlüğü, dışlanmışlığı vurgulayan, herkes gibi olmak istemeyenlerin yaşadığı trajediyi anlatan, farklılıklara duyulan tahammülsüzlüğü gözler önüne seren şahane bir eseri. Herkesin okuması, kütüphanesinde bulundurması ve önermesi gereken bir klasik.

onurgoztepe 
12 Haz 2015 · Kitabı okudu · 10/10 puan

"hayatta her insanın kendini gregor samsa gibi hissettiği zamanları olmuştur"

kafka'nın sembolizmin ve soyut düşüncenin dibine vurduğu hikaye. fiziki bir değişiklikten yola çıkarak, belki de duygu dünyamızda bunun binlerce katı ters değişiklikleri ne kadarda doğal karşıladığımızı yüzümüze vurur. düşünülenin aksine değişen gregor samsa değil, ailesi ve çevresindekilerdir bana göre.

yazarın tam olarak ne anlattığından çok sizin ne anladığınıza bağlı bir kitap.hayatınızın her döneminde, her her okuyuşunuzda, yeni bir şey bulursunuz içinde, hayatınızdaki her dönüm noktasında, ilkokuldan liseye, liseden üniversiteye, her dönemde bir şeyler katar bu kitap size. hep kendinizden bir parça bulursunuz.

bir insanın böceğe dönüşmesiyle bir böceğin insana dönüşmesi arasındaki ayrımı düşündürür ilk başta.
sistemin çarklarından biri olursan, yaşarsın. Ama özgürlüğünü, sistemin belirlediği sınırlar dahilinde yaşamak zorundasındır. eğer çarktan ayrılmayı seçersen asıl özgürlüğü yakalamışsın demektir. ama bu sefer de toplum tarafından dışlanırsın. insanlar, onlara yük olduğunu sana hissettirmekten kaçınmazlar. psikolojin dağılır, yalnızlaşırsın ve sonunda ölürsün. en acısı da, kimse pek üzülmemiştir ölümüne. kurtulmuşlardır senden çünkü…

insanlara faydan dokunuyorsa onların herhangi bir ihtiyacını karşılıyorsan, sevilirsin, sayılırsın. eğer bir faydan dokunmuyorsa ve hatta zararın dokunuyorsa insanlar tarafından yavaş yavaş dışlanırsın. ilişki bu duruma geldiğinde artık onların umrunda olmuyorsun ve gözlerinde bir böcek olarak görünüyorsun sadece.

bunu hayatınıza da uygulayabilirsiniz. siz insanlara iyilik yapsanız da bu iyiliği kestiğiniz vakit karşı tarafın takındığı tavrın bir anda nasıl değiştiğini görebilirsiniz rahatlıkla. iyilik artık mesuliyete dönüşür…

meftunokur 
28 Kas 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · Puan vermedi

Dönüşümü rastgele elinize alıp okursanız sizin için bir şey ifade etmeyebilir hatta bu adam ne yazmış diye yarıda bile bırakabilirsiniz fakat okumadan önce kitap hakkında ufak bir inceleme yapmalısınız yazılış amacını biraz çerçeve etmelisiniz sonra okuduğunuzda ayrı bir bakış açışı yakalamış olup o bakışla kitaba hakkettiği değeri verebilirsiniz

Bekir İstanbul 
13 Eki 2015 · Kitabı okudu · 4 günde · Puan vermedi

Aslında bu kitap okumak istediğim kitaplar arasında yoktu. Kitapçıda ucuz, ince olduğunu gördüm, çok okunduğunu da bildiğim için aldım. Bu kitabı okumak istemiyordum çünkü hamamböceklerinden nefret ederim ama aldığım için okudum. Okurken midem bulandı. Gözümün önünde dev gibi hamamböcekleri görür oldum. Çok gerçekçiydi... Bir yazar kendini bir böceğin yerine nasıl bu kadar iyi koyabilir, şaşırdım.

Kitap kapağı ve kitap ismi ancak bu kadar güzel kitabı anlatabilir. "Böceğe dönüşen insan" herkes en azından bu kadarını bilir bu kitap hakkında ama okuyunca durumun farklı olduğunu görürsünüz. İnsan'a bir böcek olduğunu hissettirir bazı aileler, kişiler. Acaba aslında böcek olan kişiler bu duyguyu hissettirenlerin kendileri midir? Bir insan en yakınları olan ailesinden saygı görmez ise kendini değersiz bir böcek gibi hissetmez mi? Çok hasta olduğunuz da, işiniz basit bile olsa, yaptığınız tek olumlu şeyi, kendinizi iyi hissettiren işinizi yapamıyorsanız ve müdürünüz sizin gibi çalışkan, dürüst birine inanmaz ise kendinizi nasıl hissedersiniz? İşte bu kitapta okuduğunuz satırların duygularını hissedeceksiniz? Yıkılmış olan bir gencin, Gregor Samsa'nın acı dolu hikayesini okuyacaksınız. Mutlaka okuyun, böceklerden tiksinseniz bile...

Nereden icap ettiyse artık, sitedeki Dönüşüm”ünü Kafka’nın okudum diye işaretlemişim. Halbuki inceleme yapmadığım hiçbir eseri okudum diye işaretlemeyecektim. Atlamışım. Artık ne vardıysa kafamda. Buna bir inceleme yazmak farz oldu. (Ben okuduğum zaman adı Değişim’di. Metamorfoz’u öyle çevirmişti çevirmen Türkçeye. Dile iyi hakim olanlar, Almanca özgün isminden değerlendirme yapabilir.)

Peki Gregor Samsa basit bir konu mankeni midir? Bir kitabı okumak, sadece olay örgüsünü deşifre edip zevk almak mıdır? Ya da yazarın üslubunun peşinden gitmek. Gerçi son zamanlarda güzel üslup avcısı gibi davranır olduğumu fark ettim kendimde. Yaşıma verip kendimi affettim de. Felsefi işaretlerin peşinden de gitmiyorum denemez. Bu kitap ama, inanın bana, üstüne ciltler dolusu kitap yazılıp tahlil çıkartılacak zenginliğiyle eşsizdir. İçinde ne yok ki bu uzun hikayenin? Bir yerinden gireyim. Ve görün sizi bu kitabın felsefesiyle nerelere savuracağım. Biraz didaktik takılmak benim de hakkım.

Baştan söylemeliyim ki, özellikle hiçbir fikri ve hiç kimseyi hedeflemedim.

Birçok Türk aydını ve değerli okur Gregor Samsa'nın ismine de, yaşadığı o inanılmaz dönüşüme de zihinlerini ideolojik kuma gömmüş kişiler gibi hoyratça yaklaştı yıllarca. Elbette zavallı Samsa, bir konu mankeni olursa, uzun hikayesinde kendisine önceden dayatılmış zihinsel reçetelerle yaklaşılırsa Gregor'dan, Groger, gerekirse Mregor'a da, hatta emir komuta zincirinde Dimitri'ye de Vasili'ye de dönüşebilir.

Ama yok, yok, bir işsizin yaşadıklarıyla sınırlı değildir onun dönüşümü. Memleketin birinde işsiz adamın biri böceğe dönüşmüş diye anlaşılmamalı. En basitinden zamanla sınırlanmamıştır yaşadıkları, bir iş bulup değiştiremez kaderini. Yatağından bile çıkamaz, arkasını dönmesi mümkün değildir ve sonunda da bir ısırılmış elma darbesiyle, mahkum edildiği kaderine -ölüme- sürüklenir.

Bana kalırsa, okuduğunu anladığını sanmak, hiç okumamaktan da büyük felaket. İktidara gelmediği için eli fazla kana bulaşmamış birçok fikir, bu fikirlere sahip bir çok insan atlanırken, hadi bu derinliksiz toplum eleştirisine uygun bir sos diyelim, ama bunu görmemenin sebebi derinlikli okumamak, bu sebeple de okuduğunu anlamamaktır. Birçok entelektüel okurun okumamış olduğu varsayılanlar listesinde Hegel’in yanında Kafka'ın ismini görmek, insanda hayret uyandırmaya yetiyor. Hegel’i eminin okumamıştır zaten.

Bir liberal parti üyesi olan Russell'a, sırf liberal olduğu için dudak büküp okumamak olsa olsa kibirdir. Sanır ki okuduğu üç beş tek yönlü ideolojik kitap ve okuduğunda edindiği hep aynı yöne taş atma yeteneği dünyanın tüm karanlık yerlerini aydınlatacak. Goethe okurken sırf Müslüman olduğu için Hafız’ı ıskalamayı nasıl adlandırmalıyız? Bu isimler özellikle seçilmiş değil elbette. Altında ideolojik bir kurgu aranmasın diye söylüyorum. Ve biliyoruz ki mezarlıklar insanın insana çektirdiklerini hallettim, başka bir arzunuz diyen adamlarla dolu. Çoğu da okunması gereken filozof.

7 sene önce yazmışım, Plotinuss adıyla. Bir daha yazayım. <<<<<Peki birisi çıkıp, bir yüzyıl önce yaşayanlara göre en az 2 saat daha az uyuduğumuzu söylese, şaşırır mıydınız? Başka birisi çıkıp rekabet ve kültürel şartlandırma sonucunda uykumuzdan çaldığımız bu saatlerin, yalnız depresyon ve intiharlar değil, aşırı kilo alma, kronik öfke hali, kazalar, cinayetler, hatta savaşlar ve insan kardeşlerimizin acı çekmesine sebep olan diğer suçlar, kısacası sorunlarımızın pek çoğunun sebebi olduğunu söylese, ne derdiniz?>>>>>

Ve unutmayın, ideoloji asla fikir değildir. Her fikir önceki fikirlerle beslenir, bu doğru. Ama bir fikri, o fikri alt ettiğini savunan birinin yazdıklarından asla öğrenemezsiniz.

Bu yazdıklarımın bu novella ile ne alakası mı var? Dikkatli okur, girdiği Kafkaesk ruh halinin içinde hepsini yakalayacaktır.

İyi okumalar.

Sevgili Kafka, çok mutluyum çünkü bu okuduğum 3. kitabında mantığını oturttum, alıştım sana eskisi gibi zorlanmıyorum :) bu arada Gregor Samsa, unutamayacağım karakterlerden.

Ailesinin yükü omuzlarında; kız kardeşi okuluna başarılı bir şekilde devam etsin, annesi yardımcı alsın, babası yaşlandı artık dinlensin ama Gregor çalışsın da çalışsın hem de öyle bir müdürü öyle bir işi var ki sormayın gitsin.
Gün gelir artık bu yükü daha fazla kaldıramayacağını anlar Gregor yorgundur, yatağından bile kalkacak dermanı yoktur, sorumluluk sırası Gregor'dan aileye geçince bi anda biricik oğulları onların gözünde değişmez, dönüşür, Böcek'e dönüşür. Çünkü artık para kazanamayan, annesini rahat ettiremeyen, babasını tekrar çalışmaya zorlayan, kardeşinin kendine hizmet etmesi durumunda kalan Gregor kişi değil olsa olsa bir böcektir.

İyi okumalar dilerim.

Oğuz Aktürk 
15 Ağu 22:20 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 9/10 puan

İnsansız hayat aracı.

Yeter ki yatakta hiçbir şey yapmadan kalmamak. Her zaman bir şeyleri seçme zorunluluğuna itilmelerimiz. Ayağa kalkabilmek için ellere ve kollara ihtiyacı olmak. Sistemin bize sunduğu somut sınırlardan soyutluklarımızı kullanarak sıyrılamamak. Samsa kelimesinin bir börek çeşidi anlamına gelmesi. Belirsizliğin çekiciliği. İnsanlarla iletişim kurarken yaşanan, asansörlerde zamanın bir türlü geçmemesi gibi oluşan iletişim fobisi. Dünyadaki yaşamış, yaşıyor olan ve yaşayacak her insanın bir tane bile olsa böcek ezmiş olması ve yine bir tane bile olsa böcekten tiksinmiş olmaları.

En tatlı sabahlar içsel devinimlerle başlar. Dünyanın o ruhu ezen kaosu ve gürültüsü hepimizin ruhlarını bir böceğe dönüştürür. Aslında her gün metrobüslere, arabalara, mezarlara, mağazalara, oy kullanmaya, okullara ve işimize ruhlarımız böcekleşmiş olarak gideriz. Daima bizleri A noktasından B noktasına götürmeye şartlanmış insansız hayat araçları içerisinde bulunuruz. İnsansız hayat aracı dediğim de aslında ruhun ta kendisi. Ne kadar insanlıktan uzak, o kadar yere yakın.

Tin Suresi 4.ayetinde geçtiği gibi "Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık." cümlesinden insanların yaratılışının güzelliğine, 5.ayetinde geçtiği gibi de "Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik." cümlesinden dönüşümün ta kendisine ulaşıyoruz! Acaba dıştan o kadar tiksinç görünen böcekler aslında onlarca altın orana sahip, en güzel biçimde yaratılan insanlardan daha mı masumlar yoksa? Gerçekten, biz neye dönüşüyoruz? Bu kocaman beton yığınlarını dünyaya yığan, bütün belaların baş sorumlusu insanoğlu yolculuğuna böyle nereye kadar devam edecek? https://www.youtube.com/watch?v=WfGMYdalClU

Peki, son ağaç kesildikten, son nehir zehirlendikten ya da son balık yakalandıktan sonra mı anlayacağız paranın yenmiyor olduğunu? Ya da dönüşmeyen tek şeyin dönüşümün ta kendisi olduğunu? Esas şaşırdığım şey de bizleri doğurmuş olan insanların bizler için demiş olduğu nurtopu gibi lafından sonra kintopu ve paratopu olan insanlara dönüşmüş olmamız. O gözleri açılmamış bebeklik hallerinden sonra gözleri açılan canavarlara dönüşmemiz. Keşke bir böcek olup da bu olmuş, oluyor olan ve olacak olayların hiçbirini görmemek isteyişlerimiz.

Kafka'nın Dava kitabındaki K.'nın o bitmeyen merakının sürecinde gittiği yukarıdaki kasvetli sistemdeki insanların aşağıda duran K'ya baktıklarında nefes alamamaları ve ölecekmişçesine hissetmeleri gibi, Samsa'nın etrafındaki insanların -yani biz, hepimiz!- her birisi de olabildiğine rütbeli, olabildiğine ego sahibi, olabildiğine kibirli, olabildiğine iyi arkadaşlıkların ve sevgilerin sahibi, olabildiğine para ve güç sahibi olmayı ister. Beklemediğiniz, tanışmadığınız ve yüzleşmekten korktuğunuz o sistem sizi eninde sonunda odanızda bulur ve sizi bir paranoyağa, böceğe ya da apeirofobik bir insana dönüştürene kadar da hiç durmadan o duyulmayan sesini çığırmaya devam eder.

Dönüşüm benim açımdan Kafka'ya ait esrarengiz bir kaçış romanıdır. Kaçış fakat bastığı toprağın üstündeki acılardan farkında -nereye kaçarsan kaç- kaçamayacağın bir kaçış. Öyle ki, dönüşümün nedeninin bile hiç sorgulanmadığı, aynen kabullenildiği bir kaçış. Eski muhabbetlerin samimiliğinden ve aile yaşantısının güzelliğinden, statik ve katı bir duygusuzluk hayatına doğru alınan yoldan kaçış. Otoritenin psikolojik, spiritüel ve ekonomik olarak bizlere biçtiği rolün sömürgesinden 1984vari bir kaçış.

Peki, böcek mi toplumdan çıkar yoksa toplum mu böcekten?

Kafka günümüz toplumunda insanların maddi güvence peşinde koşarken farkında olmadan kendilerini nasıl bir böceğe dönüştürdüklerini betimlemiş eserinde.
Gregor kendini sadece iş hayatıyla sınırladığı için kendine ve topluma yabancılaşıyor, bir sabah uyandığında kendini böceğe dönüşmüş olarak buluyor. Ancak Gregor bu durumda bile işe nasıl gideceğini düşünüyor, yani eserdeki ironi burada başlıyor.
Günümüz toplumunda her şeyin, aile ilişkilerinin bile paraya dayandığı gözler önüne seriliyor. İşe yaramayan kişi kardeş de olsa evlat da olsa yük olarak görülüyor. Gregor da böceğe dönüşüp çalışamaz duruma gelince ailesi tarafından sömürülecek bir yanı kalmadığından çöpe atılması gerekiyor.
Gregor böceğe değil de kedi veya köpeğe dönüşseydi ailesi belki de ondan bu kadar nefret etmeyecekti. Çünkü kedi köpek insanlara sevimli gelen hayvanlardır. Böcek ise insanların korkup kaçtığı sevmediği bir hayvandır. Bu durum da günümüzde insanların başkalarını sadece dış görünüşlerine, ünvanlarına, statülerine göre değerlendirip gerçekte kim olduklarına bakmamaları durumuyla özdeşleşir.
Kısacası Kafka öyküsü boyunca modern toplumun insanı nasıl böceğe dönüştürdüğünü ve insan doğasının ne kadar bencil olduğunu betimliyor. Gregor gibi başkaları için kendi hayatından fedakarlık yapan insanlar daha çok ezilir, daha değersiz görülür.
Herkesin okuyup anlayabileceği bir öykü olmadığını düşünüyorum. Kapitalizm, varoluşçuluk felsefesi, absürd ve modern edebiyat hakkında bilgisi olan okurlara tavsiye edilebilecel bir eser.

Jay 
 12 May 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Dönüşüm ile alakalı sitede yapılan yorumları inceledim ve okuyup yorumda bulunan arkadaşlar ciddi manada çok farklı ve yerinde tespitlerini bizlerle paylaşmışlar, bunun üzerine Dönüşüm ile alakalı daha fazla incelemeye gerek duymadım. Mamafih (bu kelimeyi kullandığım için çok mutluyum) kitabı okurken yaşadığım bir olay ile kitabın üzerimde oluşturduğu etkiyi sizlerle paylaşacağım. İnternetten sipariş ettiğim ve ancak üç gün sonra elime geçen kitabı okumaya başladığımda çok yorgun olduğumu hatırlıyorum. Gregor Samsa 'nın hikayesi her ne kadar ilginç gelse de, beni uyuyakalmaktan alıkoyamadı ve en nihayetinde bilinçaltıma işleyen hikaye aslında beni Gregor yapmış ve yatağımda böceğe dönüşmüştüm ve bir türlü bu duruma anlam veremiyor hatta üzerimdeki nevresimden dahi kurtulamıyordum. Uyanmak için ne kadar çabaladığımı, uyandıktan sonraki aldığım derin nefes ile fark ettim. Velhasıl kelam bu derece gerçekçi ve sizi içine çekecek olan bu klasiği okumadıysanız ilk işiniz Kafka 'dan Dönüşüm için randevu almak olmalıdır.

Aysun Çelik 
18 May 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Okuyan veya okumayan herkesçe bilinen Kafka'nın meşhur öyküsü Dönüşüm. Gregor Samsa'nın bir gün böceğe dönüşmüş bir şekilde uyanması ile başlayan kısa bir öykü. Burada altını çizerek dikkat çekmek istediğim sözcük 'uyanmak.' Takdir edersiniz ki benim dikkat çekmek istediğim uyanış, Gregor'un bir böcek olarak gerçekleştirdiği fiziksel uyanıştan çok daha öte bir zihinsel uyanış. Şimdi, esas soruya gelelim; kimler uyanık? Ah, evet, herkes uyanık! Peki o halde zincirler neden hala duruyor sevgili köle!

Herneyse, bizim Gregor'a geri dönelim. Gregor işine ve ailesine bağlı (ya da bağımlı demek daha doğru) bir hücre: kendinden daha büyük ve 'önemli' bir oluşuma hizmet etmeye koşullanmış milyonlarca 'önemsiz' hücreden (insan kölelerden) sadece biri. Yerine geçip düzeni devam ettirmeye hazır onlarca hücre varken tek bir hücrenin kaybı bir şeyi değiştirir mi? Hayır! Neticede herkes gibi Gregor da gözden çıkarılabilecek, değersiz bir parçacık.

Birçok insanı 'birey' olarak tanımlayamadığım gibi Gregor'u da bu tanımın dışında tutuyorum. Görünüş itibariyle bir insan: nefes alıyor, sağlıklı (böcek olmadan evvel), bir ailesi var, bir işi var, planları var, mutlu ve sorunsuz, normal bir hayat sürüyor. Hah! işte buna gülerim. İşte bu noktada 'mutlu, sorunsuz, normal bir hayat' nedir diye sormamız gerekiyor. Doğru ya: çalışmak-kazanmak, kazanmak-çalışmak. En az otuz yıl bunu tekrarlamak ve çürümek. Ama lütfen gözümüz arkada kalmasın, ne de olsa zincirleri seve seve takıp yerimizi alacak milyonlarca hücre var. Sistem her şekilde kazanır!

Yine konumuzdan saptığımı farkediyorum ve hemen Gregor'a keskin bir dönüş yapıyorum. Gregor böceğe dönüşerek, 'çalışmak ve kazanmak' görevini otomatikman aksatmış oluyor. İşverenlerini ve toplumu bir yana bırakalım, aile içinde dahi değerini ve önemini yitiriyor.

Evet, evet, biliyorum, herkes uyanık ama artık gerçekten uyanın lütfen.

İmza: bir böcek. :)

Kitaptan 221 Alıntı

Ferah 
18 Şub 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Herkes beraberinde taşıdığı bir parmaklığın ardında yaşıyor."

Dönüşüm, Franz KafkaDönüşüm, Franz Kafka
Hakan TEKİN 
21 Tem 2016 · Kitabı okudu · 7/10 puan

"Biraz daha uyusam bütün bu olanlardan kurtulabilir miyim?"

Dönüşüm, Franz Kafka (Sayfa 20 - Nilüfer)Dönüşüm, Franz Kafka (Sayfa 20 - Nilüfer)
Mâsiva 
06 Haz 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Erken kalkmak,"diye düşündü,"insanı bir hayli aptallaştırıyor. İnsan uykusunu iyi almalı.

Dönüşüm, Franz KafkaDönüşüm, Franz Kafka
Derya Yalınkılıç 
18 Mar 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

...sürekli değişen, hiç kalıcı ve samimi olmayan insan ilişkileri.

Dönüşüm, Franz KafkaDönüşüm, Franz Kafka
Gizem 
18 Nis 00:08 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Şimdi vakit çoğunlukla çok sessiz geçiyordu.

Dönüşüm, Franz Kafka (Sayfa 58 - Can yayınevi)Dönüşüm, Franz Kafka (Sayfa 58 - Can yayınevi)
Murat IŞIK 
02 Kas 2014 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Müzikten bu denli etkilendiğine göre, bir hayvan mıydı gerçekten?

Dönüşüm, Franz KafkaDönüşüm, Franz Kafka
Cüneyt 
01 May 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Alelacele koşup yaşama sığınmıyorsa insan, yaşamdan zevk alabilir mi?

Dönüşüm, Franz KafkaDönüşüm, Franz Kafka

Sonra başı, elinde olmaksızın tamamen önüne düştü ve zayıf soluğu, burun deliklerinden son kez çıktı.

Dönüşüm, Franz KafkaDönüşüm, Franz Kafka
muhammet moroglu 
19 Eki 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Biraz daha uyusam da tüm saçmalıkları unutsam mı acaba?" diye düşündü.

Dönüşüm, Franz Kafka (Sayfa 6)Dönüşüm, Franz Kafka (Sayfa 6)
Yasin YALÇIN 
28 Tem 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Ölüm
"Ölüm, bir hayata son veriyor; ama bir ilişkiyi bitiremiyor..."

Dönüşüm, Franz Kafka (Sayfa 13 - Can Yayınları-Kafka'yı yeniden Çevirirken bölümünden)Dönüşüm, Franz Kafka (Sayfa 13 - Can Yayınları-Kafka'yı yeniden Çevirirken bölümünden)
23 /

Kitapla ilgili 9 Haber

Kafka savaşını İsrail Ulusal Kütüphanesi kazandı
Kafka savaşını İsrail Ulusal Kütüphanesi kazandı Yaklaşık 8 yıldır İsrail Ulusal Kütüphanesi ile Hoffe ailesi arasında süren "Kafka belgeleri" üzerine yasal savaştan Ulusal Kütüphane galip çıktı.
Rick&Morty, Kafka’nın Dönüşümü’ne Oldukça Rahatsız Edici Bir Yorum Getirdi
Rick&Morty, Kafka’nın Dönüşümü’ne Oldukça Rahatsız Edici Bir Yorum Getirdi Rick&Morty yapımcıları, San Diego Comic-Con 2016'da gösterimi yapılan özel üçüncü sezon videosuyla Kafka'nın Dönüşümü'nün en rahatsız edici versiyonunu yaratmış olabilirler.
Franz Kafka`nın Gizli Hayatı
Franz Kafka`nın Gizli Hayatı Franz Kafka, soyadı sıfata dönüşmüş büyük bir yazardır. Neden büyük bir yazar olarak anılıyor Kafka? Çünkü kabusumsu roman ve öykülerle bir çağın, bir toplumun ve evrensel bir yabancılaşma ve çaresizlik duygusunun nabzını çok iyi tuttu. Bizde Kafka’nın nabzını tutalım öyleyse.
Kitap okumayı sevdirecek 9 kısa kitap önerisi
Kitap okumayı sevdirecek 9 kısa kitap önerisi Kitap okumaya yeni veya yeniden başlayanlar veya kararsız okurlar için çoğu Nobel ödüllü yazarlardan, akıcı, edebiyatın gücünü ortaya koyan ve az sayfalı kült kitaplar...
Edebiyat Tarihinin En İyi 100 Giriş Cümlesi
Edebiyat Tarihinin En İyi 100 Giriş Cümlesi Bazı romanları elimize aldığımızda, daha kapağını açtığımız anda, ilk cümleleri okurken biri sarıp sarmalamaya başlar. Bazılarında ise 50. sayfaya geldiğimiz halde okumakta zorlanırız. Özellikle sıradışı girişler bizi daha çok etkisi altına alır. Ve elbette romanı okuyup tamamadıktan sonra ilk sayfaya dönme isteği uyandıran romanlar.
15 Lira’nın Altında, Çok Liralık Şeyler Anlatan 15 Sağlam Kitap
15 Lira’nın Altında, Çok Liralık Şeyler Anlatan 15 Sağlam Kitap Paramız olsa kendimizi bırakmayacak mıyız kitap evlerinin üstüne? Kitap bir fetiş türü. Okuyup okumayacağımızı düşünmeden manyak gibi alıyoruz ya. Pahalı pahalı kalın ciltlere dünyaları vermek yok. Dünyanın en güzel, en şarkılı kitapları 15 TL’nin altına elinizin altında. Şu güzel eserleri derleyelim de, kütüphaneler anlam kazansın istedik. Dimağınız sağ olsun!
Farkında Mısınız? Sabahattin Ali 1948'de Öldü
Farkında Mısınız? Sabahattin Ali 1948'de Öldü Son yıllarda Muhteşem Gatsby, Dublinliler ya da Satranç'ın farklı yayınevleri tarafından basılan çevirilerini gördük. 2015 yılında ondan fazla yayınevi Gulyabani bastı, sayısız Küçük Prens baskısı gördük. 2016'da muhtemelen çok sayıda yayınevi Aşk-ı Memnu basacak. Ama asıl fırtına için biraz daha beklememiz gerekecek. 70 yıllık telif süresi Sabahattin Ali'nin eserleri için 2018 sonunda, George Orwell'ın eserleri için 2020 sonunda dolacak.
Ölmeden Önce Okunması Gereken Yükte Hafif Fikirde Ağır 10 İnce Kitap
Ölmeden Önce Okunması Gereken Yükte Hafif Fikirde Ağır 10 İnce Kitap Hayat kısa, kuşlar uçuyor.” demiş Süreya’lardan Cemal. Okuduktan sonra kendi içinizde özümseyeceğiniz, arkadaşlarınızla kritiğini yapacağınız, altı çizili cümlelerinizi temize geçireceğiniz o kadar fazla kitap var ki. Bu galeriyle sizlere fiziksel anlamda biraz yardım etmiş olacağım. Üstelik bu galeriyi incelediğinizde ağzını yaya yaya ”Bu tuğla gibi kitapları nasıl okuyorsunuz?” diyen arkadaşların tezlerini de çürütmüş olacaksınız. İşte size dünyaca ünlü yazarların duyu belleklerinden süzüp gelen 10 muazzam kitap.
100. yılında Kafka’nın “Dönüşüm”ü üzerine
100. yılında Kafka’nın “Dönüşüm”ü üzerine Franz Kafka’nın bir sabah uyandığında dev bir böceğe dönüşen adamının hikayesi, ilk defa basılmasından tam bir asır geçmesine rağmen halen insanları etkilemeye ve şoke etmeye devam ediyor. Kafka’nın Dönüşüm’ü (orijinal Almanca ismi Die Verwandlung) tüm zamanların en iyi öyküsü olarak kabul ediliyor.