İnsan Neyle Yaşar

8,4/10  (2.363 Oy) · 
8.923 okunma  · 
2.244 beğeni  · 
44.434 gösterim
Lev Nikolayeviç Tolstoy (1828-1910): Anna Karenina, Savaş ve Barış, Kreutzer Sonat ve Diriliş'in büyük yazarı, yaşamının son otuz yılında kendini insan, aile, din, devlet, toplum, özgürlük, boyun eğme, başkaldırma, sanat ve estetik konularında kuramsal çalışmalara verdi. Bu dönemde yazdığı öykülerde yıllarca üzerinde düşündüğü insanlık sorunlarını edebi bir kurgu içinde ele aldı. Tolstoy, insan sevgisi ve inanç konularını ustalığının bütün inceliğiyle işlerken, İnsan Neyle Yaşar? ile gerçek hayatı yansıtan tabloların içinde yeni bir ahlak anlayışını ortaya koydu.
Emirhan Kocademir 
05 Oca 19:59 · Kitabı okudu · 4 günde · 10/10 puan

"İnsan neyle yaşar?" diye sordurtur Tolstoy okuyucularına...
Kimine göre insan ailesiyle, kitaplarıyla, dostlarıyla, vatanıyla, vazgeçemediği televizyon programlarıyla, aşkla, adrenalinle, heyecanla yaşar...
Bay Tolstoy, bize insan sevgiyle yaşar diyor, haksız da sayılmaz. Çünkü hayatın temelinde sevgi yok mudur? Sen ailesini seversin ve onsuz yaşayamazsın. Ya da kitaplarınla... Kitapları seversin, kitapsız yaşayamazsın....
Nasıl ki bir canlının fiziksel olarak en küçük yapısı hücre ise ya da bir maddenin en küçük parçası atom ise insan ruhunun da en küçük parçasını "sevgi" oluşturur...
Düşünün bakalım sevgisiz bir hayatı?
Sevgisiz bir birey, sevgisiz bir aileyi, sevgisiz bir aile, sevgisiz bir toplumu, sevgisiz bir toplum ise sevgisiz bir ülkeyi oluşturur...
Bir bireyde sevgi olmazsa, ne o ülkede adalet yerini bulur ne de insanlar yaşayabilir. Kıvılcımı söndürmeden ateşi zapt edemezsin...
Önce bireyleri gelişim sürecinden itibaren "sevgiyle" yetiştirmeli...
Sonra zaten o birey sevgiyle yetiştiği için ağaçları kesmenin yanlış olduğunu bilecektir ya da bireylere saygılı olması gerektiğini...
Doğayı seven bir birey ağaçları keser mi hiç ya da doğanın dengesine zarar verir mi?
Elbette ağaçları kesmez ve doğanın dengesine zarar vermez çünkü o birey o "sevgiyle" yetişmiş ve büyümüştür. Ağaç yaş iken eğilir. Eğer o ağacı kuru iken eğmeye çalışırsan kökünden kırarsın o ağacı...
Şimdi bir daha düşünün sevgisiz bir toplumu...
Bak bakalım orada ne oluyor?
Bence sevgilerin temelini insan sevgisi oluşturur. Hemcinslerini sonra da insanoğlunu sevmeden nasıl bir huzur elde edeceksin?
Son dakika haberlerinde cinayet haberleri, katliam haberleri peşpeşe gelir...
Önce insanoğlunu sevmeli sonra da diğer bütün sevgileri tatmalıyız...
Ülkemizde bireylerin sevgiyle yetişmesi dileğiyle...
Keyifli okumalar :)

Elif 
 22 Ağu 2017 · Kitabı okudu

Bu yaz tatilinde çok eskiden okuduğum kitapları tekrar okudum. İnsan Neyle Yaşar da bunlar arasında. Rus yazarlarından dünya edebiyatına en kıymetli klasikleri kazandıran Tolstoy' un en popüler kitaplarından biri.


İnsan niçin yaşar diye sorsak hemen hemen herkesin cevabı birbirine yakındır. İnsan ailesi, anne-babası, eşi, çocukları için yaşar. Daha iyi bir gelecek, daha parlak bir kariyer için yaşar. Hayatta uğruna mücadele verdiği değerleri için savaşıp mağlup olmamak için yaşar. Kimi Allah' a ibadet edip, cennetine mazhar olmak için yaşar. Kimi de onuru, gururu, belki de vatanını korumak için yaşar. Yaşamak dediğimiz nedir? Sana göre, bana göre? "Göresi" var bu işin. Göresi varsa peki, insan neyle yaşar? Bu soruyu yıllar önce, 19. yy' da pek tanıdık bir isim, kalem erbabı sormuştu. Bugün, 21. yy' da bide biz soralım kendimize. İnsan Neyle Yaşar?


İnsan hep daha fazlasıyla, doymak bilmeyen bir nefisle yaşar. Bir evi olsun ister, evi olunca çok daha gösterişlisini, lüksünü ister. Para ister, sahip olunca daha da fazlasını ister. Hani 50 kuruşunu kaybeden bir çocuk vardı, yolda ağlıyordu. Çocuğun ağladığını gören amca " Neyin var evlat, neden ağlıyorsun?" diye sormuş, çocukta "50 kuruşum vardı, kayboldu" demişti. Adam çıkarıp vermişti de çocuk bu defa daha çok ağlamaya başlamıştı. " Şimdi niye ağlıyorsun? " diye sorunca, " 50 kuruşumu kaybetmemiş olsam, bununla birlikte 100 kuruşum olacaktı." diye cevap vermişti. İnsan budur işte, doymak bilmez, azla yetinmez, hep daha fazlasını ister. Bu soruyu tanıdığım birçok insana sordum. Neyle yaşacaklar, tabiki parayla. Bu devirde paran olmadan tuvalete bile gidemiyorsun, adam yerine konmuyorsun, paran olmadan hiçsin cevabını aldım. Sonuç olarak insan parayla, mal mülke yaşar, kanaatine vardım. Ama Tolstoy hayır arkadaş para sevdiklerin olmadıktan sonra seni mutlu etmez, insan asıl sevgiyle yaşar diyor. Sevgi diyor, iyi gelelim birbirimize diyor. Evet, para ile, servet ile yaşar insan sanırız ama asıl olan, insanı yaşatan sevgidir, iyiliktir Tolstoy' a göre. Bu kitapla ahlaki değerleri, sevgiyi, yaşama amacını, erdemi sorgulatıyor, dersler veriyor bize de yazar.


Ona göre; insan ahlakla, sevgi, dürüstlük gibi erdemlerle yaşar. İnsan severek, sevilerek, sevgi umarak yaşar hep. Annesinin kendisini sevmediğini düşünen çocuk annesinin sevgisi, aşık olan biri maşuğunun aşkı için ağlar, bu sevgiyi kaybetmemek için yaşar. Ve Tolstoy' a göre sevgi sadece insana karşı değil bütün varlığa ve varlığı var edene de olmalı. İnsan hep bir umutla yaşar. Bir iş bulma umudu olur bu bazen, bazen bir güzeli sevme, onunla olabilme umudu olur ya. Sevgiyle, umutla, huzurla, anne-baba,eş, ahbapla yaşıyor insan. İnsan bir hal çaresi, yolu bulunur diyerek yaşar. Sıkma canını, hallederiz ya diyerek, değer verdiği insanın yanında olarak, birlikte yokluğun çaresini arayıp şükrederek, kanaatle yaşar. Hayallerine ulaşmak için çıktığı engebeli, zor yolda, takati kesilince yol üstünde içtiği bir su ve bir nefes molayla yaşar. Bakışlarla yaşar insan. Kucağına aldığı bebeğe merhametle bakarken, otobüste yerini verdiği yaşlı amcanın yüzündeki mutlulukla mutlu olurken, eski bir dost yüzünü özlemle seyrederken, bir baba, korkmasına rağmen dürüstlüğü bırakmayan, yalan söylemeyen, doğrudan vazgeçmeyen çocuğuna gururla bakarken yaşar. Ansızın çekip gitmelerle de yaşıyor insan. Şaşkınlıkları, bakakalışları, tutunamayışlarıyla da yaşıyor. Reddedişleri ya da kabul ettikleriyle yaşıyor. Dünü, bugünü, yarını, bilineni ve bilinmeziyle yaşıyor insan. Kimi sevgiyle yaşıyor, kimi hırs, tutku ve nefretle. Bazen korku bazen ümitle yaşıyor insan... Kısacası insan paradan önce duygularıyla, seçimleriyle, inancı, ahlakı, bakış açısı ve yüreğiyle yaşıyor.


Tolstoy da bu kitapta insanın neyle yaşadığını, okunması çok kolay, yalın, ders verici, sorgulatan 6 hikayeyle soruyor, cevaplıyor. Tolstoy' u duymayan, bilmeyen bir okur yoktur sanırım. Klasikler içinde en farklı olan, bakış açınızı değiştirebilen en özel yazarlardan. Tolstoy insan hakkında yazar, insan hakkındaki hemen hemen her konuya değinir. Bunu yaparken de çok özel bir bakışla, çok hümanist, insancıl bir bakış açısıyla yaklaşır konuya. Benim çok beğendiğim ve hiç sıkılmadan defalarca okuduğum bir kitap.


İnsan Neyle Yaşar bundan 2 asır önce yazılmış olduğu halde hikâyelerin özündeki duygular insanoğlunun varoluşundan beri süregelen duygular ve bu yüzden aradan asırlar, binlerce yıl geçse bile evrenselliğini koruyabilecek, her çağa, her okura hitap edecek, payidar kalacak bir eser. Son olarak kitabı İş Bankası Yayınları ' ndan tavsiye ederim yine. Şimdi her klasikle ilgili incelemesinde İş Bankası' nın reklamını yapıyor diyeceksiniz. :) Ama gerçekten klasikleri en iyi çeviren ve neredeyse tam metin veren tek yayınevi İş Bankası Yayınları.
Çünkü diğer yayınlar 3, 4 ya da 5 öyküyü verirken, bu yayın 6 öyküyü de yayımlamış. Sadece bir gününüzü ayırarak okuyabilirsiniz...

DUA 
 05 Eki 2017 · Kitabı okudu

İnsan neyle yaşar? diye sordunuz mu kendinize.

İnsan tabi ki sevgiyle ve tanrı inancıyla yaşar. Kitabımızda bunu kanıtlayan 6 muhteşem hikayeden oluşuyor. Spoiler belki vardır belki yoktur. Ana fikirleri açıklamaya çalıştım.

Birinci hikayemiz İnsan Neyle Yaşar?:
Tanrı katından kovulan bir meleğin, yeryüzündeki insanların sevgisiyle tanrı tarafından affedilmesi;

İkinci hikayemiz Kıvılcımı Söndüremeyen Ateşi Zapt Edemez:
Bir yumurta yüzünden köyün savaş alanına dönmesi ve tanrıya olan inanç sayesinde barışın sağlanması;

Üçüncü hikayemiz Mum:
Zalim bir yöneticiye halkın düşündüğü kötülük ve sonradan tanrı inancı nedeniyle kötülükten vazgeçilmesi nedeniyle kavuşulan mükafatı;

Dördüncü hikayemiz Kızlar Büyüklerden Akıllıymış:
İki kız çocuğunun kavgası yüzünden birbirine giren köy halkının, kızların birbirlerine olan sevgisini görünce gerçeği anlamalarını;

Beşinci hikayemiz İnsana Çok Toprak Gerekir mi?
insanın aç gözlü bir yaratık olduğunu, Dünya malına doymadığını;

Altıncı hikayemiz İlyas:
Yine insan sevgisinin insanın hayatını nasıl olumlu yönde etkilediği anlatılmaktadır.

Aysel 
 10 Şub 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 7/10 puan

İnsan Ne İle Yaşar? uzun zamandır merak ettiğim okuması bugüne kısmet olan kitapmış :)
İlk önce kitap roman kitabı değil 4 kısa sayılacak öyküden ibarettir. Kitaba ismini vermiş ilk hikaye kitabın ismini teşkil ediyor.

Bu hikayeden başka daha üç hikaye var kitabda. Hikayeler, dini ve ahlaki açıdan öğüt verecek şekilde seçilmiş. Hikayelerden açık konuşmak gerekirse yeni bir şeyler öğrenmiyorsunuz. Çünkü siz zaten kötülüğe iyilik ile karşılık verilmesi gerektiğini, açgözlü olmamayı, insanları sevmeyi ve diğer insani davranışları biliyorsunuz. Yine de eğer elinizde okunacak çok kitap varsa, okuduğunuz kitaplardan yorulduysanız bu kitabı kolaylıkla okursunuz.
Hikayeler kısa, kafa yormayan türde olduğundan ne zaman bittiğini bile anlamazsınız.

Kendinizden ilave çocuklarınıza da okuya bilirsiniz. Onların içinde iyiliği, dürüstlüğü, hakkı yeşertmek için ideal kitaptır.

Okumadan önce kendinize sorun İnsan Ne İle Yaşar? :)

Aykut 
31 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 9/10 puan

O klasik soruyu bende sormadım değil aslında, Tolstoy'un bu eseri ilk dikkatimi çektiğinde. Hakikaten insan ne ile yaşar, dedim kendi kendime. Kitabı okumadan önce çeşitli fikirlere sahiptim. Kitabı okuduktan sonra bu fikirlerin hiçbirinin insanın ne ile yaşayacağına dair bir cevap olmadığını anladım. Tolstoy'un yalnızca Anna Karenina'sını okumuş biri olarak bu eserinde de Tolstoy kendini ele vermiş kanımca. "Ele vermek" ne kadar doğru bir terim oldu bilemiyorum, bir başka deyişle bu kitabın kapağını görmeseniz, direkt hiçbir şey bilmeden okumaya başlasanız bu eserin kesinlikle Tolstoy eseri olduğunu anlarsınız. İnsanların inançsal bakımdan iç dünyaları, iç dünyasındaki bu çatışmaları, yine inanç sayesinde bazı anlar ayakta kalabileceğini anlatmış bizlere Tolstoy. Bunlar elbette ki Tolstoy'un kendi düşünceleri, din ve inanç konusu Tolstoy'da önemlidir. Ayrıca basit fakat yoğun mekan tasvirleri özellikle son hikayede (Bey ile Uşağı) sıkça kullanılmış. O kar fırtınası, tipi tasvirleri kitabı okurken öylesine etkiliyor ki sizleri, üşümek istiyorsunuz siz de, o rüzgar sizin de yüzünüze çarpmasını istiyorsunuz istemsizce. Benim okuduğum yayınevi fazlaca bilinen bir yayınevi olmadığı için İnsan Ne ile Yaşar dahil üç adet hikaye bulunuyordu kitapta. İş Bankası Kültür Yayınları'nda bu hikaye sayısının altı olduğunu duydum. Bu açıdan bir kaybım olmuş, bu yüzden o yayınevinden çıkan İnsan Ne ile Yaşar'ı da gelecek zamanda okuyacağım. Bu arada, o klasik cevabı bende vermek isterim: Sevgi ile yaşar insan. Ayrıca bu bir "öz sevgi" de değildir, kendinden başka herkese duyulan bir sevgidir. İnsan sevgisi bir nevi. Peki insan kendine sevgi duymayacak, kendinden nefret mi edecek? Hayır, fakat bunun bir derecesi olmalı tabii ki de. Kendini sevmediği kadar başkalarını sevmek bir fedakarlıktır zannımca. Bu fedakarlığı alan, kazanan insanlar anlatılıyor üç öyküde de. Ayrıca insanlığın kimi bencil davranışları da gözler önüne serilmiş. Bu çağda da devam eden ve her çağda da devam edecek olan, insanın "daha" sevdası irdelenmiş büyük oranda. Bu sevgiyi göze alabilmeye fedakarlık dedik, hani derler ya insanin asıl dostları kötü günlerinde yanında olanlardır diye, elbette ki bu doğru. Fakat ben şunu diyorum, kötü günlere gerek kalmadan dahi o fedakarlığı göze alabilmeli insan. Bu açıdan, insanlığın arasına sevgi tohumları yayılması dileğiyle bitiriyorum bu incelemeyi. Bu fedakarlığı insanlık olarak göze alabilmemiz dileğiyle...

Tuco Herrera 
13 saat önce · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 2/10 puan

RED ARMY VS ARMY OF UNEMPLOYMENT!!!

Herkeşe selam Canikolar!! İşte bir etkinlikle daha arz- ı endam ediyoruz ..Normalde okunacak epey kitabım olmasına ve bu ay için yaptığım planlarda hiç rus edebiyatı olmamasına rağmen Ebru Ince ısrarla "SAVAŞICAZ" diyip gaz verince tamam dedim =)) Etkinliği düzenleyen inci arkadaşımız da gayet açık fikirli ve sevdiğim bir arkadaşım .. Bu iki ismin yüzü suyu hürmetine "bindik imamın kayığınaaaa" .. Niçin imamın kayığı diyorum açıklıcam az sonra ..Bu incelemeyi aslında bir anlık cinnetle yapayım desem de sonrasında vazgeçmiş idim .. Ta ki az önce elime geçen 92 evet yanlış okumadınız yazıyla DOKSAN İKİ LİRALIK su faturasını görene kadar .. Evde tek başına kalan ve günün 14 saati işyerinde ikamet eden bana reva gördükleri faturadaki miktardı bu .. Dile kolay.. Portakal bahçelerini geç , Konya ovasına pirinç eksem musluğu açıp 3 aylığına Honolulu ' ya gitsem, dönüşte kendimi kara deliklere ışınlasam dahi bu rakama yine ulaşamazdım .. Bu fatura sayesinde kendi kendime sordum : "İnsan Neyle Yaşar diye!! Bu kabaran öfke tekrar tetikledi beni bu incelemeyi yazmam için.. Madem SAVAŞ istediniz, alın size SAVAŞ !!! Sen yeter ki iste , aklına getir ..Ben kapına getiririm söz konusu muhabbet "bu" olunca ..

Hiç uzatmadan hemen bodoz konuya giriyorum ! Eski bir topçu subayına da kendisine yaraşır bir şekilde cevap verelim tankla, topla, tüfekle .. Arkadaşım beni takip ediyorsan , yazdıklarımı da okuduysan neyin ne olduğunu üç aşşağı beş yukarı zaten biliyorsun .. Bilmeyenler için tekrar edeyim : Repeat after me !! Daha kitabına yaptığım inceleme de belirttiğim gibi ( #16611051 ) dünya sevgi saygı çerçevesinde dönüyor goygoylarına benim karnım tok .. Bu bir yalan ...Keşke öyle olsaydı ama değil !! Dünya Güneş'in etrafında dönüyor.. Kesin olan bu ..Ha ama bu şu demekte değil !! Sen kır dök hiç sonrasını hesap etmeden sonra sevgi dilen .. Sevgi ,saygı ve hoşgörüyü HAKEDENE ve HAK ETTİĞİ KADAR göster .. İyiliği de kötülüğü de KENDİNDEN bil .. Bambaşka faktörlerden ya da yukardakilerden değil ...Ben bu kitabı İş Bankasından aldım okudum.. Altı adet kısa hikayeden oluşan eserde genele hakim olan hava şu diyaloglarda gizli ..
Kafam yarıldı?
Niye ?
Şeytan taş attı?
Ama niye ?
Tanrı böyle istedi !!

Bu mudur yani Tolstoy ?!

Dediler ki sonradan çocuklar için yazdı .. Peki madem..Öyle olsun! Bu eserin çocuklar için yazıldığını belirten hiç ama hiçbir ek not görmedim ben..Sitede islama olan yatkınlığı için bu adama bu kadar methiyeler düzen ve müslüman olduğuna adım gibi emin olduğum bunca insan (ki şu an 8.902 kişi) var .. Bir kişi de çıkıp şunu demiyor : yahu arkadaş bana kötülük yapan adama ben niçin diğer yanağımı döneyim ? Ve bu incelemeleri yapan insanlar müslümanlar ?!!? İnanılır gibi değil! İslam dininde benim bildiğim kadarıyla zulme ve zulum edene her zaman başkaldırı vardır..İsteyen açsın okusun Hüseyin ile Muaviye ' nin savaşını .. Bir ordunun üstüne 60 kişiyle giden bu insanları HİÇ Mİ okumadınız ? Kitapta bir feodal beyin taşeronu kahya köylüye kök söktürüyor.. Köylü toplanıyor ..Kimi diyor karşılık verelim , kimi diyor allahından bulsun .. Sonuçta hepsi korkuyor ve içlerinden biri mum yakıp saban sürüyor , sabanın üstüne de mumu koyuyor..Sonra mum ters dönüyor falan ertesi gün bir bakıyorlar zındık ölmüş =)) Yani şurdaki hurafe gazına bir bakar mısınız ? Hiç mi rahatsız olmuyorsunuz şunları okurken ? Sevgiymiş !?! PEEEEH!! Gökten düşen melek hikayesi zaten beynimin içinde piknik tüpü patlatıp geçti .. Ona hiç girmiyorum .. Said Nursi risaleleri okudum.. Fesli Tarihçi Kadir Mısıroğlu okudum ..Mustafa Armağan falan dahi okudum .. Ömrümde hiçbir kitabı okurken bu denli sıkıldığımı , yeter bitsin artık dediğimi hatırlamıyorum .. Bunun bir klasik olduğunu iddaa ediyorsanız cevabım yukarda ..Yok çocuklar için yazılmış diyorsanız , çocuklarınıza biat etmeyi değil HAKLARINI ARAMASINI öğretin!!!

Bir adam gözünüzün önüne getirin .Bitmez tükenmez sandığı altınları var..Bu altınları har vurup harman savuruyor..Durmadan ceplerini boşaltıyor , iki dolu avucundaki altınları o yana bu yana serpip, atıp duruyor...Ama bu altınlar yalnız kendisi için , kendinde kaldıkça altın..Bunlar öyle büyülü altınlar ki , sahibinin eliyle savruldumu hiçbir işe yaramayan toz olup savrulup gidiyorlar .. İşte bu kitap burda sözünü ettiğim altınlar .. Tolstoy ' un kendisi ise bu manada tam bir dram .. KİMSE BAKMAZKEN GÖRÜNMEZ OLAN ŞEYH falan diyebiliriz ona .. Bizim işyerinde bilmem kaç tane fatiha , üstüne 800 bakara , yatmadan önce 200 kulfu oku yat rüyanda peygamber Muhammed' i göreceksin diyen Muharrem abiden bir farkı yok benim gözümde onun..

Bu incelemenin fix dejenere olmuş soru başlığını ben de sorayım .. Öyle yaa benim başım kel mi?!?!? İnsan ne ile yaşar ? İnsan AKLIYLA yaşar .. Aklı olmayanın fikri , fikri olmayanın zikri olmaz .. Aklı olmayan , araştırmayan , biat eden , körü körüne inanan , sorgulamayan insanın içinde zaten sevgi olmaz..

İşbu 50. incelemeyi burada noktalamadan önce soruyoruz ..Peki Tuco Herrara ne ile yaşar ? İŞSİZLİK ! İŞSİZLİK ! İŞSİZLİK!!!!

Şanlı İşsizlik Orduları Mareşali , CEHENNEM Ordularının yenilmez baş kumandanı ve silah arkadaşları zafer geçidiyle selamlıyor sizleri ..

Marşımız !!! : https://www.youtube.com/watch?v=7TKrIFVP-Qs
(WALLA KORKUNÇLU MÜZİK DEĞİL!! )

İşte geliyorlaaaaaaaaar !!! Cehennemin kapıları açıldı ve salındı yeryüzüne tüm kötülükler!!!

En önde SİNYALCİLER !! Halk arasındaki tabiriyle "abi bi milyon versene" diyen piyade ve lojistik sınıfı askerlerimiz !!! Sakladığın , vermek istemediğin parayı vücudunun röntgenini çekmek sureti ile belirleyen yılmaz işsizlik neferleri .. Ordumuzun bel kemiği ve olmazsa olmazları ...
Hemen ardından AÇLAR geliyor!!! Yediğin patates kızartmasının son tanesini , içtiğin sigaranın son fırtını , son lokma için sakladığın kolanın son yudumunu gözünü dahi kırpmadan yokeden bu elit askerler , dişinizin kovuğunda kalmış minik kıyma partiküllerinin kokusunu dahi tam 5 km öteden alabilecek donanıma ve öz güvene sahip !!
Onları TEKELCİLER takip ediyor !!! Bu korkusuz yiğitler akşam 10 dan sonra konan yasağı delip evlerinize "mutluluk" ulaştırıyorlar ŞİŞE ŞİŞE !!! Tankımızın , topumuzun , tüfeğimizin hammaddesi ,mühimmatımızın asıl kaynağı , ordumuzun gözbebeği , görünmeyen ama EN kahraman birliklerimiz onlar ..Nice olurdu onlar olmayaydı halimiz !!!
Ve onları İşportacılar , yere kitap açanlar izliyor .. Umulmadık anlarda umulmadık işlere imza atan , tabiri caiz ise intihar savaşçıları olarak adlandırılan yüce savaşçılar .. Sokaktaki sesimiz ,soluğumuz , ordumuzun beraber atan yüreği bu birlikler ..
Karşı istihbarat ve espiyonaj için canlarını feda eden CAPS bölüğü de uygun adım selamlıyor BAŞKUMANDANI !!! 50 gigabytlık adil kullanım kotalarına acımaksızın bir KELOĞLAN filminden CAPS almak için tam 12 gigabytelık filmi umarsızca indiren yağız askerlerimiz !!! VAR OLUNNNN!!!!!

COME AND JOIN THE "DARKSIDE "!!! TUCO NEEDS YOU!!! HE CANNOT DO IT ALONE !! ENLIST TODAY!!!

Filiz 
03 Eyl 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

İnsan Neyle Yaşar?Sevgiyle, umutla yaşar.
Kitap 4 bölümden oluşuyordu ama okuduğum en güzel kitaplardan birisiydi. Kitapta en çok beğendiğim sözü "Şimdi anlıyorum ki insanlara her ne kadar hayatta kalmalarının sebebi kendi çabalarıymış gibi gözükse de, hakikatte onları yaşatan sadece sevgidir". Tavsiye edilecek kitaplardan biri.

Palyaço İsmaiL / 小丑伊斯梅爾 
08 Kas 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İnsan Neyle Yaşar
Lev Nikolayeviç Tolstoy'un yine başka bir eseri. Bu eserde yine Tolstoy, Hristiyan hikayeleri ile bize insanın ne ile yaşadığını anlatmaya çalışmış. Her ne kadar hikayeler güzel ve dokunaklı olsa da adı üzerinde hikayeden ibaret, gerçekle uzaktan yakından hiç bir alakası yok. İnsan gerçekte hayallerle yaşar, gerçeklerle yaşamaz hiç bir zaman. Gerçekleri devamlı inkar eden bir yapısı vardır. Doğru yani hakikat için canını vermez. Yalanla yaşadığı için doğru zannettiği şeyler uğruna, yani maalesef boş şeyler uğruna canını verir.

Yıllardır İsrailoğluları, hikayelerle dini kontrol altında tutma çabaları yüzünden, dinler hikaye dini yani martaval oldu. Gül haçlılar, Masonlar gibi tarikatlar Hristiyanlık tarikatlarını ve mezheplerini kurdu. Daha sonra aynı şeyi, İslama da yaptılar tarikatlar, mezhepler vesaire... Dini hikayelerle, hadislerle anlattılar. Hikaye ile ikna etmenin tam 27 yolu vardır. En güçlü ikna biçimlerinden biri hikaye, öykü, peygamber sözü de diyelim, beyin yıkama sanatıdır. Din gibi ciddi bir konu, yalnız ve yalnız hakikatle yani, Allah'ın sözleriyle anlatılır. Fakat dini kontrol etmek isteyenler, Allah'ın sözlerini yorumladılar, yani Tefsir ettiler ki, hakikat gizlensin kamufile edilsin.
Kur'an da ve diğer Allah'ın kitaplarında da söylediği gibi, peygamber nefislerinizden daha değerlidir, konusunu bize kullandılar. Dini kontrol etmek isteyenler ilk Süleyman bir keresinde böyle söyledi, bunu demiş falan Hadisleri, hikayeleri yaptılar. Daha sonra ardından Davut peygamberi kullandılar. Davut bunu demiş, şöyle buyuruyor, bir keresinde Davut ve arkadaşları şöyle şöyle yaptılar hikayeleri geldi. Daha sonra günah keçisi olalar Musa hadisleri, hikayeleri ile insanları uyuttular. Daha sonra aynısını İsa hadisleri ve hikayeleri ile yaptılar. Ama en büyük günah keçileri Muhammed aleyhisselam oldu. Hadislerin ve hikayelerin ardı arkası kesilmedi. Ve dünyadaki bütün semavi dinleri tekellerine aldılar. Sadece hikaye sanatı ile yaptılar.

Hikaye, öykü neden bu kadar etkili olduğuna gelince, daha çocukken dinleriz hikaye ve öykü bilinç altımıza bu öğrenme sanatı kazınır. Önemli kişilerin ismini koyarak ikna etmekte, çocuklukta başlar. Annen böyle diyor bak yat uyu. Baban kızar şimdi. Böyle yaparsan hemşire gelip sana iğne yapacak gibi, sözler, hadisler ve rivayetler bizi daha bebekken ikna etti. Yaptığımız her şey, psikolojik tepki, evet hemde bilinç altı tepkisi. Bu yüzden bizler hiç sorgulamadan Muhammed bunu söylemiş diyene uyuyoruz. Hakikati araştırmıyoruz. Hikaye sanatı da aynen böyledir.

Tolstoy da kendi hikaye sanatı ile bizleri, insan neyle yaşara ikna etmeye çalışmış. Bakıyoruz ki bir çoğumuz maalesef ikna olmuş durumda. Gerçeklerle yüzleşmenin zamanı gelmedi mi? Hala bebekler gibi hikaye mi dinleyeceksiniz büyüklerinizden? Artık büyüyün ve hakikatin ardına düşün. İnsanın neyle yaşadığını öğrenmek istiyorsanız, Allah'ın kitabı Kur'an'ı okuyun. Tolstoy sevenler lafım size değil, siz tabi ki bu kitabı yine okuyun :)) Okuyan ve okuyacak olan herkese keyifli okumalar dilerim Türkiye ...

Merhaba arkadaşlar:)
Etkinlikle birlikte yoğun bir Tolstoy okuma temposuna girdim.Şu sıralar bu etkinliği fırsat bilip çokça Tolstoy eseri okuyup diğer okurların incelemelerini değerlendirmek ,alıntılarını okumak ,belki hiç ilgimizi çekmeyecek kitaplardan birine ilgimizi uyandıracak .Bu güzel etkinlik için sevgili inci ' ye teşekkür ederim :) İlk etkinliğimin ilk incelemesine başlayalım ...

Aslında yazar hakkında kısa bir araştırma yaparak işe başladım .Okuduğum bilgiler beni yazara daha da yaklaştırdı .İçimde inanan ,affeden ,nedensiz seven taraflarımın önceliklerim arasında olduğunu anladım .Bu düşüncelerle yazara ilgim daha da arttı .

Elimde 'İnsan Neyle Yaşar ' vardı ve onunla başladım.Kitap dört kısa hikayeden oluşuyor ve adını ilk hikayeden alıyor.

Kitabı okurken altını çizdiğim ve defalarca okuduğum ,çok beğendiğim cümleler oldu.Bunlarla ilgili alıntı yapmadım çünkü kitabın büyüsünü bozacağını düşündüm.Zaten kısa hikayelerden oluşuyor ve yapacağım alıntılar kitaptan ip ucu olmasın diye tüm çabam :) Yoksa sizlerle paylaşmaya can attığım neler neler var ...

Bir zamanlar TV de sır kapısı adında bazı kısa filmler olurdu :) Tamda o tarz hikayeler var. Sayfaları çevirirken ister istemez ürpermeler oluyor :) Tabi filmler kadar amatör değil :))) bu sizi yanıltmasın .

Hikayeler genellikle din,vicdan,sevgi,ahlak vb.. değer yargılarını tereyağından kıl çeker gibi yumuşacık anlatıyor.Çok tatlı ve akıcı bir anlatımı var hemen bitiveriyor :)

Bittiğinde huzur hissettim kendimde...Kendimi sorguladım. Kitapta bazı sorular vardı onları kendime sordum! Cevap verdiklerim oldu ,hiç cevap veremeyeceklerim de vardı... İnce ama çok dolu bir kitaptı. Bazen tüylerim ürpererek ,bazen gözlerim nemlenerek,bazen de korkarak okuduğum anlar oldu ...

Ben çok beğendim ...Okuyacak her kişiye birşeyler katacak türden kıssadan hisse dediklerimizden...

Sevgiler...Saygılar...

NigRa 
 22 Şub 23:33 · Kitabı okudu · 2 günde · 5/10 puan

Tolstoy dedenin kıssadan hisse minvalli öykülerini okuduğumuz bu kitabında bol bol Tanrı, iyilik - ödül, kötülük - ceza temalı hikayeler okuyoruz. Kötülük yapanı affedin İsa olsa affederdi ya da iyilik yap denize at gün gelir seni bulur düşüncesi hakim kitabın hemen hemen tümüne.

*İhtiyacı olana yardım et...
*Yardımsever ol..
*Komşunla iyi geçin...
*Açgözlü olma, açgözlülük iyi değil..
*Sana kötü davranana sen kötülük yapma.. Bırak Allah'ından bulsun. :) gibi öğütler vermiş.

Dedeye sahip çıkalım, öğütlerini dinleyip iyi çocuklar olalım. =)

Son olarak da şunu bırakıp saçmalamaya devam etmeden bitiriyorum.

https://youtu.be/TtmPYw3DY4g

Kitaptan 508 Alıntı

''Adam bir yıl sonrasına hazırlanıyor, ama akşama varmadan öleceğini bilmiyor'' diye düşündüm...

İnsan Neyle Yaşar, Lev Tolstoyİnsan Neyle Yaşar, Lev Tolstoy
Ferman Mamedov 
 08 Şub 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bütün insanlar kendi esenlikleri için harcadıkları düşünceyle değil, insana verilen sevgiyle yaşarlar.

İnsan Neyle Yaşar, Lev Tolstoyİnsan Neyle Yaşar, Lev Tolstoy
seher 
30 Eki 2014 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Allah beni 3 hakikati öğrenmem için Dünyaya yolladı.
Allah'ın bana söylediği ilk soru şuydu. 'İnsanın kalbine ne hükmeder?' ve anladım ki insanın kalbine sevgi hükmeder. ikinci soru ise 'İnsana ne verilmemiştir ? ' İnsana kendi ihtiyaçlarının bilgisi verilmemiştir. ve üçüncü soru ise 'İnsan ne ile yaşar?' ve anladım ki İnsanın elinde hiç bir şey olmasa bile Allah sevgisi olsun yeter. Yani insan Allah'a inanmadan yaşayamaz..

İnsan Neyle Yaşar, Lev Tolstoyİnsan Neyle Yaşar, Lev Tolstoy
Cansu Koçak 
22 Oca 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

"Öğrendim ki insan kendi hayatından endişe ettiği için değil, içinde sevgi olduğu için yaşar."

İnsan Neyle Yaşar, Lev Tolstoy (Sayfa 44)İnsan Neyle Yaşar, Lev Tolstoy (Sayfa 44)
Cansu Koçak 
21 Oca 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

"Tanrı'yı sevdiğini söyleyip kendi kardeşinden nefret eden varsa; o bir yalancıdır.Görüp tanıdığı kardeşini sevemeyen, göremediği Tanrı'yı hiç sevemez."

İnsan Neyle Yaşar, Lev Tolstoy (Sayfa 7)İnsan Neyle Yaşar, Lev Tolstoy (Sayfa 7)
51 /