Bütün Eserleri 1

Tutunamayanlar

Oğuz Atay
Tasarımcı:
Ümit Kıvanç
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Kitaplarla Hayata Tutunun :)
7/10
·724 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
"Ben iç dünyama dönüyorum. Orada hayal kırıklığına yer yok." demiş Oğuz Atay. Biliyoruz ki zaten insanlar hayal dünyasında hayal kırıklıklarına yer vermezler. Selim ve Turgut hayallerinde olmayan şeyleri yaşadılar. Ölmeden birkaç defa öldüler. Bu yüzden incelememe alıntılardan başladım çünkü bazı kitaplar insan hayatlarından birer alıntı, alıntıların da birer yaşam tecrübesinden doğan duygular olduğuna inanıyorum. Oğuz Atay'ın en özel ve bilindik eserlerinden biri olan Tutunamayanlar hayata tutunamayan Selim karakterinin hayatından kalan anılarını ve yaşama olan bağlılığını ama var olan, yok edemediği mutsuzluk, bekleyiş, umut havuzunu kaleme almıştır. Selim'in hayatı çatlak bardakdaki su gibiydi. Yaşasa da yaşamasa da hayatı tükendi çünkü tutunamadı hayata. Aşk, sadakat, ölüm, saygı, güven, yalnızlık, iş hayatı, hayat koşulları kısaca sanki doğumdan ölüme kadar sık elenip ince dokunan bir eser olmuş. Her karakterin, kitabı okuyan okuyucuda bir etkisi bırakılmak istercesine duygular yoğunlaştırılmış. Karakterler yazarın dediği gibi ölmeden öldürülmüş fakat hala yaşayan insanlar. Dost kelimesinin sözlükteki anlamı olabilen Turgut', Selim karakterinin hayatında önemli yeri vardı çünkü şimdilerde de eskilerde de dost kavramı bulunamayacak kadar değerli. Turgut, hayata tutunamayan arkadaşı Selim'in hayatından kopup gitmesi ile psikolojik sorunlar yaşamış hatta bir süre arkadaşının ölümüne inanmamıştır. Sevgi ne kadar büyükse bıraktığı hasar da o kadar büyük olabiliyor. Hayat doğumdan ölüme bir kitap gibidir, anılara gelince; o da o kitabı ölmeden göz önünde izlemek gibi... Turgut'un hayatından bahsedecek olursam; ilk okulda sınıfın zeki öğrencisi, itileni, kakılanı ve duygusal olanı. Kendini kitaplara veren, okumayı seven belki de hayatını bir kitapta arayan insandı.
Edebiyat
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,8bin okunma
9/10
·724 syf.··
Beğendi
·
2015 238. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2015 00:00
"Hayatım hayatımın romanı olsun.." diyerek başlayalım.. En çok yarım bırakılan kitaplar arasında 1, En çok okunacak kitaplar arasında 3. sırada olması bile bir çelişki teşkil etmiyor mu? Meraklanıp, kitaba başlayıp, kitaba tutunamayanlar: (Selim olsa hepinizden tiksiniyorum derdi :)) ) Kitap hakkında fikir ve naçizhane tavsiyelerime gelirsek: 1. Kitaba korku ile başlamayın ( "Yok bu kadar insan iyi kitabı neden yarım bıraksın ki?" gibi) 2. Hiçbir olumsuz yorum sizi yıldırmasın; 3. Kitabın kalınlığı, sayfa sayısı gözünüzde dağ olmasın; 4. Kitaba başlamadan önce akıcı bir roman olacak diye düşünmeyin; 5. Ve sonda yeni ve hiç bilmediğin türden kapılar açmak senin elinde.. İlk başlarda okuduğumda biraz afallamıştım. Bir çok okurun dediği "anlaşılmamazlık, akıcılık" kısmı bende yoktu. Ama bunlar güzel günlerimdi. Kitap bir yerden sonra karmakarışık olmaya başladı. Karakterler belleğimde kayboldular. Kitabın gelgitleri beni yormaya başladı. Okuduğum kısımların üzerinden iki kere geçmek zorunda olduğum bile oldu. Sonra yavaş yavaş taşlar yerinde durmaya başladı. * Okumadığım zamanlarda okumak için içimden gelen talep; * Her an Selim`in yerine kendimi koymam; * Bir okumaya başladım mı ne kadar çok okuduğuma kendimin bile şaşması, vs.vs. Bir süre sonra kendinizden geçiyor, ara sıra Turgut çokça Selim oluyorsunuz. Altını çizdiğiniz alıntıları okudukça anlıyorsunuz ki aslında bu çaba boşuna değildi. Kitabı akıcı bir roman olarak değil, piskolojik ve felsefik yönden ele alırsak daha az hata yapmış olur, daha çok okumak için yol kat etmiş oluruz. *En sıkıldığım nokta (1 ay o bölüm yüzünden aksadım) Günseli`in Selim hakkında konuştuğu bölümdü. İlk kez kitapta o bölümde sıkıldım. Paragraf boyunca bir tek virgül, nokta işaretine rastlamadım. Bu beni yıldırmadı desem yalan
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,8bin okunma
Anlamayacaksın... Ama Yine De Oku Lütfen...
10/10
·724 syf.·
2023 34. kitabı
Bir yolculuğa çıktım. 17 saat... sadece 4 saat uygulamaya koydum, neyse ki dönüş 15 saat. Pederle papaz olduk, annem ise öcü gibi bakıyor. Neydi bu kadar batan? Sevdiklerimi mutlu edebilmek için bindiğim o otobüs topuyla aramı bozdu yarbay. 45 günlük bir kokusuzluk süreci başladı benim için, ama bazı kokularını alamamak yemeksizlikten daha da fazla parçaladı beni. En büyük isteğimi yerine getiremedim ki? Elimden ne gelirdi? Neden fareyi çorbana koydun, senin yüzünden nelerden mahrum kaldım bir bilsen... Tabi ki söylenenlere inanmadım, neden inanayım? Söz davranışın yansıması olamaz, nasıl olabilir? Gözler kalbin aynasıdır yarbay. Benim gibi bir yaralı düşmeden kabullenemez ki. Yalan söylediğini anladım, takip ettim. Gördüm. Gözümü kapattım. Sesler arttı. Kulağımı tıkadım. Duramadım. İlerledim. Devam ettim. Baktım. Korktuğum manzara gerçekti. Devam etmek istedim. Ama yıkıldım. Hareket etmeye gücüm kalmadı. Nefes almayı denedim. Olmadı. Gözlerim tamamen kapandı ve kısa süreli huzur başladı... -"Evladım, ne yapıyorsun burada?" Beni uyandıran bir amca. Yerden kalktım. Evet, her şey gerçekti. Asıl huzursuzluk şimdi başladı. Nasıl atlatabilirdim? Atlatamazdım ki dibimdeydi. Mümkün mü? Çaresizce oturdum, kalktım; yatağıma gittim. İnsanlardan iğreniyorum, ama iyi ki çocuklar(Tutturanlar) var; yoksa seni beni kim ayakta tutacak? 6 yaşındayım... ağlıyorum. Ama inan bana, yaşanacakları bilsem sesimi kısar. Bir daha konuşmamayı dilerdim... başlarda bir tehdit, ardından bir gürültü... Küfürlü konuşmalar, yoğun hakaretler, yoğun sinir, duygu köpürmeleri... konuşsam kim anlar, durdursam kim umursar? Çok küçüğüm. Ağladım. Sinir arttı. Ama o son bıçak gösterimi olmadı. Başlarda nefesimi tuttum, bırakamadım. Kalp atışım yükseldi. İlerleyemedim. Gözler karardı. Bedenim artık ağır
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,8bin okunma
#Sicim#
10/10
·724 syf.··
2021 29. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2021 00:31
Selim tutunamadı! Hayata değil, insanlara tutunamadı! Topluma, kurallara tutunmaya, Ellerinden tutulmaya ihtiyacı vardı. Kimse anlamadı... ∆∆∆∆∆∆∆∆∆ Biyografik bir dille yazılmış şaheserin bu kadar çok okunmasının, bu kadar çok yarıda bırakılmasının, bu kadar çok beğenilmesinin, bu kadar çok eleştirilmesinin ve bu kadar çok bu kadar çok.. hepsinin nedeni yazarın kitapta yeni bir bölüm hatta yeni bir sayfa yazarken önceden yazdığı sayfayı adeta unuturmuşcasına yeni duygulara, yeni olaylara başlıyormuş hissi vermesidir. Bu nedenle kitap hem çok çekici hem çok korkutucu görünür. İnsanlar bu kitabın içine girmeden, kitabın bir parçası olmadan bakınca ölen arkadaşı Selim'in arkasından düşüncelerini, duygularını, özlemlerini..vb. durumları anlatan turgutun hikayesi için gerçekten yedi yüz küsür sayfa gerekli miydi diye düşünür ama gelin görün ki kitabı bitirmeye yakın olan şanslı kesim bu kitabın bitmemesi gerektiğini ve daha anlatılması gereken çok fazla şeyin olduğunu düşünür. Hani bazı kitaplar vardır okunması insanı zorlar ama bitirince insan iyiki okumuşum buna fazlasıyla değdi der işte bu kitapların en başında gelen kitaptır TUTUNAMAYANLAR. Bazı insanlar yaşar, bazıları ise yaşamayı beceremez. Yaşayan insanları anca taklit eder. Bu insanlarda Selim gibi anca yirmi beş yaşına kadar yaşar. Selim herkesin hayatına dokunmuştu, her anlatan farklı anlattı onu, belki de birilerine, birşeye tutunmak için herkese farklı anlatırdı kendini. Tutunabilmek için! Kitabın sonlarına doğru kitap beni o kadar içine çekmiştiki, Selim'in 2-3 gün arayla yazdığı günlük kısmında aradaki yazılmayan günlerde olan olayları merak etmeye bile başlamıştım. :)
1000Kitap
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,8bin okunma
Yarım Bırakılanlar:)
8/10
·724 syf.··
2022 50. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2022 17:34
Oğuz Atay sadece 43 sene yaşamış.Özellikle Fyodor Dostoyevski, James Joyce dan etkilendiği çok aşikar.Dostoyevski den romanında çok sık bahsederken, Joyce un ise meşhur bilinç akışı tekniği kullandığını görüyoruz.Aynı zamanda kendisi Postmodernist bi yazar.Bunu kısaca sorunsallaştırma, yadsınma olarak 20.yıl ve sonrası için kabul edebiliriz. Orhan Pamuk , Italo Calvino , Jorge Luis Borges , Umberto Eco örnek verilebilir buna. Tutunamayanlar kitabı ile Trt Roman Ödülü kazanmıştır.Özel bir jürinin sectiği oylamadaen iyi 2.Türk romanı seçilmiştir.Ayrıca Unesco ise en iyi Türk eseri seçmiştir.Türkiye nin Ruhu isimli kitabını yazarken erken yaşta ve az eseriyle tümör nedeniyle vefat etmiştir.Orhan Pamuk gibi aslında postmodernist diğer sonradan gelecek Türk yazarları etkilemiştir.Yani aslında baktığımız vakit bir Nobel ödülü alacak yazarın alt yapısında onunda izleri vardır.Bilinç akışını kullanan ilk Türk kendisidir.Bunu James Joyce ve William Faulkner gibi zor değil, daha basit bir anlatış stili ile uygulamıştır. Tutunamayanlar kitabında peki neyi hissederiz? Aslında kitapta kendisi de bahsetmiştir.Kötü yaşama riskinin kabulü ile hiç yaşamayıp bu riskten kurtuluyum kafa yapısının yazıya dökümünü görürüz.Kitapta benim net bi şekilde gördüğüm ve okuyunca sizin de göreceğiniz bir durum vardır. O da kitap belli bir olayı anlatmaz. Her 30 40 sayfada 1 konu değişir. O esnada aklına Olric ile konuşmak gelir onu yapar. Ev hayatına dönmek ister onu yapar. Arkadaş özlemi çeker geçmişi anlatır. Tanıştığı birini anlatır. Vs vs.Ayrıca ironik bir anlatımı, aşağılayıcı, mizah yönü yüksek cümleleri,yer yer düzen eleştirileri, başkaldırıları, duyarlılıkları kitabın bu kadar başarılı olma nedenlerinden bazılarıdır. Konu aslında basittir. Selim Işık ın neden intihar ettiğini araştıran en yakın dostu Turgut Özben in hikayesi.Turgut, geçmişine inmeye ve onun
Edebiyat
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,8bin okunma
Oğuzcuğum Atay.
Puan vermedi·724 syf.·
2025 8. kitabı
Tutunamayanlar avangard bir roman olduğu için incelemesini de ona yakışan bir şekilde kurmaca bir sohbet eşliğinde olmasını istiyorum. Bu kurmaca söyleşide Tutunamayanlar’ı ve Oğuz Atay ’ın eserindeki baş kahramanları olan Selim Işık ve Turgut Özben hakkında Yıldız Teknik Üniversitesinde hocalık yaparken bankta kitap okuduğu zamana giderek soru ve cevap eşliğinde ilerleterek Oğuz Atay‘ın kurmaca dünyasına yakışan bir inceleme yapmayı düşünüyorum. Umarım beğenirsiniz. ———————————————————————- ”Meydandaki banklardan birine oturdu. Sırtımızı bir banka dayadık, yüzümüzü güneşe verdik, eshabı mesalihin memurların karşısında ter döktüğü bir günün bu saatinde…”s.587 —Oğuzcuğum Atay 12 Ekim 1934 Kastamonu-İnebolu doğumlusunuz. İlk, orta ve lise eğitimini Ankara’da okuyor ve üniversite için İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi'nden mezun oluyorsunuz. + Evet canımlarım okuyucum.Günümüzde kurmaca dünyanız hakkında doğum tarihinizi de ekleyerek söylenen bir deyim var, “12 Ekim 1934’te Oğuz Atay doğdu ve bize bir takım fenalıklar yaptı” Bu deyimin izlerinden başlayarak Tutunamayanlar hakkında okuyucunuza söylemek istediğiniz neydi, bir fenalık düşündünüz mü? :) O. A - “ Tutunamayanlar” ismi ile müstesna ilk romanım olması hasebiyle bu fenalığı nasıl algılandığı bağlı, bireyin toplum karşısındaki varolma halinin fenalıkları iki ana karakter ekseninde içiçe geçen fakat hayatın öznelliğinden kopmayarak yazdım.** —Eserinizin kurgusunu ve biçimi hakkında bilgilendirir misiniz? **O.A - Çok kısa ve genel bir plan yaptıktan sonra daktilonun başına oturuyorum ve konuyu, bir kerede, hiç düzeltmeden baştan sona yazarım. Sonra ortaya çıkan metne göre planda değişiklik yaparım ve hepsini bu sefer yeniden yazarım.(Yeni dergi/1972) Geleneksel romanda
Düşünce
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,8bin okunma
Çemberin dışında mısınız?
Puan vermedi·724 syf.··
2024 25. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2024 22:04
Ya dışındasın çemberin Ya da içinde yer alacaksın Kendin içindeyken kafan dışındaysa Çaresi yok kardeşim Her akşam böyle içip kederlenip mutsuz olacaksın Bu kitabı okurken Murathan Mungan’ın “Çember” adlı şiirini düşündüm durdum.Çemberin içinde var olmaya çalışırken kendisi gibi olamadığını fark edip mutsuzlaşan ve yalnızlığı tercih eden Selim aile, evlilik ve toplum ezberlerinin çok ötesinde bir zihin yapısına sahiptir. Oğuz Atay Selim karakteri ile bize Tutunamayan bir insan profilini bütün çıplaklığıyla sunar. Selim’i okurken onun bu yalnızlığının ne kadar onurlu ve haklı bir yalnızlık olduğunu fark ederiz. Diğer taraftan diyalektik bir bakış açısıyla Oğuz Atay iş ve aile bütünlüğünü koruyabilen Turgut Özben karakteri ile hayata tutunabilmiş bir bireyin zamanla Selim’i daha yakından tanımasıyla bir Tutunamayana dönüşmesini gözler önüne serer. Kitabı okumadan önce duyduğum şehir efsaneleri benim bu kitapla ilgili korkularımı tetiklemişti oysa ki okuduktan sonra kendi adıma duyduklarımın yersiz olduğunu düşündüm.Kitapta en sevdiğim bölümler kitabın sonunda yer alan Tutunamayanlar ansiklopedisiydi, Oğuz Atay’ın inanılmaz bir hayal gücü var, bu hayal gücü ona “disconnectus erectus “adında tutunamayan bir hayvan türü icat ettirir ve bu hayvanın yaşam şekli, sosyal ilişkileri ve yeteneksizlikleri konusunda bir ansiklopedik bilgi oluşturacak kadar okuyucuya bilgi sunar. Öyle ki bu bilginin gerçek olup olmayışı konusunda kuşku duyup internetten araştırdım. Kitapla ilgili söyleyebileceğim tek olumsuz nokta başlarda belli bir kısımda Osmanlıca bir bölümün oluşuydu. Çemberin dışındakilere selam olsun.
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,8bin okunma
Ruhumun Aynası..♡
9/10
·724 syf.··
Beğendi
·
2022 26. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2022 10:10
İncelemeden çok bir iç döküştür! Neye nerden başlayacağımı bilmediğime göre ortasından başlayarabilirim. Bu düşünmeler mahvetti sonuçta bizi. Herhangi bir konuya bile nereden başlayacağımızı hep düşündük daha doğrusu ben öyle yaptım. Şimdi şu çoğulculuktan çıkıp kendim olarak devam etmeliyim yazdıklarıma. Saçmalayabilirim önemli değil. Kimin ne düşündüğü eskisi kadar umrumda değil. Sonuçta bunlar benim yazdıklarım ve benim hissettiklerim. Değil mi ama? Yeterince boş konuştun Duygu. Geç şimdi buraları. Oğuz Atay ile yalnız kalmalıyım. "Ruhumun Aynası" diyordum ona. Ruhumdan bir şeyler vardı bu adamda. Neydi bu yansıma tam olarak ben de bilmiyordum. Ama ıstırap verdiği kadar ben olduğunu hissettiğim bir şeyler. Kelimeler nasıl bir araya gelip anlam bulacaktı. Önemliydi kelimeler Oğuz Atay için. Kelimelerin önemini ben de senden sonra öğrendim biliyor musun? Üzerinde duracağım bir şeye benzemiyorlardı. Ama seni okudukça bir şeyler önem kazandı bende. Selim Işık'ın hayatı boyunca kelimelerle derdi vardı. Bulmak istediği bir şeyler vardı. Ve buldu sonunda 'onu'. TUTUNAMAYANLAR'ı.. Çoğulcu bir şeylerdi. Hayatı boyunca onlara benzememek için uğraştı belki de ama en son onlardan biri olduğunu hissederek son verdi hayatına. Hem biliyor musun Oğuz Atay bence Selim Işık, bir çoğumuzdan daha cesaretli. Ben bu kadar cesur değilim. Şimdi biri çıkıp: "Ne yani intihar etmek cesaret işi mi?" Diyecek. Biliyorum. Ama Canım İnsanlar, bazı konularda sizinle tartışmaktan çok uzağım artık. Herkes farklı düşünür. Bir türlü şunu anlamadınız. Bu yüzden farklı insanlarız. Yoksa tek tip, seri üretim olarak sürülürdük piyasaya. Ben ne zamandır böyle konuşuyor ve düşünüyorum inan bilmiyorum Canım Oğuz Atay.. Demek ki bazen değişim iyi yönde olabiliyormuş. Hadi ordan ben de sanki değişimin iyi
Düşünce
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,8bin okunma
10/10
·724 syf.··
Beğendi
·
2022 22. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2022 22:08
Aylar önce okuduğum bu kitap hakkında bir inceleme yazmak istedim. Öncelikle kitabın bir yerinde şöyle bir tanım yazıyor: "Bu kitap ne ciddi kavgaların, ne büyük ve yaygın sıkıntıların, ne de ezilen insanların romanıdır; bu kitap, mustarip bir ruhun iç çekişlerinin romanıdır." İşte Tutunamayanlar tam bu tanımda, bireyi konu alan, psikolojik yönü ağır basan bir romandır. Tutunamayanlar okurken çok büyük bir kültür birikimi gerektiriyor. Üzerine yazılmış bir makaleyi okuyarak bu eksikliği kapatmaya çalışmıştım ben. Siz de kitabı daha iyi anlayabilmek açısından bu kitap üzerine yazılmış makaleleri okuyabilirsiniz, daha verimli olur. Anlamadığımız bir şey nasıl güzel gelsin ki zaten? Anlamayıp, "burada ne demek istiyor şimdi?" dememiz gayet doğaldır elbette, özellikle kitabı başında çok sıkıcı bulmuş ve böyle düşünmüştüm. Ama inceleme makalesini okuduğumda "şurada bunu anlatmak istemiş, burada şuna değinmiş demek" gibi aydınlanmalar yaşamıştım. Ayrıca kitabın başı biraz sabır istese de ortalarına doğru akıcılaşıyor. Kitap Turgut Özben'in arkadaşı Selim Işık'ın intihar etmesi üzerine, buna anlam veremeyip Selim'in böyle bir şeyi neden yaptığını anlamak istemesi, bir araştırma sürecine girişmesi ve bu süreçle birlikte kendi benlik arayışına doğru olan yolculuğunu anlatıyor. Bu konusu bakımından Kara Kitap romanıyla oldukça benzerdir. O kitapta Galip'in benlik arayışına şahit olduğumuz gibi Tutunamayanlar'da da Turgut'un benlik arayışına şahit oluyoruz. Kitapta toplum, özellikle aydın kesim, gösteriş toplumu oldukça eleştiriliyor. Örneğin kendi de bu aydın kesimin içinden olan Turgut, Selim'den özenerek evini kitapla doldurmuştur. Fakat okumaz. Bunun kendi de farkındadır. İç hesaplaşmalarının birinde; "... alır okumaz, sözde aydın Turgut Özben" diyerek kendini eleştirir. Bu
1000Kitap
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,8bin okunma
Tutunamamak da Tutunmaktır..!
Puan vermedi·724 syf.·
2026 16. kitabı
Merhaba gençler kendimi iyi hissettiğimi soyleyemem zira bu kitap bende bir enkaz hissi bıraktı. Sanki bir şey çöktü ama altında kalmak da bilinçli bir tercihti. İç ses: Gayet hoşnuttunuz efendimiz. Bu eseri mâlumunuz 24 günde bitirdim; acelem yoktu, her sayfada durmak istedim. Çünkü kelimeler ağırdı. Çünkü alıntılar sadece cümle değil, aynaydı. İç ses: Dert etmeyin Efendimiz,siz kendiniz oldunuz. Gençler şöyle daha yakından dinleyin beni, anlamanızı beklemiyorum.. İç ses: Umursamayın, anlatmaya devam edin Efendimiz, ben dinliyorum. Canım Selim’i şahsi bir karakter olarak görmedim. Selim bir kişi değil; anlaşılamayan herkes! Dinlenmeyen herkes! Konuştuğu hâlde duyulmayan herkes! Bir yerde herkes Selim. Bu yüzden 'Selim olmak istemezdim' derken aslında Selim olduğumu farkettim.. Onun kararsızlığında, yalnızlığında, anlaşılmama hâlinde kendimi gördüm. Ama orada kalmak istemedim. Hâkeza Turgut olmak da kolay değildi.. Bir kaybın arkasından savrulmak, zihnin her yere çarpması, tutunmaya çalıştıkça daha çok düşmek…İnanın bu da insanı hayatta bırakmıyor. Tutunamamak sadece ölenin değil, geride kalanın da kaderi olabiliyor. İç ses: Anneniz geldi aklınıza değil mi Efendimiz? O hep aklımda Olric.. her zerremde.. her göz yaşımda.. Ne zaman bir cenaze görsem; Annem tekrardan ölüyor.. Ne zaman bir kadın görsem; O kadın Annem oluyor.. Ben Turgut misali kendimi kaybediyorum ama annem bendeki varlığını kaybetmiyor.. Ne ise Olric dinle sana bir filmden dêm vuracağım.. Matrix’teki kırmızı ve mavi hap meselesini biliyorsun.. Uyanmak mı, görmemek mi? Selim mi olmak isterdin Turgut mu? Biliyor musun aslında fark etmiyor. Çünkü mesele gerçekliği seçmek değil; anlaşılmamak. Sesin çıktığı hâlde duyulmaması. İşte o noktada devreye Oğuzcuğum Atay’ın Oğuz’u
Alıntı
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,8bin okunma

Yazar Hakkında

Oğuz AtayYazar · 10 kitap
Oğuz Atay, Türk roman, öykü ve oyun yazarıydı. 12 Ekim 1934'te Kastamonu'nun İnebolu ilçesinde dünyaya geldi. Babası, VI., VII dönem Sinop, VIII. Dönem Kastamonu Milletvekilliği yapan Cemil Atay'dır. 1951'de bugünkü adı TED Ankara Koleji olan Ankara Maarif Koleji'ni, 1957'de de İTÜ İnşaat Fakültesi'ni bitirdi. Üç yıl sonra İDMMA İstanbul Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi (şimdiki Yıldız Teknik Üniversitesi) İnşaat Bölümü'nde öğretim üyesi oldu. 1975'te doçent olan Atay, Topografya adlı bir de mesleki kitap yazdı. Çeşitli dergi ve gazetelerde makale ve söyleşileri yayınlandı. Oğuz Atay, Tutunamayanlar'ın 1971-72'de yayınlanmasından sonra, önemli bir tartışmanın odak noktası oldu. Bu romanıyla 1970 TRT Roman Ödülü'nü kazandı. Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan Tutunamayanlar, eleştirmen Berna Moran tarafından, "hem söyledikleri hem de söyleyiş biçimiyle bir başkaldırı" olarak nitelendirilmiştir. Moran'a göre Tutunamayanlar'daki edebi yetkinlik, Türk romanını çağdaş roman anlayışıyla aynı hizaya getirmiş ve ona çok şey kazandırmıştır. Atay'ın büyük etki yaratan eseri Tutunamayanlar'ı 1973'te yayınladığı Tehlikeli Oyunlar adlı ikinci romanı izlemiştir. Hikâyelerini Korkuyu Beklerken başlığı altında toplayan Atay, 1911-1967 yılları arasında yaşamış Prof. Mustafa İnan'ın hayatı konu eden Bir Bilim Adamının Romanı'nı 1975 yılında yayımlamıştır. 1973 yılında yayımlanan Oyunlarla Yaşayanlar adlı oyunu Devlet Tiyatrosu'nda sahnelenmiştir. Atay, beyninde çıkan bir tümör nedeniyle büyük projesi "Türkiye'nin Ruhu"nu yazamadan 13 Aralık 1977'de, İstanbul'da hayatını kaybetmiştir. Edirnekapı Sakızağacı Mezarlığı'na defnedildi. Öldükten sonra 1987'de Günlük, 1998'de ise Eylembilim adlı kitapları yayımlanmıştır. Sağlığında hiçbir kitabı ikinci baskı bile yapamayan Atay'ın kitapları ölümünden sonra büyük ilgi gördü ve defalarca basıldı. Yıldız Ecevit'in hazırladığı Oğuz Atay biyografisi Ben Buradayım... 2005 yılında yayınlandı. Türk edebiyatında yazdığı Tutunamayanlar ile post-modern tarzda eser veren ilk yazar Oğuz Atay'dır. Oğuz Atay, özellikle Tutunamayanlar romanında, modern şehir yaşamı içinde bireyin yaşadığı yalnızlığı, toplumdan kopuşları ve toplumsal ahlaka,kalıplaşmış düşüncelere yabancılaşan, tutunamayan bireylerin iç dünyasını anlatır. Yapıtları eleştiri, mizah ve ironi barındırır.