İncelemeden çok bir iç döküştür!
Neye nerden başlayacağımı bilmediğime göre ortasından başlayarabilirim. Bu düşünmeler mahvetti sonuçta bizi. Herhangi bir konuya bile nereden başlayacağımızı hep düşündük daha doğrusu ben öyle yaptım. Şimdi şu çoğulculuktan çıkıp kendim olarak devam etmeliyim yazdıklarıma. Saçmalayabilirim önemli değil. Kimin ne düşündüğü eskisi kadar umrumda değil. Sonuçta bunlar benim yazdıklarım ve benim hissettiklerim. Değil mi ama? Yeterince boş konuştun Duygu. Geç şimdi buraları.
Oğuz Atay ile yalnız kalmalıyım. "Ruhumun Aynası" diyordum ona. Ruhumdan bir şeyler vardı bu adamda. Neydi bu yansıma tam olarak ben de bilmiyordum. Ama ıstırap verdiği kadar ben olduğunu hissettiğim bir şeyler. Kelimeler nasıl bir araya gelip anlam bulacaktı. Önemliydi kelimeler Oğuz Atay için. Kelimelerin önemini ben de senden sonra öğrendim biliyor musun? Üzerinde duracağım bir şeye benzemiyorlardı. Ama seni okudukça bir şeyler önem kazandı bende. Selim Işık'ın hayatı boyunca kelimelerle derdi vardı. Bulmak istediği bir şeyler vardı. Ve buldu sonunda 'onu'. TUTUNAMAYANLAR'ı.. Çoğulcu bir şeylerdi. Hayatı boyunca onlara benzememek için uğraştı belki de ama en son onlardan biri olduğunu hissederek son verdi hayatına. Hem biliyor musun Oğuz Atay bence Selim Işık, bir çoğumuzdan daha cesaretli. Ben bu kadar cesur değilim. Şimdi biri çıkıp: "Ne yani intihar etmek cesaret işi mi?" Diyecek. Biliyorum. Ama Canım İnsanlar, bazı konularda sizinle tartışmaktan çok uzağım artık. Herkes farklı düşünür. Bir türlü şunu anlamadınız. Bu yüzden farklı insanlarız. Yoksa tek tip, seri üretim olarak sürülürdük piyasaya. Ben ne zamandır böyle konuşuyor ve düşünüyorum inan bilmiyorum Canım Oğuz Atay.. Demek ki bazen değişim iyi yönde olabiliyormuş. Hadi ordan ben de sanki değişimin iyi
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!