Hakan Akdoğan 'nın okuduğum ikinci kitabı. Struma ile ilgili olan kitabını severek okumuştum.
Değişik bir kitap olmuş. İki ayrı hikaye var içerisinde ve finalde bu hikâyeler birleşiyor. Sürükleyici bir anlatımı var. Ressam Halil ve Necati beyin hikayesi sizi etkileyecek. Anlamaya çalışmakla, anlamak istememek arasında gittim geldim finalde. Huzursuz etti beni final ama sanki yazarın da istediği bu :)
İyi okumalar
"Başımı önüme eğerdim aşık olunca; kimi zaman kaldırım taşlarını, kimi zaman yanımdan geçen insanları sayardım.
Değer mi bir elmaya?
Genç bir yazar, büyük bir yetenek.. Bu kitap okunmaya değer.. Bir gece de yazılmış bir kitap olduğuna inanmakta güçlük çekiyorum, nasıl bir ilham?
Sözcükler, sözcüklerin altında yatan anlamlar, bir kurgudan fazlasıydı. Bir arkadaşımın tavsiyesiyle başladım, sonu inanılmaz biten bir serüven sakın bırakma demişti. Ama ben ilk cümleden son cümleye kadar su gibi içtim, evet değerli bir yazar. Değerli bir ödül almış, bence son olmayacak, dili ve kalemi oldukça kuvvetli yazarın zira, ilerde adından çok söz ettirecek.
İki ayrı zaman ve benzer mekanlar.. Kitapta 2 ayrı hikaye anlatılıyor. Şimdiki Zaman ve geçmiş zaman olarak.
Şimdiki zamanda Nevtan, Beril ve Necati anlatılırken, geçmiş zamanda ise Ermeni Ante, Peride ve Ressam Halil anlatılıyor.
Yazar, bu iki hikayeyi kitabın sonunda birbirine bağlıyor.
Şimdiki zamanda anlatılan hikayede, çocukken kız arkadaşı Beril elma istediği için ağaca çıkıp elma koparmaya çalışan Necati, düşüp sakat kalır ve bir daha asla yürüyemeyecektir. Beril ise vicdan azabı çektiği için hayatında Nevtan olduğu halde sık sık Necati ile görüşür. Necati'nin ise Beril ve Nevtan'la ilgili başka planları vardır.
Osmanlı döneminde geçen geçmiş zaman hikayesinde ise ressam Halil, Peride'yi çıplak çizme arzusundadır. Bunun için kadınlar hamamı bile gözetler. Bir gün sokakta gördüğü Peride'yi kaçırır, evinde alıkoyar ve onu çıplak olarak resmeder. Bu durum hiç beklenmedik olayları tetikler. Bu arada Halil, şarap almaya gittiği meyhanenin sahibi Ermeni Ante'yle dost olmuştur ve ona sevdiği kız Mihriban'a kavuşması için de yardım eder.
Şubat ayında okuduğum son kitap olan Nü Peride'nin kurgusu iyiydi. Hikayenin ustaca birleşmesini ve sonlara doğru hikayenin ters köşe oluşunu beğendim.
Ancak kitabın başında ve ara ara duyguların anlatıldığı bölümleri sıkıcı buldum.
Farklı bir kitap okumak isterseniz meraklısına tavsiyemdir.
Sevgili Hakan Akdoğan katılımcısı olduğum bir öykü yarışmasında jüri üyesiydi. Kendisini daha öncesinde okuma şansım olmamıştı. Bugün sabah sularında başladığım kitap birkaç saat içinde bitiverdi. Kitabın birkaç farklı akışa sahip olması fikrini sevdim. Beni etkileyen kısım daha çok geçmişin gölgesinde akan kısımdı. Ressam Halil’e olan kinimi de Necati’ye yansıtmamak elde değil sanırım. İkisi de benzer sapkınlıkların peşinde kendilerince sevdikleri kadınlara her şeyi yapabileceklerini düşünen insanlardı.
Kurguda genel hatlarıyla kadınların aşkın öznesi olarak anlatılması dikkatimi çekti. Karşılıklı hislerin paylaşımındaysa kadınların bakış açısından gördüğümüz kısımlar duygu ve düşünceleri değil görece eylemleriydi. Biraz da onların bakış açısına sızabilseydik çok daha keyifli bir okuma olabilirdi belki.
Bunun dışında insanların başına gelenlerin sorumluluklarını ne kadar taşıması gerektiğini de düşündürdü. İstemediği bir elmayı birine vermek adına düşülen yolda gelen ömürlük sakatlıkla misal trafik kazası geçirerek felç kalmak veyahut iş kazasında yaralanmak olaylarını ele aldım kendimce. Sorumluluk tanımadığımız birine aitse farklı bedelleri var sanki. Ömür boyu bir insana eziyet edercesine onu suçlayarak ajite etmek aslında hastalıklı birine ait diyorsun okurken. Nitekim sona geldiğimizde de görüyoruz düzeyini.
Başlangıçta okuru Necati’ye sempati beslemeye itecek bir anlatımla aktarırken sonrasında Nevtan ve Beril üzerinden bizlere verdikleriyle o şoku yaşıyoruz. Tüm kurguda beni en çok etkileyen Ante ve Mihriban’ın hüzünlü sonu oldu. İnsanın bencilliğinin sonu sınırı yok. Ek olarak yitirilen güzelliğin ve bulaşıcı hastalığın insanı izole bir yaşama itmesiyle sakatlıkların benzer bir karamsarlığı paylaşması da kurgunun alt metinlerindendi. İnsan yaşama gayesini
Yazarın üslubu ve kurgusu çok güzel. İki ayrı hikaye ve 7 insanın hayat hikayelerinin birleşimini başarılı buldum. Bir gece de yazılmış olması da ayrı bir başarı.
Nü PerideHakan Akdoğan · Eksik Parça Yayınları · 2019659 okunma
Bir Pazar sabahı erken saatte ( erken saat derken sabahın beşini kastediyorum. Yani sabahın körünü...) bir buçuk saat gibi kısa bir sürede okuyup bitiriverdim Halil ile Peride'nin aşkını.
Aynı yazarın "Kirpi Mesafesi" adlı romanını da geçen ay okumuş ve beğenmiştim.
Aldığı ödülü fazlasıyla haketmiş bir roman olarak kitapsever dostlara öneriyorum.
Hayatım kaydı. Hayatım kaydı yani başka şekilde ifade edemiyorum. Kitap bitene kadar merak ve stresten dudaklarımı falan yolmuşum. Lafın tam anlamıyla tek solukta okudum, herkesin böyle okuduğuna eminim. Varsa günlere yayıp sabredebilen gerçekten tebrik ediyorum. Mideme kramplar girdi, ağladım, hikayelerin acısı içime işledi ve daha adını koyamadığım ne hisler geldi geçti. Kaç duyguyu aynı anda ya da ardı ardına yaşayabilirsiniz testi gibi bir kitap, hala duvara bakıyorum.
Nü PerideHakan Akdoğan · Eksik Parça Yayınları · 2019659 okunma
Allah Allah ne okudum ben yahu? @hakanakdogan_ ne de güzel yazmış. Yeni takıntımı buldum mu acaba? CÜCÜ ve Stefan Zweig aşkını bilmeyen kalmadı acaba yeni bir aşk mı doğuyor? oooooo hadi size bayram dedikodusu çıktı bu kitapta sizi birbirinden bağımsız gibi görünen iki hikâyenin muhteşem bir kurguyla birleşmesi ve şaşırtıcı bir son bekliyor. En benim diyen bile böyle bir sonu tahmin edemez uzun zamandır bir kitaba bu denli bayılmamıştım. Bitince de çok üzüldüm. Tavsiye ederim demek bile az beklemeyin hemen gidin alın okuyun
İlk başlarda cinsel içerikli yerler bir nebze rahatsız etmiş olsa da harika bir anlatım kabiliyeti, tarihi yerlere dokunma, olay örgüsünde yaşattığı anlar çok güzeldi. Antenin hüzünlü hikayesi, nevtanın bağlandığı yer, mükemmel şekilde birleştirilmişti. 104 sayfalık kitaptan çok daha fazla okumuş gibi tat aldım ve bu kolay kolay bulunmaz kitaplarda. Tavsiye edilir. Okunmalı.
Merhaba dostlar
Biri geçmişte diğeri günümüzde geçen, birbiriyle bağlantılı iki hikâye var kitapta. Roman, günümüzde yaşayan tekerlekli sandalyedeki genç adamla açılıyor. Yanına gelip giden kadının kim olduğu, adamın neden tekerlekli sandalyede olduğu yavaş yavaş ortaya çıkıyor.
Genç adam, genç kadına, Osmanlı döneminde yaşayan, resme yetenekli, çıplak kadın resmi çizmeyi takıntı haline getiren bir gencin hikayesini anlatmaya başlıyor. Derken iki hikâyenin ortak yanları ortaya çıkmaya başlıyor.
Geçmişteki ressamın hikâyesi bana göre daha ilginçti. Romanın sonu ise hızla değişen gerçeklerle heyecanlı ve hüzünlüydü.
Sevgiyle kalın
.
Nü PerideHakan Akdoğan · Eksik Parça Yayınları · 2019659 okunma
Hacettepe Üniversitesi ‘İngiliz Dil Bilimi’ bölümünü bitirdikten sonra Anadolu Üniversitesi ‘Medya ve İletişim’ bölümünü tamamladı. Uludağ Üniversitesi'nde ‘İnsan, Toplum ve Felsefe’ programında yüksek lisans çalışması yaptı. Sanatla Terapi ve Adli Psikoloji Uzmanlığı eğitimleri aldı. International Dublin University’de Sosyal Psikoloji alanında Master derecesi yapmaktadır.
2003 yılından bu yana birçok üniversite ve kurumda ‘Yaratıcı Yazı’, ‘Derin Okuma’, ‘Sanatla Farkındalık’ gibi konularda eğitimler vermekte, çeşitli platformlarda konuşmacı olarak yer almaktadır. Halen bazı üniversitelerde ve çeşitli kurumlarda eğitimler vermekte, yayınevlerine yayın danışmanlığı yapmaktadır. Distopya Akademi’nin kurucusudur.
Nü Peride, Gölge Yaşatan, Struma, İlişmek, Varlık ve Piçlik, Kirpi Mesafesi, Kenet adlı romanları yazdı. Yunus Nadi Roman Ödülü’nü kazandı. Eserleri birçok dilde ve ülkede yabancı okurlarla da buluşmaktadır.