İnsan toplumu yetmiş yüzyıldan beri yüce ve ebedi yasaların anlamını artık kavrayamayacak kadar kokuşmuş yasalara boyun eğdi. Artık mumların cılız ışığından başka bir ışık görmemeye alışan insanın gözleri, güneş ışığına bakamaz oldu.
Fiziksel ölüm, her gün içimizde gerçekleşen milyonlarca ölümün sadece maddeye dönüşen görüntüsüdür; acıya düşkün ve ıstırap çekmeyi seven bir insanlıktan ödünç alınmış bir inancın kristalleşmesidir.