8,2/10  (324 Oy) · 
1.069 okunma  · 
254 beğeni  · 
4.205 gösterim
Pulitzer ve Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülen John Steinbeck’in çağımızın toplumsal ve insani meselelerini ustalıkla resmettiği eserleri modern dünya edebiyatının başyapıtları arasında yer alır. Tomris Uyar’ın sunuş yazısında belirttiği gibi, “İnsanoğlunun umudunun, var olma direncinin seyreldiği bir tarih anında olanca görkemiyle gerçek umudun türküsünü söylemiştir. Tozpembe olmayan gerçekçi bir umudun.” Bu nedenle eserleri edebi değerleri kadar güncelliklerini de hiç yitirmemiştir. 
Bir Meksika halk hikâyesinden esinlenmiş İnci, bir zamanlar İspanya Kralı’na büyük zenginlikler getiren bir koyda yaşayan fakir bir inci avcısının, Kino’nun ve ailesinin hikâyesini anlatır. Kino’nun çocuğunu kurtarmak umuduyla daldığı denizden çıkardığı eşi benzeri görülmemiş inci, yalnızca umut değil yıkım da getirecektir. İncinin özü insanların özüne; Kino’nun kulaklarında çınlayan ve kasabaya yayılan İncinin Türküsü, ailenin, kötülüğün, umudun ve düşmanlığın türküsüne karışacaktır. 
Steinbeck, Kino’nun derinliklerden söküp çıkardığı inci ile içinde yaşadığımız dünyaya ve insanın dramına ışık tutuyor.
 
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2012
  • Sayfa Sayısı:
    102
  • ISBN:
    9789755705866
  • Orijinal Adı:
    The Pearl
  • Çeviri:
    Tomris Uyar
  • Yayınevi:
    Sel Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Sadettin TANIK 
 08 Kas 2015 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

John Steincbek'in Fareler ve insanlar kitabından sonra okuduğum ikinci kitabıydı; ve de okurken etkilendiğim güzel bir kitap. Yoksul insanların yaşam koşullarını, kavgalarını, anlattığı bu kitapta: Bulduğu eşsiz bir inciyle yaşamını değiştirebileceğine inanan ve bunun için mücadele eden inci avcısı Kino'nun hikayesini okuyacaksınız. Okurken gerçekten etkileneceğinize inandığım ve bir solukta okuyabileceğiniz; kesinlikle kitaplığınızda olması gereken bir eser.

ANIL AKCAN 
27 Ara 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

~~Çelik bir zekâ Stainbeck~~

<> Gerçeği sınırlayan şey, insanın cüzi miktarda yarattığı ve çok yoğun bir şekilde inandığı inançlarıdır.
<> Bence masumiyet, insanın keşfedilmemiş canavarlığından arta kalan yanıltıcı bir iceberg' idir.
<> Ya da vazgeçmek, kaybetmekten daha anlamlıdır ne bileyim.
<> "Güç dediğimiz şey korkudur" desem kızar mısınız ki?
<> Ya da Anıl saçmalıyor sabahın 4'ünde. O da olabilir.

Yonca 
17 May 23:25 · Beğendi · 10/10 puan

Yine bir hikaye daha biter.Kitap Kinonun çocuğunun akrep sokması ile bir baba olarak çare aramasıyla başlıyor.Belirli bir kurulu düzen var bu dünyada şu insanlıktan nasibini alamamış,aç gözlü insanların kurduğu...Doktor sırf paraları yok diye çocukla ilgilenmiyor bile,insanlık bu mudur? diye soruyor insan.Ne acı değil mi yaşamımız paramızın olmamasına bağlı,insan ömrü bu kadar değersiz...Kino bir inci ile hayatının değişeceğini sanarak maceraya çıkar.Insanliğa çaresizlik neler yaptırır bu kitap sayesinde görmüş oluyoruz.

Bekir İstanbul 
09 Şub 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 9/10 puan

"Fareler ve İnsanlar" a çok benziyor. Yaşanan olaylar tamamen farklı ama benziyor işte; aynı koku, aynı tat, aynı parmak izleri, aynı düşünce pusuları. Hayaller, umutlar ve acımasız gerçekler...

Bir filmde yönetmenin, bir kitapta yazarın dediği olur, ilgililere okumak, izlemek ve yorumlamak düşer. Okur, izleyici bazen daha güzel bir son hayal eder ama olan olmuştur, sonuç değişmez. Ben de bu kitapta tıpkı "Fareler ve İnsanlar" da olduğu gibi daha farklı bir son isterdim...

İyi gibi görünen şeyler kötü, kötü gibi görünen şeyler iyi olabilir, hayat bilmecelerle dolu. Bu yüzden isterken hayırlısını istemeli...

John Steinbeck okumak bir Cengiz Aytmatov okumak kadar güzel, okuyun derim.

KörKalem 
 20 Mar 17:59 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Sefalet, sömürülmüşlük, umut, hırs... Bir çok kelime ekleyebilirdim buraya İnci ile alakalı. O kadar güzel, o kadar sade, insanın içinde hoş bir seda bırakan bir uzun öyküydü İnci. Kitap çok kısa olmasına rağmen içinden bir çok ders çıkardım, hepsi aslında hayatın ta kendisi olan.

1) Kahramanımızın bebeği hastalanır ve çocuğu doktora götürmek isterler. Sömürülmüşlük öyle bir safhaya ulaşmıştır ki, doktor o küçücük yavruya bakmaz bile. Bu düzende, eğer paran yoksa ölürsün. Eğer kurulu düzene başkaldırırsan ölürsün. Eğer alt tabakadansan ölürsün. İnsanların senden sömüreceği hiç bir şeyin yoksa elinde, insanların seni kullanamayacağı kadar sefilsen, seni atarlar bir köşeye.

2)Bir diğer dikkatimi çeken mesele de şu oldu:
Evlilik. İnsanların parası yok diye evlenemediği bir yer düşünün. Tanıdınız değil mi? Şuan bizde de böyle değil midir durum?
Bu ayrıca o zamanki kokuşmuş sistemi de gözler önüne seriyor. İnsanların parası yok diye kilise nikahlarını bile kıymıyor, hatta çocuklarını vaftiz dahi etmiyorlar. Yine dini ticarete döken insan tipi ile karşı karşıya kalıyoruz.

3)Hırs... İnsanın para hırsı... Daha iyi yiyecekler yeme, daha iyi giysiler giyme, daha iyi bir evde yaşama gibi, her insanın tabii hakkı olarak görülmesi gereken bazı hasletler, insanların sömürülmesiyle ellerinden alınırken ortaya bu hırsa köle olan insan toplulukları çıkıyor.

Aslında kitap hakkında o kadar derin bir tahlil gerekir ki, kitabın tahlilinden de ayrı bir kitap çıkar diye düşünüyorum. Steinbeck bize harika bir eser bırakmış, daha bir çok şey yazılabilirdi kitap hakkında ama, ben en dikkatimi çekenlerle sınırlamayı uygun buldum. Yazarımız çok gerçekçi, açık seçık yazan, söyleyeceğini okuyucunun kalbine üfleyen biri. Bu harika eseri mutlaka okumanız temennisiyle...

Sergen Özen 
 23 Haz 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Koyda yaşayan fakir bir inci avcısının ve ailesinin serüvenini anlatır inci. buldukları değerli hazine mutluluk ve umut getirdiği gibi yıkım da getirecektir. Toplumun özü nasıl değişebilir? sorusunun yanıtır bu roman. Elimize geçen değerli bir şey veyahut paranın ruhu okşattığı kadar, hayatta öncekinden büyük sorumluluklar getirdiği gerçeğini gözler önüne sermeye kafidir. çünkü insanın sahip olduğu mücevher toplum nazarında rütbesini ve ünvanını hat safhaya çıkartır kişiyi. Descartes'in tabir ettiği gibi "Hayvani Arzular"ın ihtiraslarına kapılan insan benliğini kaybetmeye meyillidir çünkü eline geçen şey insanı her zaman daha fazla sahip olmaya iter. sorumluluk duygusunun verdiği yük ile, yapmış olduğu faaliyetlerin yapacağı faaliyetlere nazaran çok silik kaldığını düşünür. hep arayışlar içerisindedir, oysa eski yaşamdaki mutluluk hiçbir zaman göz ardı edilemez. Kino gibi güçlü bir iradeye sahipseniz bunların üstesinden gelebilirsiniz. Bir ailenin hüzünlü hikayesi ön planda, fakat Toplumun ikiyüzlülüğü daha çok dikkatimi çekti ve daha fazla bu nokta üzerinde düşündüm.
Gerçekten okunmaya değer harika bir kitap olduğunu düşünüyorum. John Steinbeck'in iki kitabını (Fareler ve İnsanlar ve İnci) iki günde okumuş bulunmaktayım. özellikle bu kitap 'Gazap Üzümleri'ni okuyacaklar listeme almam da büyük etken oldu. ince olan bu kitabın son sayfasına geldiğinizde çok şey anlattığını düşüneceksiniz-aynı fikrim Fareler ve İnsanlar için de sabittir.- Keyifle okumalar...

iki önceki neslin çocukları için "çocuklarımız okuyup büyük adam olmalı " ifadesinin belki de gerçek bir hikayeyle anlatılmasına dayanıyor. Sistemin veya zulmün; okuyan fakat bu yararlılığı ancak belli bir alanda uzmanlaşmaktan başka bir araç olarak kullanmayan insanların elinde daha bariz olması belkide bunlardan korunma ihtiyacı güden Kino'ya bunları söyletmiştir "Oğlum okumayı öğrenecek, bütün o kitapları okuyacak. Oğlum yazmayı öğrenecek ve yazacak. Oğlum sayıları öğrenecek. Bütün bunlar bizi özgür kılacak, çünkü o bilgilenmiş olacak, bizler de ondan öğreneceğiz."

sezen 
03 Haz 2015 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Nasıl olur da bütün kasaba birden düşmanınız olur? Dostluk kaç altınla son bulur ve aklımızı kaç parayla yitiririz? Kino inciyi bulduğunda gerçekten buna o kadar muhtaçtır ki. Ancak sonrasında başına gelenler "keşke hiç bulmasaydım" dedirtecek derecededir. Tüm satıcılar ağız birliği yapmışlardır. Bir babanın çaresizliğinin romanı, yükselen kapitalizmin tüm insani değerlerimizi ayaklar altına aldığının romanı. Hüzünlüdür ama bayağı değildir. Okullarda öğretmenlerin kesinlikle okutması gereken kitapların başında gelir "Fareler ve İnsanlar" ile beraber.

Göz De 
12 Kas 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yazar bu uzun öyküsü elyazmasını kaybeder. Üşenmez, öyküyü yeniden yazar, sonra da taşınırken ilk yazdığı halini bulur. Eski ve yeni metinleri karsılastırdığında aralarında sadece yedi sözcük fark olduğunu görür. Bense; ikinci kez okuyup, yedi farklı anlam çıkardım.. Çocukluğumun öyküsü.. Bir çırpıda okunasıdır zannımca..

Ayşen BÜLBÜL 
14 Eki 2015 · Kitabı okudu · 18 günde · Puan vermedi

Ne için kim için yaşıyoruz ? sorusunu defalarca sordurtan bir kitap. Paranın insan yaşamından daha üstün olduğu bu uğurda bir halkın toplumun kıyısındaki yerini bolca düşüneceksiniz. İnsanı insan yapan değerleri sorgulamak adına okunması gereken kitaplardan.

Kitaptan 99 Alıntı

Uğur Erdoğan 
08 Şub 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Oğlum okumayı öğrenecek, bütün o kitapları okuyacak. Oğlum yazmayı öğrenecek ve yazacak. Oğlum sayıları öğrenecek. Bütün bunlar bizi özgür kılacak, çünkü o bilgilenmiş olacak, bizler de ondan öğreneceğiz.

İnci, John Steinbeck (Sayfa 33 - Remzi Kitabevi)İnci, John Steinbeck (Sayfa 33 - Remzi Kitabevi)
Umut 
10 Oca 17:39 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ta beşikten mezara dolandırıldığımızı biliyoruz. Yine de yaşamayı sürdürüyoruz.

İnci, John Steinbeck (Sayfa 64)İnci, John Steinbeck (Sayfa 64)
Umut 
10 Oca 11:29 · Kitabı okudu · Puan vermedi

...konuşmak salt alışkanlıktan doğuyorsa ne gereği vardı ki.

İnci, John Steinbeck (Sayfa 14)İnci, John Steinbeck (Sayfa 14)
Yonca 
17 May 18:07 · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Hiç kimse bu uğuru alamayacak elimizden."

İnci, John Steinbeck (Sayfa 68 - Sel Yayıncılık)İnci, John Steinbeck (Sayfa 68 - Sel Yayıncılık)
Merve 
29 Kas 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Görmek bir kesinlik ifade etmiyordu; gözle gördüğümüzün aslında orada olup olmadığına ilişkin bir kanıt yoktu.

İnci, John Steinbeckİnci, John Steinbeck
Ali Yalçın 
19 Haz 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Bir şeyi çok fazla istemek iyi değildir. Bazen şans ters dönebilir yoksa. Ayarında istemeyi bilmeli kişi."

İnci, John Steinbeck (Sayfa 28)İnci, John Steinbeck (Sayfa 28)
Derya Yalınkılıç 
09 May 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Doğduğumuz andan tabuta girdiğimiz güne dek dolandırıldğımızı hepimiz biliyoruz, ama iyi kötü yaşıyoruz işte. Sen yalnız inci tüccarlarına değil, yıllardır süregelen düzene, yaşam biçimine başkaldırdın. Korkuyorum Kino, senin adına korkuyorum.

İnci, John Steinbeckİnci, John Steinbeck
Yonca 
16 May 19:50 · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Tanrı sizi kutsasın yavrularım."

İnci, John Steinbeck (Sayfa 38 - Sel Yayıncılık)İnci, John Steinbeck (Sayfa 38 - Sel Yayıncılık)

Kitapla ilgili 1 Haber

John Steinbeck'ten yazmaya dair altı tavsiye
John Steinbeck'ten yazmaya dair altı tavsiye John Steinbeck bir aktör ve yazar olan Robert Wallstene’e 1962 yılında bir mektup yazarak kendi yazarlık yöntemini özetleyen altı ipucu vermiş. Hem Nobel hem de Pulitzer ödüllü bir yazar Steinbeck, bu açıdan bakınca yazmak ve yazarlık hakkındaki düşünceleri ayrı bir önem kazanıyor şüphesiz. Genç yazarlara yol gösterici bir nitelik taşıyan bu altı tavsiyeye bir göz atalım öyleyse..