Adı:
Cennetin Doğusu
Baskı tarihi:
Ağustos 2017
Sayfa sayısı:
656
ISBN:
9789755708836
Kitabın türü:
Orijinal adı:
East Of Eden
Çeviri:
Roza Hakmen
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Nobel Ödüllü yazar John Steinbeck derinlikli olay örgüsü ve her biri tanıdık özellikler barındıran büyüleyici karakterleriyle Cennetin Doğusu’nda, insanlık tarihinin Âdem’den bu yana en eski ve vazgeçilmez anlatısına, yani iyilik ve kötülüğün bitmek bilmez çekişmesine ve aralarındaki karmaşık ilişkiye modern bir yorum getiriyor.

Geçtiğimiz yüzyıl başında Amerika’da ayakta kalma mücadelesi veren iki ailenin yollarını cennetvari topraklarda, Salinas Vadisi’nde kesiştiren Steinbeck, kötülüğün bir yazgı mı yoksa iyiliğe ulaşmak için özgür iradeye başvurularak aşılması gereken bir basamak mı olduğunu kutsal kitapların mitolojilerine göndermeler ve zengin metaforlarla, kuşaklara yayarak irdeliyor.

Habil ile Kabil, çiftçi ve çoban, çılgınlık ve bilgelik, erdemlilik ve ahlaksızlık, kardeşlik ve haset, insan ve insan, “Bugüne kadar yazdıklarım, bu kitap için bir hazırlık niteliğindeydi” diyen Steinbeck’in görkemli anlatısında çarpışıyor.
John Steinbeck... Kesinlikle en sevdiğim yazar. Gazap üzümleri adlı kitabı okuduktan sonra bütün kitaplarını okumaya karar verdim. İşçinin, emekçinin ve ezilenin yanında...kaplist düzeni harika eleştirmesi yazarı sevmemde ki en büyük etken. Cennetin doğusu'na gelince..
Karışık duygular ile okuduğum bir kitaptı. Hem ileride ne olacağını merak ettim, hem de bitmesin istedim bu yüzden azar azar okudum. Klasik kategorisine düşen ama hiç te o ağırlığı taşımayan, okuyucuyu sıkmayan bir eser. Habil ile Kabil'in hikayesinden esinlenmiş yazar. Kabil, yaptığının bedelini, hayatının sonuna kadar Cennetin doğusunda bir yerde yaşayarak ödemelidir. 
Asırlardır süren savaşları farklı kuşaklardan ama kardeş olan karakterler üzerinden işlemiş yazar. Ki bu savaşlar aslında insanın içinde yaşanır en çok - iyilik ile kötülük savaşır başta, güzellik ile çirkinlik, doğru ile yalan ve daha bir çoğu ama insan yapabileceğine, kendine inandığında da neyin galip geleceğini belirleyebilir. Çok mesajı ve sorusu var yazarın okurlarına, benim aklıma kazınan ise şu oldu: madem insan özürlü doğabilir, neden bu özür bedeninde değil de, ruhunda olmasın ki? Hani derler ya, herkes aslında iyi doğar diye, acaba gerçekten öyle mi sorusu geliveriyor okuyucunun aklına. Ben çok sevdim Steinbeck'i, diğer kitaplarını da okumaya karar verdim.. Keyifli okumalar herkese.
Konu Hamilton ve trak aileleri üzerinde dönüyor...Steinbeck kendi ailesinden esinlenerek yazmış bu romanı, Samuel Hamilton yazarın dedesiymiş.Olaylar Californiya'nın salinas vadisinde geçiyor...Birbirinden farklı iki kardeş.İyi ve kötü ..Habil ve Kabil örneği verilmiş....nobel ödülünü hak etmiş bir eser.

Benzer kitaplar

Okuduktan sonra etkisinden uzun süre çıkamadım. İnanılmaz etkileyici bir hikaye ve betimleme... Steinbeck, bir röportajında bundan önce yazdığı tüm eserlerin bunun hazırlığı olduğunu, tüm tecrübesinin bu kitapta olduğunu söylemişti.
"Size bir şey söyleyeyim mi? Bu romanı herkesin okumasını ve beğenmesini müthiş istiyorum. Okumazlar, beğenmezlerse çok bedbaht olacağım."
Büyük yazarın içi rahat olabilir. Herkes okudu ve çok beğendi.
Kitabı çok keyif alarak okudum. Okuyan herkesin kendinden bir şeyler bulacağını düşünüyorum. Çok renkli ve geniş bir karakter çeşitliği var. Olay örgüsü öyle güzel işlenmiş ki zaman ve mekan geçişleri hiç rahatsız etmiyor. Gazap üzümlerini de keyifle okumuştum, ilk fırsatta diğer kitaplarını da okuyacağım.
Karışık duygular ile okuduğum bir kitaptı. Hem ileride ne olacağını merak ettim, hem de bitmesin istedim bu yüzden azar azar okudum. Klasik kategorisine düşen ama hiç te o ağırlığı taşımayan, okuyucuyu sıkmayan bir eser. Habil ile Kabil'in hikayesinden esinlenmiş yazar. Kabil, yaptığının bedelini, hayatının sonuna kadar Cennetin doğusunda bir yerde yaşayarak ödemelidir.
Asırlardır süren savaşları farklı kuşaklardan ama kardeş olan karakterler üzerinden işlemiş yazar. Ki bu savaşlar aslında insanın içinde yaşanır en çok - iyilik ile kötülük savaşır başta, güzellik ile çirkinlik, doğru ile yalan ve daha bir çoğu ama insan yapabileceğine, kendine inandığında da neyin galip geleceğini belirleyebilir. Çok mesajı ve sorusu var yazarın okurlarına, benim aklıma kazınan ise şu oldu: madem insan özürlü doğabilir, neden bu özür bedeninde değil de, ruhunda olmasın ki? Hani derler ya, herkes aslında iyi doğar diye, acaba gerçekten öyle mi sorusu geliveriyor okuyucunun aklına. Ben çok sevdim Steinbeck'i, diğer kitaplarını da okunacaklar listeme ekleyeceğim. Ve sonuç olarak, bu kitap okunmalı. :)
John Steinbeck...Hayran kaldığım yazarlar arasında.Betimlemeleri muazzam.Teması yine öyle.Karakter analizi şahane.Sıradan bir şeyi bile o kadar güzel anlatımı var ki..Bi kurgu var ve hayranlıkla seyrediyorsunuz.Oluşturduğu bütünlük,kurulan bağların birbirine prangalanışı..Etkileyici bir biçimde ortaya çıkarılan sanat.İşte bu !
John Bey'in arada felsefik düşüncelerini kaleme alması da çok çok güzel..
Sayfalar ilerledikçe yine geçmişe dönülmesi de farklı bi tarz oluşturmuş.Bi bölümde Liza'nın alkolü seveceğini biliyoruz mesela ama sevmediği zamanlara yeniden geçiş yapılmış..
Samuel karakterine bayıldım.Yazarın dedesi olan bu kişinin çocuklarına,eşine,çevresindeki insanlara olan tavrı,düşünce biçimi,varolanı kabul etmeyip iyileştirme yolları araması yine muazzam...
Yine Lee'nin hayaline olan hayranlığım..
Tavşan avı üzüldüğüm kısımlar arasındaydı.Bu detay burda olmamalıymış dedirtiyor.
Fazlasıyle sürükleyip götüren bi klasik sınıfında.Şiddetle tavsiye edilir.
700 küsur sayfaydi sanırım bu kitap.internetten sipariş etmiştim.son sayfası eksikti..kitabı okurken çok fazla anlamıyordum neler döndüğünü.. sonra sonlara doğru bir sayfa çıktı karşıma..bu dedim.. 700 sayfaya da, -son- suzluğa da değdi işte..çünkü bazen bir cümle yeter..

bence steinbeck bir yazar değil bir felsefedir..bilen bilir.
Çok güzel betimlemeler ile anlatılmış bir durum romanı, tarihin bir noktasını, aile yaşamlarını anlamamızı sağlıyor Amerika da.
Dünya klasiklerinin önde gelen kitaplarından biridir bana göre.. bu kitapta insana dair herşey var.. ruhu sakat doğan insanlarda, vicdanlarıyla daima kötüleri yenende anlatılmış. Yazarın kitapla ilgili, bugüne kadar yazdığım herşey bu kitaba hazırlık niteliğindeydi, sözü kitabın değerini belli ediyor.. steinback in yalın, akıcı ve etkili anlatımını zaten okuyan bilir. Daha ilk sayfalardan onun tatlı dünyasına girersiniz. Ama bu kitapta sizi çok daha derinlere indiriyor.. habil ile kabil hikayesini bu kdr güzel yorumlamakta ayrı bir yetenek.. Timşel sözünü anlamadıysanız kitabı iyi okumamaışsınız demektir. Not syf 334
Yazarın baş yapıtıdır, iyi ile kötülerin kavgasını anlatır. Ustaca tasvirler ve Amerika ... Kitap dizi filmi yapılmış aynı zamanda sineması çekilmiştir.
Stienbeck'in kendisi için de özel olan bu kitabı, bende çok farklı bir yere sahip. Kitabı okurken insan nedir sorusunun cevabını iyi bir şekilde aldım. Üzerine oturup düşünülecek çokca sayfaya sahip, iyi ki tanımışım Stienbeck'i :)
Yazar kitabı için: ''Bugüne kadar yazdıklarım, bu kitap için hazırlık niteliğindeydi'' demiş. Bu söz bile okumaya değer kılıyor kitabı.
Harikulade bir kitabın daha sonuna geldim. Steinbeck bütün birikimini bu kitapta toplamış ve bir röpörtajında; "Size bir şey söyleyeyim mi? Bu romanı herkesin okumasını ve beğenmesini müthiş istiyorum. Okumazlar, beğenmezlerse çok bedbaht olacağım." Demiş.. Öyle muazzam bir eserdi ki; kimsenin beğenmeyeceğine inanmıyorum.. Yazarın sürekli ezilen tarafta olması ve kapitalist sistemi eleştirmesini artık okudukça daha iyi anlıyorsunuz. Bu kitapta yine iyi ve kötünün, güzel ve çirkinin, güçlü ile güçsüzün birbirinden ayrımını okuyoruz.. Amerikan edebiyatını sevdiğimden artık çok eminim. Steinbeckin müthiş tasvirleri analizleri yanına eklenen muazzam betimlemeleri sayesinde Kaliforniya’da gezindim durdum. Habil ve kabil üzerinden kardeş kıskançlığının ve insan olma savaşının hikayesiydi anlatılan.. Savaşlardan, dönemin şartlarından, toplumsal düzeninden,, her şeyden bir mesaj bir çığlık bir eleştiri çıkartıyorsunuz dikkatle okuduğunuzda.. Her bir karakteri ayrı ayrı sevdim ama bir Lee ve Samuel vardı ki; unutmak mümkün değil.. yine uzun uzun kendi analizlerimi yazacak olsam Cal’den de bahsederdim.. İnsanın herşeyi önce kendi içinde halledebileceğini hissettiren yegane eserlerden biriydi..Kitapla ilgili saatlerce konuşabilirim, okuyanlar okuyacaklar yazabilirler.. Kimse bekletmesin hemen eline alsın okusun istiyorum; zira ne kadar ömrümüz var bilmiyoruz. Nefes aldıkça böyle kıymetli eserleri okumamak için aptallık etmemeli(!)
.
"Belki de herkes fazla zengin. Zenginlerin doyumsuzluğu kimsede yoktur. Bir adamı besle, giydir, iyi bir eve oturt, umutsuzluktan ölür."
John Steinbeck
Sayfa 347 - Remzi kitabevi
" İştahın bile bir sınırı vardır, " diyordu Samuel. Bütün bir cennet ve yeryüzü pastası bile, bazen insanı doyuramaz. "
John Steinbeck
Sayfa 185 - Remzi kitabevi
Bir şey olmamız, insanların hoşuna gider. Özellikle, kendileri neyse, onu olmamız.
John Steinbeck
Sayfa 310 - Altın kitaplar yayınevi
Ve bana öyle geliyor ki, kötülük ölür ölür dirilir, iyilik ise ölümsüzdür.
John Steinbeck
Sayfa 468 - Altın kitaplar yayınevi
Birine göre susan adam akıllıdır, ötekine göre lafı olmayan adamın düşüncesi de yoktur.
John Steinbeck
Sayfa 159 - Sel Yayıncılık

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Cennetin Doğusu
Baskı tarihi:
Ağustos 2017
Sayfa sayısı:
656
ISBN:
9789755708836
Kitabın türü:
Orijinal adı:
East Of Eden
Çeviri:
Roza Hakmen
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Nobel Ödüllü yazar John Steinbeck derinlikli olay örgüsü ve her biri tanıdık özellikler barındıran büyüleyici karakterleriyle Cennetin Doğusu’nda, insanlık tarihinin Âdem’den bu yana en eski ve vazgeçilmez anlatısına, yani iyilik ve kötülüğün bitmek bilmez çekişmesine ve aralarındaki karmaşık ilişkiye modern bir yorum getiriyor.

Geçtiğimiz yüzyıl başında Amerika’da ayakta kalma mücadelesi veren iki ailenin yollarını cennetvari topraklarda, Salinas Vadisi’nde kesiştiren Steinbeck, kötülüğün bir yazgı mı yoksa iyiliğe ulaşmak için özgür iradeye başvurularak aşılması gereken bir basamak mı olduğunu kutsal kitapların mitolojilerine göndermeler ve zengin metaforlarla, kuşaklara yayarak irdeliyor.

Habil ile Kabil, çiftçi ve çoban, çılgınlık ve bilgelik, erdemlilik ve ahlaksızlık, kardeşlik ve haset, insan ve insan, “Bugüne kadar yazdıklarım, bu kitap için bir hazırlık niteliğindeydi” diyen Steinbeck’in görkemli anlatısında çarpışıyor.

Kitabı okuyanlar 203 okur

  • Sena Duman
  • Pol Gara     /   Yeşim Firûzan    :))
  • Ehu Ehe
  • Hasan Zeki Alp
  • Emir Suskun
  • Sena
  • Mihmandar
  • Batuhan Yolcu
  • Çağlar Can Cengiz
  • Özgür Terzi

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.6
14-17 Yaş
%2.7
18-24 Yaş
%16.1
25-34 Yaş
%24.1
35-44 Yaş
%28.6
45-54 Yaş
%19.6
55-64 Yaş
%3.6
65+ Yaş
%1.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%59.8
Erkek
%40.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%53.9 (48)
9
%21.3 (19)
8
%10.1 (9)
7
%6.7 (6)
6
%1.1 (1)
5
%2.2 (2)
4
%1.1 (1)
3
%1.1 (1)
2
%2.2 (2)
1
%0

Kitabın sıralamaları