Adı:
Hacı Murat
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
164
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944883856
Kitabın türü:
Çeviri:
Mazlum Beyhan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Hacı Murat
Hacı Murat
Hacı Murat
Tolstoy'un ölümünden bir sene sonra basılan son romanı Hacı Murat, hem savaş ve siyasetin doğası hem de iki farklı kültür ve dünya arasına sıkışıp kalmak hakkında bir hikâye.

Tolstoy, gerçek olaylardan esinlenerek yazdığı bu romanda, Rus İmparatorluğu'na karşı kanının son damlasına kadar kahramanca savaşmış Çeçen isyancı Hacı Murat'ın hikâyesini anlatır. Çeçen lideri Şeyh Şamil'e anlaşmazlığa düştükten sonra Rusların tarafına geçen Murat, çok geçmeden her iki tarafın da güvenini kaybetti€ini fark eder. Ruslar tarafIndan önce sıcak bir karşılama görse de, hemen sonras›nda casus olduğu ?üphesiyle hapse atılır. Karısı ve oğlunun Çeçenlerin eline düştüğünü öğrendiğindeyse, her şeyi göze alarak ailesini kurtarmak üzere yollara dü?er. Ortak bir amaç için sava?an iki adamı karşı karşıya getiren bu mücadele dolu hikâye, yüzyıllar öncesinden bugüne uzanan siyasi sorunların doğasına da ışık tutuyor.

"Tolstoy olmasaydı, edebiyat, çobanı olmayan bir sürü, içinden çıkılamaz bir kördüğüm olurdu."
-ANTON ÇEHOV-
(Tanıtım Bülteninden)
Tolstoy, benim için vicdan ve ahlâk kelimeleriyle özdeşleşmiş bir yazar. Hacı Murat kitabını okumaya ilk başladığımda doğa tasvirleri karşıladı beni. Betimlemeleri o kadar güzeldi ki, bir devedikeni bitkisinin ezilmiş, harap olmuş halini tasvirle başlamıştı Tolstoy hikâyeye. İlgimi hemen çekivermişti. İleride anlatacağı olaylarla bu tasviri nasıl bağlayacağını ve sözü nereye getireceğini merak ederek çevirdim sayfaları.

Tarihe ilgim maalesef zayıftır. Kitaba konu olan Hacı Murat ve Şeyh Şamil arasındaki uyuşmazlıkları, Ruslar ile Çeçenler arasındaki çekişmeleri ve savaşları bilmediğimi belirtmek isterim. Ama buna rağmen Tolstoy bütün bunları öyle ilgi çekici şekilde hikâyeleştirmiş ki, kitabı okurken merakla tanıklık ettim olaylara.

Tolstoy, olayları aktarırken kesinlikle bir taraf tutmuyor. Rusların da Çeçenlerin de zaaflarını tek tek sayıyor. Onun eleştiri oklarından Çar da nasibini alıyor, barbarca bir Çeçen köyünü yakıp yıkan Rus askerleri de.
Kumar, alkol düşkünlüğü, insanların köleleştirilmesi, hırsızlık, dalkavukluk, kan davaları ve daha pek çok şey yer edinmiş kısacık kitapta.
Halk ezgileri, türküler de yer alıyor; namaz ve ezan da. Yani hiçbir detay atlanmamış.

Kitabı okurken ara ara kızdım Tolstoy’a. Ne alıp veremediği var kadınlarla diye düşünmeden edemedim. Çünkü tesadüf mü bilmem Tolstoy’un eserlerinde kadınların büyük bir çoğunluğu sadakatsiz, vefasız, işveli karakterler olur. Bunu da döneme ve mekâna mı bağlamalı bilmiyorum. Kadına verilen değerin evrensel anlamda ve yüzyılımızda da olumlu anlamda pek mesafe katetmediği aklıma gelince de takdiri siz okuyuculara bırakıyorum.

Tarihe usta bir yazarın kalemiyle tanıklık etmek isteyenler gönül rahatlığıyla bu eseri okuyabilirler. Tolstoy’un savaşı yerip barıştan yana olduğunu belirtmemde de fayda var.

Herkese iyi okumalar dilerim. Etkinliği düzenleyen inci Hanıma ve Tolstoy okumam için teşvik eden, okumalarıyla da sitemizde örnek bir okur olan Ebru Ince Hanıma çok teşekkür ederim.
Hacı Murat yazarı Tolstoy olduğu için iyi bir önyargıyla yaklaştığım kitaptı. Kitaba başladıktan sonra doğrusu umduğumu bulamadım. Tarihi bir kitap olması, olayın direkt anlatılması nedeniyle kitap bana sıkıcı gelmiş olabilir.

Okumakla bir şey kaybetmezsiniz ama doğrusu ben okuyarak bir şey de kazanmadım;)

Ama yinede tarihle ilgili bilgi sahibi olmak isterseniz okuyabileceğiniz bir kitap...

••••••••••••••••••••••••SPOİLER••••••••••••••••••••••••

Kitapta Tolstoy, bayırda gezerken gördüğü bir devedikeninin yok olmaya karşı direnişi karşısında etkilendiği için aklına gelen tarihi hikayeyi anlatmakta. Hikaye Şeyh Şamil' in gözde komutanlarından Hacı Murat' ı anlatıyor.
Hacı Murat bir askeri plan gereği Ruslara teslim olmuş ve onlarla anlaşmış görünerek Şeyh Şamil'e karşı bir harekete komutanlık etmiştir. Hacı Murat 'ın ve Şeyh Şamil'in askeri dehasını konu eden bu kitap Hacı Murat' ın Ruslar tarafından öldürülmesi ile sonuçlanıyor.


İyi okumalar....
Tolstoy farkının her cümlesinde hissedildiği tarihi ve belgesel nitelikli bir roman.

Yazar bu kitabında, 1800 lü yılların ortalarında, Kafkasya'da Ruslara karşı mücadele etmiş Hacı Murat isimli Müslüman bir komutanın dramatik hikayesini anlatıyor. Kitaptaki olayların ne kadarının, gerçek tarihle bire bir aynı olduğunu çok iyi bilemiyorum. Ama inandığım bir şey var ki, o da Tolstoy gibi bir yazarın, büyük çapta araştırmalar yapmadan böyle bir kitap yazmayacağıdır.

Kitabın akıcılığı mükemmel. Ben kitabı, tarihin o dönemini, bir de Tolstoy'un kaleminden okuyup değerlendirmek amacıyla, mutlaka okunması gereken kitaplardan biri olarak görüyorum.
Kitaba bağlanmakta epey zorlandım. İlk 60, 70 sayfada o kadar çok isim ve olay geçiyor ki konu bütünlüğü sağlayamadım, kitabı yarım bırakmamak için kendimi zorladım. Kişiler ve olay bütünlüğü oturunca kitap daha rahat aktı.

Kafkasya, Çeçenistan, Rusya topraklarında geçen Hacı Murat'ın hazin öyküsü, Şeyh Şamil, müritler ve Rus Komutanları Tolstoy'un kaleminden okumak fena değildi...

Öncelikle okunacak kitaplar arasında görmüyorum ama çok kitap okuyup da okuyacak kitap arayanlara tavsiye edebilirim...
Hac Murad ı bir-neçe defe oxumuşam, - çox maraqladır xüsusən yazarın orada türk sölərin işlətməsi çox xoşuma gelir.. Ancaq hadiselerin bu cür inkişaf etmesi fonunda Hacı Muradın belə sonluqla həlak olmasın heç hezm ede bilmirem.....
Çeçenistan, Kafkasya, Rusya arasında geçen sorunlar, Hacı Murat'ın hikayesi, Şeyh Şamil.. Olayları başlarda fazla karıştırdım. Çünkü karakter ve olay sayısı fazlaydı. Açık konuşmak gerekirse fazla etkilendiğim söylenemez... Bana biraz sıkıcı gelmesine rağmen ilerleyrn senelerde tekrar okuyacağıma eminim. Unutmayın kötü kitap yoktur, okuduğunuz yaşa hitap etmeyen kitap vardır. Her kitaptan mutlaka bir şeyler kazanırız, bu yüzden okumanızı tabi ki tavsiye ediyorum :)
Sonunu farklı beklerken aslında duygu olarak içimin burulduğu bir durum oldu. Her şey için umudum varken aslında kitabın hayalden çok gerçek hayatı anlattığını fark ettim..
Tolstoy'un 1896'da yazmaya başlayıp 1904'te bitirdiği ancak ölümünden sonra 1912 yılında yayımlanan bir romanıdır. Tolstoy bu kitabında Şeyh Şamil'in (kitabın bazı yerlerinde Şeyh Şamil'den 'İmam' diye de bahsedilmektedir.) gözde komutanlarından Hacı Murat'ı anlatmaktadır. Şeyh Şamil tarafından öldürülmek istendiği için Ruslara katılan Hacı Murat'ın acı sonu anlatılıyor kısa romanda.
•••Kitapları daha sonra hatırlamak üzere inceleme yazdığımdan bundan sonraki kısım ipucu (spoiler, sürprizbozan) içerebilir. Kitapla ilgili daha genel bilgiler edinmek isteyen bundan sonraki yazıyı okuyabilir.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Tolstoy bu romanına gördüğü ezilmiş bir devedikeni ile başlayıp bu devedikeninin ona anımsattığı Hacı Murat'ın hikayesiyle devam eder.
1851 yılının soğuk bir Kasım akşamında Hacı Murat müridleriyle birlikte bir Çeçen avuluna saklanır. Amacı Şeyh Şamil'den kaçıp Ruslara sığınmaktır (Şeyh Şamil; Çeçen ve Dağıstan'ın bağımsızlığı için yıllarca Avar hanlarıyla ve Rus çarlarıyla savaşmış bir mürşittir. Hacı Murat bu savaşımlar esnasında onun sürekli yanında olarak naibliğe kadar yükselmiştir.). Ona yardımcı olan köylüler aracılığıyla bir gece orada konaklar. Adamları aracılığıyla Ruslara bir mektup gönderir. Kendisine düşman olan köylülerin köyde olduğundan haberdar olmasıyla köyden kaçar. Rus askerleriyle kararlaştırdığı yerde birkaç zorlu mücadeleden sonra buluşur. Ruslar, Hacı Murat'a tam anlamıyla güvenmemektedir. Ancak onu kabul etmemenin de yanlış olacağını düşünmektedirler. Hacı Murat bütün bunların farkındadır. Her an tetiktedir. Rus komutanlar bu tehlikeli savaşçıyı üslerinden dolayı koruma altında bulundurmaktan çekinip sürekli gözetim altında tutmaktadır. Hacı Murat ise Şeyh Şamil konusunda kendilerine yardımcı olabilmesi için önce ailesini Şeyh Şamil'in elinden kurtarması için yardım etmelerini istemektedir. Ancak Rus tarafı onu birkaç sözle oyalamaktadır. Hacı Murat ailesiyle ilgili bilgi alabilmek için Nuha'ya gitmek istediğini söyler. Yanına Kazak askerler verilerek Nuha'ya gönderilir. Şeyh Şamil ise Hacı Murat'ın annesini, iki eşini, büyük oğlu Yusuf'u ve küçük çocuklarını yakalayıp Vedeno'da hapsetmiştir. Hacı Murat en çok büyük oğlu Yusuf'u sevmektedir. Bunu bilen Şeyh Şamil, Yusuf'a mektup yazdırarak babasından dönmesini istemesini söyler. Yoksa kendisine ve annesine kötülük edeceğini söyler. Bunu duyan Yusuf oradan ayrıldıktan sonra kendini öldürmek ister. Ama Şeyh Şamil'in adamları buna izin vermez. Onu tekrar bir çukurun içine atıp hapsederler. Hacı Murat dostları aracılığıyla ailesini kurtarmasına yardım edenlere üç bin ruble vereceğini duyurur. Kendisine yardımcı olmaya gönüllü olanlar Şeyh Şamil'in Hacı Murat'a yardımcı olanları tehdit etmesi sebebiyle bundan vazgeçer. Rusların da kendisini oyaladığını anlayan Hacı Murat, çareyi adamlarıyla kaçmakta bulur. Amacı Vedeno'ya gidip ailesini kurtarmaktır. Bunun için bir gün gezintiye çıkma bahanesiyle adamlarına atlarını ve silahlarını gizlice hazırlatır. Her zaman on Kazak askeri gözetiminde olan Hacı Murat ve müridlerinin peşine bu kez beş Kazak askeri verilmiştir. Hacı Murat ve müridleri bu beş askerden dördünü öldürerek kaçar, ancak içlerinden Mişkin adlı bir askeri ellerinden kaçırırlar. O da geri giderek kale komutanına haber verir. Kısa süre içerisinde onları yakalamak için milis kuvvetlerle birçok kişi toplanmıştır. Hacı Murat ve adamları soldaki bir pirinç tarlasına girerler bataklık olduğu için geç vakitte bir fidanlığa sığınırlar. Onu gören bir ihtiyar, askerlere saklandıkları yeri söyler. Askerler oraya ulaştıklarında karanlık vakti bir şey yapamayacaklarını anlayıp günün ışımasını beklerler. Günün ilk ışıklarında çatışma başlarlar. Dişe diş, zorlu bir mücadelenin ardından Rusların tarafına geçmiş Hacı Murat, eski bir dostu olan Hacı Ağa tarafından öldürülür. Başı kesilerek askerler tarafından herkese tek tek gösterilir.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Roman 155 sayfadan oluşuyor. Ancak son 30-40 sayfasında elimden bırakamadığımı söylemeliyim. Bunun öncesinde romanda çok fazla karakter olduğu için okumakta zorlandım. Hatırlamakta zorlanmamak için hepsini bir kağıda not aldım. Kitaba ara verdiğimde isimleri hatırlamam için faydası oldu. Romanla ilgili okuyucuyu en yoran kısmın bu kısım olduğunu düşünüyorum. Bunun dışında kitapla ilgili Tolstoy'un, Rus kaynaklarından yararlandığı için hataya düştüğü, romanda anlatılanın aksine; Hacı Murat'ın Şeyh Şamil tarafından verilen önemli bir görev nedeniyle Ruslara katıldığını belirten yorumlar okudum. Hacı Murat gibi milletine ve vatanına bağlı birinin Şeyh Şamil'e karşı gelmeyeceğini düşündüm ben de. Tolstoy da sayfa 78'de bunu ima eden cümlelerde bulunuyor. Aslında bunları Rus kaynaklarının yazamadığını, tam anlamıyla bu kaynaklara güvenmediğini de anlayabiliyoruz. Tolstoy'un bu kitabında Rusları ezici, dalkavukluk özelliklerine vurgu yapan eleştiriler; Hacı Murat'ı ise inançlı, zeki, cesur bir savaşçı olduğunu anlatan detaylar olduğunu belirtmeliyim. Hacı Murat'ı süper bir kahraman olarak da anlatmıyor. Tolstoy, Hacı Murat'ın ağzıyla sayfa 73'te kadınlara yönelik cinsiyetçi bir iki söz kaleme almış. Belki o döneme göre doğru (!) gelebilir, ancak garipsediğimi de belirtmeliyim. Bunun dışında kitapta birkaç yazım hatası fark ettim. Dipnotların olması da işimi kolaylaştırdı. Çeviriyi de beğendim. Ancak dediğim gibi karakter çokluğu beni zorlayan tek kısım oldu. Kitaplar ilgili hatırlayabildiğim detaylar bunlar. Değerli okurlara keyifle okumalar dileklerimle...
Yorumlaması en zor kitaplardan birisi olabilir Hacı Murat. Çünkü Tolstoy'un bir kısmını yaşadığı, bir kısmını dinlediği ve geri kalanını da uydurduğu bir hikayeymiş bu. Biraz çocukça geliyor uydurdu deyince ama "hikayenin bilinen kısmına uygun yazdı" anlamında uydurdu diyorum. Konusuna gelirsek: Şeyh Şamil'den kaçan yiğit savaşçı Hacı Murat'ın, ailesini Şamil'in elinden kaçırmak amacıyla Ruslarla işbirliği yapmak istemesi ve sonrasında yaşanan olaylar diyebiliriz. Anlatım, beni zaman zaman Shakespeare ve Yaşar Kemal okuyor olduğum yanılgısına düşürdü ki, bahsi geçen üç yazarı da çok seviyorum. Konusundan ziyade anlatışın güzelliği için okunacak kitaplardan bence. Tavsiyemdir. =)
Çok ama çok mükemmel bir dille yazılmış olan bu roman bana hala ilkek bir toplum olduğumuzu anımsattı. Bana göre toplumumuz hala cani, hayvansi içgüdüsüyle hareket etmeyi, adaleti, dini , örfü, adeti canı istediğinde nasıl kendi payına göre yorduğunu açıkca gösterdi. Ne yazık bize hala para ve zevk peşinde ölümleri yasallaştırmamiz. Irkımız, dinimiz diyerek nefret edip mürid kurup bizden olmayan herkesi düşman ilan etmemiz.
Halifelere ayırılıp dini allak bullak etmemiz ve bölünmemiz. Yaptıklarımizın hepsi , kiskançlık, hirs vb. Olaylarla başlamasi çok kötü.
Bir toplum seviyesi kursaydim insanliğın şuan bile hala ilk insanlar gibi paleolitik çağlardaki gibi yaşadığını savunabilirdim.


Ölüm tüm insanlık için tek gerçek. Dayanışma bize bu dunyayı en verimli halde kullanmayı sağlar. Bahsettiğiniz tüm ırklar dinler tüm ( rus, alman,yahudi) hepsi önceden sadece insandı. Yani herkes atasını ögrense asla 0 Rus, Türk olmadığını görecektir. Tek ihtiyaç insanliğın ilerlemesi ve sizin âhlaka uygun bir yaşam sürmenizdir. Ahlak doğru ve yanlışö yani iyi ce kötüyü bilmek ddmektir. Bilen insan daha az hata ve daha çok özelestiri yapar. Okuyun okutun!
Bölümler arası geçişler oldukça yavaştı.
Kitabı, zayıf kalmış bir roman olarak düşünüyorum.
Tolstoy'un Dünya Klasiklerine girdiği romanı bulsam da okusam ..
Hacı Murat, şimdiye kadar okuduğum Rus romanlarından, kendine seçtiği müslüman baş karakterle ayrılıyordu. Tolstoy'un Hacı Murat'ın destansı hikayesinden etkilenip kendi araştırmaları ile romanlaştırdığı bu hikayede o zamanlar bir müslümanın, müslüman olmayan tarafından ne kadar saygın okunduğunu görmek gerçekten etkileyici. Bunu müslüman bir bilinçle söylemiyorum. Sorguladığım ya da sorgulanmasını dilediğim, nasıl olup da yüzyıl sonra bu okumanın neden ve nasıl değiştiği. Kitaptan bende kalan diğer algı ise Tolstoy'un, ülkenin başından rütbesiz askerine kadar, neredeyse tüm Rus yönetici ve askerlerini kıyasıya eleştirmiş olması. Kitapta bir tane kahraman, iyi bulup özdeşleşeceğiniz Rus yok. Kaçınılmaz aklıma, bugünün Türkiye'sinde böyle bir kitap yazılabilir miydi? sorusu oluştu. Tesadüftür ya, kitabı okumamın arkasından izlediğim bir belgeselde Tolstoy'un adı, düşünceleri ile Rusya'yı etkilemiş yazar olarak geçiyor, İskoçya'da motoru bulup, sanayi devrimi başlatan meraklı ile eş tutuluyordu. Saygıyı fazlasıyla hak eden insan kişi Tolstoy, iyi ki varmışsın! İyi ki yazmışsın!
''Ne müthiş bir yaşam direnci !'' diye düşündüm. '' İnsanoğlu her şeyi yenmiş,
milyonlarca otu, bitkiyi,canlıyı yok etmiş ama bu deve dikeni hala direniyor !...''
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Sayfa 7 - Yılmaz Kitabevi - 2016
“Bi­lir­si­niz, en kö­tü ba­rış bi­le, en iyi kav­ga­dan da­ha iyi­dir.”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hacı Murat
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
164
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944883856
Kitabın türü:
Çeviri:
Mazlum Beyhan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Hacı Murat
Hacı Murat
Hacı Murat
Tolstoy'un ölümünden bir sene sonra basılan son romanı Hacı Murat, hem savaş ve siyasetin doğası hem de iki farklı kültür ve dünya arasına sıkışıp kalmak hakkında bir hikâye.

Tolstoy, gerçek olaylardan esinlenerek yazdığı bu romanda, Rus İmparatorluğu'na karşı kanının son damlasına kadar kahramanca savaşmış Çeçen isyancı Hacı Murat'ın hikâyesini anlatır. Çeçen lideri Şeyh Şamil'e anlaşmazlığa düştükten sonra Rusların tarafına geçen Murat, çok geçmeden her iki tarafın da güvenini kaybetti€ini fark eder. Ruslar tarafIndan önce sıcak bir karşılama görse de, hemen sonras›nda casus olduğu ?üphesiyle hapse atılır. Karısı ve oğlunun Çeçenlerin eline düştüğünü öğrendiğindeyse, her şeyi göze alarak ailesini kurtarmak üzere yollara dü?er. Ortak bir amaç için sava?an iki adamı karşı karşıya getiren bu mücadele dolu hikâye, yüzyıllar öncesinden bugüne uzanan siyasi sorunların doğasına da ışık tutuyor.

"Tolstoy olmasaydı, edebiyat, çobanı olmayan bir sürü, içinden çıkılamaz bir kördüğüm olurdu."
-ANTON ÇEHOV-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 1.255 okur

  • Turan Duman
  • Deniz Berkay
  • İbrahim Aytaç
  • Orfeas
  • miray
  • Furkan Kurt
  • Mehmet TOSUN
  • Sherlock Holmes
  • Saygın Atilla
  • Mükremin

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.4
14-17 Yaş
%5.2
18-24 Yaş
%21.5
25-34 Yaş
%33.2
35-44 Yaş
%23
45-54 Yaş
%9.5
55-64 Yaş
%1.4
65+ Yaş
%1.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%40.4
Erkek
%59.6

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.1 (53)
9
%18.8 (62)
8
%27.4 (90)
7
%18.2 (60)
6
%10.3 (34)
5
%6.4 (21)
4
%1.5 (5)
3
%1.2 (4)
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları