Hacı Murat

Lev Tolstoy
Çevirmen:
Mazlum Beyhan
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

“Direnmenin” alegorisi “Devedikenidir”
Puan vermedi·165 syf.·
2024 100. kitabı
Yazarlığın samimi ve ahlaki yönüyle en güçlü kalemlerden birisi olan Lev Tolstoy (1828-1910) insanlığa verdiği en önemli mesajlarından birisi “kötüye şiddet kullanarak karşı koymayın” olan mütefekkirin şiddet duvarlarında açtığı gediklerden çıkan mana okura nefes veriyor. Tolstoy şiddetin malik olma isteğinden doğduğu bilinciyle bütün evrendeki etnik eşitsizlikleri, toplumsal meselelerdeki çıkar ilişkilerini insan odaklı değil, özü maliklik olan “güce sahip olma ve mahlukat-ı beşerin maliklik çabası” olduğunun farkındalığıyla tüm eşitsizliklerin kökenini buna yoruyor. Tolstoy’un öğretisi Hacı Murat ile kolonyal ve etnik eşitsizliği bir “deve dikeninden” yola çıkarak okuyucusuna sunuyor. Yazar hayattayken kırım savaşının izlerini gerçek olaylardan esinlenerek 1896–1904 yılları arasında kaleme alıyor fakat Hacı Murat yazar’ın vefatından sonra 1912 yılında yayınlanıyor. Gerçek olaylardaki örgüsünü Rus kimliği üzerinden objektif bir dille anlatması hayran olunası bir ferasetin izlerini taşıyor.. O Hacı Murat’la yazar epik panoramanın dersini veriyor. Gerçek olayların örgüsünü yazınsallık eşliğinde ikna edici bir anlatımla sunmasıyla kitapta karakter analizlerinin yoğunluğunu hissettiriyor. Savaş ve Barış ‘da bu minvalde bir sunuş var ve bu yazarlığını zirveye götüren en önemli etkenlerden birisi olarak öne çıkıyor. Rus güçlerinin Kırım savaşında Kafkasya cephesinde savaştığı Şeyh Şamil’in önderliğindeki Çeçenler ve Avarlarla olan muharebeyi anlatıyor. Hacı Murat Çeçen Savaşçı, Şeyh Şamil’in sağ kolu olan Hacı Murat bir plan çerçevesinde Ruslara teslim olur. Şeyh Şamil’in idam fermanını verdiği Hacı Murat Rus tarafına geçince ailesinin Şeyh Şamil’in elinde olduğunu ve kurtarılması için Ruslardan yardım ister ve olaylar gelişir. Kitapta Yazar Şeyh Şamil’in Askeri dehasından sıkça bahsediyor.
Düşünce
Hacı MuratLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201918,4bin okunma
Puan vermedi·165 syf.·
2025 22. kitabı
Ne olağanüstü bir yaşama gücü bu Tıpkı bir devedikeni (tatar) çiçeği gibi. Onu koparmak için harcanan onca çabaya rağmen kendini nasıl da savundu ve postunu nasıl da pahalıya sattı.. Ancak Tolstoy gibi usta bir yazar böyle güzel anlatabilirdi kahramanca bir ölümü, Hacı Murat'ın ölümünü.. Tolstoy'un son kahramanı.. Ardında gizemli bir hayat bırakarak, onurlu bir ölümle 1852 yılında ayrıldı dünyadan. Avar kökenli Kafkasyalı bir liderdi ve büyük Çeçen komutanı Şeyh Şamil'in en önemli naibiydi. Adı, Tolstoy'un vefatından sonra yayınlanan son eserine isim oldu. Tolstoy, Hacı Murat'ın hikayesini Rus kaynaklara bağlı kalarak anlatmıştır. Romanda Hacı Murat ve Şeyh Şamil arasında Şamil'in, onu kendi liderliği açısından bir tehlike olarak görmesi nedeniyle bir ihtilaf oluşur. Şamil'in, Hacı Murat'ın ailesini yakalayıp tehdit etmesi üzerine Hacı Murat, ailesini kurtarmak ve Şamil'i yenmek için Rus destekli bir ordunun başına geçme planıyla Ruslarla işbirliği yapmak ister. Roman Hacı Murat'ın Ruslara iltica etmesiyle başlayan ve trajik bir ölümle neticelenen bu süreçten bahsetmektedir. Bununla birlikte farklı tarihsel kaynaklara bakıldığında durum, hiç de Tolstoy'un anlattığı kesinlikte değildir. Wikipedia'da Hacı Murat'ın Ruslarla ilişkisi şu şekilde geçmektedir: "Rusya kendi sanayi inkılaplarını gerçekleştirmiştir ve artık ağızdan dolma tüfeklerle Ruslar'a karşı savaşmak Avarlar için zorlaşmıştır. Hacı Murad, Şamil'e Ruslar'a iltica edeceğini böylece geri hatlara sarkıp düşmanı arkadan vurarak Rus birliklerinin dayanak noktalarını yok edeceğini söyler, ama bu fikir Şamil'ce tutulmaz. Hacı Murad yine de Ruslar'a iltica eder, planlarını gerçekleştiremez ve esir hayatı yaşamaya mecbur edilir, esarete dayanamayarak kaçar ama
Hacı MuratLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201918,4bin okunma
Kim Bu Hacı Murat ?
10/10
·165 syf.··
2021 75. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2021 02:25
Hacı Murat, Tolstoy’un 1896 ve 1904 yıllarında yazdığı fakat yaşıyorken yayınlayamadığı bir eseridir. Eser konusunu 1853 ile 1855 yılları arasında geçen Kırım savaşından almaktadır. Çoğunuzun bildiği gibi Kafkasların bir halk kahramanı olan Şeyh Şamil ve onun en büyük yardımcısı Hacı Murattır. Şeyh Şamil’ in en çok güvendiği gözü pek ve yiğit bir cengâverdir Hacı Murat. Fakat bir rivayete göre Hacı Murat ile Şeyh Şamil aralarında geçen bir fikir ayrılığı nedeni ile birbirlerinden ayrılırlar. Fakat bunun üzerine Şeyh Şamil Hacı Murat’ın ailesini esir alır. Hacı Murat ailesini kurtarmak için birçok plan yapsa da başarısız olur ve bunun üzerine Ruslara sığınarak iş birliği yapar. Ruslardan yardım alarak ailesini kurtarmayı düşünür. Eserimizde anlatılan konu aşağı yukarı bu şekilde, bir de olayın gerçek tarafı var. Yaptığım araştırmalar sonucu çok fazla argüman bulamasam da elde tutulur birkaç şeyden bahsedeceğim. Rus arşivlerinde, Hacı Murat’ın Ruslara sığındığı ve orada belli bir zaman kaldığı ve Tolstoy’un eserinde de bahsettiği şekilde hayatını kaybettiği Rus arşivlerinde bulunmaktadır. Bir diğer konu ise Hacı Murat gerçekten Tolstoy’un hikayesinde anlattığı gibi Şeyh Şamil ile arası bozulduğu için mi yoksa bir casusluk planı için mi Ruslara sığındığıdır. Maalesef ki bu konu sır perdesini koruyor. Fakat, Ruslara en gerçek gelen, Hacı Murat Şeyh Şamil ile anlaşarak casusluk için Ruslara sığındığıdır. Rusların güvenini kazanıp daha sonra Şeyh Şamil e istihbarat vermek istemiştir. Eser, tarihsel bir kahramanı, Kafkasya bölgesindeki halkı ve Rus askeri yapısı açısında gerçekten de edebi bir yanı olan bir kitap. Son olarak da eserin giriş kısmında olan deve çiçeğinin hikayesi, beni gerçekten de çok etkiledi ve kitabın sonunu da baştaki deve çiçeği hikayesi ile
Edebiyat
Hacı MuratLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201918,4bin okunma
Hacı Murat - L. N. TOLSTOY (Savulun Hacı Murat Geliyor!)
9/10
·165 syf.··
2022 66. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2022 22:57
Ve bitti!.. Daha bugün acaba nasıl bir kitap diye incelemek için elime almıştım. Biraz daha, biraz daha derken akşamında son sayfada buldum kendimi... Bazen bir durum, bir olay ne çok şey anlatır insana. Bir anımsamada ne çok şey vardır. Tıpkı Cengiz Aytmatov'un Gün Olur Asra Bedel'i gibi bu eserde de bir devedikeninin teslim olmayışı asra bedel bir anı anımsattı. Bir Kafkasya öyküsü... Öykü dediğime bakmayın! Tarihi gerçeklerden yola çıkılarak oluşturulmuş bir eser. Öyle çok şeyi çarpıyor ki yüzümüze... Şeyh Şamil'i duymuşsunuzdur bir çoğunuz. Belki de Hacı Murat'ı da. Onun her iki tarafla da dolu dolu mücadelesi... Hacı Murat mücadelesini verirken rahmetli Cüneyt Arkın geldi aklıma... "Savulun Hacı Murat geliyor!" (s. 30) Savulun, Battal Gazi geliyor diye okudum neredeyse o satırları. Hele ki her türlü mücadelenin ortasında durup namazını kılması onu olabildiğince yüceltti bende. Öyle bir insan ki düşmanları bile büyük saygı duyuyor kendisine... Öyle bir insan ki düşmanlarının kadınları hayran kalıyor mertliğine... Dediğim gibi, ben diyeyim Hacı Murat, siz deyin Kara Murat. Lev Tolstoy Bizzat Kırım Savaşı'na subay olarak katılmış. Müthiş gözlem gücünü kullanarak biriktirdiklerini oldukça iyi yansıtmayı başarmış eserine. Dönemin insanlarının düşünce yapısını, askeri sistemde bozulmaları, yolsuzluğu, içkiyi, kumarı, insanların ruh hallerine göre diğer insanlar üzerinde yaptırım uygulayışını, verilen idamdan beter cezaları olduğu gibi anlatmış. Öyle bir düzen ki en iyi insanları bile bir süre sonunda kendisine benzetiyor. Türküleri sever misiniz? Eserde en çok hoşuma giden şeylerin başında durup durup karşıma çıkan türküler geldi. Ve türkülerin ifade ettiği anlamlar... Çok sevdiğim bir söz var: "Nerede bir türkü söyleyen görürsen korkma yanına otur. Çünkü kötü insanların türküleri yoktur!" Hacı
Edebiyat
Hacı MuratLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201918,4bin okunma
7/10
·165 syf.··
2023 127. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2023 21:43
"Dizlerinin üzerinde yaşamaktansa ayakta ölmek yeğdir" Açıkçası Hacı Murat, diğer Lev Tolstoy romanlarından biraz daha farklıydı. Kitabın olay örgüsü ve karakterlerin sayısı sınırlıydı. Ancak bu yine de romanın etkisini hiç azaltmadı. Romanın ana karakteri Hacı Murat, Kuzey Kafkasya'da yaşayan bir Çeçen lideridir. Hacı Murat'ın hikayesi, Rus İmparatorluğu'na karşı olan mücadelesini ve sonunda Ruslara karşı koymak için onlarla ittifak yapmaya karar vermesini anlatır. Lev Tolstoy'un zengin atmosfer betimlemeleri, Kafkas dağlarının zorlu ve çekişmeli dünyasını canlı bir şekilde gözlerimin önüne serdi okurken. Romanın sayfaları arasında gezinirken, hem karakterlerin hem de mekanların canlılığını hissettim. "Hacı Murat", sadece savaş hikayesi anlatan bir roman değildir. Lev Tolstoy, olayların ötesine geçerek insanlığın doğasını, savaşın kötülüklerini ve insanların çıkarları uğruna nasıl manipüle edildiğini sorgular. Roman, Rus İmparatorluğu'nun Kafkasya halkları üzerindeki etkisini eleştirirken, aynı zamanda insanların içsel çatışmalarını ve ahlaki sorumluluklarını da irdelemektedir. Lev Tolstoy, savaşın insanlara nasıl acımasızlık ve yıkım getirdiğini, toplumun nasıl çürüdüğünü ve insanların ne pahasına olursa olsun güç arayışından hiç vazgeçmeyeceğini bir kez daha anlamamı sağladı. Sonuç olarak Hacı Murat için bir başyapıt diyemesek de tarihi ve sosyal önemiyle okunması gereken bir kitap olduğunu söyleyebilirim.
1000Kitap
Hacı MuratLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201918,4bin okunma
Kahramanlığın Gölgesinde Bir İnsan Hacı Murat
6/10
·165 syf.·
2025 3. kitabı
·
Tolstoy’un Hacı Murat’ını okurken kendimi bir tarih kitabının içinde değil, insanın en derin yaralarıyla yüzleştiğim bir hikâyenin ortasında buldum. Daha ilk sayfada anlatılan ezilmiş ama dimdik duran diken, kitabı kapattığımda da aklımdan çıkmadı. Çünkü o diken aslında Hacı Murat’tı, belki biraz da her insandı: hayata, acıya, ihanete rağmen ayakta kalmaya çalışan. Hacı Murat’ın hikâyesi bende büyük bir ikilem uyandırdı. O bir kahraman mıydı, yoksa hain mi? Tolstoy buna net bir cevap vermiyor, belki de vermek istemiyor. Çünkü hayat o kadar keskin çizgilere sığmıyor. Ben okurken onun en çok “insan” oluşunu hissettim: ailesini özleyen bir baba, onurunu korumak isteyen bir adam, ama aynı zamanda yalnız ve çaresiz bir savaşçı. Kafkasya betimlemeleri beni çok etkiledi. Dağlar, karlar, köyler… Hepsi öyle canlıydı ki, sanki satırların arasından dağ rüzgârını hissettim. Ama doğanın güzelliğiyle savaşın kanlı yüzü yan yana duruyordu; bu da bana hayatın hep böyle çelişkilerle dolu olduğunu düşündürdü. Son sayfalarda içim burkuldu. Hacı Murat’ın ölümü, bana kahramanlık denen şeyin aslında bir zafer değil, ağır bir bedel olduğunu hatırlattı. Kitabı kapattığımda uzun süre sessiz kaldım. İçimde buruk bir saygı, derin bir hüzün ve Tolstoy’un sözcüklerine duyduğum hayranlık kaldı. Hacı Murat benim için kısa ama unutulmaz bir okuma deneyimiydi. Beni düşündürdü, duygulandırdı ve en çok da insanın kader karşısındaki yalnızlığını hissettirdi.
1000Kitap
Hacı MuratLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201918,4bin okunma
Hacı Murat - Lev Tolstoy
10/10
·165 syf.··
Beğendi
·
2024 87. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Eylül 2024 13:16
"Savaş bazı insanların kaderidir. Tıpkı inanmasa da taraf olmak zorunda kalmak gibi. Asıl olansa direnmek. Her koşulda direnmek ve ayakta kalmak." Hacı Murat Merhabalar herkese... Lev Tolstoy'un usta kaleminden olgunluk dönemi eseri olan ve öldükten sonra yayımlanan Hacı Murat adlı kitabının kendimce incelemesini yapmak üzere buradayım. Yazarın diğer romanlarına göre farklı bir romandı ve gerçekten karakterleri yerlerine oturtabildiğimizde roman sürükleyici bir hâle geliyor ve akıp gidiyor. Romanda tarihte yaşamış gerçek karakterler yer alsa da genel olarak tarihi kurgusal bir akış izlenimi var. Kısaca konusuna değinecek olursam; Romanın ana kahramanı Hacı Murat, On dokuzuncu yüzyılda Kafkas halkları arasında efsaneleşen Şeyh Şamil'le davalıdır. Şeyh Şamil, Çeçen ve Dağıstan'ın bağımsızlığı için yıllarca Avar Hanlarıyla ve Rus çarlarıyla savaşmış, 1859'da Ruslarca tutsak edilerek 1871'de serbest bırakılmış, aynı yıl da Mekke'de ölmüştür. Kuzey Kafkasya halklarının siyasi ve dinî önderidir. Hacı Murat en iyi adamı ve naibidir. Fakat aralarında bir husumet gelişir ve artık Şeyh Şamil, Hacı Murat'ın en esaslı düşmanı olur. Hacı Murat Şeyh Şamil'den ayrılır. Artık Ruslar için savaşacağını söyleyerek Rus çarına sığınır. Hacı Murat; yurt edinme, hayata son ana kadar tutunma, özgürlük, esirlik, ihanet ve iktidar sarmalında şekillenen bir davanın arada kalmış bir kahramanıdır aynı zamanda. Çok yiğit ve korkusuz bir savaşçıdır. Ruslar tarafından önce hoşnutlukla karşılansa da daha sonraları casus olduğundan şüphelenilerek esir alınır. Ayrıca ailesi de Şeyh Şamil'in elindedir. Şeyh Şamil, Hacı Murat'ı ailesiyle tehdit eder. Ailesini kurtarmak için Ruslardan da kaçan Hacı Murat ve silah arkadaşlarını nasıl bir son beklemektedir? ( Küçük bir spoi pek iç açıcı bir son
1000Kitap
Hacı MuratLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201918,4bin okunma
Devedikeni veya Kafkaslarda namıdiğer Hacı Murat dikeni
Puan vermedi·165 syf.··
2026 16. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 09:50
İbrahim Kalın'ın katıldığı bir programda girişinden pasaj okuduğu ve ordan etkilenip,merak edip okumaya karar verdiğim Tolstoy'un Hacı Murat kitabı.Kitap 1850 yıllarının Çarlık Rusyasında geçmekte olan gerçek kişi ve olaylara dayanıyor.Kafkasların Efsanevi direnişçisi Şeyh Şamil'in komutanlarından olan Hacı Murat'ın başından geçenleri anlatıyor.Tolstoyun böyle bir eseri kaleme alırken Kafkas halklarını (Dağıstanlılar, Çeçenler vb.) bu kadar iyi tasvir etmesine ve tarafsız bir şekilde sanki yaşamışçasına anlatması beni şaşırtan bir durum oldu.Kitapta adeta o zamanlara gidiyor ve Çarlık Ruyasının içinde bulunduğu olayları yaşıyoruz.Okumayı düşünen tüm okurlara şiddetle öneriyorum.Mutlaka okuyun pişman olmazsınız.İyi okumalar şimdiden.
Edebiyat
Hacı MuratLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201918,4bin okunma
Hacı Murat
Puan vermedi·165 syf.··
Beğendi
·
2024 26. kitabı
Tolstoy'un subay olarak görev aldığı Kırım Savaşı izlenimleriyle kaleme aldığı bir tarih kurgu roman. Romanda geçen karakterler ve tarihsel olaylar ele alınmış olsa da kurgusal bir akış izlenmiş. Rus Çarlığı'nın Kafkas topraklarında egemen olma arzusunu ve bölge halkları ile süren gerilimini objektif bir bakışla sunuyor Tolstoy. Bölge halkının yaşayışına, ilişkilerine, ibadet ve örflerine dair detaylarla; askeri düzen ve işleyişlere dair gözlemlerini de bu kısacık roman içinde ustalıkla harmanlamış. Tolstoy bir çok farklı kaynaklardan bilgilere ulaşarak yazdığı bu tarihi romanında dönemin Rus güçleri ile Şeyh Şamil emrindeki Çeçen kuvvetlerinin arasındaki mücadeleyi anlatıyor. Hacı Murat bu iktidar mücadelesi arasında taraf olmak zorunda kalan biridir. Yaşadığı bu zorlu topraklarda savaşı istemese de kaderinden kaçamadığı için hayata karşı mücadelesini anlatan bu kitabı okumanız dileğiyle…
Hacı MuratLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201918,4bin okunma
Hacı Murat'ın Hazin Hikayesi
9/10
·165 syf.··
2025 6. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2025 16:48
Tolstoy'un ölümünden sonra yayınlanan eseriyle karşınızdayım. Kitabı Tolstoy'un ağzından değil de bir Türk yazarın ağzından dinliyormuş gibi hissettiriyor kitap. Kitap; dönemini bize, her anını hissettirerek duygu dolu bir şekilde anlatıyor. Kitap kısaca; Kafkaslarda yaşayan Hacı Murat'ın önce Şeyh Şamil ile ardından da Ruslarla olan mücadelesini anlatıyor. İyi okumalar diliyorum.
Edebiyat
Hacı MuratLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201918,4bin okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.