8,6/10  (244 Oy) · 
1.025 okunma  · 
222 beğeni  · 
5.326 gösterim
Zengin ve yakışıklı bir Rus prensi olan Nehlüdof, halalarının hizmetindeki güzel köylü kızı Katyuşa'yı baştan çıkardıktan sonra bırakıp gider. Bir sonraki karşılaşmaları, yıllar sonra bir mahkeme salonunda olur: Katyuşa kötü yola düşmüştür ve adam öldürmek suçuyla yargılanacaktır. Katyuşa'nın durumundan kendini sorumlu tutan prens, vicdanının ezici baskısıyla baştan ayağa değişecek, yaşadığı dünyaya farklı gözlerle bakmaya başlayacaktır. İnsan ruhunun, vicdanının, inancının ve 19. yüzyıl Çarlık Rusyası'nın gerçekçi bir portresini çizen bu başyapıt, Tolstoy'un ateist ilan edilmesine ve 1901 yılında Kilise'den aforoz edilmesine sebep olmuştur.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    2009
  • Sayfa Sayısı:
    637
  • ISBN:
    9789944886666
  • Çeviri:
    Ayşe Hacıhasanoğlu
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Yasemin Bektaş 
 03 Mar 11:11 · 10/10 puan

DİRİLİŞ
Tolstoy'un üç büyük romanından biri. 1899 yılında yayımlanan Diriliş'te Tolstoy, kiliseye ağır eleştirilerde bulunduğundan 1901 yılında kitabın ve Tolstoy'un Rus Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine neden olmuştur. Tolstoy eserlerinde tinsel konulara ağırlık vererek, bulunduğu dönemin toplumsal sorunlarını irdeleyen ve bu sorunlara ışık tutmuş bir yazardır. Dirilişte ise bu konular fazlasıyla hakimdir. Uykuda yaşarken, uyanma hali denilebilir buna. Ahlaki mutluluğa erişme arzusu, kilisenin eksiklikleri ve Rus toplumunun çürümüşlüğü anlatılmıştır kitapta.

Öncelikle Diriliş'in ilham kaynağına değinecek olursam: Tolstoy'un evinde misafir olan hukukçu Anatolii Koni'nin kendi başından geçen bir hikayeyi anlatmasıdır. Savcı olarak görev yapan Koni'nin ofisine iyi giyimli, genç bir adam gelir. Ve Rozalia Oni adında bir hayat kadını hakkında Koni'den yardım ister. Hapishanede olan Rozalia ile evlenmek istiyordur. Ve kadında çok isteklidir bu evlilik için. Fakat savcı mutlu olamayacaklarını söyleyerek vazgeçirmeye çalışmıştır... (Devamı kitap hakkında ipucu sayılabilir.) Koni'nin hikayesi böyleydi.

Tolstoy'un bir diğer hassas olduğu konu cinsellik ve kadın erkek ilişkileri değil midir Peki? O dönemde yazılmış Kroyçer Sonat'a da uygun düşmektedir bu konu. Her iki hikayede de kontrolsüz duyguların tehlikesi gözler önüne seriliyor. Sonrasında Tolstoy Koni'den bu hikayeyi kullanabilmek için izin istemiştir. Ve Savcı Koni'nin hikayeyi anlatmasından iki sene sonra aniden yazmaya başlamıştır Tolstoy. Bu hikaye sadece bir çıkış noktası olabilir. Ama Tolstoy bu sefer daha öfkeli ve çarpa çarpa dile getiriyor o dönem gördüklerini. Mahkemeye, devlet görevlilerine, ceza sistemine ve kiliseye ağır eleştirilerde bulunarak, sadece yargılananların suçlu olmadığını bu kararlarda etkili olanların da olayın içinde ve daha çirkin olduklarını dile getirmekte.

''Ağır çalışma koşullarının hasta ettiği, bozduğu; sarhoşluğun, ahlaksızlığın serseriliğe sürüklediği, sersemleştirdiği bu çocuk işsiz güçsüz sokaklarda dolaşırken akılsızlığından bir ambara girdi, hiç kimsenin işine yaramayacak iki üç yolluk kilim aşırdı diye bizler, bütün bu okumuş, zengin, geleceklerine güvenle bakan insanlar yakalamışız; onu bu duruma düşüren nedenleri ortadan kaldırmaya çalışacağımıza, bu çocuğu cezalandırmakla her şeyi düzeltebileceğimizi sanıyoruz.''

''Suçlu saydığınız insanları birkaç yüzyıldır öldürüyorsunuz. Bitirebildiniz mi onları? Ne gezer! Üstelik çoğaldılar. Cezalarınızın iyice kötüleştirdiği suçlular doldurdu her yanı. Oturdukları yerde adam cezalandıran kendileri de suçlu yargıçlarınız, savcılarınız, sorgu yargıçlarınız, cezaevi yöneticileriniz de onlardandır aslında.''


Kitap Yekaterina Maslova (Katyuşa) adındaki bir hayat kadınının o gece birlikte olduğu adamı zehirleyerek öldürmesi ve parasını çalmış olduğu iddiasıyla bir mahkeme salonunda başlıyor. Prens Dmitri İvanoviç Neflüdof ise bu davada jüri üyesidir. Yıllar sonra Katyuşa'yı bir mahkeme salonunda görüp hatırlamasıyla Neflüdof'un dirilişi başlamaktadır. Neflüdof yıllar önce halalarının evinde bu hizmetçi kızı iğfal ettiği için bu kötü hayata ve cezaevine kendi yüzünden düştüğüne inanarak derin bir vicdan azabıyla sarsılır. Ve bu uyanışla birlikte tüm çaba ve vaktini Katyuşa için sarfetmeye hazırdır. Nereye giderse gitsin hangi cezayı alırsa alsın peşinden gitmeye razıdır. Ve evlenmek istediğini her fırsatta dile getirmektedir. Neflüdof'un zengin ve saygın yaşamını böylesine değiştiren sadece Katyuşa değildir elbet. Bu ahlaki ruhsal dirilişte birçok suçlu ondan yardım beklemektedir. Fakat Neflüdof'un varoluşsal duruşu, ahlaksız hale gelmiş bir toplum karşısında dürüst olma ve doğru yolu bulma çabaları epey sancılı geçecektir.

''Bu çeşit uyanmalardan sonra yaşayışına bir daha hiç ayrılmamaya kararlı olduğu bir yön verirdi. Günlük tutmaya başlardı. Ömrünün sonuna dek süreceğini umduğu yepyeni bir yaşam olurdu bu. Ama dünya nimetleri her keresinde avlardı onu. Kendi de farkında olmadan gene düşerdi. Üstelik bir öncekinden daha kötü bir düşüş olurdu bu.''

Kafasındaki sorulara sürekli yanıt arayan Neflüdof, Katyuşa'nın bu halinden artık tümüyle kendini sorumlu tutmaktadır. Ve Neflüdof şöyle düşünür:

''İki gülümsemede de aynı anlam vardı. Yalnız tek ayrılık var aralarında. Bu açık açık, 'Bana gereksinimin varsa al beni. Yoksa çek arabanı,' diyor. Ötekiyse bunları düşünmüyormuş, birtakım soylu duyguları varmış gibi göz boyamaya çalışıyor. Numara yapıyor. Oysa ikisinin de hamuru aynı. Bu hiç değilse yapmacık değil. Öteki yalancı. Dahası var, bunu yoksulluk düşürdü bu duruma; oysa öteki bu hoş, iğrenç, korkunç tutkuyla oynuyor, eğleniyor.''

Kitapta Rus toplumu anlatılsa da 'evrensel' konuların yer aldığını düşünüyorum. Resmi batıl inançlara karşı çıkmak, ceza sistemi, soylu ya da aşağı sınıf olmak, köylü, toprak sahibi, devrimciler, siyasi suçlular, kadın erkek, aşk, vicdani duygular... Ve daha fazlası. Kitabın Suç ve Ceza'yı ya da Ölüler Evinden Anılar'ı hatırlatacağını düşünüyorum yer yer. Ben Tolstoy'un vicdani duyguları böylesine açık ve net anlatmasından çok etkilendim. Tolstoy'un yaşamının son yıllarında din konularına ağırlık vererek, kilisenin batıl inançlarını ayıklayarak geçirdiğini düşününce kitabın sonu her ne kadar eleştiriye açık olsa da belki Tolstoy'a göre böyle bitmesi gerekiyordu. Onun tek amacı Katyuşa Ve Neflüdof'un hikayesini anlatmak değildi çünkü. Bir vicdan muhasebesiydi. Kitabı baştan sona, sadece Katyuşa ile Neflüdof'a ne olacak diye merak edip okuyanların az da olsa hüsrana uğrayacağını düşünüyorum.
Kimsenin tümüyle suçsuz ve masum olmadığını dile getiren, insan olmanın önemine dikkat çeken Tolstoy'un bu eseri okunmalı bence. Tavsiye ederim. Kitap hakkında bahsedilecek çok konu var. Aynı cümleler ile tekrara düşmek istemem. Son olarak: İyi ki böyle eserler var diyorum! Var ki; hatırlattığı başka değerli eserleri tekrar tekrar okutturma arzusu hissettiriyor insana...
Keyifli okumalar dilerim.

Aysel 
27 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Kalınca bir kitap olması gözünüzü korkutabilir. Bi de klasiklerden olunca sıkılmayı düşünmeniz olası. Ama kendi adıma söyleyeyim okuduğum sayfalar arasında tekinde bile sıkılmamışımdır. 553 sayfa su gibi akıp gitdi.

Kitapta Nehlüdov`un vicdan muhasebesiyle karşı karşıya kalıyor, o her kendini, hükumeti sorguladığında siz de farketmeden kendinizi sorguluyorsunuz. Peki Nehlüdov neden vicdan azabı çekiyor? Kısaca anlatayım:
Maslova ( kitap boyunca kadının adı Nehlüdov`un dilinden Katyuşa diye geçer) kötü yola düşmüş, katil olmuştur. Katil olmasında aslında suçu olmasa da mühakeme olunur ve Sibir`e sürgün cezası alır. Nehlüdov da bu mahkemede tesadüfen jüri üyelerinden biridir. Katyuşa`nı görür tanır ve başına gelen bütün bu olaylardan kendini sorumlu tutar. Haksızda değildir aslında. Zira Katyuşa Nehlüdov`un teyzelerinin evinde hizmetçiyken ( 17 yaşında ) Nehlüdov onu yoldan çıkarır, hiçbir şey olmamış gibi yürür yoluna gider, olan Katyuşa`a olur, evden atılır. Kötü yola düşer. Nehlüdov onu koşulsuz sevdiğini gün geçtikçe anlar ve Katyuşa için elinden geleni eder. Onunla Sibir`e sürgünü de göze alır.

Kitap yazıldığı dönemde kilisede yasaklılar arasına alınmış. Buna başlarda anlam verememiştim çünkü Tolstoy kitaplarında şahid olduğumuz, ibretlik anlatım, Tanrıdan çok Allah demesi hatta bu kitapta sonuncu sayfalarda İncil`den alıntılar yaparak kapanışı yapmış. Okuduğum ve anladığım kadarıyla Tolstoy kilise adamlarını eleştirmiş, onları insanların saf dini inanclarından süiistimal ettiğini yoğun zekasıyla işlemiş. Bu kiliseleri kızdırabilir. :)

Kitapta yalnızca din konusunda değil, suç-ceza gibi toplumsal meselelerle ilgili de eleştiriler bulunuyor. Bazen Nehlüdov karakterinin ağzından bazen Nehlüdov’un karşılaştığı bir delinin ağzından Tolstoy eleştiriyi vermeyi başarıyor.

Ayrıntılar çok çok ama bir tane de boş yere anlatımın şahidi olmadım.

Yorumum çok uzun oldu. Bunun yanı sıra hiçbir şey anlatamamışım gibi hissediyorum :)

Keyifli okumalar.

Elif Kimya S. 
 17 Ağu 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Kitap okumaya yeni başlayan arkadaşlar, bu kitabı okumaktan kaçacaklardır. Çünkü kitap yeni başlayanlara kalın ve sıkıcı gelebilir. Ama tek bir kelimesi gereksiz değil. Her sayfası dolu dolu sıkılmayacağınız bir klasik.


Kitap mahkemede jüri üyesi olan zengin kahramanımız Nehlüdov' un vicdan azabı ve mahkemeyi sorgulaması üzerine. Vicdan azabı çekmesinin sebebi eskiden yapmış olduğu bir hata sonucu kötü yola düşüp, cinayet işlemiş ve jüri üyesi olduğu mahkemeye getirilmiş olan Katyuşa ' dır. Çünkü teyzesinin evinde hizmetçi olan bu kızı kullanmış, sonra arkasını dönüp gitmiştir. Fakat kendisini gerçekten seven Katyuşa, bu olaydan sonra evden kovulup kötü yola düşmüştür. Mahkemede verilen kararla birlikte kahramanımızın vicdanını temizlemek için Katyuşa ile birlikte sürgüne gitmesi ve yaşadıkları anlatılıyor.


Kitap yazıldığı dönemde kilise tarafından yasaklı kitaplar listesine alınmış. Çünkü kitapta din adamlarını, mahkemeleri ve adaleti eleştirip sorgulamıştır yazar. Herkesin okuması gereken bir kitap.

rukiye altop 
 02 Nis 00:04 · Kitabı okudu · 9 günde · 8/10 puan

Bu kitap ile Tolstoy okuma etkinliğinin sonuna gelmiş bulunmaktayım. Böyle etkinlikler düzenlediği için Hakan S. hocama teşekkür ederim.

Diriliş deyince ben kitabın konusunu savaş ile ilgili sanmıştım.(Turgut Özakmanın kitabına gitti aklım.)Bir nevi savaşla ilgili kitap aslında. Nehlüdof'un kendi içinde vicdanen verdiği bir savaş.

Normalde kitapları karşılaştırmaktan hoşlanmam ama kitabı okurken Suç ve ceza, İki Şehrin Hikayesi kitapları geldi aklıma. Mahkeme sahneleri nedeniyle İki Şehrin Hikayesini; Nehlüdof'un gençken yaptığı şeyler nedeniyle vicdanen rahatsız olması açısından ise Suç ve Cezayı hatırlattı bana.

Genel olarak güzel bir kitap. Okurken yer yer sıkılsam da (Diğer karakterlerin hayatlarından bahsetmesinden dolayı.) akıcı bir kitaptı. Okumak isteyenlere tavsiye ederim.

Sadettin TANIK 
09 May 2015 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Diriliş, vicdan azabının ezici baskısını anlatırken, ceza hukukuna da ağır eleştiriler yöneltiyor. Eserlerinde ahlaki değerlere vurgu yapan Tolstoy, bu kitabında insan ruhunun, vicdanının ve inancının toplum tarafından öldürüldüğünü dile getirip, bunların yeniden dirilişinin mümkün olup olmadığını sorguluyor. Güzel bir Tolstoy klasiği tavsiye ederim

Dostoyevskinin ölüler evinden anılarını okuduktan sonra okunacak en güzel kitaptı herhalde. vicdan muhasebesi, ne kadar dışında kalırsa kalsın insan hayatlarının birbiriyle ilişkinliğini, duyguların varlığı ve çevreyle olan uyumu müthiş bir olay örgüsü sayesinde çok iyi ve akılda kalıcı anlatılmış.

Mustafa Oner 
17 Oca 12:15 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Büyük Rus yazar Lev Tolstoy tarafından kaleme alınan Diriliş romanı, insan ruhunun, vicdanın, inancın ve konu aldığı dönemin toplumunun gerçekçi ve iyi bir resmi olmayı başarmıştır. Kitapta, ruha, vicdan azabına, insan fıtratına dair; dirilip doğruları yapmanın mümkün olup olmadığı, fıtri olarak kötülüğü barındıran insanın kötülüğü düzeltip düzeltemeyeceği gibi sorular sorulmakta ve bunlara harika bir kurgu içinde farklı ve devrimsel cevaplar verilmektedir. Yazar, modern kilisenin ikiyüzlülüğünü ve gerçek Hristiyan ruhundan uzaklaştığını düşünerek bu fikirlerini romanın temelinin bir kısmını oluşturmakta kullanmıştır. Ayrıca, bu romanın temelinin diğer kısmını ise, inanmaya ve savunmaya başladığı, insan yapımı yasaların asla hakkaniyetli ve adil olamayacağı fikri oluşturmuştur. Özetle, insanların soylular ve diğerleri diye ayrıldığı bir dönemde, sözde soyluların yaşayışlarından etkilenip, içindeki sesi susturup onlara benzeyen bir adamın ruhsal bir dirilişi anlatılmaktadır. Kitabı okurken bu ruhsal değişimi ayrıntılarıyla görebilirsiniz.
Bu eser şu şekilde özetlenebilir:
Nehludov, Katyuşa’nın yanında kaldığı kadınların yeğenidir ve birkaç günlük tatil için halalarının yanına gelir. Katyuşa için zor günler Nehludov’un eve gelişiyle başlar. Katyuşa güzelliğiyle genç adamın ilgisini çekmiştir. Genç kız bu duruma karşı çıkmaya çalışsa da duygularına hakim olamaz ve Nehludov’un evden ayrılacağı günden bir gece önce birlikte olurlar. Ertesi gün Nehludov evden ayrılır. Evin hanımlarının bu yasak aşktan haberleri yoktur ancak birkaç ay sonra Katyuşa’nın hamile olduğu anlaşılır ve gerçek ortaya çıkar. Kadınların Katyuşa’ya karşı davranışları ve tavırları değişir ve bir süre sonra da evden kovarlar. Çiftlik evinden ayrılmak zorunda kalan Katyuşa, köyde bir tanıdığının evine sığınır. Çocuğunu burada dünyaya getirir ve aileye daha fazla yük olmamak için evden ve köyden ayrılır. Şehire gitmeye karar veren Katyuşa çocuğunu kimsesiz çocuklar yurduna yerleştirir.
Zor ve acımasız hayat koşulları Katyuşa’yı bir hayat kadını yapar. Randevu evi sahibi bir kadınla tanışır ve burada çalışmaya başlar. Bir gün çalıştığı randevu evinin zengin müşterilerinden biri soyulur ve öldürülür. Olaydan bir gece önce Katyuşa işi gereği adamla birlikte bir otelde birlikte olmuştur. Adam Katyuşa’dan çok memnun kalmış ve bir yüzük hediye etmiştir. Bu kötü tesadüf nedeniyle suç Katyuşa’nın üzerine kalır. Mahkemeye çıkarılan Katyuşa suçsuz olduğunu, adamı kendisinin öldürmediğini ve yüzüğün de hediye olarak kendisine verildiğini söylese de kimseyi inandıramaz. Mahkemedeki jüri üyelerinden biri de Nehludov’dur.
Nehludov, Katyuşa’yı görür görmez hemen tanımıştır ama Katyuşa durumun farkında değildir. Nehludov, Katyuşa’nın düştüğü bu durumdan kendisini sorumlu tutmaktadır. Onun serbest kalması için elinden geleni yapar. Ancak mahkeme genç kadını suçlu bulur ve Sibirya’da kürek cezasına mahkum eder.
Geçmişte yaptığı hatalardan büyük pişmanlık duyan Nehludov vicdan azabı çekmektedir. Katyuşa’nın kurtulması için elinden geleni yapmaya kararlıdır. Tanıdığı tüm soylu kişilere başvurur ve mahkemenin tekrar görülmesi için uğraşır. Fakat tüm çabaları sonuçsuz kalmaktadır. Nehludov uzun uğraşlar sonucu hapishanede Katyuşa ile görüşmek için izin alır. Fakat görüşme beklediği gibi geçmez, Katyuşa oldukça mesafeli davranır. Nehludov, Katyuşa’nın suçsuzluğunu ispat etmek ve savunmasını yapmak istemektedir. Sonunda ikna etmeyi başarır. Bundan sonra sık sık Kayuşa’yı ziyaret etmeye başlar. Bu ziyaretleri dolayısıyla, çok zor ve kötü koşullardaki insanları görür, fikirleri değişmeye ve bu insanlara da yardım etmeye başlar. Bu arada ceza hukuku sistemindeki çarpıklıkları da görür.
Nehludov’un çabalarından bir sonuç çıkmayınca Katyuşa cezasını çekmek üzere Sibirya’ya götürülür. Nehludov, Katyuşa’ya destek olmak ve bu zorlu yolculukta yalnız bırakmamak için yolculuğa katılır. Sibirya’da mahkemenin tekrar görülmesi için valiye başvurur. Tekrar görülen mahkemede Katyuşa’nın suçsuz olduğu kabul edilir ve daha uygun bir yerde sadece sürgün cezası çekmesine karar verilir. Nehludov, Katyuşa’ya bir iş bulur ve evlenmek istediğini söyler. Fakat Katyuşa, Nehludov’a daha fazla zorluk çıkarmamak ve üzmemek için, cezası sırasında tanıştığı bir mahkumla evlenir. Nehludov için artık yapacak bir şey kalmamıştır. Bütün bu yaşananlar onu farklı bir insan haline getirir ve hayatı boyunca doğru yolda mücadele etmeye karar verir.

Yasemin 
26 Mar 19:23 · Kitabı okudu · 11 günde · 7/10 puan

Kitabın ana karakteri Nehlüdov’un, eskilerde yapmış olduğu bir hatayı telafi etme çabası üzerine kurgulanan bir roman. Tolstoy kitapta din, adalet ve vicdan konularını derinlemesine irdelemiş. Din hakkındaki söylemleri oldukça sert. Bunun yanı sıra adelet sistemine bakış açısı ile farklı bir soluk getirmiş kitaba. Kitabın ilk yarısı oldukça akıcı ilerliyor.
İkinci yarı tempo biraz yavaşlıyor. Nehlüdov’un sisteme karşı kendi içerisinde vermiş olduğu savaşı anlatıyor. Birçok farklı kişinin hayat hikayelerini de kısa kısa okuyoruz. O hikayeler çok fazla ilgimi çekmedi. Asıl ilgili çeken kısım Nehlüdov’un toprak kullanım hakkı ve Maslova hakkında alacağı nihai karardı. Bu kitap etiklik sayesinde okuduğum güzel bir roman olarak kitaplığımda yerini aldı.
Okumayı düşünen herkese keyifli okumalar diliyorum.

Kitabı çok beğenmiştim,verilmek istenen etkili mesajları , altı çizilecek cümleleri çoktu.
Hikayenin girişinde kadın karakterinin başına gelenler, hatırlıyorum da tıpkı Yeşilçam filimlerindeki gibiydi...
sevdiğine inanan ,ama sonunda aşkı uğruna heba olan bir kadın...
Ve onun o heba olmuş hayatının bir Diriliş hikayesi...
Bu hikayedeki asıl dirilişi ise esas oğlan yaşamaya çalışıyordu.
Peki başardı mı?
Ruhunun aradığı sorulara cevap bulabildi mi?
Bunun cevabı ise, bence Tolstoy'un kendi hayat hikayesinde saklı...

Feride Tuğrul 
27 Mar 08:58 · Kitabı okudu · 16 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kitabın ilk kısımları gayet akıcı bir şekilde ilerliyor. Romanın ana karakteri Nehlüdov'un kendiyle hesaplaşması, hayatını değiştirmesi, kendini affettirme çabası üzerine kurulmuş olaylar anlatılıyor. Adalet üzerine ağır eleştiriler ve göndermeler var. Nehlüdov'un adalet için sürekli çabalaması, sınıf farkını gözetmeksizin bir şeyler yapmaya çalışması etkilendiğim kısımlar oldu. Ama asıl etkileyici kısım sanırım Nehlüdov'un toprak hakkı hakkındaki düşünceleri. Maslova'ya acıması, her şeyden kendini sorumlu tutması, sürekli onun için çabalayıp kendi hayatını değiştirmesi ve kitabın sonlarına doğru din vurgusunun ön plana çıkması, romanın temelini oluşturan kısımlar. Bu arada bu kitap okuduğum ilk Tolstoy kitabı, benim için güzel bir tanışma oldu:) Umutlarda buluşmak dileğiyle:)

4 /

Kitaptan 204 Alıntı

Ferman Mammadov 
14 Mar 12:33 · Kitabı okudu · Beğendi

Sevgide daima bir an vardır ki o zaman bu duygu adeta doruğuna erişir, böyle bir anda da bilinç, düşünce, şehvet diye bir şey kalmaz.

Diriliş, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 74 - Olimpos)Diriliş, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 74 - Olimpos)

"Cennete gitmeyi kim istemez canım, gel gör ki günahlar izin vermiyor."

Diriliş, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 196 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Diriliş, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 196 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)
Ferman Mammadov 
11 Mar 17:15 · Kitabı okudu · Beğendi

Evlenme düzensiz bir cinsel yaşama son vererek, insana aile ocağının hoş yanlarını, ahlaka uygun bir yaşam sürme olanağı veriyordu. Ve asıl önemlisi de buydu.

Diriliş, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 25 - Olimpos)Diriliş, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 25 - Olimpos)
Yasemin Bektaş 
01 Mar 13:21 · İnceledi · 10/10 puan

''Halk can çekişiyor. Alıştırmış kendini bu yaşama. Yadırgamıyor. Çocuklarının ölmesi, kadınların güçlerinin yetmeyeceği işleri yapmak zorunda bırakılmaları, herkesin, özellikle yaşlıların kötü beslenmeleri olağan geliyor onlara. Halk yavaş yavaş öylesine alışmış, benimsemiş ki bunu, yaşayışının korkunçluğunu göremiyor, yakınmıyor. Bu yüzden biz de bu durumun olağan olduğunu sanıyoruz.''

Diriliş, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 292 - İletişim Yayınları)Diriliş, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 292 - İletişim Yayınları)

Bütün insanlarda olduğu gibi, Nehlüdov'un içinde de iki insan vardı. Biri, başkalarına da yarar getirecek iyilikler peşindeki ruhsal insan, diğeri yalnız kendisi için iyilik arayan ve bu iyilik için dünyanın bütün iyiliklerini gözden çıkarmaya hazır tensel insan.

Diriliş, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 65 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Diriliş, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 65 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)

Yalnız insanlar, yani büyükler, yetişkinler, boyuna birbirlerini aldatmaktan, azaba sokmaktan geri durmuyorlardı. Onlar için önemli olan ne bahar sabahı, ne de Tanrı'nın tüm yarattıklarına bağışladığı, evrenin bu güzelliğiydi. Bu güzellik herkesi sükûna, birliğe, sevgiye çağırıyordu ama insanlar için önemli, kutsal olan tek şey, kendi benzerlerine hükmetmek için kendi icat ettikleri şeylerdi.

Diriliş, Lev Nikolayeviç TolstoyDiriliş, Lev Nikolayeviç Tolstoy
Yasemin Bektaş 
02 Mar 08:42 · İnceledi · 10/10 puan

Amerikalı yazar Toro'nun sözlerini anımsıyordu. Amerika'da kölelik olduğu zamanlar şöyle demişti Toro: ''Köleliğin yasalarda öngörüldüğü, savunulduğu bir ülkede dürüst insanlara en yakışan yer cezaevidir.''

Diriliş, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 385 - İletişim Yayınları)Diriliş, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 385 - İletişim Yayınları)
Yasemin Bektaş 
28 Şub 08:52 · İnceledi · 10/10 puan

Av torbasındaki yaralı kuş çırpınmayı kesince unutulurdu.

Diriliş, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 147 - İletişim Yayınları)Diriliş, Lev Nikolayeviç Tolstoy (Sayfa 147 - İletişim Yayınları)

Kitapla ilgili 1 Haber

1k okurları kitaplardaki karakterlere oyuncu arıyor.
1k okurları kitaplardaki karakterlere oyuncu arıyor. 1k okurları olarak Amerikan Tanrıları'ndaki karakterleri oynayacak oyuncuları 1 Ağustos 2016 günü seçiyoruz.