Diriliş

Lev Tolstoy
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Ruhun Dirilişi: Vicdan, Adalet, Merhamet
Puan vermedi·592 syf.··
2021 13. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 24 Temmuz 2021 22:41
Diriliş, Tolstoy’un yetmişinde kaleme aldığı ve ölümünden önce yayınladığı son büyük romanı. Hesaplaşmaları içinde en çetin ve sert olanı aynı zamanda. Romanı 1899’da yayınlanmaya başlasa da O,
DirilişLev Tolstoy · Can Yayınları · 201921,5bin okunma
Puan vermedi·592 syf.··
2025 15. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2025 14:27
Kitabın temel konusu, toplumun farklı sınıflarındaki insanlar arasında sınıf farklarının, adaletin ve vicdanın nasıl bir arada var olduğu üzerine yoğunlaşır. Tolstoy'un bu eserinde, bir
DirilişLev Tolstoy · Can Yayınları · 201921,5bin okunma
Öze ulasmak
Puan vermedi·592 syf.··
2024 10. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2024 16:34
Diriliş’ i ucuncu okuyusum, farkli ruh halleriyle, kalemlerle alti cizilen bircok cümle... Hepsinde bambaska bir nokta dikkatimi cekti. Karakterlerin dogalligi o hep taniyormus hissi doruklardaydi. Birinden bir ani dinliyormus gibi de akici üstelik. Kendime yabancilastigim an rastgele bir sayfayla kendime döndüğüm kitaptir Dirilis. Dinginlik kelimesini maneviyata çeviren. Hiçbir soru sormadan sorgulatan, hatırlatan. Her tercihin bir vazgecis olduğunu öğreten. Tekrar gorusmemek mumukun değil!
DirilişLev Tolstoy · Can Yayınları · 201921,5bin okunma
Puan vermedi·592 syf.·
2020 25. kitabı
Diriliş'i de şuraya iliştirmesem Tolstoy'a ayıp etmiş olurdum zira kendisi göz bebeğim oldu Tesadüf eseri geçmişinde yüz üstü bıraktığı kızı cinayet zanlısı olarak karşısında gören esas oğlanın hayatı o gün çok başka bir yere sürüklenir. Kapitalizm'i, adaleti, yoksulluğu dibine kadar eleştirmiş Tolstoy. Haa bir de, adaletin zenginlerin haklarını korumak için var olan bir sistem olduğunu azıcık yüzümüze vuruyor.. Kemiklerin sızlamasın ama o zamandan bu zamana pek bir şey değişmedi Tolstoy..
Edebiyat
DirilişLev Tolstoy · Can Yayınları · 201921,5bin okunma
10/10
·592 syf.··
Beğendi
·
2020 47. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2020 02:15
Tolstoy bu romanında toplumun kalıplaşmış adalet anlayışını sorguluyor. Karakterler ve yazar öyle iç içe geçmiş ki çoğu zaman Tolstoy’u duyuyoruz satırlarda. Kitabın baş karakterinin düşüncelerinin gelişme sürecinde okuyucuları toplumsal tüm yanlışlarla başa bırakıp sorgulamaya sürüklüyor. Kesinlikle okunulup üzerinde düşünülmesi gereken bir baş yapıt.
Edebiyat
DirilişLev Tolstoy · Can Yayınları · 201921,5bin okunma
Puan vermedi·592 syf.··
2020 43. kitabı
Merhabalar 1k okuyucuları. Diriliş incelememe bir başka yazarımızın dediği gibi "insanlar kullanılıp atılacak meta değil.Eline ,yüreğine, vebaline bulaşır."sözü ile başlamak istiyorum . İşte kitabımızın kahramanı Nehludov 'da bir anlık zevk için masum bir genç kızın hayatına mal olmuştu. Onu bir gün mahkeme salonunda görünce vicdanını susturamadı. Bu süreçte o masum kızı kurtarmaya çalışırken ceza sistemini ,herkese eşit dağılmayan adalet sistemini sorgular. Nehludov amacına ulaşır, ve Tanrı aleminde gerçeği bularak manen kendini yeniler .Ayrıca kitapta toprak ,mülkiyet kavramı, devrimcilerin gözünde hayat ,toplumun kiliseye ,ve kiliselerin ceza sistemine bakışı anlatılır.Açıkçası insanoğluna nasıl bir ceza sistemi olunmalı kimse net olarak bilmiyor .!!!
DirilişLev Tolstoy · Can Yayınları · 201921,5bin okunma
9/10
·592 syf.··
Beğendi
·
2020 68. kitabı
Yine Tolstoy ve yine sarsıcı bir eser öncelikle kitabın altıyüz sayfa kadar hacimli olmasi gözünüzü korkutmasin son derece akıcı dille yazılmış ve devrinde bu kitap yasaklanıp kilisenin otoritesini sarsmak gibi saçma sapan düşüncelerle afaroz edilmiştir. Hayatın bir kırılma anı vardır. Ahlak kültür ve inanç gibi değerlerimiz sayesinde yaşıyoruz. Kahramanımız Nehludovun geçmişte ahlaksız bir suç işlemesi ve hayatına hiç bir şey olmamiş gibi devam ederken bir gün bu işlediği suç karşısına gelir ve burada bir kırılma anı yaşar ve giderek önceki hayatını sorgulamaya başlar Çarlık döneminin acımasız ve adaletsiz sistemini gözümüze sokar adeta, kilisenin bu sistemi savunmasi ve herkesi cezalandirmasi ve halkın nefretle bakması gibi sebepler yüzünden belkide gelecekdeki devrimin inançsızlıgının en büyük nedeni olacaktır, gerçek inancın ve ahlakın farkına varan Nehludovun aydınlanışının romanıdır kesinlikle okuyun okutun derim..
DirilişLev Tolstoy · Can Yayınları · 201921,5bin okunma
İyi Bir Okur Olmak ve Toplumsal Adalet
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2020 16. kitabı
Romanda, yozlaşmış bir toplumda, bireyin evrilmesi ve vicdanına yenik düşüp yeniden dirilişi anlatılıyor.Yazar, vicdan azabının kuşattığı bireyin değişimini anlatırken ceza hukukuna, sosyal adaletsizliğe de ağır eleştirilerde bulunuyor. Mahkeme salonunda başlayan romanda adalet, hukuk, aile, din gibi konular iki ana karakter üzerinden eleştirilir. Bunlar: Katyuşa Maslova ve Dimitry Nehludov' dur. Nehludov, ruhunu kötülüklerden arındırmak gayesiyle mücadele eder. Hayatı, toplumsal gerçekleri ve adaleti sorgular. Sadece yargılananların değil onları suça iten kişilerin de onlara suçlu damgası vuranların da suçlu olduklarına inanır. Romanın sonunda Tanrı ile başbaşa kalan Nehludov, inancı ile yeniden dirilir. Ahlaki değerleri gözeten yazar, toplum tarafından yok edilen insan vicdanını ve inancını yeniden diriliş ihtimali üzerinden sorgular. Bunu yaparken aslında insanlığın ulaşması gereken ideali de gözler önüne serer. İster roman ister kanun maddesi olsun, vicdanlara hitap eden söylemler olmadan iyi insan, iyi toplum olamayız. İdeal bir toplum düzenine ulaşmanın yollarından biri de iyi bir vatandaş olmanın yanında iyi bir okur olmaktan geçer belki de... Ne dersiniz? Not: Nehludov'un hatasını telafi etmek ve günahından kurtulmak için Maslova'ya evlenme teklif etmesi, buna karşın Maslova' nın Sibirya'ya sürgüne gitmeyi göze alıp onu reddetmesi, romanın en güzel yeri bence. Nehludov'un huzura ermesini istemedi hepsi bu....
DirilişLev Tolstoy · Can Yayınları · 201921,5bin okunma
10/10
·592 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
"Diriliş, vicdan azabının ezici baskısını anlatırken, ceza hukukuna, gelir dağılımına, soylulara, mülkiyet hakkına ve sosyal adaletsizliğe de ağır eleştiriler yöneltir. Eserlerinde ahlaki değerlere vurgu yapan Tolstoy, bu romanında toplum tarafından öldürülen insan ruhu, vicdanı ve inancının yeniden diriliş ihtimalini sorgular."
DirilişLev Tolstoy · Can Yayınları · 201921,5bin okunma
Puan vermedi·592 syf.··
Beğendi
·
2020 45. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2020 19:52
"Sınıf çatışması, insan eliyle bozulup dünyevi çıkarlara hizmet eden dinin ve ceza hukukunun eleştirisi temel konusu üzerinde durulmuş. Ancak tüm bunlar özünde aynı noktada birleşiyor; Sevgisizlik ve hoşgörüsüzlük. Dünyada olma amacımız sevgidir diyor Tolstoy. Bu amaçtan saptığımızda her şey kötüye gitmeye başlar, bu kötülüğü önlemek için yapılan şeyler ise durumu daha kötü hale getirmekten başka bir işe yaramaz."
Edebiyat
DirilişLev Tolstoy · Can Yayınları · 201921,5bin okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.